Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Osmanlı ve Türkiye Geçmişimizi Tartışalım: Ne Amaçla?
Bülent Kuşoğlu
YAZARLAR
8 Aralık 2011 Perşembe

Osmanlı ve Türkiye Geçmişimizi Tartışalım: Ne Amaçla?

Cumhuriyet döneminin bizim değerli yorumcularca çok daha makul bir şekilde tartışılmasına memnun oldum. Eski tartışmalarda zaten ağırlıkla bilgi dolu ve derinliği olan tartışmalardı ama günlük siyasetten kurtarılamıyordu. Geçen yazıda ağırlıklı olarak yorumcular, ülke selametini parti siyasetinin üstüne çıkarmayı bildiler.

Benim ve yorumcular tarafından yazılanları tekrar değerlendirdiğimde şu sonucu çıkarıyorum: Tarih yazımı hep sorunlu oldu. “Gazeteciler tarihi ilk yazanlar” imiş. Bugün de ilk tarih yazıcıları için tarihi çok doğru yazıyorlar diyemeyiz sanırım. Herkes kendi çıkarları doğrultusunda yazmaya çalışıyor. Tarihi ise sonuçta kazananlar yazıyor. Amerikan tarihini Kızılderililer değil beyazlar, Türkiye tarihini de Padişah’a, Enver Paşa’ya ve diğerlerine karşı kazananlar yazmıştır. Vahdettin, Kadir Mısıroğlu veya Dr. Rıza Nur yazsaydı daha mı doğru yazılırdı?

***

Geçen yazıma bazı itirazlar geldi. Doğru olabilirler ama sonuçta gerçek şu; Osmanlı sonrası kurulan  devlet sayısını bazıları 60’ın üzerine dahi çıkarıyorlar ama en azından bugün “Devlet” tanımına girebilecek 20 küsur devlet vardır. Bunlar arasından petrolü olmayan, eğitimli insanlarını savaşta yitiren kuruluşun belki de en zayıflarından biri, Türkiye bugün en güçlüsüdür. Laiklik eleştirilerine rağmen İslam anlayışı ve uygulamaları açısından da bakıldığında Türkiye’nin geride olduğunu söylemek sanırım vicdansızlık olur. Evet, tangoda öğretildi, “Kelleler gider” de dendi, Dersim’de yaşandı ama hataları ile sevapları ile bir devrim denemesi yapıldı ve Cumhuriyet bugüne geldi ve de halk Cumhuriyeti benimsedi. Osmanlı’yı yıkan kadrolar İttihatçılar ve Enver Paşa idi ama sebepler çok farklıydı. Atatürk ve arkadaşları Osmanlı’nın küllerinden yeni bir devlet kurdular ve bu devlet aramızdan bazıları hala kızsa da devlettir ve bizimdir.

Hataları konuşalım, Dersimleri, İstiklal Mahkemlerini, darbeleri ama bir şartla; doğrusunu öğrenmek ve varsa itibarı iade edilecekleri tespit etmek için. Ders almak için. Bugünün günlük parti siyaseti için kullanmak amaçlı değil... Hepimiz aynı gemideyiz.

***

Cumhuriyet zorlama bir ulus devlet kurdu. Tepeden inme bir hareketti. Demokrat değildi.” diyebilirsiniz tabi ama o günün koşullarını biliyorsunuz, nasıl halk hareketi olabilirdi? Nasıl demokrat olabilirdi?

Ancak Cumhuriyet daima demokrat ve halkçı olma peşinde oldu. Kadroların hatalarını kabul ederim fakat sonuçta yine Osmanlı coğrafyasındaki en demokrat en halka dayanan ülkelerden biri değil miyiz? Ulus devlet ise benimsenmiştir. En azından herkesin kabul ettiği bir gerçek var; Türkiye örnek bir ülkedir.

Kabul edersiniz ki Türkiye’nin bir yerlerden “Arap Baharı” ithalatına ihtiyacı yoktur…

***

Bazı yorumcular halifeliğin kaldırılmasını çok şiddetle eleştirmişler veya eleştirme temayülündeler. Öyle anladım. Daha önce bu konuya girdim, tekrar gireceğim ama şimdilik şu kadarını söyleyeyim, hilafet ruhani veya Kurani değil tamamen dünyevi ve özellikle siyasidir.

Hilafeti tartışırsak teorik kalacak ve varsayımlarla hep farklı sonuçlara ulaşacağız, pek anlaşamayacağız ama en azından konu üzerinde derinleşebiliriz.

***  

Tarih ders alınmak içindir. 100 yıl önce Osmanlı coğrafyasında yaşananların bir benzeri tekrar yaşanıyor, yaşanacak.

Hangi dersleri çıkarıyoruz, çıkarmalıyız?

Ben geçen yazımı da, daha önceki yazılarımı da konuyu bu noktaya getirmek için yazdım. Dişlerimi sıkmadan, asla küfür etmeden, sabırla hep bu noktaya gelmek için uğraştım.    

Siz de dener misiniz?

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Misafir
 12 Aralık 2011 Pazartesi 10:38
Bu başarıların yanında KÖTÜ İCRAATLARI yok mu ?..VAR.. 1-Şike ve UTANÇ yasası...2-Dersim ve benzeri Defterleri kaşımak, üstelik HİÇBİR bilgiyi doğrusunu bilerek değil,bilgisizce KAŞIMAK...3-AB UYUM yasaları konusunda çok ağırdan almak...4-Türki Cumhuriyetlere tıpkı eskiler gibi (Özal Hariç) önem ve ehemniyet vermemek...5-Devlet Özel sektör ilişkilerinde tıpkı OYAK gibi davranarak, kendi ideolojilerinin dışında olanlara farklı davranmak.daha detaylar mevcut....H.Tahsin.
 Misafir
 12 Aralık 2011 Pazartesi 10:33
Detaylara girersek,Öğrenime verdiği önem ve ehemniyet,öğrenci harçları,yurt imkanları,araştırmaya verilen destekler,bunlar onyıllardır verilemiyordu,çünkü buralara ayrılan paralar,Istanbul DÜKALIĞININ cebine gidiyordu,Çetelerin cebine gidiyordu.Cumhuriyet tarihi boyunca yapılan yol kadar YOL yapıldı.On yıllar boyunca yapılmayan yollar yapıldı.Bunlar taktir edilmesze yaratnın cezasına maruz kalırız.Bunlar yönetimin görevidir.fakat bugüne kadar yapılmamıştı...???.Bu ayrı bir konu.H.Tahsin.
 Misafir
 12 Aralık 2011 Pazartesi 10:29
11 Aralık 2011 Pazar 21:41...Benim Ak Partinin icraatlarına verdiğim destek tümüne değildir,bir kısmınadır.Bana göre en önemli icraatı,1960 lardan beri ÜLKEMİ SÖĞÜŞLEYEN darbeci-Cuntacılar ile Istanbul DÜKALIĞININ ortaklığındaki ÇETELERİ dağıttı.İkincisi yukarıdakileri HUKUK ZIRHI ile koruyan JÜRİSTOKRASİ ÇETESİNİ dağıttı.Üçüncüsü Ekonominin başına getirdiği kişi,Dünya çapında önemli bir kişi,bu kişiye sabırla sahip çıktı,yüzyılın kriz tufanında Ülkeyi korudu.Bunlar çok ÖNEMLİ...H.Tahsin.
 Misafir
 12 Aralık 2011 Pazartesi 10:24
11 Aralık 2011 Pazar 21:41,Sevgili Misafir,Benim hangi siyasi parti CENAHINDA olduğumu sanıyorsun.Bir tespitin varsa peşinen söylüyorum,yanılıyorsun.Çünkü ben 1999 Seçimlerinden sonra kurulan KOALİSYON Hükümeti güven oyu alır almaz,40 yıllık kendi siyasi partimden de, SİYASETTENDE birdaha geri dönmemek üzere istifa YEMİNLİ ettim.Burada yazdığım siyasi yorumlar gördüğümü dile getirmekten ibarettir.40 Yıl siyaset yaptım sürekli verdim,Yüce yaratan bana siyasi RANT nasip etmesin.H.Tahsin.
 Misafir
 12 Aralık 2011 Pazartesi 03:36
Osmanlı'ya dair analizlerde işe yarayacak bir kitap Milli Eğitim yayınları arasında çıkan İbrahim Müteferrika'nın "Milletlerin Düzeninde İlmî Usuller" (Usûl-ül Hikem Fi-Nizam-ül Ümem)adlı kitabıdır. Satır aralarında "ince" bir eleştiriyi okuyabilirsiniz.
 Misafir
 11 Aralık 2011 Pazar 23:09
sorun:Ülkemizi ziyaret ederken hangi duygularla geldiniz ve görmek istediginiz yerler Cumhuriyetin ilanindan öncekilermi YOKSA sonradan yapilanlarmi? Osmanli Köylünün karnini köyünde doyurmustur,gayri müslümde olsalar dahi onlara o kadar hos görülü davranmislarki devletin sadikayi tabakasi olmuslar.Eeee size ne anlatirsam viz gelir, beyni yikanmislarala benim isim olmaz.Hasan Bey dostumuz bu konuya detayli bir sekilde girerse cok faydali olur kanaatini tasiyorum.Hepinize selam./2/
 Misafir
 11 Aralık 2011 Pazar 23:02
Osmani Devleti Aleyye(YÜCE DEVLET)tartismaya kaldigimiz yerden devam edelim.Totem;kirilacak ve üzdürülecek bir yorumcu degil! Bizim tarih kitaplarimizda bu yüce devletin genellikle hep kötü taraflarini ögrettiler, aksini iddia eden iddiasinla kalir.Niye kötü taraflarini ögrettiler amaclari neydi bunu burada yazmaya kalksam sadece kendimi yormus olurum.Size bu yüce devletin yüceligini cok basit bir örnekle anlatmaya calisayim.Bir gün Sultan Ahmet meydaninda önünüze cikan bir turiste su soruyu /1/
 Misafir
 11 Aralık 2011 Pazar 21:58
Ben buradan diyorum ki,BİLİM yolunda yürümeyenin,İslam ile de,Müslümanlık ile de uzaktan yakından ALAKASI yoktur.Zira yaratanın emretmiş olduğu Nizamı-Alem düzeni BİLİMİN tarif ettiği düzendir.Çünkü BİLİM yolunda yürüyenler,Tanrıya,yaratana ulaşırlar.Dünyayı AYDINLATAN ışık,NUR,beslenme kaynağını nereden alır?.CEVAP:Sonsuz enerjinin kaynağından gönderilen bilimsel bilgi datalarından alır.Bilimin yolunda yürümek ise,bahsekonu dataları çözümlemek.Osmanlı bu meyanda ne yapmıştır???.H.Tahsin.
 Misafir
 11 Aralık 2011 Pazar 21:52
Bize gençlik yıllarımızda verilen seminerlerde ,Osmanlının bir NİZAMI-ALEM" davası,sevdası söylenir dururdu.Tarihin derinliklerine indikçe, "Nızamı-Alem" davası dediklerinin, bir başka dava olduğunu farketmek,çokda zor olmadı.Nıza-ı ALEM DAVASI, Bilimin ürettiği BİLGİ ile donatılan AKLIN Yolundan yürümektir.Biri çıksında bana izah etsin bakalım.Osmanlı hangi dönemlerde BİLİM yolunda yürümüştür.Yürümüş olsaydı SANAYİ devrimini herkesten önce yapardı.Osmanlı yoksa ÇEVRECİMİYDİ(!)....H.Tahsin-1
 Misafir
 11 Aralık 2011 Pazar 21:50
Kanada'da uzun süre halı döşeme işinde çalışıp para biriktirip ülkeye dönmeye niyetlenen bir ülkücü arkadaşım, ağabeyi ile birlikte halı-döşeme işi yapmaya kalkıştı. İlkin ağabeyi yola çıkıp yerleşecekleri Ankara'ya gitti. Bir ay hem ev ve işyeri hem de piyasayı araştırdı. Ay bitmeden Kanada'daki arkadaşıma, yani kardeşine "sakın hiçbir şeyi bozma, satma. Ben geri dönüyorum, burada iş ahlâkı falan kalmamış, gelirsek bizi yerler" diye haber saldı. Yorum sizlerin, sevgili okurlar.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Turktime uygulamasını indirin, günün gelişmeleri cebinize gelsin.
Google Play
App Store
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2025 Turktime