Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Sivil Anayasa Yapımı Nasıl Gidiyor?
Bülent Kuşoğlu
YAZARLAR
11 Mart 2013 Pazartesi

Sivil Anayasa Yapımı Nasıl Gidiyor?

Anayasa yazımına başlananı bir yıl civarında bir süre geçti. Anayasa aslında 6 ayda da yazılır ama uzlaşma ile olsun, demokratik olsun, “sivil” olsun, toplumun her kesimimin görüşlerini yansıtsın istiyorsanız Türkiye gibi sıkıntılı bir ülkede birkaç yıl gerekir. Galiba, Anayasanın yüzde 20-30’luk bölümü tamamlanmış durunda. Bazı maddeler konusunda güzel tartışmalar yapıldı, yapılıyor. Cumhuriyetin nasıl sağlam temeller üzerine oturtulduğu daha iyi anlaşılıyor. Bazı konuların entelektüel yazım-çizim konusu yapıldığında eleştirildiği kadar basit olmadığı görülüyor. İnşallah iyi bir Anayasa yapacağız ama bir sorun ortaya çıktı; Başbakan 2 ay önce başlangıçta gündemde olmayan Başkanlık sistemini devreye soktu ve önce Mart’a sonra Nisan’a kadar süre verdi. Düşünün başlangıçta çok partili demokratik sistem varsayımıyla partiler olarak tüm kurumları oluşturmuşsunuz, maddeleri ona göre yazmışsınız, biri çıkıyor dayatıyor, “Başkanlık sistemi olacak ve Nisana kadar bitmezse ben kendi Anayasamı geçiririm.

Biz neden Anayasa yapmaya soyunduk? Neden tüm partiler seçimlerde yeni bir Anayasa ihtiyacı içersinde olduğumuzu söyledi? Çünkü, 1- 12 Eylül Anayasa’sından kurtulalım istiyorduk, 2- Mevcut Anayasa değişikliklerine rağmen bize, ihtiyaçlarımıza, teknolojik, sosyal, siyasi ve kültürel gelişmelere uygun düşmüyor, yetersiz kalıyordu ve 3- Demokrasinin yeterince tezahürüne engel oluyordu, değil mi? Hatırlıyorsanız hemen herkes böyle söylüyordu. Yeni Anayasa dertlerimize deva olacak, askeri vesayet sistemi ve özellikle İslamcı kesimlerin talepleri ve Kürt sorunu başta olmak üzere tüm sorunlarımızı çözecekti, değil mi?

Ayrıca, çok önemli bir hususu da belirteyim; 12 Eylül Referandumunda halkın onayladığı özellikle yargı ile ilgili maddeler yeniden düzenlenmeyecek demişti Başbakan Erdoğan. Oysa bugün yargının da tabiri caizse yeniden formatlanmasını, yani yargı ile ilgili hükümlerinde yeniden düzenlenmesini istiyor. Neden, çünkü, yargı Tayyip Beyin istediği ölçüde kontrolünde değil…

Bugün yeni bir Anayasa yapımını niçin istediğimizi toplum pek umursamıyor ama maalesef sivil toplum ve siyasiler de bu konuda pek ciddiyet taşımıyorlar. Son dönemde iktidar partisi üyelerince, Anayasa sadece Tayyip Bey için dizayn edilmeye çalışılıyor, diğer partilerde ona karşı tutum almaya çalışıyorlar görüntüsüne geldi.

 Peki, bundan sonra süreç nasıl işler?

Muhakkak ki en başından beri hiç kimse TBMM Anayasa Komisyonu’ndan 4 partinin de uzlaştığı bir Anayasa üretmesini beklemiyordu. Halen de öyle. Ancak, maddelerin yüzde 90’ının da uzlaşmayla çıkması önemliydi. Ancak görünüşe göre bu mümkün değil. Zira Anayasa, Tayyip Beyin çıkışları ve konuyu şahsileştirmesi sonrası önümüzdeki dönem seçim yarışı için siyasi bir koz durumuna geldi. Tayyip Bey her şey yolunda giderse BDP/PKK ile Anayasa yapar, onlara başkan olması karşılığı önemli şeyler verebilir ve kendini siyaseten bitirebilir noktaya hızla gidiyor. Partisinden de kendisine tepki var. İlk tepki 12 Ekim Anayasa oylamasında kaybetmesiydi, sonra diğerleri geldi. Hala “Ben bilir- ben yaparım” alışkanlığından vaz geçmiyor. Enaniyeti yüksek… Sonunuda bu getirecek… İnşallah ülkeye zarar vermez. Şimdi kimse Anayasa Uzlaşma Komisyonundan yani masadan önce kalkıp oyun bozan olmak istemiyor ama kimse de bir uzlaşı anayasası yapma umudu taşımıyor. Hele bazıları Anayasa bahanesi ile rejim değişikliği beklerken belki de böylesi hayırlı…

Şimdiye kadar “Darbe Anayasası” görmüştük, şimdiden sonra “Zorba Anayasası” görmeyiz inşallah.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Misafir
 17 Mart 2013 Pazar 13:57
SEZgin Tanrıkulu "NASILSİNDİR OĞLİM" diyen anasının sözüne nasıl gülmüş ve nasıl öldüresiye dayak yemiş bunu CHP'nin salı grubunda anlatsın..üç beş yıl önce kaldırılan başka dille görüşme yasağına gülsünler.Yasak kalktı bölünmedik...CHP eyyy CHP... güleriz ağlanacak halimize...BÖlünürüz korkutun insanları ..
 Misafir
 17 Mart 2013 Pazar 13:45
Tanrıkulu, 12 Eylül döneminde 15 yaşındayken "PKK üyeliği" suçlamasıyla tutuklu kaldığı Diyarbakır E Tipi Cezaevi'nde kendisini görebilmek için Türkçe bir-iki kelime öğrenen ve ziyarette "oğlim nasıldır?" diyen annesine, "irade dışı gülümsediği" için komaya girene kadar dövüldüğünü anlattı.
 Misafir
 17 Mart 2013 Pazar 13:12
CHP 'nin tek sermayesi bölünüyoruz.Bir oğlu polis bir oğlu pkk!lı olan ama bölünmeyi istemeyen Kürt vatandaşı anlamaz chp...AKP niçin birinci parti güneydoğuda bölünmek isteyen akp ye mi oy verir...Atilla Kart belki 6 oka muhalif çok fikirler seslendirmek istiyor ama devran döner ÇETİN günler gelebilir diye korkuyorlar yoksa...Dogmalar devri bitti reel dünyayla CHP nin seminer planlarıyla örtüşen düşünceleri artık toplumun umurunda değil..TOPlum da Chp nin...
 Misafir
 17 Mart 2013 Pazar 12:01
Kılıçdaroğlu, neseben Kürt ama, neseben Türk olmayanlar hizmetçi olur dağlar taşlar bile bunu duysun diyen MAHMUT esat Bozkurt denen böyük sosyologu savunuyor.NİÇİN??? MANtığı yok? POLİTİKA budur işte.İLLa muhalefet mantıklı mantıksız.Kürt, Ahmet Türk:) eskiden CHP deydi niye oraya geçmiş bir sorsun.ATİLLA kart, GENÇ bir fikir söyledi ama bu fikir chp için genç DÜnyada kim ırkının başka ırklara hizmetçi olacağını duysa tepki vermez.CHP halka rağmen...devam..hem sosyaldemokrat hem bozkurt hem :))
 Misafir
 17 Mart 2013 Pazar 11:47
Bu ülkede çok iyi niyetli insanlar var silivridekilerden de var fakat iyi niyetle hareketleriniz örtüşmüyorsa o iyi niyet bir işe yaramaz.Diyarbakırda vatandaşa "co" adlı köpeğe selam verdirir ve insan pisliği yedirirseniz A.Türk eski CHP'li vekili çırılçıplak soyup döverseniz.Elbette PKK'yı yüze katlamış olursunuz.2009'da hala insan fişler fırsat ele geçerse nasıl darbe yaparız derseniz ..birkeç yıl önce mahkûmlar analarıyla Kürtçe konuşamıyordu.Kadın TÜRKÇe bilmiyor.Bulgar kötü...Bölündük mü?
 Misafir
 16 Mart 2013 Cumartesi 23:12
Atilla Kart "Ne mutlu eşitim diyene "demiş.Artık haftaya kalmaz bölünürüz...Üç gün mü desem dokuz gün mü desem pattadanak bölünebiliriz.
 Misafir
 16 Mart 2013 Cumartesi 21:18
15:54, onun devamını vermezsin, çünkü sahtekarlığın ortaya çıkacak. iyisi mi ben yine o makaleye gidecek yolu vereyim. İnternette birçok yerde var, google amcaya sorun, "Mahmut Esat Bey neden Bozkurt" diye. O sayfalardan birisine bakın ve o demecinin devamını okuyun, Bozkurt neden demiş ve nasıl demiş görün. AKPnin maşaları sahtekarlıkta rakipsizdir.
 Misafir
 16 Mart 2013 Cumartesi 20:37
ECEVİT Ulucanlar'da içerdeyken bir gazeteci gelir ve Ecevit'e efendim ülke için durumunuz için ne düşünüyorsunuz deyince ECEVİT ŞU muhteşem cevabı verir:"Ben içerdeyim siz hürsünüz önmeli olan sizin ne düşündüğünüz." ECevit şimdi ergenekon aklayan BÖYYÜK GAZETECİLERİ, siyasetçileri GÖRSE NE DERDİ ACABA????
 Misafir
 16 Mart 2013 Cumartesi 19:32
Avrupada sınır yok herkes bir ülkeden diğerine MAHALLE geçer gibi geçiyor.CHP Mahmut Esat Bozkurt'un Hitler'den ilhamını alan fikirlerine yapışmış.NE MUTLU EŞİTİM DİYENLERLE silivri kafalılar eninde sonunda ayrılacak...Ya da bu kafayla gidilirse ilk seçimde terör de azalırsa AKP %60 çekecek...
 Misafir
 16 Mart 2013 Cumartesi 16:45
Atilla Kart Türkiye ahalisi dedi Atatürk der.Birgül Hanım ayrı telden vurur mızrabı. Chp içinde en sıradan en evrensel kavramlar bile uzlaşı içinde değil.Millet nerede bunlar nerede..Oklarla günü anlamaya çalışan... Türk olmayanlar hizmetçidir diyen Hitler özentisi Bozkurt Mahmut Kafasından darbecilere chp rengârenk ama halka ait bir rengi olmayan Nişantaşı ve atik ÇEVİK Sincan ressamlarının karışımı BİR parti...Bu yapıyla ...
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Turktime uygulamasını indirin, günün gelişmeleri cebinize gelsin.
Google Play
App Store
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Turktime