Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Mısır ve Erdoğan
Bülent Kuşoğlu
YAZARLAR
29 Temmuz 2013 Pazartesi

Mısır ve Erdoğan

Başbakan Erdoğan Mısır’da gelişen olayalar nedeniyle hassasiyet gösteriyor. Hemen her akşam iftar davetlerini de vesile ederek Mısır’da yaşanan acıları kınıyor. Belki de Mısır konusunda en hassas Başbakan, konuyu en fazla dert eden kişi Tayyip Bey. Biraz garip, Irak’ta, S.Arabistan’da, Yemen’de, Katar’da, Pakistan’da İslami ve demokratik hassasiyeti olmayan biri neden Mısır’ı bu kadar önemser? Salt bu günlere bakar, dünü hatırlamazsanız Mısır konusundaki hassasiyetine hayran dahi olabilirsiniz…

Hatırlar mısınız, “Arap Baharı”nı ne çok tartışmıştık. Desteklemeyenleri demokratik olmamakla suçlamıştık. Ben yazılarımdan görebileceğiniz gibi ihtiyatlı yaklaşmıştım, bahar sürecine… Fakat Tayyip Bey ve “Beraber yürüyenleri” ya da yürüdüğünü sananlar canhıraş destek oldular. Onlara göre her şey bağımsız bir ortamda, kendiliğinden oluyordu. Desteklemek şarttı. Halbuki Tayyip Bey ne olduğunu, arkada kimlerin bulunduğunu çok biliyordu. Bu gün de canhıraş itiraz etmesinin nedeni yarını görmesi… Aslında kendisi için yanıyor, feryat ediyor… Çünkü, Müslüman Kardeşlerin Türkiye versiyonu AKP ve Müslüman Kardeşler şimdilik gözden çıkarıldı. Tayyip Beyin derdi de bu… Sıra kendisinde derdi… Ben Tayyip Beyi şu sıralar dinlerken hep aklıma Matrix filmindeki Bay X geliyor. Neo’yu müthiş bir mücadele sonrası yeniyor ama dengeler nedeniyle yok oluyor, Neo diriliyor ya, o sahne. Bay X, yok olurken var gücü ile bağırıyor, “Haksızlık bu, haksızlık bu

Arşivden çok kısa olarak 2011’deki Mısır devrimi ile ilgili bazı bilgiler buldum. Dikkatle bir bakar mısınız;

- 25Ocak Mısır’da ilk koordine gösteriler başladı, Kahire sokakları karışıyor.

Hillary Clinton: “Mısır’daki Mübarek yönetimini desteklemek ya da desteklememekle ilgili herhangi bir mesaj göndermek istemiyoruz.”

- 29 Ocak Mısır’da Mübarek’in ilk tavizi. Mübarek hükümeti görevden alıp ilk kez bir başkan yardımcısı (Ömer Süleyman) atadı, ölenlerin sayısı o gün itibariyle yüze ulaştı.

Başbakan Erdoğan-ABD Başkanı Obama telefon konuşması, Erdoğan: “Mısır’da meşru ve doğal taleplerin karşılanması hususunda hem fikir olduğumuz teyit edilmiştir.”

- 01 Şubat Başbakan Erdoğan, Mısır Lideri Hüsnü Mübarek’i görevi bırakmaya çağırdı: “Hepimiz faniyiz. Baki olan gök kubbe altında hoş bir sada bırakmaktır.”

- 10 Şubat ABD’den Mısır liderine önemli mesaj: Başkan Obama Mübarek’ten “demokrasi yolunu açmasını” istedi.

11 Şubat 18 günlük gösterilerin ardından Hüsnü Mübarek görevi bıraktı.

18 günlük devrim sürecinin resmi bilançosu 846 ölü.

Bugün yabancı ülkelerin Mısır’a karışmasına şiddetle itiraz eden Tayyip Bey, Obama ile görüşerek neler demiş, fark ettiniz mi? Hani Batılı güçler, yani ABD karışmamalıydı?

Bu gün ‘Mısır’da ölenler insan değil mi, nasıl görmüyorsunuz?’ diyen Tayyip Bey, 846 kişi 18 gün içerisinde öldüğünde onlar için hiç sesini çıkarmamış… Peki bunlar insan değil mi?

Mısır, büyük ihtimalle Irak gibi 3’e bölünecek. Bu baştan planlanmıştı. Suriye ertelendi, Mısır devrede. Ortadoğu değişti, değişiyor ve daha da değişecek. 100 yıl önce sınırları çizen Batı yine yeni tasarımlar içerisinde. Bunu görmeyip de kendini fasulye gibi nimetten sananlar, kullanıldıklarını anladıklarında böyle bağırırlar. Siyasal İslam bitmiştir, iddiasını boşuna yapmıyorum…  

Tayyip Bey, “Zamanı gelen bir fikirden güçlü bir şey yoktur” bunu unutma. Yine unutma ki, fikirlerin zamanının gelip-gelmediğine asla sen karar vermedin, veremezsin…

***

Değerli yorumcular Dkapkıner ve Hülya’nın bana içerlemelerinin sebebini anlamadım. Her ikisi de yorumlarını dikkat ve merakla okuduğum sanal dostlarım ama sonuç olarak kendilerini haklı çıkardığım bir yazım sonucu bana neden sitem ediyorlar gerçekten anlamadım. Kendilerini asla polemikçi olarak suçlamadım. Samimiyetsizlikle suçlamam da mümkün değil. Yanlış anımsamışlar. Sonuçta okuyucu-yorumcu benim nezdimde bir anlamda velinimettir. Bir kusurum varsa affetsinler ve daha açık yazsınlar. Yalnız rica ediyorum, önceki yazımı bir daha dikkatle okusunlar. Saygılarımla.

 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Misafir
 1 Ağustos 2013 Perşembe 11:53
Insanlar ya hayrandir sana ya düsman, diye devam eden bir sirde ki tespit ve buna bagli olan haklilik bilmiyorum yazarimizin gözlerini yasartir mi..? Nedir bu ötekiler ve ötekiciler sendrumu..? Her halde bizde bu kara parcasinda yasiyoruz.Bizleri Allah yaratirken gidin öbür dünyada at gözlügü takin diye bir kotlama yapmadi.Üzülerek diyorum ki bu Halk partisin den devlete ne faydasi olmus ki millete olsun. Sn.Yazar Misiri, Suriye yi tarafsiz bir sekilde okuyabilseydiniz diyorum..
 TOTEM
 30 Temmuz 2013 Salı 23:35
Namuslu insan adil olur,gördüğünü söyler yanlışa kafa çevirmez ve hiçbirzaman olayları kendi tarafına yontmaz.Haksızlıklara ve yanlışlara destek vermez.Başka insanları taciz etmez onları itham etmez,yaftalamaz ve sadece kendi gibi düşünmüyor diye hakaret etmez ben bazı yorumculardan sadece biraz edepli ve NAMUSLU olmalarını bekliyorum.Artık bundan öte bu kişilere bir söz söylemeyeceğim ve onları kendi içerisine düştükleri çirkef çukurunda bırakacağım.Herkese sevgiler.
 Misafir
 30 Temmuz 2013 Salı 06:29
AKPKKnın avukatlığına terfi ettikten sonra önünüzde hiçbir engel olamayacağını sanırsınız, istediğiniz gibi hakaret edersiniz ama en küçük eleştiride MAĞDURUM DA MAĞDURUM oynamak işin keyifli yanıdır. Karşınızdakine "samimiyetsiz ve tek yanlı" ve "takıntılı,kompleksli ve saldırgan" demeniz ya da "huzursuz bir ruha ve böylesi uyuşmuş bir beyne mahkum" demeniz bile hakaret değildir. Bütün bunları her gün sakız gibi çiğnemeniz de hakarete girmez, ne mutlu bizlere ki aramızda böyle insanlar(!) yok.
 TOTEM
 29 Temmuz 2013 Pazartesi 20:35
Aşağıdaki 20.06 ve 20.09 yorumları bana aittir. Ve ben takıntılı,kompleksli ve saldırgan indsanları artık muhatap almayacağım zira aramızda biraz fark olsun değil mi? Allah kimseyi bu derece huzursuz bir ruha ve böylesi uyuşmuş bir beyne mahkum etmesin.
 Misafir
 29 Temmuz 2013 Pazartesi 20:09
İnsanlar bu derece samimiyetsiz ve tek yanlı olursa ve her olayı keyfine göre yorumluyorsa,hak hukuk,adalet,etik ve insanlık arka plana atılmışsa karşınızdaki kabak gibi görünen gerçekleri ısrarla görmek istemiyorsa söylenen sözlerin hiçbir kifayeti olmuyor.Çok söyleyecek sözünüz olunca bazen hiç konuşmak istemiyor insan. Bende herkesin yaptığını yapıyorum tıpkı sizler gibi BLA BLA BLA deyip geçeyim.
 Misafir
 29 Temmuz 2013 Pazartesi 20:06
Sayın yazar;Bu yazdıklarınızı gerçekten inanarak yazdıysanız gerçekten kendinizi ve zihninizi yeniden bir revize etmeniz gerekir. Hüsnü Mübarek kim? Şimdi bir Diktatör ile o diktatör devrildikten sonra Adil bir seçimle işbaşına gelen Mursiyi aynı kefeye koyuyorsanız ve yine bir devrimde kargaşalıklarda ölenlerle darbeci cuntanın halkın üzerine ateş açarak yüzden fazla insanı yaralayıp binlercesini de yaralamasını aynı kefeye koyuyorsanız ben size ne yazayım?Gerçekten yorgunum artık karşındaki
 Dkapkiner
 29 Temmuz 2013 Pazartesi 19:46
Ben unuttum bile sayın milletvekili.O orada kaldı.Benim yüreğim meşru müdafa şartı ile "KİNDAR YETİŞEN NESLE KARŞI"hazırlıklıdır.Bunun dışında kimseye kin gütmem.BURADA BANA"ÖLDÜRDÜĞÜM PKK LILARA ACIDIM AMA SİZE ACIMIYORUM." DİYEN ZAVALLI ADAMA KARŞI DERİN BİR ACIMA HİSSİM VAR.Ve ne acıdır ki bu arkadaş yazdıklarını unutmuş burada yorumlardaki SEVİYEden bahsediyor.Eee tayyip taktiğğ öyle yapmaları gerek.Bunun dışında her şey normaldir.Saygılarımı kabul ediniz lütfen.
 hulya
 29 Temmuz 2013 Pazartesi 12:38
Gerçek demokrasinin üstü örtülmüş "OYALAMA LOBİSİ" nin faaliyetleri demokrasi diye gözümüze sokulmaktadır.Mısır'da olan ise demokrasi dışındakilerin zafer mücadelesidir.
 hulya
 29 Temmuz 2013 Pazartesi 11:33
Nutuk'tan devam "Müslümanları ve Türk ulusunu aşağı derecede düşmüş saymak ve İslam dünyasının vicdan temizliğinden,doğal inceliğinden,alçakça ve canice amaçlar için yararlanma yoluna devam etmek artık o kadar da kolay olmayacaktır.Küstahlığında bir derecesi vardır.Müslümanları halife hayali ile oyalayanlar Müslümanların ve Türkiye'nin gerçek düşmanlarıdır."
 hulya
 29 Temmuz 2013 Pazartesi 11:24
90 yıl önce siyasal islamdan meded umanlara Atatürk Nutuk eserinde ayrıntılarıyla ve belgeleriyle yer vermiştir.Nutuk'tan bir kesit "Türkiye düşmanlarının el ele vererek bize karşı durmadan ateşli çalışma ve çabaları gerçekten din çabasıylamı olmaktadır? Sınırlarımıza bitişik merkezlerde hala Türkiye'yi yok etmek için Kutsal İhtilal adı altında adam öldürme planlarıyla bize karşı çalışanların amacı kutsal mıdır? Buna inanmak için çok bilgisiz çok aymaz olmak gerekir"
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Turktime uygulamasını indirin, günün gelişmeleri cebinize gelsin.
Google Play
App Store
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Turktime