Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Akılsız kalan seyyareler birbirine çarpacak!
Talat Atilla
YAZARLAR
9 Eylül 2019 Pazartesi

Akılsız kalan seyyareler birbirine çarpacak!

 

 

Kıyametin nasıl kopacağı konusunda muhtelif rivayetler var.

Kıyamet aniden kopacak diyenler kadar...

Kıyametin zamana dayalı kopacağını bildiren ayet ve hadisler var.

Bir İslam âliminin kıyamet tarifi, çok doyurucu geldi bana.

Şöyle tarif ediyor kıyameti;

Allah, ayette yıldızlara bir yörünge çizdiğini ve o yörüngede hareket ettiğini söyler. Yani, nihayetinde taş toprak olan gezegenlerin bir şuuru yoktur, onlara birbirlerine ve dünyaya çarpmayacak şuuru Allah verir. Ama kıyamet anında Allah tüm gezegenlere verdiği bu şuuru geriye çekecek. Akılsız kalan seyyareler (Yıldızlar)  birbirine çarpacak ve kıyamet öyle kopacak”der.

Bu girizgâh iktidar partisinin mahşerini anlatmak içindi!

Kainatta her şey doğar, büyür ve ölür.

Partilerin de bir ömrü var!

İktidar partisinin ömrünü tamamlama evresine girdiği yönünde kuvvetli emareler var.

Oysa iyi başlamışlardı!

Organize suç örgütü gibi görünen partilerin aksine, TBMM lojmanlarını satarak Milletvekillerini halkın içine katmış...

Hareketin lideri Cumhurbaşkanı Erdoğan, orta gelirli kesimin ikamet ettiği Keçiören’de oturmayı seçmiş...

Toplumun başka siyasi fraksiyonları ile dertleri olmadığı, dışlanmış Anadolu insanına hayat alanı açacaklarını vaat etmişlerdi.

İlk 2 dönem bu yönde yapılan olumlu icraatlar, iktidar partisinin yeminli düşmanlarını bile sessizliğe sokmuştu.

İktidar partisinin içine belki de tarihin bile çözemeyeceği gizemde bir görünmez el girdi!

İktidarın bazı unsurları, önceki iktidarlarda şikayet ettikleri ne varsa, hepsini kendileri yaptılar!

Adam kayırma, yolsuzluk, suiistimalin yanında, belki de iktidarın ana kolonlarını en derinden sarsan bir acayip kibire bulandılar!

Keçiören’den Külliyeye...

Lojmandan plazaya taşınan bu siyasi öykü, tabanda önce sessizlik, sonra şaşkınlık ve nihayetinde ayrışma-ayrılma noktasına kadar geldi.

Sadece tabanda mı?

Partinin kurucuları, eski genel başkanları, bakanları, başbakanlarının eleştirileri, “Hain, otur yerine!” şeklinde karşılık buldu.

Oysa, dedikleri yapılmasa bile itiraz edenleri sadece dinlemekle dahi, iç muhalefetin önemli bir bölümü partide kalabilirdi!

Ya medya?

İktidarı destekleyen medyanın ezici bir çoğunluğu komik ötesi facia!

Ne yazdıkları okunur, ne söyledikleri dinlenilir bir acayip medya anlayışı doğdu!

Bu medyanın yöneticileri ile ilgili iki kelam etmeye dahi değmez!

Hacivat-Karagöz bu günkü neslin ne kadar ilgisini çekiyorsa, iktidar yanlısı medya da o kadar ilgi çekici oldu!

Başkanlık sistemi tartışılırken, Habertürk TV’de “Referanduma gitmek doğrudur ama başkanlık sistemi yanlıştır!” kelimemi dahi, beni linç etmenin bir enstrümanı yapacak kadar ileri gidildi!

Türkiye Cumhuriyeti ibaresinin” kaldırılmasına karşı çıktığım için de...

8 sene önce TV 8’de “Gülen; hem CHP’yi, hem de iktidarı idare ediyor. Kökü dışarıda bir yapının Türkiye’ye faydası olabilir mi?” dediğim için de hem iktidar, hem FETO lincine uğradım.

Açılım yapmanın anlamı yok. Çünkü, PKK’yı ayakta tutan tek şey silahtır. Bu açılım yürümez!” dediğim zaman da...

Hangisini sayayım ki?

Daha yakın zamanda muhatabı tarafından dahi doğrulanan “Abdullah Gül’ün aracında zehirli gaz şüphesi” yazım yüzünden Milliyet’ten kovuldum!

Ondan önce de mobbing ve yayın politikası yüzünden Güneş gazetesi Ankara temsilciliği ve yazarlığından istifa ettim.

Daha geçmişte ise, Yankı Dergisi’ndeki köşemden beni koparan da iktidarın bir gurup başkanvekiliydi!

Kendi serüvenim gibi görünse de, bu dönemin ruhunu aktarmak anlamında yazıma katkı vereceğini düşündüğüm için değindim.

Oysa, hiçbir yazımda tek kelimelik iftira, hakaret yoktu!

CHP’yi de eleştirdiğim gibi, iktidarı da eleştirdim.

CHP’ye eleştirilerimin temel dinamiği, Türkiye’nin güvenlik konseptine yeterince hassasiyet göstermemesi üzerine olmuştur.

Neyse...

Gelelim finale...

İktidar, hızlı ve kararlı bir şekilde siyasi konseptini değiştirmezse, bir daha hiçbir seçimi kazanamaz!

İç mantığını, öz şuurunu kaybeden iktidar, sallana sallana yıkılmaya ve yıkmaya doğru gidiyor!

Bakanlar kurulunun tamamını, partinin hepsini değiştirse bile!

Aslında bu gerçeği herkes görüyor!

Cumhurbaşkanı’na bu çıplak gerçeğin söylenmemesi bile Erdoğan’ın ve Türkiye’nin yalnızlığını belgelemeye yetmiyor mu?

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Misafir
 27 Eylül 2019 Cuma 18:59
"Yorum ekleyemezsiniz-Yorum gönderme kurallarına uymadığınız için IP adresiniz editörlerimiz tarafından engellenmiştir" dediğiniz adres 206.47.30.87. ve şimdi de 206.47.94.33. Tüm nezaketimle anlatmağa çalışıyorum, yobazlıktan mı yoksa kalıtsal bir zekâ sorunu mu bilemem, orada yorum editörü olarak HAVUZdan maaş alanlar anlamak istemiyor, gereksiz yere beş dakikamı çalıyor. Hepsine duyurun, gelen yorumları yayınlamak zorunda değilsiniz. Bir daha engellerseniz sizleri YORUM MANYAĞI yaparım, SÖZ.
 Misafir
 26 Eylül 2019 Perşembe 19:51
Çarşamba 04:58, o lafın bir başka söylenişi de var, "ananı öpen kadı ise kimi kime şikâyet edeceksin" derler eskiler. Bugün söylenen "binlerce deprem toplanma yeri" lafı da öyle. Alayını AVM- rezidans yaptıran bunu söylediyse ötesini sen düşün. Mezarlıklardan başka toplanma yeri mi kaldı?
 Misafir
 25 Eylül 2019 Çarşamba 04:58
eskilerin bir sözü var, çok saçma gelir ilk bakışta: "ET KOKARSA TUZ BASARLAR, TUZ KOKARSA NE YAPMALI?" derler. "Diyanet İşleri Başkanlığı Dini Yayınlar Döner Sermaye İşletmesi 2018 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu’nda faize karşı olan kurumun geçen yıl 2 milyon 109 bin 76 TL faiz geliri elde ettiği ortaya çıktı. Başkanlık, 2015'te 197 bin TL, 2016'da 255 bin, 2017'de ise 256 bin 806 TL faiz geliri elde etmişti." diyor bir haberde. Başkaca bir yorum gerekmiyor, sadece bilgi amaçlı yazdım
 Misafir
 19 Eylül 2019 Perşembe 14:22
AKP'nin kurucuları arasında yer alan eski Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten yaptığı UZUN BİR açıklamayla AKP’den istifa etti. İçten “Başkaldırıyorum ve AKP’den istifa ediyorum” başlıklı yazılı açıklamasında “Değerli gönül dostları; sizler ile birlikte yeni bir sürece adım atıyoruz. Başkaldırı sürecine giriyoruz” ifadelerini kullandı. Korkarım kendisini SUÇLAYIP HAPSE ATARLAR. Onu FETÖcü ya da BÖLÜCÜ diye suçlayacak o kadar çok savcı atadı ki birisi, temizlerini bulmak çok zor.
 Misafir
 16 Eylül 2019 Pazartesi 01:46
APO-AKP-PERİNCEK-BAĞÇELİ ortaklığına hazır olun, diyor Sebo Önkibar. Bilginize...
 Misafir
 14 Eylül 2019 Cumartesi 06:36
"İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, Selam Tevhid soruşturmasında kumpas kurduğu gerekçesiyle yargılanan FETÖ'nün kritik ismi, eski savcı Gültekin Avcı'nın adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi", anlaşılan, koltuğunu sağlama almak isteyen birileri "yılana sarılıyor", ya da " eski dost düşman olmaz" mı desek? 15 Temmuz'un şike olduğunu daha başka nasıl anlatmalı? isterseniz bunu da tırpanlayın ama BAŞTAKİLERİN HİÇBİR SÖZÜNE GÜVENEMEYECEĞİNİZİ BİLİN. Hiçbiri ne milli ne de yerli !
 Misafir
 13 Eylül 2019 Cuma 12:28
eminim herkes farkında, yazarlar,editörler, okuyucu... herkes farkında. Uzun zamandır okuyucu makale ve haberlere, özellikle muhalif olanlarrın büyük çoğunluğu "beğendi-beğenmedi" TIKLAMAKTAN ÇEKİNİYOR, KORKUYOR, birileri ya beni izliyorsa, ya başıma bir şey gelirse" diye TIRSIYOR. Ülkenin bu duruma gelmesinde, BU HALE GETİRİLMESİNDE, işbaşındakilere destek olarak, onlardan TIRSARAK, yaptıklarına susarak,"muhalefete muhalefet ederek" BÜYÜK KATKILARI OLAN HERKES umarım mutludurlar...
 Misafir
 12 Eylül 2019 Perşembe 17:16
dakika bir gol bir. Savcılık, yapılan suç duyurusunu red etmiş. PKKnın elebaşı APOnun kardeşi OSMAN ÖCALANın TRTye çıkartılması İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ imiş. Adalet-hukuk-guguk diye yırtınmayın, boşuna. Birisinin iki dudağı arasında hepsi, kabile devletlerinde bile böylesine rastlanmaz. "birisinin kaşının altında gözü var" demeniz bile hakkınızda dava ve infaz konusu olabilir ama bir teröristi TRTde konuşturmanız o birisinin işine geliyorsa ifade özgürlüğü oluyormuş.
 Ooo of
 11 Eylül 2019 Çarşamba 12:11
Akp oy almışşa Derviş ile getirilen ekonomik istikrarı devam ettirdiği, kamu ihale kanunu nedeni ile ilk yıllarında yolsuzluk yapamadığı ve AB zorlaması ile hukuk sisteminde iyileştirme yapmak zorunda olduğu için aldı. Takke düşüp kel görününce ortada ne adalet nede kalkınma kalmadığı göründü.
 Misafir
 10 Eylül 2019 Salı 07:09
"AKP bir projedir", "FetullahGülen bir enstrümandır" diyenlerin yorumları pek hoş karşılanmıyordu. Hatta "AKP bir parti değil, çıkar ortaklığına dayalı bir çetedir" dediğim pek çok yorumum çöp sepetine düşmüştür. şimdi bu yorum da "zülfüyare dokunur" kaygısıyla aynı sona uğrasa da Sayın Yazar'a hatırlatmalı: "korkunun ecele faydası yoktur".
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2022 Turktime