Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Tıkanmış Siyaset
Bülent Kuşoğlu
YAZARLAR
15 Temmuz 2013 Pazartesi

Tıkanmış Siyaset

Bir ara yazmıştım; toplum sağduyusunu, makul düşünme ve değerlendirme kabiliyetini kullanmakta zorlanıyor. Sıkıntılı, endişeli, kafası karışık, fikirleri netleşmemiş durumda, kendini ifade etmekte zorlanıyor ve geleceği ile ilgili olarak kaygılı. Bir çok internet sitesinde ve burada yorumlardan da tespit edilebileceği gibi çoğunluk sinirli, tahammülsüz ve anlayışsız… Karşı tarafa saygı duymak bir yana nerede ise palayı, tabancayı alıp meydana çıkacağız.  Bu durumunda başlıca nedeni siyaset kurumunun görevini yapamaması, siyaset üretememesi…

Siyaset kurumu ekonomik yönden de görevini yapar, herkese istihdam sağlar, herkesin eşit olduğu bir hukukla adalet içerisinde toplumsal kesimleri görünmez bir ağla bütünleştirir. Bildiğimiz klasik devlet işlevlerinin sürmesini sağlar. Ancak, ben sadece bu safha ile ilgili eksiklik olduğunu söylemek istemiyorum, eksiklik ayrıca toplumsal uzlaşma ve barış konusunda da var ve çok önemli, hayli kritik bir aşamaya gelmiş durumda…

Siyaset kurumu, kentleşen, kentte sorunlarına çare arayan toplumsal kesimlere veya bireylere çare üretemiyor. Eğitimli, batıyı bilen, çağdaş düşünceli 2’inci kuşak kentliler için de üretemiyor, Aleviler için de, Kürtler için de, dindarlar için de, gençler için de, kentli kadınlar için de üretemiyor. Üretmediği gibi en basitini tercih ederek kimlik politikası uyguluyor ve bu kesimlerin gerçek sorunlarını görmezlikten gelerek, aralarında ki problemleri de artırıyor. Toplumsal kesimler farkında olmadan birbirleriyle karşı karşıyalar ve çaresiziler.

Siyasi partilerin düşünmesi, toplumu irdelemesi, değerlendirmelerini yenilemesi ve  yeni söylemler bulması gerek. Toplum yeni bir döneme girdi. Nasıl 12 yaşındaki çocuğun sorunlarını çözmek, 20 yaşındaki delikanlıya göre farklı bir yaklaşım gerektiriyorsa, aynı şekilde toplumda belli ki farklı bir döneme girmiş. Sorunlar 40-50 yıl hatta 10 yıl öncesine göre farklılaşmış. CHP ve MHP zaten eski partiler ama AKP dahi 11 yılda eskidi, kendi toplumsal kesimine dahi yeterince cevap veremez hale geldi. BDP zaten bölge partisi olmaktan çıkmaya niyetli değil. Siyasetin, özellikle siyasi partilerin değişen topluma cevap verebilmesi için kadrolarını, söylemlerini ve politikalarını değiştirmeleri gerekiyor. Tabi bu siyasi partilere görev düşüyor bize düşmüyor anlamında değil, herkese tüm kurumlara ve bireylere görev düşüyor ama öncelik siyaset kurumunda anlamındadır.

Siyaset kurumunun değişebilmesi için öncelik siyasi partiler ve seçim kanunlarının değişmesindedir. Hatta bence bu konu nerede ise Anayasa’nın değişmesinden de önceliklidir. 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 TOTEM
 17 Temmuz 2013 Çarşamba 19:15
Bilemiyorum artık görüyorum ki sözlerin hiçbir anlamı yok. Yorum yazma isteğim bu yüzden köreliyor zira bir yandan maaşlı deyipdiğerr yandan şizofren diyen kendi içerisinde çelişen burada oluş sebebi sadece birilerine saldırıp onları yıldırmak olan parazitler yüzünden yorum yazma isteğim köreldi. Biliyorum ne desem boş.
 Misafir
 17 Temmuz 2013 Çarşamba 13:10
Bu dönemde, bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku yüzde 21.6 oranında artarak 83 milyar dolar olurken, diğer sektörlerin kısa vadeli dış borç stoku yüzde 24 oranında artarak 39.2 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.YOK CANIM SAĞLAM BİR EKONOMİMİZ VAR.DEĞİL Mİ SAYIN MİLLETVEKİLİ?
 Misafir
 17 Temmuz 2013 Çarşamba 13:08
OLSUN;IMF BORCU BİTTİ YA GERİSİ ÖNEMLİ DEĞİL...Merkez Bankası, Mayıs ayı Kısa Vadeli Dış Borç Gelişmelerini açıkladı. Mayıs sonu itibarıyla, kısa vadeli dış borç stoku, 2012 yıl sonuna göre yüzde 22.1 oranında, 22 milyar 271 milyon dolar artışla 123 milyar 164 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti. Kısa vadeli dış borç stoku 2012 yılı sonunda 100 milyar 893 milyon dolar düzeyinde bulunuyordu. Kısa vadeli dış borç stoku Nisan dönemine göre ise 859 milyon dolar artış gösterdi.
 Misafir
 17 Temmuz 2013 Çarşamba 11:42
"teyze" meraklanma, o dediğin tıkanınca TÜRBÜŞON kullanıyor, onunkisi tıpkı "efendisi" gibi MAĞDURu oynamak. Kendi ağzından, pardon, klavyesinden ne halt olduğunu itiraf ettirmem bile onu yola getiremedi, maaşından vazgeçemiyor çünkü. O bir paranoid-scisophren aslında ama avukatlığa soyunmuş.
 hulya
 17 Temmuz 2013 Çarşamba 11:15
CHP demokrasi ve laikliğin varlığını sürdürebilmesini tek başına üstlenmek zorunda kalmıyacak,muhalefet görevini hakkıyla yerine getirebilme fırsatı bulacaktı.Cumhuriyeti kuranları düşman olarak gören bir kitle ortaya çıkmayacak,onları gördükleri yerde taşlayıp kimsenin kaos ortamı yaratma fırsatı olmayacaktı.A.Menderes ölmiyecekti.Laikliğe önem vermeyenlerin A.Menderes'in ölmesiyle birlikte safları keskin şekilde ayrılmıyacaktı.
 hulya
 17 Temmuz 2013 Çarşamba 11:09
Olması gerektiği gibi kullanıldığında sihirli iksirdir laiklik.Türkiye Cumhuriyeti Fransa'dan sonra Atatürk sayesinde dünyada laik olan ikinci ülkedir.Siyasilerin vazgeçilmezi olmalıdır.Çok partili sisteme geçtikten sonra A.Menderes eğer laikliğe gerekli önemi verseydi:Misyonerlerin güdümüne girmiyecekti.Girmediği için karşısında düşman olan bir kitle varmış gibi davranmıyacaktı.Enerjisini ülkenin refah seviyesini yükseltmek için harcayacaktı.
 teyze
 16 Temmuz 2013 Salı 23:45
Siyaseti tıkamıyacaktınız Bülent Bey,bizi sizi açın siyasetin önünü şahlansın Türkiye diye meclise yollamadık mı?Siyaset tıkanınca yorumcularda tıkanıyor haliyle.Örnek:TOTEM
 TOTEM
 16 Temmuz 2013 Salı 17:49
Nasıl yılgın olmayayım? Karşında kurulmuş plak gibi bıkmadan usanmadan aynı sözleri tekrarlayan insanlar olursa bir süre sonra laf anlatmaya çalışmanın beyhudeliği seni bitiriyor.Demokratlar darbe sevici olmuşsa,solculuk elit ve kaymak tabakaya kalmışsa,vatanseverler dış ülkelerin yaltakçısıhaline gelmişse nasıl yılmaz ve yorulmazsın?hülya sana artık birşeyler anlatmay6a çalışmayacağım sen laik ol yeter sana başka birşey gerekmez senin sihirli iksirin bu:) Siz gerçeklere gözlerinizi kapayın..
 Misafir
 16 Temmuz 2013 Salı 12:45
Bulent bey, siyaseti tıkamak gayreti içerisinde olan SOKAKDAN medet bekleyen siyasetçi ve siyasi partilerdir.Siz sokaktan medet bekledikçe, Ak Parti ve sn Erdoğan gücüne güç katıyor.Sizde hızla marjinalleşmeye doğru sürükleniyorsunuz.Yakında Dersim partisi olup kalırsınız.
 hulya
 16 Temmuz 2013 Salı 12:22
Totem bundan önce demokrasi aracını kullanamayan diğer sürücülerinde bir çok hatalar yaptığını o yüzden şimdiki sürücüye kimsenin laf söylememesi gerektiğini savundu durdu.Öyle ki burada hemen herkesin ağzının payını verdi.Bu gidişi kendisi çok yeterli gördü.Şimdi ise dediğine bakarmısınız? Allah ancak insanı yeniden yaratırsa işler düzelirmiş:) Doğruya doğru yanlışa yanlış demek bu kadar zormu? Önce kemiklerinize kadar işleyen yanlış bile olsa biat etme işinden vazgeçmelisiniz hepsi bu.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Turktime uygulamasını indirin, günün gelişmeleri cebinize gelsin.
Google Play
App Store
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Turktime