Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Hayatı Yorgun Yaşamak, Maneviyatı İhmal Etmek
Bülent Kuşoğlu
YAZARLAR
28 Kasım 2011 Pazartesi

Hayatı Yorgun Yaşamak, Maneviyatı İhmal Etmek

Hızlı kent yaşamı içersinde yalnızız. Bilerek tercih ediyoruz. Bilerek tercih ettiğimiz yalnızlık değil ama yalnızlığa götüren yaşam tarzı. Daha çok tüketmenin, lüks tüketmenin, marka tüketmenin, tüketebilmek için çalışmanın, tüketebilmek ve sahip olmak için ruhumuzu satmanın farkında olmadan gereklerini yerine getiriyoruz. Farkında olmadan çünkü, bu da bizim tercihimiz olmaktan ziyade çevremizin, bize belletilenin bir sonucu… Okuldan itibaren sadece bedeni ihtiyaçlar ve nefsimiz için yani tüketim odaklı eğitiliyoruz. Bir ruhumuz olduğunu, onun da doyması gerektiğini bilmiyoruz. Zaten yüzyıllardır Anadolu bozkırına hapsedilmiş, adam yerine konulmamış, Cumhuriyetle birlikte birey olduğunu anlamaya başlamış nesilleriz, bir de bu hızlı kentleşme ve hızlı teknolojik değişim iflahımızı kesiyor… Hem öyle olmasa bile Batılı sanayileşmiş toplumlar dahi kaç yüzyıldır hala kentleşme ve teknolojik değişime alışamadılar, kolay mı?

Biz nasıl mücadele edeceğiz?

Yine sorunu aldığımız Batılıların yaptığı gibi…

Çoğu Uzakdoğu kökenli yöntemlere başvurarak mı?  

Feng shui, reiki, shiatsu, yoga, chi, yaşam koçu, arınma, temizlenme…

Şimdi çevremizde özellikle büyük şehirlerde bunlara ilgi duyan o kadar çok insan var ki… Gün geçtikçe sayıları artıyor. Bunları küçümsemiyorum. Hayat enerjisinin akışını keşfetmek, çevremizi saran mistik yaşam nefesini fark etmek, evrenin ve doğanın titreşimlerini algılayabilmek güzel şeyler… Dediğim gibi itiraz etmiyorum ama bir şeyleri ihmal etmiyor muyuz?

Gelmek istediğim nokta, kendi değerlerimiz, geleneksel yaşam tarzımız, inançlarımız. Bunları çok ihmal etmedik mi?

Hemen ben namazımı kılıyorum diyen siyasi dindarlar laf etmesinler. Onlar da bu konuyu içselleştiremiyorlar. Onlar da ruhlarını arındıracak, iş ve sosyal yaşamlarındaki zorluklar karşısında kendilerine manevi bir zırh olacak tarzda bu ibadeti içlerine sindiremiyorlar. Ruhlarını, gönüllerini yüceltemiyorlar. Namaz yada ibadet bu dünyaya ait maddi bir eylem onlar için. Diğer kesimler zaten ruhsal-manevi ihtiyaçlarımızın farkında değil. Hocalarımızın büyük çoğunluğu ise hala vaazlarında örnekleri Sahabe döneminden ve geçmişten vererek günümüze gelemiyorlar.

Bizim yakın geçmişimizde özellikle kasaba ve şehir yaşantımızda manevi yanımızı doyurma gibi bir sorunumuz yoktu. Yaşam daha dengeliydi. Nerede ise tüm mahalle tüm sülale birbirini bilir ve destek olurdu. Danışacağımız, örnek alacağımız abiler, ablalar çoktu. Bayramlar dahi manevi yanımızı tatmin ederdi… Sonra yalnızlaşmaya başladık. Kentleşme ve teknolojik değişim-dönüşüm bizi de sıkıntıya soktu. Bu gün daha çağdaş bir din anlayışına, teknolojik ve iş yaşamımızdaki gelişmeleri kavrayan bir maneviyata ihtiyacımız var.

Bu yazımla biraz farklı bir konuyu sizin tartışmanıza sunmak istedim. Ben çok basit olarak giriş yaptım konuyu severseniz ilerde derinleştiririm.  

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Misafir
 1 Aralık 2011 Perşembe 00:37
Misafir 20.45, tam benim sorduğum sorunun cevabına geldiginde başına ağrı girmiş benim soru kadük kalmış. Sabah zinde kafayla devam lütfen. Ayrıca Buradan birisi de İP ile tehdit etmiş. Çok pis söverdim ama editörü geçmez. Dostlara ayıp olur. Sadece bul bekliyorum, yoluna çiçekler serdim özlüyorum diyeceğim. Ben soruyu samimi bir şekilde sordum, gönülden cevaplayanlara teşekkürler diyorum. GKA
 Misafir
 30 Kasım 2011 Çarşamba 20:45
19:05 ne anlatiyorsunuz Allah askina.Siz yazdigim yorumu sadece görmüssünüz yani bakmamis ve okumamaissiniz.Eger sakin bir kafa ile yorumlari tekrar zahmet okursaniz icerisndeki GIZEMI anlarsiniz.Saygilar
 Misafir
 30 Kasım 2011 Çarşamba 19:05
Ya arkadaş,"KİLİSEYE üye olamak,olmamak...." gibi konularını bırakta,birazda Türk İslam kurallarına göre Camilerle ilgili kuralları öğreniver.Kilise hiristiyanları ilgilendiriyor.Bu Ülkenin %96 sı MÜSLÜMAN, Müslüman mahallesinde salyangoz satma huyundan artık vazgeçseniz olmaz mı?Hayret bişey ya.istersen birazda "havra kurallarından" bahset, kesmezse budizime de girebilirsin!!!
 Misafir
 30 Kasım 2011 Çarşamba 18:15
/6/ bizden daha iyi bilir.Gel gelelim Camilerin altinda dükkan vs olabilirmi kismina..Cami Yk.kurullari kimlerden olusuyor, ibadet yerlerini denetliyebilme eksikliklerini giderebilme kapasiteleri varmi yokmu.Ben sahsen camilerde para toplayan kisilerin cami yönetiminde faal calistiklarini ve Yk bunlardan mütessekkil olduklarini hep düsünmüsümdür.Konuyu amma dagiitim be..basim agirdi,gerci Bülent Beyin konusunun disinda epeyi ciktim.Özür dilerim.Selam ve dua ile
 Misafir
 30 Kasım 2011 Çarşamba 18:09
/5/ 600 senelik devlet gelenegi bir günde yerle bir edildi,katilimci ve sosyal dayanisma Allah´in rahmetine kavustu.Bizim bir günde degistirilen yillarin vakif anlayisini bati toplumlarinda görebiliyoruz.Büyük ihtimalle bize ait olan cemiyetcilik ve dernek anlayisini onlardan ögrenmek icin yakinda bir heyet Avrupaya göndeririz, nede olsa her seyi Avrupa bilir ve uygular!Tabiki yeni kurulan gencecik bir devletiz bir sürü yapilacak önemli isler var.Sevgili abimiz Bülent Bey , bu aksakliklari
 Misafir
 30 Kasım 2011 Çarşamba 17:58
devletin bilgi dahilinde olur.Devlet bunlarin ic islerine karisamaz,secilen Yk her seyi denetler ve sene sonunda bunu Finanzamata(maliyeye) bildirir,bildirmek zorundadir.Asi taktirde elinde bulunan kamuya yararli belgesi alinir,kati sürette bagis alamaz.Daha fazla basinizi agirtmadan bizim ibadet hanelerimize(Allah´in evi) dönelim.Yaklasik ülkemizde 65000 civarinda Cami var sanirim.Osmanli döneminde camilerin büyük bir kismi vakiflarin denetim ve kontrölü altindaydi.Cumhuriyet döneminden sonra
 Misafir
 30 Kasım 2011 Çarşamba 17:49
/3/üeler tarafindan öküzün trene baktigi gibi bakarlar ve bastan asgiya kadar süzerler.Sanki bu kisi onlarin özeline girmis,haneye tecavüz etmis damgasi yer.Hic bir kilisenin altinda üstünde yaninda olan bir dükkan kiraya verilmez,verilse dahi sadece kamu yararina calisan kuruluslara verilir buda gecici bir süreyi kaplar.Kiliselerin geliri sadece üye aidatlarindan olusmaz her birini gayri mengulleri ve nakit paralari vardir, bunlar genelde yüksek miktarli bagislardan olusur.Yapilan bagislar
 Misafir
 30 Kasım 2011 Çarşamba 17:44
?/2/09:45 DEVAM..ibadet yapilirmi diye millete gazini almak istiyebilir.Bazilarida cikar Camiye gelir saglama adina camilerin altini, yanini kiraya verseler ne olur sirmalarinizmi düser diye söyliyebilir.Bu varyantlardan hangisi daha mantikli birazda buna kafa yoralim.Isterseniz ilk önce Hiristiyan toplumu bu konuda ne düsünüyor(kiliseler) nasil bir tutum sergiliyor bunu irdeyelim.Kilise cemaati gittigi Kiliseye üye olma zorunlulugu vardir,üye olmadan Kiliseye adimini attigi taktirde diger
 Misafir
 30 Kasım 2011 Çarşamba 12:52
Arkadaşlar burayı da meclise çevirmeyin, kim daha çok Cami yıktı, vs.. Bizim çocukluğumuzda Cami altları mahallenin eli sanat tutan, sevilen ama desteğe ihtiyaç duyan sakinlerine kiralanırdı. Hem o kişinin eli para tutar, ailesine bakar, hem de Cami'ye kazancından katkıda bulunurdu. Bu muhteşem yaklaşımın şimdilerde yapılanla alakası da yok. Süpermarket zincirleri tercihi başka sebeplerden. Tehditçi 9:42 misafire bir çağrım var, tehdit ederken rumuz kullanma yürekliliğini bile gösterememişin. TS
 Misafir
 30 Kasım 2011 Çarşamba 11:03
Bence sn Cumhurbaşkanımız ıstanbul DÜKALIĞININ TBMM nin tümünü "hipno!" ederek,geçirmiş olduğu ŞİKE yasasını ONAYLAMIYACAK ve TBMM ye iade edecektir.Umarım sn Kuşoğlu da ŞİKEYE karşı bir dik duruş sergileyecek Milletvekili BLOĞUNDA üstelikde en ön sıralarda yerini alır.Bu bizim temennimiz.Lütfen yanlış anlaşılmasın.Şike yasasının TBMM ye iade edildikten sonra,mutlaka değiştirilip,ÇOK AĞIR CEZALAR içerecek hale getirilmelidir.Aksi halde Türk Futbolunu imha etmiş oluruz.H.Tahsin.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Turktime uygulamasını indirin, günün gelişmeleri cebinize gelsin.
Google Play
App Store
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2025 Turktime