Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
İslamcılığın Ölümü
Bülent Kuşoğlu
YAZARLAR
15 Ağustos 2013 Perşembe

İslamcılığın Ölümü

Ramazan nedeniyle daha fazla vakit ayırdığım kitaplara, bayram tatilinde iyice yoğunlaştım, 4 kitap okudum. Nedense roman okuyamadım. Murat Menteş bu günlerde moda oldu, Onun “Dublörün Dilemması”nı okumaya çalıştığım halde beceremedim. Kabahat sanırım onda değil bendeydi, başka romanlarda örneğin Gabriel Garcia Marquez’ in “Yüzyıllık Yalnızlık”ını da denedim olmadı. Bir türlü motive olamadım. Halbuki aynı anda okuduğum kitaplardan biri çoğunlukla bir roman olur, ciddi konulardan sıkıldığımda beni rahatlatırdı. Galiba İslamcılıkla ilgili olarak okuduğum kitap bir roman gibi akıcı olduğu için roman ihtiyacı olmadı… Diğer kitaplar dış politika üzerine idi. Bu yazımda sizlere hem kitabı tanıtmak hem de sizlerle İslamcılık konusunu tartışmak istiyorum.

Daha önsözünde yazar, “Dünün keskin devlet karşıtları bugün devlet adına konuşuyorlar. “Devlet adına” lafı hafif kaldı, doğrudan “devlet olarak” konuşuyorlar. Kolay mı, koskoca devlet.  İslamcılar devleti değiştirdi mi? Devleti ele geçirdiler ama devlette onları değiştirdi. Hangisi daha çok değişti? Elbette İslamcılar; değişmek ne kelime bambaşka bir boyuta taşındılar. İslamcılık adına çantalarında siyasi bir projeleri var mı? Yok. Uygulayıp mı tükettiler? Hayır. Tamamıyla unuttular ve vazgeçtiler.

Yazarın çok iddialı eleştirileri var; “Müslüman” sıfatı neden İslamcılara yetmiyor? diye soruyor ve cevap veriyor; “Çünkü din, modern dünyanın sorunları ve kurguları arasında bambaşka bir kalıba dökülüyor. Ortaya “hakikat” için diğer dinlerle değil dünyevi ideolojilerle savaşan bir “izm” çıkıyor. İslamcılar hesabı ahirete bırakmak yerine cenneti bu dünyada kurmaya girişiyorlar.

İslamcılık dediğimiz ideoloji emeksiz, zahmetsiz fikirlerin kutsalın zırhı ile ağırlaştırılmasından ibarettir.

Sonuçta yazar İslamcı ideolojinin öldüğünü iddia ediyor. Çünkü, diyor; “İslamcılık bir iktidar projesi idi, gerçekleşti ve ömrünü tamamladı

Adını birazdan yazacağım yazar İslamcılığa yabancı biri değil. Gençlik yılları boyunca bu kesime hep yakın hatta iç içe olmuş. Konuyla ilgili anıları çok duygusal ve ilginç. Benim verdiğim köşeli gibi örneklere ve sonuç olarak “İslamcılık öldü” demesine bakmayın, aslında konuya oldukça sempatik yaklaşıyor.

Ramazan ayı boyunca bende son yıllarda olduğu üzere sahura kadar olan zamanda epey dini kitap okudum bu yılda. Artık, İslam ve İslamcılık kavramları ben de çok net. Ayrımı çok net olarak yapıyorum ve İslam coğrafyasının Müslüman olmayı beceremediği için ya da Müslüman olmak kendisine zor geldiği için ideolojilere kayan milyonlarla dolu olduğunu görüyorum. Müslüman olmak sabır ve teslimiyet gerektirir, İslamcı olmak ise başkalarını dinsizlikle suçlayabilme avantajı yanısıra, siyasette din avantajını kullanmayı da getiriyor. Kolaycılık yani… Öfke baldan tatlıdır derler, İslamcı öfkesi tiryakilik yaratır. Tüm İslam alemi, tüm Müslümanlar, şeyh, seyyid, hacı, hoca veya  5 vakit namazında fertlerden oluşsa İslam dünyasının yine Batı karşısında yenik olacağını görüyorum. Çünkü, akıl ve bilim inancımızla birleşmedikten sonra yeni, kendimize özgü bir teknoloji yaratmadıktan sonra öne geçmenin mümkün olmadığını biliyorum. Biliyorum çünkü, geçmiş tecrübemiz bunu gösteriyor. İslam dünyası, akıl ve bilimle inancını birleştirdiğinde ancak öne geçmiş, Batıyı sollamış. Tarih böyle söylüyor.

Doğum İle Ölüm Arasında İslamcılık” Mümtaz’er Türköne’nin (Kapı Yayınları) nefis bir çalışması. Herkese tavsiye ederim, okuyun ondan sonra tartışalım lütfen…

 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 TOTEM
 17 Ağustos 2013 Cumartesi 15:52
dolayı ben senin adına utanıyorum ve allahıma dua ediyorum ne olur bu kullarının ruhlarını bu derece çirkinleşmekten kurtar,kalplerine merhamet sevgi ve bir parça insanlık ihsan eyle diyorum.
 TOTEM
 17 Ağustos 2013 Cumartesi 15:51
Yapıyor demiş yani eğer benim görevim olmasa demekki Mısırda sergilenen iğrenç vahşet hiç umurunda olmayacak aslında ölenler benim umurumda değilmiş!!Sanırım senin umurunda öylemi? 13.45 Mısırı gündemde tutuyormuşum!siz malum nedenlerden dolayı görmek ve şahit olmak istemesenizde Mısırdaki iğrenç katliamlar zaten dünyanın gündeminde yani ben tutmuyorum. ve sen!Ben emin ol senin içinde çok üzülüyorum,ruhunun böylesi kararmış olması ve vicdanının körelmes beni çok üzüyor ve bu ucuz tavırlarından-
 TOTEM
 17 Ağustos 2013 Cumartesi 15:46
Enteresan değil mi? Vatandaş konu ile alakası olmadan sadece bana sataşmak için HADİ,DENİZE VEYA OKEY OYNAMAYA yazmış sayın editör bunu yorum diye yayınlayıp benim yorumumu çöpe atmış! Ne diyelim artık ben hak ve hukuktan bahsetmeyeceğim zira bu kavram herkesin gözleri önünde tecavüze uğruyor. Ben bazılarına çapsız dediğimde kızıyorlar ancak onca yazdığım yoruma HADİ SEN DENİZE YADA OKEYE DİYEN BİRİNİN ÇAPI ZATEN ORTADA DEĞİL Mİ? Bir başkasıda yada hızını alamayan aynı kişi,görevini çok iyi-
 Misafir
 17 Ağustos 2013 Cumartesi 13:45
Görevini çok iyi yapıyor totem.Mısırı gündemde tutuyor ve 10 gündür PKK nın elebaşlarının Türkiyeyi tehdit etmesi göz ardı ediliyor.Bakmayın bunların böyle bağırdığına orada ölenler bunların umurunda bile değil.Kim düşünüyor şimdi Bölücü Kürt projesini?Siz Mısıra bakarken o taraf hızla devam ediyor.
 Misafir
 17 Ağustos 2013 Cumartesi 13:41
Hadi,denize veya okey oynamaya...
 TOTEM
 16 Ağustos 2013 Cuma 16:19
EVET HÜLYA ŞİMDİ SEN TÜM BUNLARA RAĞMERN HALA MISIRDAKİ ŞİDDETİN MÜSEBBİBİ MURSİ VE SİSİ DİR DİYORSAN ALLAH ŞAHİT BUNDAN SONRA SANA TEKBİR CEVAP DAHİ YAZMAYACAĞIM. Zira senin vicdan denen erdemin yok olmuş ve ben vicdanını ve insani değerlerini kaybetmiş olanları insan yerine koyup cevap vermem.
 Misafir
 16 Ağustos 2013 Cuma 16:18
Hülya hanım yorumları daha dikkatli okuyun lütfen,o sorum size değil.Saldıran seviyeli arkadaş kendini bilir.Yazdıklarımdan o anlam mı çıkıyor?Bu portalda yorumları en hanımefendice olanlar sizinkiler.Tahammülünüze hayranım.Saygılarımı yolluyorum size lütfen kabul ediniz.
 TOTEM
 16 Ağustos 2013 Cuma 16:17
Tarafı bir irdeleyelim olur mu? sisi,Halkın gösterilerini bahane ederek darbe yapmış ve yönetime el koymuştur,Ve halk gösteri yapıyor zira sen baskıcı ve diktatyör bir yapı oluşturdun diyerek yönetimi ele geçiren sisi,Egemenlik haklarına ve demokrasiye sahip çıkan ve asla şiddet uygulamayan halkın üzerine ateş açarak yüzlercesini öldürüp,binlercesini yaralamış ve yine binlercesini tutuklamış,Mursiyi tutuklamış,OHAL ilan etmiş ve tarihin enbüyük kıyımlarından birine aktör olmuştur. -
 TOTEM
 16 Ağustos 2013 Cuma 16:13
dürüstlüğü tartışılmaz bir seçimle işbaşına gelmiş halkın seçtiği bir cumhurbaşkanıdır,Sadece bir yıl iktidarda kalabilmiş ve ne enteresandır onyıllardır demir yumruk dikta ile yönetilirken hiç sesleri çıkmayan bazı topluluklar Mursiyi baskıcı ve diktatör ilan etmiş ve Tahrir meydanında günler süren gösteriler yapmışlkardır ve bu gösterilerde ne tek kişi ölmüş,nede tutuklanmıştır buna rağmen ordu darbe yapıp Mursi yi indirmiştir.Senin eşit pay verdiğin Mursinin durumu bu.Şimdi Sisi ve diğer-
 hulya
 16 Ağustos 2013 Cuma 13:25
Ben demokrasi anlayışında olan biriyim. Yeryüzünde ulusal varlık nedenlerini korumak dışında insan öldüren herkesi nefretle kınıyorum her zaman ve daima. Mısırda sorun DEMOKRASİ sorunudur.Bu sorunu yaratanların başı Mursi ve Sisi'dir.Bu sorunu yaratanların mantığı ile bu sorun çözümlenemez.Hiç bir zaman bir teneke'nin altın suyuna batırılıp,altın sandığına girip,altın tüccarı ile pazarlandı diye ALTIN olamıyacağı gibi.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Turktime uygulamasını indirin, günün gelişmeleri cebinize gelsin.
Google Play
App Store
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Turktime