Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Vanlıyam, Donuyam, Ölüyem
Bülent Kuşoğlu
YAZARLAR
20 Kasım 2011 Pazar

Vanlıyam, Donuyam, Ölüyem

Şimdiye kadar sizinle hep düşüncelerimi paylaştım ama siyasi faaliyetlerimden hiç bahsetmedim. Bundan sonra da çok gerekmedikçe bahsetmeyeceğim. Ancak geçen Cumartesi günübirlik bir siyasi ziyarette bulunduğum Van’dan bahsetmek zorunluluğu hissettim. Yine mümkün olduğunca partimi ve partisel fikirlerimi karıştırmadan… Bazı dostlar yine üstü kapalı propaganda yaptığımı yazacaklar  ama doğrudan yapsam ne fark eder sanki? Hepiniz benim fikrimi, zikrimi, partimi ve ne iş yaptığımı biliyorsunuz. Önemli olan medeni ölçüler içersinde tartışabilmemiz ve birbirimizden bir şeyler öğrenebilmemiz. Ben yıllardır partisel faaliyetlerimi okuyucularımla paylaşmadım, sadece düşüncelerimi paylaştım. Bu benim tarzım, ister propaganda kabul edin ister şahsi düşünce paylaşımı… Ben her şeyin bir adabı olması gerektiğini, her şeyin bir yakışanı olduğunu düşünenlerdenim…

Hafta sonu Cumartesi parti görevi olarak Van’ın bir köyünde deprem çadırında yanarak can veren 3 çocuğun ailesine başsağlığına ve benzeri birkaç göreve 3 kişilik bir heyet olarak gittik. Daha Ankara’da uçağa yeni binmiştik ki arıza olduğu anonsu geldi. Çevremdeki Vanlıların şunu söylediğini duydum; “Zaten Van’a hep eski, arızalı uçakları veriyorlar” Bu cümle doğru değildi ama Vanlıların psikolojisini göstermesi açısından önemli olduğu için sizlerle paylaşmak istedim. 

Gecikmeli olarak Van Havaalanı’na indiğimizde ana-baba günüydü. Yolcular arasında kavga vardı. Herkes hızla Van’dan ayrılma çabasındaydı. Otobüs terminali daha da yoğunmuş. Akşam hava meydanında yine aynı kalabalık ve benzeri kavgalar devam ediyordu. Polis ve  hava meydanı görevlileri bıkkın vaziyette, birkaç günlük sakal ve dökülen kıyafetlerle yine de işlerine koşturuyorlardı. Belki de Van’ın çalışan çok az kamu görevlilerinden bir kaçını görmüştük…

Van’da çok fazla göçük yoktu ama hasarlı bina çoktu. Benim gördüklerimden çıkardığım kalan binaların çoğunun yıkılması ve Van’ın yeniden yapılması gereği var. Bu iş ise yazdan önce başlamaz.

Ayrıca Van’dan en azından yaza kadar hayır yok. Ayrılabilen, başka bir ilde çocuklarına okul ayarlayabilen Türkiye’nin diğer bölgelerine kaçıyor.  Söylendiğine göre nüfusun yarısı gitmiş. Kalanlar ise başka bir yerde henüz düzen kuramayanlar. Ya da ev eşyası veya dükkanı talan edilmesin korkusu ile dönenler veya işlerini kaybetme korkusu yaşayan kamu görevlileri, özellikle aile reisleri. 

Ayrılan yüzbinlerin hepsinin aylar sonra tekrar Van’a dönemleri çok zor. Büyük ihtimalle eğer rahatları yerinde ise gittikleri yerlere yerleşecekler. Bunun anlamı; Diyarbakır’dan sonra Doğu’nun en hızla nüfusu ve geliri artan kentinin inişe geçmesi… Kentin nüfusunun azalması ve fakirlik ise Van’dan milletvekili çıkaran iki siyasi partiyi hayli kaygılandırıyor.  Biri yerel diğeri merkezi yönetimde olan iki parti Van’da iktidarı paylaşan güçler olarak gerçekten kaygılanacak durumdalar. Çünkü halk çok şikayetçi, umutsuz ve mutsuz…    

Bu tür doğal felaket yada savaş dönemlerinde birey veya toplum zor doyar. Daima yarını düşünerek gıda, giyecek, çadır, kömür ne olursa olsun istif eder. Dolayısı ile israf çok, mutsuzluk ve huzursuzluk çoktur. Zaten yardımları istismar etmek isteyen “uyanık”larda çoktur. Topluma yarını için güven vermek şarttır. Bunu yapması gereken ise devlet adamları, yöneticiler ve kanaat önderleridir. Devlet adamları ve yöneticiler ise halka değil medyaya yönelikler, halkla doğrudan temastan sürekli kaçıyorlar…

 Van beni üzdü, etkiledi. Daha çok şey yazabilirim ama canınızı sıkmak istemiyorum. İşin özeti şu; Biz ne maddi-fiziki koşullar yönünden ne de manevi-psikolojik yönden felaketlere hazırız.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Misafir
 23 Kasım 2011 Çarşamba 17:48
Sn Başbakanın 9 yıldır uyguladığı politikaların %50-60 şını tasvip edip destekleyen birisi olarak,sn Başbakanın,1935 den 1939 a kadar T.C.Devletinin Dersim politikaları adına ÖZÜR dilemesini asla ve asla tasvip etmiyorum ve çok yanlış buluyorum.1935 ile 1939 arasındaki Dersim olayları ile günümüzdeki pkk nın Dersimdeki KANLI EYLEMLERİ arasında hiçbir fark yoktur.Olayın nedenlerine inildiğinde,çok FARKLI boyutlara ve çok farklı ilişkilere ulaşılacaktır.Dersim İHANETİNİ kimse masum gösteremez.H.T.
 Misafir
 23 Kasım 2011 Çarşamba 12:02
00.09 niye böyle yorum yazma ihtiyacini duydunuz..yorumcularin bu hafta gündemi isgal eden"dersim olaylari" nedeniyle fazla buraya ugramadilar,ugramama nedenleri ise büyük olasilikla yazacaklari yorumlarin Bülent beyi inciltebilirler olabilirligidir.Son olarakta size sunu söyliyebilirim siz, kepce baska siteler kazan olsun bu kalitede ve seviyede yorumcu bulamazsiniz.Esasinda siz buranin yorumcularina asik olmussunuzda haberiniz yok:))
 teyze
 23 Kasım 2011 Çarşamba 03:23
00:09 Gedikliyi üstüme alındım Niçin kabahatli olduğumu anlayamadım.Tatvanda yaşayan yakınım günlerce Van Gölünde feribotta kaldılar.Burdur depreminde amcam için Burdurdaydık.Düzce depreminin ertesi günü Düzcedeydim gözümle gördüm tv de izlemekle alakası yok manzaranın korkunçluğunun, ilk şahsi depremimi ilkokul 1.sınıfta hasarsız yaşadım.En büyük korkum enkaz altında canlı kalıp toz solumak.KENDİMCE TEDBİRİM ÇOK.Evde dış kapının yanında biri yazlık biri kışlık 2 deprem çantam sarsıntı olursa kapıp kaçayım diye hazır durur vs .Ecelim tedbirlerime belki kahkaha atıyordur.BURAYA KADARKİ YORUM depremi biliyorum ve korkuyorumun özetiydi.Van depremi sonrasındaki tuhaflık dikkat çekici.Allah razı olsun herkesten,hiçbir depremde bu kadar dayanışma hatırlamıyorum ne hikmetse yardım ulaşmıyor yetersiz şikayetlerindende şaşkınım.Gücümüz yettiğince yardıma devam.Allah darda kalanlara yardımcı olsun.
 Misafir
 23 Kasım 2011 Çarşamba 00:09
Konu Van olunca mahcubiyettendir bilirim de gedikli yorumculardan ses cikmamasi guzel. Kabahati bilmek de eyidir.
 Misafir
 21 Kasım 2011 Pazartesi 14:59
otobüs terminali ve havaalanında yığılma o kadar değildir. deprem paraları duple yollara harcandığına göre, yollar açıktır, dupledir, kolay kaçmak mümkündür. siz yanlış görmüşünüz.
 Misafir
 21 Kasım 2011 Pazartesi 00:56
akil basimiza gelmesin.Bir sürü deprem tatbikatleri yapildi ülkemizde, gören derki bunlar uzaydan adam indirirler, ne alaka üc metre agactan bile adam indiremezler, cünkü her seyimiz lakayit disi olmus,ciddiyet yok varsada yoksa desinler babam desinler.Bu millette bir cok haslet hak getire olmus bir taraftan 21Yy Türk asri olacak derken en basit isleri bile adam gibi yapmiyoruz ve yapamiyoruz-4-
 Misafir
 21 Kasım 2011 Pazartesi 00:53
alinip kreslere yerlestirilirlerdi.Ihtiyarlar ha keza yildirim hiziyla oradan alinip ihtiyarlar yurduna getirilip tepeden tirnaga kadar muayene yaptirilirlaedi.Geriye kimler kaldi gencler ve orta yaslilar bunlarada oralarda yatacak yer bulunup oranin imariyla ilgili islerde calistirilirlar yada kendi istekleri dogrultusunda yönlendirilirlerdi.En fazla dikkat edecekleri konuda depremden dolayi oy avciligi derdine düsenleri geldikleri yere göndermek olurdu!Artik bundan sonra kacarken ve s....ken 3
 Misafir
 21 Kasım 2011 Pazartesi 00:45
Almanyada olmus olsaydi, ilk önce devletin alacagi karar su olurdu;Kesinlikle arama ve kurtarmalarda polisi ve askeri görevlendirmezlerdi.Arama ve kurtarma yapacak olanlar egitimli personellerden olusurdu.Ayni anda insaat müh. ve archidekleri(mimarlar)boy hizasina göre siraya girerlerdi, kesinlikle lakayit yok, her kes görev bilincinin icinde vakurlu davranislar segilerlerdi.Bizimkiler ise "agir abiyi oynadilar" Neyse konuya tekrar geri dönelim,Ilk önce 0-12 yas arasi cocuklar ailelerinden -2-
 Misafir
 21 Kasım 2011 Pazartesi 00:37
Biz nasil bir millet olmusuz böyle,dünyaya teskilatciligi devlet nasil yönetilirligi ögretende biziz.Ülkemin bir yerinde dogal afet oluyor ve akabinde at ile saman bir birine karisiyor.Hey Allah bir cok degerimizi kaybetmisiz bunun yanindada kendimizi kaybetmisiz.Sanki Viyana kusatmasini yapan bu millet degil, sanki Canakkale savunmasini yapan bu millet degil,cildirmak elde degil be kardesim.Depremde her kes koordinasyon müdürü olmus,kimin bas kimin ...oldugu belli degil.Bakiniz su afet -1-
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Turktime uygulamasını indirin, günün gelişmeleri cebinize gelsin.
Google Play
App Store
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2025 Turktime