Yüzleşme vakti
Eğitim okul sıralarından önce ailede başlar; bu yüzden ebeveynlik bilincine erişemeyenlerin, bir çocuğun istikbaline yön verme ehliyeti de olmamalıdır. Çünkü bir evladı ekranla baş başa bırakmak; aslında onu tanımadığınız onlarca yabancıyla aynı odada, savunmasızca terk etmektir.
?Bu ihmalle telefon, tablet ve televizyon üçgeninde büyüyen nesiller, hayatı kontrol edebildikleri bir simülasyon, dünyayı ise sanal bir oyun alanı zannettiler. Ancak hakikat, kontrol tuşlarının bulunmadığı o sert duvara çarptıklarında tüm çıplaklığıyla yüzlerine vurdu. Yönetebildikleri o sahte dünyadan çıkarken, gerçek hayatı da sanalın bir uzantısı sanmanın bedeli ne yazık ki ağır oldu.
?Kötülük, tam da o 'baş başa' bırakıldıkları boşlukta filizlendi ve masumlar, tıpkı o oyun sahnelerindeki gibi soğukkanlılıkla katledildi. Şimdi asıl yüzleşme vaktidir: Suçlu, o karanlık oyunları var edenler miydi; yoksa evlatlarını o canavarların pençesine kendi elleriyle bırakan bizler mi?
?Şimdi yüzleşme, yeni kararlar alma ve toparlanma vaktidir; iyiliği tekrar var etme vaktidir. Kötü hep vardı; bazen güçlü, bazen güçsüz... Fakat iyi de hep oradaydı. Eğer bugün güzellikler yenilmeye başlamışsa, yapılacak tek bir şey kalmıştır: İyiliği her zamankinden daha fazla güçlendirmek.