Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Dindar Nesil ve Adam Olmak
Bülent Kuşoğlu
YAZARLAR
6 Şubat 2012 Pazartesi

Dindar Nesil ve Adam Olmak

Türk Olmakla Öğünmek” başlıklı yazıma, “Önce adam olmak lazım” türü eleştiriler yapan değerli okuyucuların, Başbakan Erdoğan’ın “Dindar nesil yetiştirme” ile ilgili sözlerine de benzer tepkiyi vereceklerini sanıyorum. ‘Adam olmak’ tabi ki dindarlığımızdan da, milliyetimizden de önce gelir. Adam olmamış, olamamış dindarı veya Türkü kim ne yapsın? Tabi ki adam olmak her şeyden önemli ama konu o değildi ki… Konu kimlik veya aidiyetimizin unutturulması yada hiç lafının ettirilmemesiydi. Yoksa kendi ırkını, etnik kimliğini, milliyetini üstün gören hem bilimsel hem de inancımıza göre muhakkak ki yanılgıdadır.

Benzer bir yanılgı durumu “Dindar nesil yetiştirme” konusunda da var. İnancı olan her kimse inançlı nesiller yetişsin ister. Türkiye’nin büyük çoğunluğuna “Çocuklarınız dindar yetişsin ister misiniz?” diye sorulduğunda –ki Başbakan sormuş oldu- “Evet, isterim” diye cevap verir. Peki bu doğru ve gerçeğin üst üste geldiği bir durum mudur? Başbakan’ın bakan yaptığı, danışman yaptığı, üst düzey bürokrat yaptığı bir çok kişinin adını vererek, örneğin  Hüseyin Çelik gibi bir dindar mı?” diye sorsak, yine aynı çoklukta “Evet” cevabı alır mıyız?

Soyut olarak güzel çağrışımlar yaptıran çok konu somutlaştığında güzellikleri kalmayabiliyor. Bunu bireysel yaşamınızdan, tecrübelerinizden biliyorsunuz. Hayalinizdeki bir çok konunun gerçekleştiğinde hayalinizdeki kadar güzel olmadığı bir gerçektir. Bu dindarlık konusu da öyle…

Konunun diğer tarafı ise Cumhuriyetin yetiştirdiği nesillerin dindar olup olmadıkları. Türkiye Cumhuriyeti’nin yetiştirdiği nesilleri mi dindar, yoksa Mısır, Tunus, Suudi Arabistan, Irak, İran gibi İslam ülkelerinin evlatları mı? Sabaha kadar tartışılır…

Peki, bizde kendisini dindar diye tanımlayan kesimde mi yoksa laikliğe daha yakın kesimde mi daha çok “Adam” vardır? Bu da bazılarına göre cevabı kesin ama objektif bakılırsa cevabı olmayan bir soru…

Dördüncü olarak Başbakan’ın bu sözü söylemeye hakkı var mı? Toplum mühendisliği eleştirilerini en çok kendi yapmadı mı bir vakitler? Sünni İslam dışındaki inançlar ne olacak?

Peki “Dindar nesil” ne demek? Bu soruya kimse sadece ibadet eden nesiller diye cevap vermez. Hem ibadet eden,  hem dürüst hem de dünya işlerini iyi bilen nesiller hemen herkesin ortak cevabı olacaktır. Peki bu özellikleri taşıyan kişileri önce, yani çocukluklarından itibaren dindar yetiştirip, inançlı kılıp bir sofi haline getirip sonra dünyayı bilen kişi hainle getirme durumu ne kadar gerçekçi? Tüm gençlikleri boyunca, giysileri ile öğrendikleri ile sofi olarak yetiştirilen kız ve erkekler sonradan dürüst birer dünya adamı olabilirleri mi? Bunu da sabaha kadar tartışırım… Sadece din konusu üzerine eğitim gerçek “adam”lar yetişmesini sağlamaz. Hele bu eğitim çocuk yaştan başlarsa… Dünyayı, insanları kötülükleri ile olduğu gibi kabul etmemek de Yaradan’a isyan değil midir?

Hanımefendiler, beyefendiler. Değerli e-dergah mensupları. Değerli okuyucu ve yorumcular. Bu konuları tartışırken, yani Türklük, Müslümanlık, tarihi değerlerimiz-doğrularımız, Cumhuriyet, Atatürk v.b konuların toplum hayatı için bir bütün olduğunu, bunların bütünlüklerinin ayrılamayacağını, bu gün Cumhuriyet, Türklük, Atatürk için getirilen eleştirilerin yarın İslamiyet için getirileceğini lütfen bilin, fark edin ve unutmayın. Bu gün iktidar mensupları Cumhuriyet değerlerini, bayramlarını, Gençliğe Hitabeyi yok ederken, hınçla atarken yerine bir şey koymuyor ve  yarın ki nesillerin nasıl bir boşluk içersinde kaldığını ve kalacağını düşünemiyorlar. “Peygamberi koruma kanunu”nundan bahsedip, peygamberi siyasetçi durumuna düşüren kişiler islamiyete ne büyük kötülük yaptıklarının farkına dahi varamıyorlar. Şimdi yürüttükleri mantığın yarın islama ve İslami değerlere yöneltileceğini göremiyorlar. İran, Mısır ve Suudi Arabistan da dahil olmak üzere tüm İslam coğrafyasında yeni ama bize ait olmayan tamamen kapitalizmle uyumlu bir İslam anlayış ve yaşantı getirildiğini anlayamıyorlar. Eleştiriler yeni bir boyut kazandı fark etmediniz mi? “Kemalizmin dindar versiyonuna geçildi” cümlelerini duymadınız mı?

Bari siz duyun, görün, anlayın, anlatın… 

      

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Misafir
 9 Şubat 2012 Perşembe 02:54
Necmi kardes, gelecek secimlerde seni büyük ihtimalle ampül partisinde görecegiz büyük olasilikla..simdiden yikama yaglama islerine baslarsaniz sansinizi o denli yukarlara tasimis olursunuz.Bu devletin senin fikirlerine ihtiyaci var.Nede olsa 8.00000 bin Rumeli Türkü yaninizda.
 Misafir
 8 Şubat 2012 Çarşamba 22:23
Necmettin,"ampul" sana ekmek vermedi galiba.Çiller ablana veya chp ye transfer olan Rıfat ağabeyine gideceksin be anam.Sancaklı.
 Misafir
 8 Şubat 2012 Çarşamba 20:37
sapına kadar türk.elhamdülüllah müslüman.atatürkçü.demokrat.cum.misak milliciyiz...ampülcülerin gectiği sokaktan bile gecmem mecburkalmasam va mı itirazı olan? din ve darbe tücacrlarına yandaşlara.azman jıpli trıpleks havuzlu vilacıklı gemicikli yeni jet sosyete....necmettin dönmez
 Misafir
 8 Şubat 2012 Çarşamba 12:39
28 Şubat sürecinde,Refah ve Istanbul Belediyesine "bana göre" HAKSIZ saldırılar yapan.Y.G.Özden ve V.Savaş,ekranlarında beyanatlar verdikçe,benim aklıma sürekli olarak,"Acaba diyordum,Y.G.Özden ve V.Savaş Refah dan gizli "MAAŞ mı" alıyorlar diye düşünür dururdum.Sosyoloji ve özellikle siyaset Sosyolojisini iyi bilen herkes bu durumun mutlaka farkına varmıştır.Demem o ki,C.Özdemir,B.Coşkun,Y.Özdil,C.Ataklı gibi yazarlar "akp ye olur olmaz çaktıkça",Akp nin bişey yapmasına da gerek yok.H.Tahsin.
 Misafir
 8 Şubat 2012 Çarşamba 12:33
Sn Kuşoğlu.TBMM deki yoğun tartışmanın yanında demogogların karşılıklı bunaltıcı havasından çıkıp, biz yorumculara tahammül ettiğiniz için,eminim ermiş bir yapıdasınız.Bugünkü yazınız ile ilgili son söz,Cüneyt Özdemir gibi B.Coşkun gibi yazarlar ve tv ciler var olduğu sürece,yeminle söylüyorum sizler Akp nin karşısında bir adım mesafe katedemezsiniz.Sn başbakan birkaç yanlış yapıyor,anında karşıt medya YANLIŞIN daha büyüğünü yapıp,başbakanın döktüklerinin toplanmasını sağlıyor.H.Tahsin-1.......
 Misafir
 8 Şubat 2012 Çarşamba 11:37
Çarşamba 00:50, Sevgili dostum, "Rusya Uzaya çıkmış" diyorsun ya...Sen bizim LAGARİ Hasan Çelebi efendiyi bilirmisin.1633 yılında o da kendi füzesini yaptı ve UZAYA doğru yola çıktı.Bir hayli de yol aldı.Sonunda ne oldu biliyormusun.Kırıma sürgüne gönderildi.Yani MODERN Füzenin atası olan türk bilim adamı deli diye sürgüne gönderildi.Ukrayna Lagarinin temeli üzerine Füze konusunda çok gelişmiştir.Şimdi 10.55 yaptığım yorumda sorduğum sorulara yanıt vermeni istiyorum.H.Tahsin.
 Misafir
 8 Şubat 2012 Çarşamba 10:55
Rusya gelişmiş mi tartışmasına dair tek SORU....Bana rusyanın dünya pazarlarındaki gelişmiş teknoloji ÜRÜNLERİNDEN birinin, tek birinin MARKASINI şuraya yazıverin...Gelişmişlikden maksadınız sosyolojik gelişme ise, neden on yıllardır AİHM denilen Dünya Yüksek mahkemesine yapılan başvuru davalarında RUSYA sürekli olarak Türkiye ile birlikte ilk İKİ sırada yer alıyor."Takıntısı olmayan" dostlarım bu iki soruya cevap vermek zorundadır.H.Tahsin.
 Misafir
 8 Şubat 2012 Çarşamba 10:19
Bir gezintiye çıkalım! (3) “Doğru insan” ile “iyi dindar ” vasıflarının başlangıcı, eğitim-öğrenimdir. Başarılı olmuş insan ve milletlere bakıldığında ortak noktalarının; özgürce düşünen ve düşündüklerini korkusuzca ifade edebilenler olduğu görülür. Bahsedilen bu uygulamalar, bir süreç ve uzun vadeli planlarla olabilecektir. Olmazları nelerdir? Devlet, özgür düşünce ve girişim ortamı sağlamalı ve halkın kültürleri ile oynanmamalıdır. Ailesini, devletini seven daha üretken olmaktadır. (canmehmet)
 Misafir
 8 Şubat 2012 Çarşamba 10:05
Bir gezintiye çıkalım! (2) Doğru eğitilmemiş, öğrenim görmemiş insanlardan, kastedilen manada "İyi bir Müslüman-Hıristiyan-Musevi ve Budist" olamayacağıdır. İnsan; edindikleri ve özümsedikleri ile inandığıdır. Duygusal bir varlık olan insan, uygulamalarını duygularının ışığı altında yapmakta bu nedenle olumlu duygulara sahip insanlar, diğerlerine yarar sağlamaktadır. Düğüm bu noktadadır. Kime göre, "İyi insan!" ve bu tanıma, ideale hangi yazılımla (eğitimle) ulaşılacağıdır. (canmehmet)
 Misafir
 8 Şubat 2012 Çarşamba 09:41
Bir gezintiye çıkalım! (1) İnsan, bağımsız bir sistem midir, bir sistemin bir parçası mıdır? Öldüğünde ışıklar kapatıldığına göre kendine özgü bir merkez; içerisinde bulunduğu çevreyi ve toplumu etkilediği için de bir sistemin parçasıdır. Bu manada düzgün işleten bir parça, bütüne kalite getirecek, işleyemeyen de zarar verecektir. Din, uygulamaları ile kişiyi, yansımaları ile toplumu ilgilendirmektedir. Burada atlanılmaması gereken husus, din ve sistemlerin bilinçli insan istemesidir.(canmehmet)
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Turktime uygulamasını indirin, günün gelişmeleri cebinize gelsin.
Google Play
App Store
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2025 Turktime