Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
İslam, Cumhurbaşkanı ve Prestij!
Bülent Kuşoğlu
YAZARLAR
26 Eylül 2013 Perşembe

İslam, Cumhurbaşkanı ve Prestij!

Hafta sonu Kenya ve Pakistan’da El Kaide’ye bağlı gruplar büyük katliamlar yaptılar biliyorsunuz. Biz de bu konu hakkı olduğu kadar gündemde yer bulmadı. Halbuki dünya medyası bu konuyu çok işledi. İşlenmeyecek gibi de değildi… Hatırlar mısınız, şu İsveç’li caninin birkaç yıl evvel yaptığı katliam biz de nasıl yoğun işlenmişti? Dış İşleri Bakanı gitmiş, canlı yayınlar yapmıştık. Çünkü, bir yurttaşımız ölmüştü. Bu defada bir yurttaşımız katledildi ama bu sefer ilgi göstermedik…

Bu konuyu neden yazdım? Çünkü, İslam dünyası maalesef öz eleştiri yapmıyor bir türlü bazı gerçekleri görmüyor, bunu işaret etmek istedim. Bizde de bu katliamlara tepki yeterince vermedik, vermiyoruz…  İslam dünyası 100 yıl önce kesin bir yenilgi aldığında maalesef hiç özeleştiri yapmadı. O günlerde ne kadar hayalci, işin edebiyatında, siyasal İslamcı veya ideolojik İslamcı ise yine öyle… Hala mağdur, hala keder dolu, hala kaderci bir anlayışta…

Tek bir İslam yok tabi… Farklı İslam anlayışları var. İslam da çok farklı algılanıyor. Bunlara girmek istemiyorum ama İslam’ın özeleştiri yapmaması bir Müslüman olarak beni gerçekten üzüyor…  Neden hak ettiği gibi bu saldırılar kınanmadı, İslam’la ilgisi olmadığı herkese anlatılmadı…

Amerikalılar İsrail’i tutmasa Arap dünyası İsrail’i bir gün bile yaşatmaz diyoruz ama tüm Arap dünyasının bilimsel yayınının bir İsrail kadar etmediğini unutuyoruz…

Pakistan ve Kenya katliamlarına da ses çıkarmamakla ne kadar vahşi olduğumuzu unutuyoruz. İslam’ın yasakladığı işleri yapıp İslam olduğumuzu iddia ediyoruz…

Bir soru sorayım bu vesile ile müsaadenizle; Türkiye’de İslam AKP İktidarı ile daha fazla gündemde. Camiler dolup taşıyor. Peki, bu gidiş ne kadar İslami?

Bu gidişat Batıya alternatif bir İslam uygarlığı doğurur mu?

***

Cumhurbaşkanı Gül, Birleşmiş Milletler’de yaptığı konuşmada; “Gezi olaylarının başlangıcında gurur duydum” dedi. Biliyorsunuz Tayyip Bey bir Başbakan olarak en başından beri Gezi olaylarına ve Gezicilere şiddetle karşı oldu. Onları anarşist olarak gördü. Bu nedenle polisin şiddetli tepkisi 6 cana onlarca ağır, binlerce yaralıya mal oldu. Polise ikramiye bile verdi ki tam bir skandaldı…

Şimdi Cumhurbaşkanı’nın bu beyanı ile devlette hem de devletin en tepesinde sorun oluşmadı mı?  Cumhurbaşkanı’nın durumu bilmemesi mümkün değil. Bilerek söylenmiş bir söz…

Konu, cumhurbaşkanlığı yarışı ise ki öyle nereye gidiyor merak ediyorum…

***

Kaçırılan 2 pilotumuzla ilgili olarak 46’ıncı günü geçirdik. Kimsenin konuyla ilgilendiği yok. Medya ve dünya kamuoyu en az bizimkiler kadar ilgisiz. Bir tweetimde de söyledim, Bangladeşli olsalardı daha çok ilgi çekerlerdi. Demek ki Ortadoğu’da da hiç itibarımız kalmamış.

Bu  veya buna benzer bir cümleyi geçen yıl yazsaydım çok ağır eleştiriler alırdım. Bu sefer pek eleştiri alacağımı sanmadığım gibi destekçi de çok olacaktır. Keşke eleştiri alıyor olsaydım da Türkiye bu durumda olmasaydı…

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 TOTEM
 29 Eylül 2013 Pazar 22:02
on gun sonra donuyorum ve muhalefete baslayacagim sayin yazar cok abartmis. neyse gorusmek uzere.
 Misafir
 28 Eylül 2013 Cumartesi 04:50
15:44, "Freethinkers in İslam" diye araştırılsa, Avrupada Avisina diye tanınan İbni Sina'nın şimdiki mollaların tüylerini diken diken edeceğine bahse girerim. Hangi bilim adamı, DOĞMAlardan sıyrılmadan gerçek bilgiye ulaşabilir ki? Din ile pozitif bilimin uzlaşamayacağını ondan daha da önce birçok "islam imparatorluğunun bilim adamları" görseler de "rüzgara karşı ıslık çalmak"tan ve kellelerini tehlikeye atmaktan kaçınıp, tezlerini ustaca sunmuşlardır. Dikkatinize.
 Misafir
 27 Eylül 2013 Cuma 15:54
"Hasta olsam,bakan olmaz!" diyerek duygu sömürüsü yapan bir anne çocukları üzerinde kötü bir baskı yapar diyor psikologlar.Çocuk büyüdüğünde hep kendisini anne'ye karşı bağımlı hisseder,ailesine karşı yeterli sorumluluğa erişemez diyor.Aynı durum devleti yönetenler içinde geçerlidir.Durmadan ve farkında olmadan duygu sömürü yapılıyor.Çocukların hür ve özgür tercihlerine müdehale ediliyor.
 Misafir
 27 Eylül 2013 Cuma 15:44
13:49 Türkiye 1923 yılında uygarlık tercihini yapmıştır.600 Yıllık Osmanlı tecrübesi sonucunda tercihini Demokrasi ve Laik'lik'ten yana kullanmıştır.Türkiye Cumhuriyeti halkı istediği dine inanmakta serbesttir.Devleti yönetenlerin dikta edip durmaları görev ve yetkileri dışında bir durumdur.
 Misafir
 27 Eylül 2013 Cuma 13:49
"Bu gidişat Batıya alternatif bir İslam uygarlığı doğurur mu?" Önce "İslamın altın çağı" denilen Abbasiler "çağını yabancı kaynaklardan okumalı. O dönemin düşünürlerine tanınan özgürlük, bugünkü yobazın uykusunu kaçırır. O çağdaki felsefe tartışmalarının konu başlıklarını yazmaya kalkın da ertesi gün kaçacak delik arayın. Bilim adamları hiçbir sınırlamayla karşılaşmadan çalışırlardı ki bugünkü TÜPÜTAK-AKçıların hayaline bile sığmaz.
 hulya
 26 Eylül 2013 Perşembe 16:47
Türkiye Cumhuriyeti yöneticileri kendi vazifeleri olan görevleri yerine getirmeyip (kaçırılan pilotların akıbeti gibi)Ortadoğu'dan kendilerine ekmek çıkacağını sanmaktadırlar.Ortadoğu din konusunda türklere güvenmez.600 yıl boyunca bir tek patişah Kabe'yi ziyaret etmemiştir.Onlar Türk'leri bizim çömez siyasetçilerimizden daha iyi tanıyorlar.
 Misafir
 26 Eylül 2013 Perşembe 16:38
İsveç mi yoksa Norveç mi?
 hulya
 26 Eylül 2013 Perşembe 16:38
Sn.Kuşoğlu artık bi karar versek diyorum.Evrensel hukuk kurallarını tanıyarak demokrasimizi işletecekmiyiz işletmeyecekmiyiz.Türkiye Cumhuriyeti devletinin din hanesi boş iken bu mesuliyet nedir anlamış değilim.Türkiye Cumhuriyeti devleti yöneticileri görevleri olmamasına rağmen sürekli olarak insanları şartlandırıyorlar.
 Dkapkiner
 26 Eylül 2013 Perşembe 13:47
İslam dini insan hayatına çok değer veren bir din olmasına rağmen Kuran'da öldürmeyle ilgili ayetler vardır.Bu iş yoruma bırakılırsa ki öyle;savaşırım ve öldürürüm diyor.Örneğin laik düşüncede olanlar onlar için dinsiz ve savaşılması gereken kişilerdir.Netice olarak öldürülmeleri gerekir.Sonucu ölümle değerlendirilecek suçlar vardır.Bunların tarihte uygulamaları vardır.Batıya alternatif bir İslam Uygarlığı nasıl olur siz bir dahaki yazınızda biraz açıklayın da görelim.
 Dkapkiner
 26 Eylül 2013 Perşembe 13:39
"Tek bir İslam yok tabi… Farklı İslam anlayışları var. İslam da çok farklı algılanıyor. Bunlara girmek istemiyorum......".Yazdıklarınızdan bir kesim alıp sonra yazıyorum ama o cümleler önemli.Örneğin girmek istemediğiniz kısım bence çok önemli.Bu öldürmeler farklı islam anlayışından geliyor.Yani öyle marjinal grup veya münferit değil.Örneğin sizin partinizin müftü milletvekili dün bu konuya açıklık getirdi ve bu şekilde düşünen Türkiye'de en az bir milyon kişi var dedi.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Turktime uygulamasını indirin, günün gelişmeleri cebinize gelsin.
Google Play
App Store
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Turktime