Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Mutlu musunuz?
Talat Atilla
YAZARLAR
24 Aralık 2019 Salı

Mutlu musunuz?

 

 

Dün...

Saat 17:39’da avukatım Murat Sultansu’ya cep telefonundan kimliği belirsiz bir kişi tarafından “Seni ve o gazeteciyi öldüreceğim!” şeklinde telefon açıldı.

Avukatım, arayan şahsa gerekli yanıtları vermiş.

Bir süre önce de, bana, “Kaynağını açıklamazsan, yaşamayı hak etmiyorsun!” mesajı iletildi.

Her iki tehdit de aynı konuyla mı ilgili?

Yoksa son dönemde yaptığım birisi haciz konusu, diğeri malum haberle ilgili mi acaba?

Onu şimdilik bilemiyorum ama...

Sanki iki ayrı tehdit gibi duruyor!

Tehditler konusunda yasal girişimlerin yanında...

İlgili birimlere de bilgi verdim, gerekli ihbarlarda bulundum.

Gelen ilk bilgilere göre...

Beni ve avukatım Murat Sultansu’yu tehdit eden kişinin ismi M. A.

Başta uyuşturucu olmak üzere birçok suçtan sabıkası var ve çevresinde Liceli M. olarak biliniyor.

Ve kendisi geçmişte polis tarafından işlediği suçlardan aranıyor ama nedense bir türlü bulunamıyor!

Beni ve avukatım Murat Sultansu’yu ”Ölümle tehdit eden sabıkalıyı” bulmak...

İstanbul Valisi Ali Yerlikaya ve İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan’a düşüyor!

Tabi lütfederlerse!

Bana hakaret ve iftirada bulunan...

Bununla yetinmeyip...

Bana MİT’çi...

Kumpasçı...

20 yıllık dostunu oyuna getirdi!” diyerek...

Açıkça şahsımı hedef gösterenler umarım mutludurlar!

Bana gelince...

Hem fikren...

Hem ruhen...

Hem fiziken durduğum noktadayım...

Ankara’nın tam ortasındayım...

Ve yerimi herkes biliyor.

Düzenli olarak işime gidiyorum...

Hala üzerimde bir çakım bile yok.

İnsanım, elbette ürktüm ama...

Kalben, ruhen taşıdığım bir korkum yok!

Allah şahit ki;

Korkmuyorum...

Manevi tarafım...

Üzerinde adım yazmayan kurşun bana isabet etmez!” diyor.

Seküler tarafım “Ya istiklal ya ölüm!”

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Misafir
 2 Ocak 2020 Perşembe 15:43
eskiden Yeşilçam'da kalabalık içinde çekilen film sahnelerinde, stüdyoda kalabalığın konuşmalarını seslendirmek için az sayıda RABARBAcı düzensiz bir şekilde alçak sesle "RABARBA kelimesini tekrarlardı. Kalabalık konuşuyor etkisi sağlanırdı. Yazar Mahmut Yesari'nin oğlu Afif Yesari en meşhuruydu, geçim sıkıntısı onu da RABARBACI yapmıştı. Çok sayıda roman ve tiyatro eseri yazmış, seslendirmede çalışmıştı. Şimdilerde medyada ne kadar da çok RABARBACI var, asıl çevrilen dolapları MASKELEMEK için.
 Misafir
 28 Aralık 2019 Cumartesi 23:40
şimdi size sormalı, SÖZCÜye ve yazarlarına biçilen ceza ile "kızdırmamaya çalıştıklarınız" sizce mutlular mı? Daha da önemlisi, SİZ MUTLU MUSUNUZ? nokta
 Misafir
 28 Aralık 2019 Cumartesi 00:41
korku herkes için farklı değil, sadece sebebi farklı olur. Asıl hesabını veremeyecekleri işlerin faili olanlar korktukça zalimlaşirler, korku arttıkça da zulüm artar. Tarihte de örnekleri var, bu korkularının onları sürüklediği yer uçuruımdur. Sizin için böyle bir kayguya gerek yok, insanız, hata yaparız, bazan da başkalarının yaptığı hata-kasıt üzerimize yapışır, kasıtlı olmadıkça sorun yok.
 Misafir
 24 Aralık 2019 Salı 22:17
yaw brak bu işleri... kahramanlığa soyunuyorsun, olmaz daha mühüm işleri var aabilerin.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2022 Turktime