Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Demokrasi Başka Bir Şey!
Bülent Kuşoğlu
YAZARLAR
10 Ekim 2013 Perşembe

Demokrasi Başka Bir Şey!

Biz kendi içimizde öteki olduğunu sandığımız, tüm kötülüklerin sebebi kardeşimizi yok etmeye, ona içimizde ki kini kusarak rahatlamaya çalışırken dünya kendi etrafında kaçıncı milyar kez dönüşünü tamamlıyor ve artık insanların bir türlü vazgeçemedikleri çiğlikler onu yine de şaşırtıyor…

Bendeniz ise kin kusan kardeşlerimin hiç olmaz ise rahatlamalarına sebep olduğum için mutluyum…  Yazılarımın bir işe yaradığımı hissediyorum, bazılarında nefretlerin azalması, bazılarında ise sevgi ve saygı çağrışımlarına neden oluyorum. Fakat tavsiyem kişilerin nefreti değil, sevgi ve saygıyı tercih etmeleri… Çünkü, kin ve nefretle yoğrulmuş ruhlar yaşayan ölülerdir…

Bugün çok önemli bir konudan bahsetmek istiyorum. Belki de dünya tarihinde ilk kez olan bir olayla ilgili sizle tartışmak istiyorum. Bilenleriniz vardır ABD’de bir bütçe krizi var. Federal ek bütçe Senato’da 46 evet oyuna karşılık 54 oyla reddedildi. ABD Hazinesi borçlanma tavanına ulaştığı için bir süredir acil ve elzem olanlar dışında faaliyet yürütemiyor. Hazine yaklaşık ABD GSYH’sı kadar borç yapmış durumda. Yaklaşık 17 trilyon dolar… Şimdi eğer 17 Ekim’de borç tavanı yükseltilmez ise ABD çok önemli bir krizle karşı karşıya kalabilecek. Bunu bizzat Başkan Obama söylüyor.

Krizin ilginç yanı muhalefetteki Cumhuriyetçi Parti’nin gelir durumu iyi olmayanlara Kongre’den geçtiği halde sağlık ve sosyal güvenlik yardımını kabul etmemesi. Mevcut durumda zaten büyük sorun var. Bir çok kamu hizmeti yapılamıyor ama borç tavanı yükseltilmezse asıl sıkıntı o durumda yaşanacak.

Burada ilginç olan ABD gibi dünyanın 1 numaralı süper gücünün hukuku, demokrasi kurallarını, muhalefete saygıyı her şeyden önde tutuşu. Düşünebiliyor musunuz, Parlamentodan geçmiş hem de yoksullarla ilgili bir yasanın uygulamasını engellemek için devleti tıkayan bir muhalefet yapılıyor ve kıyamet kopmuyor. Bunu bizim iktidara veya iktidar yanlılarına nazire olsun diye yazmadım. Biz iktidar ve muhalefet olarak henüz bu seviyeye gelmedik ki bir birimize nazire yapalım… İlginç olduğu için yazdım. (Aslında Cumhuriyetçi Parti içerisinde ki derin parti Çay Partisi ortada bir sistem sorunu gördüğü için bu muhalefeti yapıyor ama o konuya kafa karıştırmamak için fazla girmiyorum)

Biz iktidar ve muhalefet olarak buradaki inceliği anlayacak, algılayacak durumda değiliz ama yine de bu konuyu bilmek tartışmak zorundayız. Biz biliyorsunuz nerede ise son birkaç yıldır Sayıştay denetimini kaldırma noktasına gelmiş bir ülkeyiz. Son 2 yıl Sayıştay raporları TBMM’ne gelmedi. Bu yıl raporlar gönderildi ama şaibe var. Raporlarda sorun olduğu, denetçi raporlarının olduğu gibi TBMM’ne gönderilmediği, tırpanlandığı bir anlamda sansürlendiği şeklinde bir şaibe var. Raporların gereği yapılmamış söylentileri var.

Anlayabiliyor musunuz, muhalefete devleti durdurma noktasına getirdiği halde tahammül eden bir ABD ve muhalefetin hiçbir şeyine asla tahammül edemeyen, hatta basit bir Sayıştay denetimi kuralını dahi yaptırmayan ama hiçte kıyametin kopmadığı bir Türkiye. Demokrasilerimiz arasındaki fark bu işte… Ve de demokrasi asla sandıktan ibaret değil…

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 TOTEM
 12 Ekim 2013 Cumartesi 19:03
turkiyede ki yolsuzluklar tarihcesini hic hatirlamayip, bu ulkede alenen ortaya dokulen yolsuzluklari gormezden gelip kendi ucuz ve mesnetsiz ithamlari uzerinden yuruyenleri samimi bulmuyorum iski skandalini bilmeyeniniz varmi? peki bankalarin yuz milyar hotumlanmasini? simdi degerli buyuk diye lanse edilen ve sayin yazarinda eski genelbaskani olan Demirelin yegeninin devleti on milyar dolar dolandirdigini bilmeyen var mi? ya prensi Cavit Caglarin hortumunu bilmeyen var mi hikaye anlatmayin.
 Misafir
 12 Ekim 2013 Cumartesi 16:41
Bütün bunlar olurken, bu sayfalarda, "çok demokrat-liberal-özgürlükçü" yorumcuların bütün bu olanları "unutturup" hala aynı tezlerle, bıktırmaca, aynı plaktan parçalar çalmasına bir türlü aklım ermiyor. Yoksa ben de mi demokrasiyi içselleştirememişlerdenmiyim? -4-bitti.
 Misafir
 12 Ekim 2013 Cumartesi 16:40
"hakimler önyargılı, taraflı" diye de onu savundular. Şimdi bütün devlet mekanizması, yargısı, yargıtayı, askeri hepsi elinde, HEPSİ DE AYARLI ama durum değişmedi. Gezi Parkı eylemlerinde öldürülen bir gencin davası bile "ayarlandı", yaralamaktan yargılanacak sanık. Herşey elinde ama bir türlü bu dokunulmazlıklar kalkmıyor. Bütün bunlar olurken, bu sayfalarda, "çok demokrat-liberal-özgürlükçü" yorumcuların bütün bu olanları "unutturup" hala aynı tezlerle, bıktırmaca, -3-
 Misafir
 12 Ekim 2013 Cumartesi 16:38
İstanbul Belediyesini elinde tutan kişinin AKBİL başta olmak üzere hesap vermesi gereken yığınla dosya varken, seçimlerde başa güreşmesini içimde sindirememiştim. "İmamın sarığı beyazdır, en küçük kiri gösterir, bu imamın sarığı kirlidir" diye attığım yorumlar tepki alıyordu. 2002 seçimlerinde "dokunulmazlıkları kaldıracağı" sözüyle ge‌ldiğinde, daha sonraki seçimlerde de bu sözü unutturuldu. Peşpeşe yolsuzluklar rezaletler patladığında da hiçbir şey olmamış gibi sözünün üstüne yattı, -2-
 Misafir
 12 Ekim 2013 Cumartesi 16:36
Bana göre parlamenter demokrasinin olmazsa olmaz iki şartı vardır, parti içi demokrasi (ÖNSEÇİMLER) ve herkesin hesap verme zorunluluğu (DOKUNULMAZLIKLARIN KALKMASI). Partilerdeki LİDER SULTASInın kalkması ve seçilenlerin PARTİ LİDERİNİN ÇIKARINDAN ÖNCE HALKIN ÇIKARINI savunması için önseçim kaçınılmazdır, yoksa "seçtirilen"ler başkanın elinde KUKLAdırlar. Meclis kürsüsünde konuşulan ve savunulanların dışındaki her söz ve eylemden HESAP SORULABİLMELİDİR. Yoksa ne mi olur? Anlarsınız ya...-1-
 Misafir
 12 Ekim 2013 Cumartesi 00:06
demokrasinin işlemesi için insanlarda ar damarı , haysiyet , utanma , şeref gibi bazı hasletler elzemdir. idealiniz de olmalıdır. bir gün önce yolsuz hırsız bölücü vs envai çeşit lafı söylediğiniz adamla bir panelde, kokteylde , törende el sıkışıp kameralara beraberce sırıtabiliyorsanız onun adı ne demokrasidir ne de siyaset. sadece ilkesiz ve yüzsüz olduğunuza delildir. eğri oturun doğru konuşun : siyasi çevrelerde kaç kişi dosdoğru bildiği haktan, doğrudan , sapmadan yürümektedir bu ülkede ?
 Misafir
 11 Ekim 2013 Cuma 20:26
Genelde birini elestirmeyi kendisinle ne zaman yuz yuze gelirsem yaparim burada bu sansimiz yok.Hulya hemsiremize yaotigim elestiri aularim hatta yillarin birikimidir.Kendisinde amman yazarin gorusu istikametinde olmayan yor yazmq fobisi var.Bu bence degosmesi gereklidir.Daha uygar daha genis demokratik gunlere yelken actik.Biz karadenizliler sozumuzude ekmegimizide esilkemeyiz dostlarimizdan../2
 Misafir
 11 Ekim 2013 Cuma 20:17
20:35 devami.Totemin hakli olarak nicksiz yazanlari elistirisine bravo diyorum.Ben uzun zamandir sizlerle birlikte burada kisisel goruslerimi okur ve yorumcularla paylasiyorum.Nicksiz yazmamin nedeni olurda birinizi inciltirsem en azindan hedef olmayayim.Bazen iki harf imzali yorum yaziyorum bu yorumlar genellikle suya sabuna dokunmadan yazdigim yorumlardir.Sunuda ifade edeyim ki yorumlar kose yazilarina cok buyik anlam yuklemektedirler. /1
 Misafir
 11 Ekim 2013 Cuma 20:05
Sn. Totem bu sadece bir merak frontal hanım ile bir akrabalığınız varmı aynı tarz yorum yapan bu sitede sadece ikiniz varsınız. Yada her ikiside sizmisiniz? Merakımı af buyrun beyefendi.
 Misafir
 11 Ekim 2013 Cuma 19:16
14:42'ye cvp:20:35'de yazan arkadaşın harika yorumcular içinden bir tek beni ayırmasını ben iltifat olarak kabul ettiğim için üzerinde durmadım.Totem ise en son bana kızıp "kardeşim" demiyeceğini açıklamıştı fikrini değiştirdiği için teşekkür ederim:)
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Turktime uygulamasını indirin, günün gelişmeleri cebinize gelsin.
Google Play
App Store
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Turktime