Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Demokrasi Katlanmaktır Aynı Zamanda!
Bülent Kuşoğlu
YAZARLAR
24 Haziran 2013 Pazartesi

Demokrasi Katlanmaktır Aynı Zamanda!

Haziran’ın başında son olay ve gelişmeleri değerlendiren “İki Çizgi Birleşsin Artık” başlıklı yazımda konuyu tarihsel bir süreçten okumuştum. Başlıktan da anlaşılacağı üzere temennim 200 yıllık bu iki faklı çizginin artık birleşmeleriydi. Çünkü, çizgilerin birleşmeleri demek demokrasiyi özümsemek demekti, bir başkasını olduğu gibi kabul etmek, ötekileştirmemek demekti. Türkiye’nin, Gezi Parkı olaylarında ortaya çıktığı üzere artık ötekileştirmelere, bölünmeye, biz-siz ayrımlarına tahammülü kalmamalıydı.

Bugün görüyorum ki o günlerde konunun özünü yakalamışım. Çünkü, son günlerde işin özü yine ayrımcılığa geldi, dayandı. Birilerini ötekileştirmek, kötü göstermek, kabul edilebilir ölçüler dışında olduğu intibaını vermek, kısaca anti-demokratik bir ortam oluşturmak noktasına geldi.

Ötekileştirmeyi, tek tipleştirmeyi, ayrımcılığı farkında olarak veya olmayarak herkes yapıyor ama en bilinçli olanı maalesef Başbakan… Başbakan bilerek, ayrımcılık yapıyor, özellikle kutuplaştırıyor, çünkü siyaseten işine geliyor. Tayyip Bey stratejisini ötekileştirme ve kutuplaştırma üzerine kurmuş durumda. Bilinçli olarak, müezzin ve imam “Hayır” dedikleri halde camide içki içildiğini iddia ediyor. Bir türlü mobese kayıtlarını dahi gösteremediği “Başörtülü kadını dövdüler, üzerine işediler” yalanını yeniliyor. “Reyhanlı’da 52 sünni şehit oldu” diyerek mezhepçilik yapıyor. Her söylemi ile saflarını belki sıkılaştırılıyor ama ülke de kutuplaşıyor ve demokrasiden daha da uzaklaşıyor. Tayyip Beyin siyaset yapmasını anlıyorum ve belki de hak veriyorum ama Başbakan’ın ülkesini bölmesine ve demokrasisine darbe vurmasına aklım ermiyor…

Biz iki çizgiye mensup insanlar, hepimiz bu ülkenin yurttaşıyız. Ortak geçmişimiz, ortak kültürümüz, ortak inançlarımız, ortak bayrağımız, ortak vatanımız, her şeyimizle ortaklığımız var. Mecburuz bir arada yaşamaya, bir diğerimizi olduğu gibi kabul etmeye... Demokrasi bu. Biz de demokrasi oluşturma iddiasında isek –ki öyle- demokrasinin gereklerini yerine getirmeye mecburuz.

Çok yazdık, yorumladık; demokrasi, tahammül rejimidir dedik. Bunu Tayyip Beye anlatmak mümkün olmamış, maalesef… Tayyip Bey, demokrasi katlanmaktır. Özellikle Başbakanlar için… Katlanmak deyince aklıma geldi. Belki çok ilgili değil ama yazayım;

Melih Cevdet'e sormuşlar "Evlilik nedir?" diye. “Eskiden” demiş, “kız tarafının ve oğlan tarafının ailesi bir araya gelir, yeni çiftin kuracağı yuva için beraber hazırlık yapılır, beraberce yeni ev düzülürdü. Tabii o zamanlar evler genelde bahçe içinde müstakil evlerdi. O yüzden buna ‘evlenmek’ denilirdi. Şimdi ise yeni evliler apartman dairelerinde, yani katlarda oturuyorlar, bu yüzden artık evlilik ‘katlanmaktır’.

Tayyip Bey eskiden sorumsuzdunuz, artık Başbakansınız, hem de 11 yıllık. Türkiye’de kesintisiz sizin kadar başbakanlık yapan galiba yok. Topluma, toplumun sizden olmayanlarına katlanın, ülkeyi germeyin…

Önümüzdeki günlerde Gezi Parkı biraz gündemde geride kalacak, öne yine “İmralı Barış Süreci” ve Suriye gelecek. Tayyip Bey, İmralı konusunda şimdiye kadar pek karşı tarafın istediği adımları atmadı. Önemli olan bir kaçı konusunda atamaz da…

Önümüzdeki günlerde acil konular olmaz ise bunları yazmaya çalışacağım, birlikte tartışalım.

Dikkatinizi çekti mi bilmiyorum ama geçmişte Tayyip Beyin demokratlığı, Türkiye’nin geleceği konusunda çok iddialı yorumlar yazanlar artık yazmıyorlar. Tayyip Bey onları mahcup etti ama üzülmesinler bu durum onların mahcubiyeti değil

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Misafir
 30 Haziran 2013 Pazar 18:48
14.57 uzak değil çok yakın.paniklemeleri ondan zaten.Palyaço,o kedinin kuyruğu senin için biraz uzun değil mi?
 Misafir
 30 Haziran 2013 Pazar 14:57
Her nasılsa ortalığı karıştırmak için girdikleri Tsk da, ard niyeti, yobazlığı ve cemaatçiliği anlaşıldığı için ilişiği kesilen bazı subayların kuyruk acısıyla uydurup salladıkları yalanlara inanarak, ya da kendileri kanıtsız tanıksız yalan haberler ile dedikodular türeterek, peygamber ocağı Ordumuzun değerli komutanlarını Allahsız dinsiz imansız gibi göstermeye ve aşağılamaya çalışan müfteriler ile bu yalanları bile bile gündeme taşımaya devam edenler, Allahlarından bulsunlar! Başka ne diyeyim?
 Misafir
 30 Haziran 2013 Pazar 14:50
Başta teyyip klonlanmışı 17.17 olmak üzere dedikoducu yalancılar ve utanmazlar;Kara Havacılık Okulu(Ank-İst yolu üzerindedir)camisinin üç yıl sorumluluğunu taşıdım.SİZİN AHİRETİNİZ ÇOK ZOR OLACAK;AMA ÇOK...SİZ DE ALLAH KORKUSU YOK Kİ!
 Misafir
 30 Haziran 2013 Pazar 12:40
Bülent Bey, yazınızı daha reeel örneklerle kurun.Mesela dün RAMAZAN ERKAN isimli L.Ersözün ekibinden 55 faili meçhulle ilgili şahitliği olan bir korucu SİLOPİ yolu üzerinde öldürüldü.Bu ülke böyle bunlar olmaz ergenekon her işini bismillah der yapar.KEDİDİR KEDİ.Büyükleri sevelim koruyalım.Ziyartte kusur etmeyelim.
 Misafir
 30 Haziran 2013 Pazar 12:29
20.24 editör de şike yapıyor senden yana:)Hakaretli yorumlar yayımlanır.Gerçi yorumun gerçeğin sana bir faydası yok o da onun için bir örnek yeter diyor herhalde anlayana.Gözünü kapayana 1000 örnek versen nolacak.Televizyonda yayımlanmış mı? Kanalları kapat üstüne bu soruyu sor.AÇ gözünü SEYRET TEKRARI YOK BUNUN.KIRCA da gözünü sonradan kapadı.AYDINLIĞIN KARANLIĞINDA şöhret arıyor.CEM Yılmaza takmış.Vay sen beni nasıl geçersin mesele bu.DOSTLAR beni hatırlasın.Nasıl hatırlasın?
 Misafir
 30 Haziran 2013 Pazar 12:19
ERgenekon darbe planlarına bismillah diye başlar ORDUMUZ demiyorum ergenekon diyorum....20.24 Allah Allah diyen ordu.:)) Boru, kâğıttır irtica siteleri...Albayın anlattıkları benim cümlelerim değil.İnternette bunlar var.Görüntüler de var.ÇIKMADIKLARI KANAL KALMADI.Ama beğenmediği kanalı silenler görmezler.Kimi Ankaradan Kabataşı görür kimi istediğini görür.Çocuk masalları.YAZARLA OKUR- BENZEŞMESİ budur.Gözlerini kapa...
 Misafir
 29 Haziran 2013 Cumartesi 20:24
17:23, Yemeğine Allaha hamdederek duayla başlayan, eğitim birliklerinde camileri ve imam sınıfı subayları bulunan TSK ile mensuplarını dinsiz göstermeye çalışan yobazların masalıdır o. Doğru bir hikaye olsa, bir tane tanığı çıkar, bu masalı anlatanların da 1992, 1993, 1994, 1995, 1996 gibi ha bire değişen tarih tutarsızlıkları olmazdı! O Emekli Yarbayın kendi çıkıp da konuştu mu bu konuda hiç? Hayır tabii. O demiş, bu demiş diye dedikodu ile birine iftira atmanın büyük günah olduğunu unutmayın!
 Misafir
 29 Haziran 2013 Cumartesi 17:23
Emekli Yarbay Abdullah Sönmez’den dinledim. Sene 1994 ya da 1995.. Sönmez o vakit, Uzunköprü’de bölük komutanı.. Denetleme geleceği gün tabur komutanlığına da vekalet ediyor. Denetlemeyi yapan kişi de meşhur Teoman Koman. O dönem MİT Müsteşarlığı’ndan 2. Kolordu’ya yeni atanmış. Uzatmayalım, Teoman Koman koğuşları vesaireyi denetledikten sonra tam mutfağa geçiyor ki, kenardan bir ezan sesi yükseliyor. Bir anda kimsenin beklemediği o tepkiyi veriyor komutan; “Bu ne ya? Tekke mi burası, kışla mı?” Bu çıkışının ardından da süratle sesin geldiği yere doğru ilerlemeye başlıyor. Postallarını bile çıkarmadan camiye girdiği anı, Abdullah Sönmez şöyle anlatıyor: “...
 Misafir
 29 Haziran 2013 Cumartesi 17:17
14.25 Senin dışındaki yorumcularda karga beyni mi ondan da küçük darbeci beyni mi var bilinmez ama sende kimseye saygı olmadığı kesin.Tüüüüühhhh yine seni muhatap aldım....Aslında hep sızma yorumcular olacak ki yazarlar aşka gelsin.Ateş açılan helikoptere sevinen, polis öldürülünce twit atan dağlar kızı Reyhan Dersimi olabilir.Her etiket her yere yapışmaz.Çok çiğnenmiş naneli dandi sakızla yapıştırılan hiç tutmaz.Sakızını değiştir ya da mantığını!!!
 Misafir
 29 Haziran 2013 Cumartesi 17:01
Bülent Bey, (yazıyla ilgili) örtülü bayan yalan diyorsanız Googla Osman DEVELİOĞLU diye yazarsanız yüzlerce bilgi size ışık tutar.Camiye ayakkabıyla değil botlarıyla giren önce Trakyada komutan sonra banka yöneticisi şimdi de Sincan mukimi olan şahsın duvardaki ayetlere bakıp bunlar Arapça kaldırın diyen zekâsının internette şahitleri var.Biraz reel bakınca ziyaret ettiklerinizi tanırsınız.Her komutan öyle değil.Her CHPli de Aygün gibi twvit atmaz ama bilyacı sandıksız CHP çare değil artık dert.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Turktime uygulamasını indirin, günün gelişmeleri cebinize gelsin.
Google Play
App Store
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Turktime