Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Spinoza Problemi
Bülent Kuşoğlu
YAZARLAR
21 Nisan 2013 Pazar

Spinoza Problemi

Değerli yorumcu ve okuyucular, lütfen işin ciddiyetini kavrayın; Ben diyorum ki Hükumet vatandaşa faizsiz diye aslında 6 milyar liralık faizli kira sertifikası satmış… Yani vatandaşı aldatmış. Yani nasıl ifade edeyim bir anlamda Hükümetin vatandaşa dağıttığı etler domuz eti çıkmış gibi bir şey olmuş, siz de tık yok. Tıpkı Hükümet gibi… Bu ciddi bir istismar, çok ciddi… Devleti istismar, hukuku istismar ve müslümanı istismar.

Ben bunları derken bazıları “Silivri’yi neden yazdın?” diyor. Ben Silivri’de herkes suçsuz demedim. Ama bir soru sordum; Silivri’de yatanlar olmasaydı “İmralı Barış Görüşmeleri” aleni olarak yapılabilir miydi, İsrail ve ABD Türkiye’yi Ortadoğu bataklığına bu denli çekebilirler miydi, dedim. Yorumculardan bu konuda da tık yok. Haksız mıydım?

Kimse, devleti bırakıp eşkiyadan yana, hukuku bırakıp kaostan yana, Peygamberi bırakıp Ebu Cehil’den yana olmasın… Hele buranın okuyucu ve yorumcusu ise…

***

Geçen hafta yine, “Aklımız tutkularımızı yenebilir mi?” diye sormuştum. Hiçbir yorumcu bu konuya değinmemiş. Tebrik ve teessüf ederim. Neden sordum? Şöyle bir yorumum var; Akıl normal koşullarda tutkuyu yenemez. Ya daha güçlü tutkular olmalı yada konuyu zaman çözmelidir. Eğer, sorunu çözmeyi yani tutkuyu halletmeyi uzun zamana bırakmak istemiyorsak yüzleşmesini becermemiz gerekir. Üstüne üstüne gitmek, tutkuyu konuşmak, tartışmak, detaylandırmak, esrarengiz veya erişilmez olmaktan çıkarmak, basitleştirmek gerekir.

Bireyler için geçerli olan bu durum aynı şekilde toplumlar için de geçerli olabilir mi? diye de sormuştum. Örneğin toplumlar gözlerinin önündeki pisliği görmeden sürekli aynı partiye oy verebilirler mi? demiştim.  Nereden çıktı bu konu? Şu sıralar Irwın Yalom’un “Spinoza Problemi”ni bitirdim. Hakikaten çok güzel bir roman. Psikoloji, felsefe, tarih ve din ilgi alanlarınız içersinde ise mutlaka okumanızı tavsiye ederim.

Roman hem Yahudi kökenli olan ama hahamlarca cereme yani ömür boyu afaroza tabi tutulan Spinoza’yı ve hem de Hitler’in teorisyenlerinden Yahudi düşmanı Alfred Rosenberg’i anlatıyor. Geçişler, dönemler arasında ilgi kurmalar mükemmel. Spinoza ile arkadaşı sonradan haham olan Franco arasında ki diyaloglarla, Rosenberg ile Dr. Frederic  arasındaki diyaloglar çok ilginç. Tutkuyu yenmek akılla mı olmalı yoksa bir başka tutkuyla mı? Bir başka tutku deyince en önemli tutkunun inancınıza göre tanrı veya  Spinoza tarafından tanrı ile nerede ise eş anlamlı kullanılan doğa inancı olduğu ortaya çıkıyor.

Hani bir gün camide vaiz, “Allah ne yerdedir, ne göktedir, ne dağlardadır ne denizlerdedir, ne içimizdedir, ne dışımızdadır” diye vaaz ederken Bektaşi, “Hocam, sen Allah yoktur diyeceksin ama dilin varmıyor” demiş ya, Spinoza hiç tereddüt etmeden bunu demiş ve cereme uğramış. Ancak, ateistliği çok ilginç. Ben her zaman savunurum, düşünen, kendi çalışmaları sonucu tanrı yoktur diyen birisi, hiç düşünmeden, tartmadan, aklı ve inancını birleştirmeden sadece yüzeysel dindar birinden çok daha imanlıdır diye. İşte Spinoza öyle biri…

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Misafir
 25 Nisan 2013 Perşembe 03:28
16:49, uzaktan kumanda penisilvaynadan olunca muteber oluyor, bunu itiraf olarak alabilirmiyiz muhterem? Nedense tam da AKP-PKK ortaklığı onbir yılın sonunda ortaya çıkınca bütün akiller-altınnesiller cümbürCEMAAT haber sayfalarında boy gösterme yarışına girdiniz. Maksat açık, satışa karşı çıkanları moral baskı yaratarak sindirmek, olmazsa okuyucu önünde küçük düşürüp etkisiz kılmak ve olası bir referandumda direnci kırmak. Lakin o akilsizler de gittikleri yerlerde hep boylarının ölçüsünü alıyor
 Misafir
 25 Nisan 2013 Perşembe 03:21
10:55, AKIL ve bilimle hiç işi olmayan AKP propaganda birimi, her haber sayfasına birkaç yalama klavyetör bağlayıp en ağzı laf yapan ve merkep yalamışını da nöbetçiYorumcu tayin etmiş. O tek adamdan gayrısında zerre kadar akıl ve mantık arayan s.l.ktır. Örnek mi? Bir tanesi dünyanın TEPSİ gibi düz olduğunu ve güneşin hep bizim tepemizde olduğu saatlerde bütün dünyayı aydınlattığını sanıyor, hiç duymamış saat farkını. Ya da ona göre, birisi ülkeden uzaklaştıysa asla ülkesiyle ilgilenmemeli.
 Misafir
 25 Nisan 2013 Perşembe 03:21
10:55, AKIL ve bilimle hiç işi olmayan AKP propaganda birimi, her haber sayfasına birkaç yalama klavyetör bağlayıp en ağzı laf yapan ve merkep yalamışını da nöbetçiYorumcu tayin etmiş. O tek adamdan gayrısında zerre kadar akıl ve mantık arayan s.l.ktır. Örnek mi? Bir tanesi dünyanın TEPSİ gibi düz olduğunu ve güneşin hep bizim tepemizde olduğu saatlerde bütün dünyayı aydınlattığını sanıyor, hiç duymamış saat farkını. Ya da ona göre, birisi ülkeden uzaklaştıysa asla ülkesiyle ilgilenmemeli.
 TOTEM
 24 Nisan 2013 Çarşamba 21:17
Sayın yazar,Neden siz ve bazı arkadaş ve fikirdaşlarınızın tüm örnekleri hep yahudi asıllı insanlardan acaba? Gitmeden önce sizinle ilgili sarfettiğim tüm iyi niyetli düşünceleri geri alıyorum siz sadece iyi polisi oynadığını sanan ve kendini diğerlerinden daha akıllı sanan birisiniz ancak tarz ve hizmet ettiğiniz odak aynı!Sizede gelecek dönemde burada yazarsanız sayın vekilim diye hitap etmeyeceğim zira tekrar vekil olamayacaksınız buda benim kehanetim. Bunu neden yapıyorsunuz gerçekten neden?
 Misafir
 24 Nisan 2013 Çarşamba 16:49
Kılıçdaroğlu barışı kim istemez der.Ne hikemi ne bilgece ne gizemli bir söz kırk yıl düşünsek aklımıza gelmezdi.Tabi bir de ainesi iştir kişinin sözü var.Partisinde aykırı sesleri barış diyenleri bastırmak isteyen Kılıçdaroğlu...Ne köy ne kasaba...Lafla kitleleri uyutun bayrak vatan...Haberal ve Baymış darbeci gazeteci barıştan daha önemli...Öyle dedirtiyorlar.Napsın uzaktan kumanda nedir?
 Misafir
 24 Nisan 2013 Çarşamba 13:45
Bülent Bey, devletin arşivlerinden mason listelerine baktım o kadar uzun ki o kadar çok ki oku oku bitmiyor.Bu ülkede gölge hükümet değil gerçek hükümet M-G -K idi.Bu ülkede medyadan ekonomiye zaten para güç demektir her saha birilerince doldurulmuş ve vatandaş İslam adına camiye hapsedilmişti.Mesela Kutlu doğumu halka açık yerlerde kutlamak irticaydı vb.Velhasıl çok oyun oynandı memlekette aynı silahla gençler öldürtüldü bakanlar asıldı kurşunlandı helikopter vb...Şimdi birileri rahatsız...
 TOTEM
 24 Nisan 2013 Çarşamba 12:15
Karacabeyin kahraman belediye başkanı:) Yolsuzluktan beş yıl hapis cezası alan kahraman paçayı kurtarmak için Tabela oyunlarına giriyor bunların hepsi böyle destekçileri de tabi:) Eksik ve yanlış bilgilerle yorum yazıp sallmak alışkanlık olmuş vatandaşlarda.Bu belediye başkanı parti yönetimi tarafından hakkında soruşturma başlatılarak partiden uzaklaştırıldı yani Akp den istifa etmedi:)Sallamak güzel ama biri yalanlarınızı yüzünüze vurunca olmuyor değil mi? o yüzden beni hiç sevmiyorsunuz:)
 Misafir
 24 Nisan 2013 Çarşamba 11:40
En son şehit olanlardan ASTSUBAY Vedat AVCI'nın annesi bu süreç keşke 6 ay önce başlasaydı da oğlum ölmeseydi diyor.CHP'nin hakimi ulusalcı İPçi kesim PKK yı bir yılda bin kayıpla köşeye sıkıştıran Özel paşaya mesafeli fakat Silivriye çok yakın.Çünkü Ordu millet el ele diyenlerin ordudan anladıkları KOŞANER paşanın İLLEGALİTEYİ yol edindik dediği İllegal insanlardı.CHP içinde iyi niyetlilere CIA diyenler hep kazandı ve kazanacak.CHP değişemez hakim güç bırakmaz.Yolları ayıracaklar MECBUUUUR.
 Misafir
 24 Nisan 2013 Çarşamba 10:55
Şu gece yorum yazan arkadaş biyografi adlı bir belgeselde budist D.Lama her gece saat 3 te kalkıp ertesi gün insanların kötülük yapmamaları için dua ediyorum diyordu.Bari siz de ülkemiz için dua edin de kalktığınıza ya da uyumamanıza değsin. Editöre de Allah sabır versin.Akşam lisesi gibi gece yorumcusu:)
 Misafir
 24 Nisan 2013 Çarşamba 06:38
AKİLSİZLERİNİZİ ALIN DA... GİDİN. bu da bir başka satılmayan, namuslu vatan evladının AKPnin "pazarlanmış"larına tokadı, haber kaynağını vermiyorum, "AKP'den istifa etti, ilk işi T.C'li tabelayı astırmak oldu Bursa'nın Karacabey İlçesi'nde, bir süre önce AKP'den istifa ederek bağımsız kalan Belediye Başkanı Ergün Koç, belediye binasındaki tabelayı indirtip, yerine 'T.C.' ibareli yeni tabelayı astırdı" diyor. Böyle insanları vermez YALAKA basın, daha ağır yazmıyorum, editörü düşünerek elbet.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Turktime uygulamasını indirin, günün gelişmeleri cebinize gelsin.
Google Play
App Store
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Turktime