Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Arabayı Çarpmadan Seçime Kadar Götürebilmek Mümkün mü?
Bülent Kuşoğlu
YAZARLAR
22 Temmuz 2013 Pazartesi

Arabayı Çarpmadan Seçime Kadar Götürebilmek Mümkün mü?

Bir ramazan iftarında, bir mübarek ayda veya normal bir günde şu cümle bir Başbakan’a ait olabilir mi? İnanılacak gibi değil, bir Başbakan halkını böler, ayırır ve düşmanlığa yöneltir mi? Başbakan Erdoğan geçen Cumartesi akşamı galiba İmam Hatipliler iftarında aşağıdaki cümleyi sarf etmiş, inanamadım.

Tencere tava çalanlara karşı yargıya giderek hakkınızı savunun. Yargıda onlar mücadele etsin. Yıllarca biz mücadele ettik şimdi onlar mücadele etsin.”

Lütfen bir daha okuyun. İçindeki kini görebiliyor musunuz? İnanılacak gibi değil… Demokrasiye zıt, İslamiyete zıt, insanlığa zıt… Bu cümleleri halktan -veya okuyucularımız arasından zor çıkar- “Ben Tayyipçiyim” diyen, körü körüne bağlı biri söylese anlarım ama Başbakan söyleyemez. Bilirsiniz ben Tayyip Beyi iyi bir siyasetçi olarak görürüm ama devlet adamlığı nezdimde sıfırdır. Bu cümlesi ile bir kere daha ispat etti. Tayyip Bey Başbakan olduğunu unutmuş, yine herkesin Başbakanı olduğunu unutmuş, ülkenin durumunu ve yakın geleceğini unutmuş sorumsuz bir muhalefet lideri gibi konuşmuş.

Türkiye sorunlu günler yaşıyor ama asıl sıkıntılı günler yakın gelecekte gibi görünüyor. Suriye meselesi Tayyip Beyin ve Dış İşleri Bakanı'nın hiç tahmin etmedikleri şekilde yürüyor. Tam bir bela, bataklık… Çıkamıyoruz da… Şimdi de sınırımızda bizim inisiyatifimizin dışında fiili bir devlet kuruldu, seyirci kalıyoruz. Zaten asker moralsiz, ama askeri bölgeye göz korkutmak için sevk edecek siyasi irade de yok.

İmralı Barış Süreci” denilen konuda ayrı bir sıkıntı yarattı. Hükümet süreçten dönecek ama halka makul gelecek bir bahane arıyor. Sürecin tek iyi tarafı kanın durmuş olması. Ancak, işin doğrusu pek barış havası yok ortalıkta… Zaten aldığı yüzde 50 oya rağmen PKK’yı tatmin edecek bir Anayasa yapacak bir siyasi iradede bu alanda da yok.

Üçüncü olarak ta ekonomi gerçekten kötüye gidiyor. Herkes borçlu, herkes endişeli. FED kararı yakın gelecekte para musluklarının bize kapanacağını ve borçlanmanın pahalı hale geleceğini söylüyor. Kamu borcu/GSYH oranı tekrar yüzde 40’ların üzerine çıktı. Satılacak bazı Milli Piyango gibi kurumlar ve enerji özelleştirmelerinden başka ilave pek gelir kaynağı da kalmadı.

Gelecek yıl seçim yılı, bazı konularda radikal önlemler alınması ihtimali sınırlı. Tayyip Bey ise hakikaten kendinde değil ve son birkaç aydır dikkatle incelerseniz yukardaki örnekte olduğu şekilde iyice saçmalamaya, garip şeyler söylemeye ve yapmaya başladı. Meclis’teki AKP’li arkadaşlarımızdan biliyoruz ki ekibi ses çıkarmamasına rağmen hiç te mutlu değil.

Ben gelecek konusunda endişeliyim. Hatta bu gidişle normal zamanında Genel Seçimleri yapacağımızı dahi düşünmüyorum. Zira ondan önce Tayyip Bey arabayı çarpacaktır… Ya da kasten çarpacaktır.(Sebebini ayrıca yazacağım) Gidiş öyle maalesef… 

Neyse, sizi sıkmak istemem. Bir fıkra anlatayım, yazımla irtibat kurmak ise size kalmış.

Temel trafik polisi olmuş, gelene geçene ceza yazıyormuş, halk Temelden illallah etmiş ve şikayette bulunmuş. Amiri de Temel'i ıssız bir köy yolunda görevlendirmiş.
Temel görev yerine gitmiş, beklemeye başlamış.
Ne gelen var ne giden, Temel sıkıntıdan akşamı zor etmiş. Tam görev yerini terk edecekken bisikleti ile gelmekte olan bir papaz görmüş, hemen durdurmuş.
Papaz efendi pu iss
ız yerde tek başina korkmaymisun?
Niye korkayım evladım, ben yalnız değilim ki. Sağımda İsa, solumda Meryem Ana var, korkar mıyım  hiç?” deyince Papaz, Temel hemen ceza makbuzunu çıkarmış ve
Papaz efendi, sana üç kişi ile pir pisiklete pinmekten ceza yazayrım” demiş.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Misafir
 25 Temmuz 2013 Perşembe 07:37
Bir yıl önce sende işe yarar birşeyler olabilir umudum vardı, o dört yorumundan beri birkaç kere onların linklerini verdim, ve en son bu makalede de verdim. En son, cumhuriyetin kazanımlarını, yaptıklarını sıralayan açıklamalı yorumlara karşı koyduğun KIVIRTMA manevraların koskoca bir korkuluk olduğunu gösterdi, BOMBOŞ bir korkuluk. Fettullahın müridisin, hakaret anlamında yazmıyorum ama ruh hastasısın ve muhalifleri YILDIRMAK için attığın yorumları bedavaya yazmıyorsun, MAAŞLI MAŞAsın.
 Misafir
 25 Temmuz 2013 Perşembe 07:17
Sayın Bülent Kuşoğlu ve sayın okurlara ricam, TOTEM adıyla atılan yorumların son aldığı hali görün ve bundan sonra o adla atılan yorumları lütfen ciddiye almayın. Zaten daha önce kendisini bir yıl önceki bir makalede kime ve neye hizmet ettiğini itiraf ettirmiş, hatta kendisindeki ruhsal sorunları da vurgulamıştım. Tedavisi gayrikabil bir arazdan muzdarip ve bizlerin sinirlerini bozup PES ETTİRMEKLE GÖREVLİ, özellikle seçilmiş. AKPKKnın maaşlımaşası görevinin başında, muhatap almayalım yeter.
 TOTEM
 24 Temmuz 2013 Çarşamba 22:09
Ezik bir ruh hali ve kompleks ne vahim bir durum gerçekten aslında bazı arkadaşlara acıyorum Kapasitesi bu kadar kısıtlı iken kendinden çok daha kapasiteli biri ile yarışmaya çalışmak insdanda böyle kompleks yaratıyor demek ki:) amca be sen git torunlarını sevsene benimle aşık atmak senin harcın değil ferrari ile yarışmaya çalışan murat 124 gibisin korkuyorum birgün motoru patlatıp perte çıkacaksın:) Allah sana selamet versin..
 Misafir
 24 Temmuz 2013 Çarşamba 17:04
bla bla bla yalaka yandaş seni.Utancından ne yapacağını şaşırdın değil mi?Kendi geleceğine bakıp öyle kendine acı.Senin gibileri kullanan tayyip,işi bitince bütün yanaşma ve yalakaları çöp kutusuna atacak.Yani layık olduğunuz yere
 TOTEM
 24 Temmuz 2013 Çarşamba 14:41
BLA BLA BLA ben lafı laftan anlayan sağlıklı ruh halindeki insanlara anlatırım! ezikliğini ve kompleksli ruh halini saldırganlık ve laf kalabalığı ile bastırmaya çalışan holiganlarla muhatap olmamaya karar verdim. Gerçekten acıyorum ama amca kendini bu kadar strese sokma YAŞIN MALUM TIK DİYE GİDERSİN MAAZALLAH:)
 Misafir
 24 Temmuz 2013 Çarşamba 12:25
Dev İhalede Adres Şaşırtmadı: Başbakan Erdoğan'a Aşık Olan Fettah Tamince! 24 Temmuz 2013 - 12:08 Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca gerçekleştirilen İstanbul Haliç Yat Limanı ve Kompleksi Projesi ihalesi yapıldı(TÜRKTİME MANŞET).TÜRKİYE EKONOMİSİNİ BİRAZ ANLATSANA TOTEM,SEN İYİ SALLIYORSUN...
 Misafir
 24 Temmuz 2013 Çarşamba 11:44
duruma gelmiştir. Tekstil ürünleri ithalatı 1927'de 51.000.000 Türk Lirası iken bu rakam 1939'da 11.900.000 Türk Lirasına düşmüştür. 1924-1929 arasında pamuk ürünleri üretimi 70 tondan 3773 tona, yün 400 tondan 763 tona, ipek 2 tondan 31 tona çıkmıştır. Yazımızı bir Atatürk sözüyle bitirelim! "Türk Milleti, Türk malı alın, Türk parası Türk ülkesinde kalsın!"TÜRK PARASI DEĞERLENDİ DEYİP DOLAR VE UEROLARLA İHALEYE ÇIKANLARA VE YALANLARI BURAYA TAŞIYANLARA MİLYON KERE YUH OLSUN.
 Misafir
 24 Temmuz 2013 Çarşamba 11:43
45-İzmir Klor Fabrikası (1938- Temel Atma) 46-Sivas Çimento Fabrikası (1938-Temel Atma) NOT: Bu fabrikalar sayesinde 1929-1938 yılları arasında ağır sanayi üretimi %152 artarken toplam sanayi üretimi %80 artmıştır. Kömürde %100, Kromda %600, diğer madenlerde %200 artış olurken demir üretimi 0'dan 180.000 tona çıkmış, şeker üretimi 200 misli artmıştır. 1926'da başlayan şeker üretimi 1927-1930 arasında 5162 tondan 95.192 tona çıkmıştır. Tekstil sanayi ülkenin tekstil ihtiyacının %80'ini karşılar
 Misafir
 24 Temmuz 2013 Çarşamba 11:42
36-Zonguldak Taş Kömür Fabrikası (1935) 37-Barut, Tüfek ve Top Fabrikası (1936) 38-Nuri Demirağ Uçak Fabrikası (1936- İlk Türk Uçağı NUD-36 Üretildi) 39-Malatya Sigara Fabrikası (1936) 40-Bitlis Sigara Fabrikası (1936) 41-Malatya Bez Fabrikası (1937 temel atma- Bu fabrika hariç bütün bez ve dokuma fabrikaları Atatürk'ün sağlığında açılmıştır.) 42-İzmit Kağıt ve Karton Fabrikası (1934- Temel Atma) 43-Karabük Demir Çelik Fabrikası (1937- Temel Atma) 44-Divriği Demir Ocakları (1938) Devam
 Misafir
 24 Temmuz 2013 Çarşamba 11:41
25-Zonguldak Kömür Yıkama Fabrikası (1934) 26-Keçiborlu Kükürt Fabrikası (1934) 27-Isparta Gülyağı Fabrikası (1934) 28-Ankara, Konya, Eskişehir ve Sivas Buğday Filoları (1934) 29-Paşabahçe Şişe ve Cam Fabrikası (1935 - Tamamlandı) 30-Kayseri Bez Fabrikası (1934 Temel atma) 31-Nazilli Basma Fabrikası (1935- Temel atma) 32-Bursa Merinos Fabrikası (1935 Temel Atma) 33-Gemlik Suni İpek Fabrikası (1935 Temel Atma) 34-Keçiborlu Kükürt Fabrikası (1935) 35- Ankara Çubuk Barajı (1936) Dev
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Turktime uygulamasını indirin, günün gelişmeleri cebinize gelsin.
Google Play
App Store
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Turktime