Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Değişim Tamam da...
Bülent Kuşoğlu
YAZARLAR
9 Ocak 2012 Pazartesi

Değişim Tamam da...

Bir dönem kapanıyor. Buna ister olumlu görerek “Kemalist tek parti iktidarı ve etkisine aldığı dönem bitiyor” diyin, ister olumsuz olarak niteleyip “Cumhuriyet’in kuruluş felsefesinin yok edildiği, Atatürk Cumhuriyeti’nin tüm izlerinin silindiği dönem” deyin gerçekten herkesin kabul ettiği bir değişim-dönüşüm var.  Var da kimin, kimlerin kontrolünde? Değişim-dönüşümü kendi iç dinamiklerimiz mi yönlendiriyor yoksa iç dinamiklerimiz de kontrol altında mı?

Yukarıdaki sorularım bazılarının en sinirlendikleri sorular “Ne fark eder?” diye karşı soruyu serçe soruyorlar ama fark eder ve mutlaka sorulması ve cevaplanması lazım… Biz e-dergah olarak şimdiye dek bu ve benzeri sorulara müşterek cevaplar aramaya çalıştık. Bu sefer de arayalım…

Son olayı alalım; Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un tutuklanması bazı çevrelerce demokrasimizin geliştiği şeklinde yorumlandı. Bazıları çok mutlu oldu. Nedenini sorgulamadılar dahi? Ben üzüldüm. Bana gerekçeler makul gelmedi. Konuyu çok araştıramadım ama sorularım hazır ve şimdi birlikte cevap arayalım. Soruları ben sorayım, isterseniz sizde ilave sorular ekleyin ve cevaplarını bulmaya çalışalım…

-İnternet andıcı davası İlker Başbuğ’un görev döneminde başladı. Neden o dönem hakkında şimdiki bulgular mevcut olduğu halde dava veya soruşturma açılmadı da şimdi açıldı? (Üstelik devlet şeref madalyası da verildi.)

-İnternet andıcı davası nedir? Asker, hükümet aleyhine kaç internet sitesi kurdu, biliyor musunuz?

-Bu sitelerin isimlerini hiç duydunuz mu, hiç  bu sitelere girdiğinizi hatırlıyor musunuz?

- Bu siteler ortalama günde kaç kez tıklanan sitelerdi, ortalama günde kaç haber çıkardı ve iktidar aleyhine kaç haber çıktı?

-İktidar aleyhine çıkan haberler iktidarı düşürebilecek, “Organize suç örgütü kurdular” denebilecek türden haberler miydi?

Bu soruların cevaplarını inanın bilmiyorum, öylesine aklıma gelen sorular bunlar. Eğer, Hükümet aleyhine çok miktarda veya çok ilginç eleştirisel haber veya yorumlar olsaydı sanırım hepimiz şimdiye kadar istemesek de duyardık, diye düşünüyorum. Dikkat ettiniz mi Başbakan Erdoğan’da dahil olmak üzere kimse Başbuğ’un tutuklanması konusunda “İyi oldu” veya “Bilgimiz dahilindedir” türü açıklamada bulunmadılar. Tam tersine Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ve MSB Bakanı İsmet Yılmaz pek tasvip etmediklerine dair açıklamalarda bulundular.

Baştan da belirttim, zamanı gelince değişim-dönüşüm yaşanır. Dünyanın her yeri, her ülkesi bu değişimi yaşıyor, Arap Ülkeleri dahil. Önemli olan bu değişim-dönüşümün kim tarafından yönlendirildiği, yönetildiği…

Ben olayları tek tek yorumlamaya çalışmıyor, büyük resmi yakalamaya çalışıyorum. Bunu da tarih, ekonomi, strateji, teknoloji, enerji, inanç, kültür konuları gibi farklı alanları bir araya getirerek, bir analizden geçirerek yapmaya gayret ediyorum.  100 yıl önce bu coğrafyada yaşananlar aklımdan çıkmıyor ve tekrar benzerlerinin yaşandığını sanıyorum.  Kimse bölgemizde, özellikle İslam coğrafyasında tüm uluslararası güçlerin çekişmediğini söyleyemez. Kimse bu çekişmeyle İlker Başbuğ’un tutuklanmasının ilişkisi yoktur diyemez… Daha doğrusu der de bana kabul ettiremez.

Not: Başta “Teyze”,  “Hasan Tahsin” ve “e-dergah” üyesi misafirime olmak üzere tüm nezaket göstererek doğum günümü kutlayan dostlarıma çok teşekkür ediyorum. Beni mahcup ettiniz. Allah sizlerle birlikte hepimiz için hayırlı, sağlıklı ömürler nasip etsin…

 

settin Günaltay dönemi değişim zaten var. 1960’lar CHP ve Atatürk’le bağlantılı değil. Önemli olan değişimi kimin yönettiği… benim endişem bizim iç dinamiklerimizden kaynaklanmayan bir değişim ve dönüşümün olması.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Misafir
 11 Ocak 2012 Çarşamba 13:28
Sevgili Bulent bey kardeşim, Milletvekili EYLEM yapmaz.Milletvekili PROJE üretir,ürettiği projelerini Halka anlatır.Söyleyin CHP Gurubundaki arkadaşlarınıza, bıraksınlar eylemciliği, bıraksınlar ŞOVMENLİĞİ de FİKİR üretsinler, Proje üretsinler.Bunları başarabilmek içinde Dünyayı takip etmeleri gerekir.kulislerdeki hizip dedikodusu üretmekten fırsat bulabilirlerse,proje üretmeye daha fazla vakit ayırabilirler.
 Misafir
 10 Ocak 2012 Salı 16:57
CHP de küme düsürülmelidir,tabiki Türk yargisi tarafindan degil;Insan haklari evrensel hukunu cigneyip darbelere canak tuttugu icin.Zavalli Fenerin 10 tane sikesi varsa bunlarin 100 tane var.Eger bir baba yigit insan haklari mahkemesine bas vurup;Arkadas bu CHP ülkemde yillardir demokrasiyi sekteye ugratti davaciyim derse 2. kisisi ben olcagim dava acmasi icin.Yeter be biktik bu Halk partisi zihniyetinden.Nerede demokrasi yerle bir oldu tasi kaldir altindan cikarlar(!)
 Misafir
 10 Ocak 2012 Salı 16:46
Bir gün hic üsenmeden 100 tane Almana, Almanyanin G.Kurmay Baskaninin ismini sordum aldigim cevaplar karsisinda SCHOCK oldum ! Soruya 60 kisi sen APTALMISIN cevabini vediler,bende onlara esas CATLAK sizsiniz diye söyledim;KOSKOCA GENERALINIZIN ismini bilmiyorsunz.Soruya 30 kisi ise ben sectiklerimin ismini bilirim yani MSB ninin.En son 10 kiside mantiksiz soruna cevap vermiyorum diye cevap verdiler.Ulen biz G.Kurmay Baskanlarinin yedi göbegini biliriz, neredeyse bütün omuzu kalabaliklarin..
 Misafir
 10 Ocak 2012 Salı 16:11
İç ve dış dinamikler meselesi; kendi başına ayakların üzerinde duramayanlar, bir tarafa yaslanarak bağımsızlığını koruyamaz. Bundan ne anlayalım? Dışarıda yağmur, birinin elinde de altına birkaç kişinin korunacağı büyüklükte bir şemsiye bulunmaktadır? Yağmurdan korunmak için o şemsiyenin altına girerseniz, ev sahibini şartlarına tabi olursunuz. Çözüm; Biz I. Dünya Savaşının sonucu itibariyle tüm değerlerimizi kaybettik. Kazananlar her şeyi aldılar. Kaybettiklerimizi zafer gördük! (canmehmet)
 Misafir
 10 Ocak 2012 Salı 16:02
Bu ülke neden uzun yıllar bir arpa boyu yol alamamıştır? Cevabını ekonomik sistemimizi örnek olarak aldığımız Rusların (1893) maliye bakanı Witte vermektedir. “Ekonomide millî sistem ile merkezi ve diktatörce bir kontrol, doğru planlanmış gelişmeci bir ekonomiyi doğuracaktır.” Bizde yaptığımız devletçilikle 20'inci asrı kaybettik. Ne derler? Zorla güzellik olmuyor. Ve..."Bizim ekonomik dediğimiz meseleler aslında sosyal ve kültüreldir" Halk dışlanarak bir yere gidilememektedir. (Canmehmet)
 Misafir
 10 Ocak 2012 Salı 15:55
Mesele askerin hükümeti yıpratmak için kaç site kurması değildir. Mesele, askerin siyasete bulaşmasıdır. Bulaştı mı, bulaşmadı mı? Bunun cevabı, bulaşmıştır. Bu durumda tartışmanın amacı, birilerini aklamak mı? CHP hep bunu mu yapacak, halkın iradesine hep yan mı bakacaktır?(canmehmet)
 Misafir
 10 Ocak 2012 Salı 15:52
İfadenin Sayın Başbuğ tarafından seslendirildiğini kabul ederek soruyoruz; "Biz izin vermezsen nah girerler!" Nereye girerler, mahkeme kararı ile kozmik odaya. Bu ifadelerle neyi ima ediyoruz? Saltanat ve padişahlığımızı. Bu kadar açık şekilde. Ve... Bir askeri birlik parola listesi hazırlamaktadır. Hazırlanan listede; "İşaret; adi, Parola; Başbakan"dır. Bu ifadeler üzerine kim ne demiştir? Başbakan kimdir? Halkın temsilcisi. Bu durumda muhatap kim? herhalde millet! (canmehmet)
 Misafir
 10 Ocak 2012 Salı 14:31
Bir gün herkes,ama herkes darbeci,cuntacı ve vesayetçi düşmanı olacaktır.
 TOTEM
 10 Ocak 2012 Salı 12:57
Ve fırsatları iyi değerlendirir.Zira ben her yeni oluşumun yeni fırsatlar yarattığını düşünürüm. Dünyadaki bu değişimde fırsatlar yaratıyor mesele bunu ülkemiz lehine kullanabilmek.şuan hükümetin beğendiğim ve beğenmediğim icraatleri var ve beni endişelendiren bazı tavırları ama buna rağmen gelecekten endişe duyuyorum diye geçmişteki yanlışları savunamam lakin endişelerimin hayata geçmeye başladığını hissettiğim an en yüksek perdeden eleştiririm.bir vatandaş olarak yapabileceğim bu.
 TOTEM
 10 Ocak 2012 Salı 12:54
Ne kadar samimi bilemem ama gerek fikirlerimiz,gereksede endişelerimiz bu konuda sayın yazarla bire bir örtüşüyor.Ben herhangi bir güç odağının herşeye hakim olmasını ve başına buyruk davranmasını asla istemiyorum.eğer bugün oy verdiğim veya desteklediğim yapıların dün tasviye edilenler gibi bir yapı oluşturmasını alkışlarsam dün eleştirdiklerimden ne farkım kalır.dış güçler ve konjonktürün bende Akp nin gücünde ve yükselişinde etken olduğunu bende düşünüyorum.Umarım şimdiki yönetim değişimleri-
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Turktime uygulamasını indirin, günün gelişmeleri cebinize gelsin.
Google Play
App Store
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2025 Turktime