Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Meclis'te Türban
Bülent Kuşoğlu
YAZARLAR
20 Ekim 2013 Pazar

Meclis'te Türban

Bu günlerde yine türban sorunumuz gündemde önemli bir yer tutmaya başladı. Seçim yaklaştıkça da  gündemdeki yeri ve siyaset için önemi daha da artacak. Seçim yaklaştıkça diyorum çünkü, yaklaşan yerel seçimlerde türban AKP’nin en büyük silahı olacak yine. Biliyorsunuz Tayyip Bey’de aylar önce kamuda türban yasağını kaldıracaklarını açıklamıştı. Bunu “Demokratikleşme Paketi”ne koyup demokrasi hassasiyeti olan kesimlere hem demokratikleşme gerçekleştiriyoruz diye mesaj verdi, hem de demokrasi kaygısı olmayan, türbanı inancı ile özdeşleştiren yığınlardan kamuda başörtüsü takma serbestisi ile oy kazanmaya çalıştı. Bir taşla iki kuş…

Türbandan oy çıkarma işi henüz bitmedi tabi… Bundan sonraki aşama türbanı TBMM’ne sokmak. Kamuda türban serbestisi beklenilen sesi getirmedi. Muhalefet yeterince tepki vermeyince istedikleri gibi sert ama mutlaka kazanacakları bir ortam oluşmadı. Bunu sefer TBMM türban yasağını delmek ama bunu yaparken de laik kesimin tepkilerini de çekerek tam bir fanatizm ve kutuplaşma yaratmak hedef. Bu konuda iktidar henüz tam olarak zamanlama kararı vermiş değil. Önce 1 Ekim’de Meclis açılışında birkaç kadın milletvekilini Genel Kurul’a türbanla sokmayı düşünüyorken bu sonra Kurban Bayramı sonrası hac dönüşüne çevrildi ama galiba son karar, iç tüzük değişikliği ile bunun gerçekleşmesinin daha doğru olduğu. Çünkü, özellikle BDP’lilerin de peşmerge kıyafeti veya puşi ile gelebileceklerinden ve beklenilen sonucun alınamamasından korkuluyor. Düşünebiliyor musunuz, iki kadın vekil türbanla Meclis Genel Kurul’unda ama peşmerge kıyafetliler de Genel Kurul’da… Puan alınmaz tam tersine tepki alınır. Bu sebeple sanırım Meclis’e türbanla girilmesi işi iç tüzük değişikliği sonrası ama büyük ihtimalle seçim öncesi gerçekleşecek.

Bu konu sadece bir demokrasi ve özgürlük meselesi değil aynı zamanda baştan beri belirttiğim üzere bir siyaset üretme ve oy kazanma aracı. Şimdiye kadar iktidarca bu çok iyi kullanıldı. Yıllardır idare edildi ve seçimler kazanıldı. 2007 seçimlerinde cumhurbaşkanlığı krizi çıkınca hemen ustaca “Alnı secdeye değen cumhurbaşkanı istenmiyor” propagandası ile türbana gerek kalmaksızın seçim kazanılmıştı. Dolayısı ile türbandan da tasarruf sağlanmıştı. 2011’de ise türbana gerek olmadan seçim kazanılabilirdi nitekim öyle oldu. Şimdi ise türbanın kullanılma zamanı tekrar geldi. Hem dış destek azaldı hem de ekonomi kötü. Mutlaka türban desteğine ihtiyaç var.

Bunlar siyasette olabilen, başvurulabilen stratejiler. Siyasi partiler seçim kazanmak için sınırları insafsızca zorlayabilirler. Bazıları rejimi dahi tehlikeye atabilirler. Bu sefer de öyle oluyor.

Önemli olan muhalefetin ne yapacağı? MHP’nin bu işten bir yararı olmayacak olmasına rağmen karşı çıkması mümkün değil. BDP ise gittikçe İslamcı kesime yakınlaşıyor, hatta Öcalan İslam Kongresi toplanması çağrısı bile yaptı. İslamcı oylara talipler. Çünkü İslamcı oylar onların istediği Kürt statükosunun tanınması önünde en önemli engel. Oyları Hüdapar gibi partilere kaptıracak halleri yok ya… Dolayısı ile BDP’de Meclis’te türbana hayır demez. Tek konu ve hedef esasında CHP’nin durumu. Karşı çıksa antidemokrat ve anti özgürlükçü bir duruma düşürülecek, karşı çıkmasa kendi tabanında önemli bir oy kaybına uğrayacak. Hatta bölünmeye dahi sebep olacak gelişmeler yaşanabilir. Tam bir tost olma durumu…

Demokrasi ve özgürlük adına olacak hiçbir gelişmeye karşı çıkmak mümkün değil. Türban dahil… Karşı çıkan zaten siyaseten biter. Fakat ortada da bir gerçek var. Türkiye gittikçe bir Arap veya Ortadoğu ülkesine benziyor, laiklik ortadan kaldırılıyor. Bir analiz yapınca gidişatın gerçekte demokrasi ve özgürlüklere doğru değil tam tersine bir yöne olduğunu da görüyorsunuz... Ve en önemlisi dünyada İslam ve demokrasinin birlikte başarıldığı tek örnek yok ve bu alanda en başarılı ve en önde olmuş ülke laik Türkiye şimdiye kadar…

Ne yaparsınız bu koşullarda? 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Misafir
 28 Ekim 2013 Pazartesi 08:48
Palalı adamın gerçek yüzü belli. Bu öğretmenevi anlatımı bir ara telefonda polis dinliyor ben durum iyi demek zorundayım diyen adamın hikâyesi gibi.Öğretmen içerse öğrenci....Bu örneğin inandırıcı olması için de yer ver zaman ver. İstanbul'a geliyor ve içmeye öğretmen evine gidiyor...ne inandırıcı...Başka yer mi yok bilmiyorsan öğren...Çok mekân var...
 Misafir
 28 Ekim 2013 Pazartesi 02:48
Dini simgeleri bir defa meclis çatısı altına sokmaya CHP rıza gösterirse arkası hızlı bir şekilde gelecektir. Benim endişem acaba AKP seçimleri kaybederse iktidardan gider mi ? Yoksa iktidarını sürdürmek için her şeyi göze alır mı ? Normal bir iktidar partisi değil AKP. Endişelerim yersiz değil bence. İktidarın her açıklaması biraz daha endişemi çoğaltıyor. Sade bir vatandaş olarak benim fikrim budur . (3) Not: Gezideki Ak milislerden kaç kişinin kimliği tesbit edilmiştir ? TBMMde sorunuz.
 Misafir
 28 Ekim 2013 Pazartesi 02:44
İstanbul'da durum budur , siz Anadolu'yu düşünün bir de Sayın Vekil. Meclis çatısı altında "siyasi" bir örtü kullanımına CHP de dur demezse bu iş halkın birbirine düşürüleceğinin resmidir.Gazi olaylarında peydahlanan eli palalı paramiliter milis güçleri de işaret fişeğidir ne olacağı hakkında. Humeyninin bütün muhalefeti kurşuna dizdirdiğini , halktan karşı çıkanları milislere sopalattığını kezzap attırdığını evlerini yaktırdığını anımsatmama gerek yok. Türkiye vahim bir noktaya doğru gidiyor(2)
 Misafir
 28 Ekim 2013 Pazartesi 02:40
Pazar günü İstanbul'da bir Öğretmenevi'ne gittim.Hala açık kalabilenlerden birisi. Zaten ayda yılda bir gideriz , bürokrat taifesi doldurduğu için öğretmene pek yer olmaz.Ailece oturup bir şeyler yiyip içeceğiz , üstüne bir patates kızartması bir de bira içeceğim.Meğerse bütün öğretmenevlerinde alkol yasağı gelmiş. Başörtülüsüyle , başörtüsüzüyle ailece oturduğumuz mekanlar bu halde. Bakın bar değil burası , zilzurna içen olmaz.Ben de böyle nadiren ayda bir filan gidince içerim. (1)
 Misafir
 27 Ekim 2013 Pazar 19:10
Sayın yazar:"Genelkurmay eski İkinci Başkanı Çevik Bir, 28 Şubat darbesinin askeri sembolüydü. Bir telefonuyla köşe yazarları işsiz kalır, gazetelerin manşetleri değişirdi. Gazeteci yazar Yalçın Özer’den Taha Akyol’a, Yavuz Gökmen’den Cengiz Çandar’a, imam hatip öğrencilerinden sıradan memura kadar rahatsız etmediği kimse kalmadı. " Çevik Bir E.MUMCUYA küfreden Karadayı'yı pasif bulup yakasına yapışan insandır. Bu Türkiye'de Cumhurbaşkanı seçimine asker karışmamıştır :))))
 Misafir
 27 Ekim 2013 Pazar 16:15
Yazıyla ilgili: Koçun internette cumhurbaşkanı seçilmeden birkaç hafta önce eşi kapalı cumhurbaşkanı olamaz diye beyanatları var.....Sonra da bir iki haftalığına yurt dışına çıktı...KOÇ KİM Demirel'le SARIGÜLÜ ISINDIRAN KOÇ...derin yapının KOÇLARI....BUnlar gibi onlarca gerçek olay var...
 Misafir
 27 Ekim 2013 Pazar 15:21
Yazıda geçen "Alnı secdeye gelen cumhurbaşkanı istenmiyor." sözü propaganda değildir...İ.Hakkı KARADAYI'nın ERKAN MUMCU'ya "Oylamada meclise girmeyeceksin PE....NK " Diye ses kasedi var...Bu mu propaganda yoksa bu mu gerçek....Anlamak istemeyenlere ne anlatırsan anlat....
 Misafir
 27 Ekim 2013 Pazar 13:07
AKP Maraş milletvekili meclise örtülü gireceğim diyor. CHP Levent Gök en önde olmak üzere Kamer Genciyle Aygün Hüseyin'iyle Çiçek Dursun'la Erzincan Film Oscar'ı sahibi böyük hukukçu Cihaner'i de alıp kadına saldırsın, saçını başını yolup yerlerde sürüsün. Arkasından meclisi lağvedecek İhtilalde Kültür Bakanı olmayı bekleyen M.Balbay'a Meclis başkanı olması için önerge versin...
 Misafir
 27 Ekim 2013 Pazar 12:47
CHP halkın ezanı nasıl dinlemesi gerektiğinden örtüsüne namazı nasıl(Türkçe ibadet)kılacağına kadar derin düşüncelidir.Bunlarla uğraşır..Ben duamı Boşnakça ederim öbürü Allahına Kürtçe yalvarır...Ama bu ülke insanı namazda okuduğu 5 10 surenin manasını da bilir...Bilmeyen de meal var tefsir var...Almanyada Almanların arkasında namaz kıldım..Arapça okundu...herkes Fatihanın anlamını biliyor..Anlıyor da CHP anlamıyor....EZAN Türkçe okununca birileri camileri doldurdu taşırdı...KARADAYI paşa önde..
 Misafir
 27 Ekim 2013 Pazar 11:54
Aslan Güner adlı Paşacık Hayrunnisa Gül'le havaalanında tokalaşmamak için sıradan kaçmıştı...Özal'ı öldüğü gün ambulansla GATAYA almayan Paşacık....CHP de Meclise başörtülü giren olursa ...ULUS'a doğru kaçsın meclisi terk etsin...KRAVATLI OLUP polisin ANASINA KARISINA .....DİYEN LEVENT GÖK MEDENİ YA...BAŞÖRTÜLÜ PROF GİRSE İRTİCA OLUR...BENCE MECLİSTE SMOKİN VE FÖTR ŞAPKA ZORUNLU OLMALI:))
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Turktime uygulamasını indirin, günün gelişmeleri cebinize gelsin.
Google Play
App Store
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Turktime