Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Kampanyadan Notlar
Bülent Kuşoğlu
YAZARLAR
23 Mayıs 2011 Pazartesi

Kampanyadan Notlar

Seçim kampanyası süreklilik ister. Bir köyde bir şehirde, halkın talep ettiğini görüp, sezip konuşacaksınız. El sıkıp, öpüşüp insanları tanıyacaksınız, sizi tanıyacaklar, yakın hissedecekler, hissettireceksiniz. Binlerce insanla tanışıp konuşacak taleplerini cevaplayacaksınız. İstismarcı ve kötü niyetliler çok fazla olsa dahi yılmayacaksınız, güler yüzle çalışmaya devam edeceksiniz. Günün 12-15 saati zinde olacaksınız. Partiliniz moral dolmak, ortadaki seçmen anlayışlı olmanızı ister, hepsinin taleplerini karşılamak gerekir. Zordur, çok sabır gerektirir seçim dönemi. Bazen ayın kaçı olduğunu nerede olduğunuzu unutursunuz.

Ankara 1. Seçim Bölge’si de 1 milyon 730 bin seçmene sahip. Alan olarak da çok geniş. Bir yerden bir yere gitmek saatler alabiliyor. Koşturuyoruz. Ancak birebirde 30 bin seçmene ulaşsam büyük başarı. Diğerlerine afişler, broşürler, diğer partililer, eş-dost ulaşır varsayıyoruz.

***

Mamak’ın bir köyüne (mahallesine) seçim bürosu açılışına gidiyoruz. Konuşmalar bitince yandaki kalabalığın bir düğüne ait olduğunu öğrenip evi ziyaret ediyoruz. Ev sahibi bizi görünce mutlu oluyor ve tanıdıktan sonra ezik, utangaç bir ifade ile “Ben de suç değil ya Ak Partiliyim” diyor. “Estağfurullah” diyoruz, “Neden suç olsun. Biz bilerek geldik, hepimiz bu ülkenin insanıyız, kardeşiz, partilerden önce kardeşliğimiz gelir

Sadece bu örneğe dayanarak yazmıyorum. Çok fazla benzeri örnek var. AKP alanlarda zayıf. Çok az kişi alanda AKP’li olduğunu söyleyebiliyor. AKP psikolojik üstünlüğünü yitirmiş.

***

AKP’yi ayakta tutan gıda ve kömür yardımı alanlar.  Ankara’da en azından 500 bin aile gıda ve kömür yardımı alarak geçiniyor. Olan-biten umurlarında değil. Aldıkları yardımı kaybetmemek istiyorlar. AKP’ye oy vermemeleri halinde mevcut sefil durumlarını dahi kaybedebilecekleri kaygısını taşıyorlar. Biz ne kadar onların lehine daha iyi projelerimiz olduğunu söylesek dahi çok fazla etkilenmiyorlar. Yalnız gençler hariç. Gençler yoksulluğun sürmesine, ışık olmamasına isyan ediyorlar. “AKP yoksulluğu yönetiyor, biz yok edeceğiz” söylemimiz ve aile sigortası projemiz en çok onları etkiliyor.

***

MHP Yöneticilerini vuran “kasetler” gördüğüm kadarı ile MHP’yi birleştirdi, AKP’ye zarar verdi. Daha düne kadar bu kasetler üzerinden MHP’lilere “Ne uçkursuz, hayasızmışsınız? Eline, beline, diline…” diyen Tayyip Bey ve AKP Yöneticileri de durumu görüp çark ettiler.

MHP örneğindeki oyun bana göre küresel güçlerin Türkiye’yi şekillendirme operasyonu. Özellikle son 10 yıldır bu operasyonlar çok açık yapılıyor. Nedense sadece AKP iktidarı bu oyunu göremiyor, yada bu oyunlara karşı durduğu hayalini kuruyor.

***

Benim üzerimden Kılıçdaroğlu’nu vurma oyunu devam ediyor. “Tekke ve zaviyelerin kapatılması yanlıştı, açılmalıdırlar” demediğimi bu köşede açıkladığım, ajanslara açıklama gönderdiğim halde hala Atatürk istismarı yapan ve hayatları boyunca Atatürk rantı yiyenler bu durumu istismar etmeye devam ediyorlar. Zaman Gazetesine düzeltme ve cevap hakkım olarak noter aracılığı ile bir metin gönderdiğim halde hala yayınlamadılar. Bu hafta mahkeme kararı aldırıp tekzip edeceğim. Bakalım beni değil de düşman göründükleri Zaman Gazetesini esas alanlar utanacaklar mı?

Atatürk istismarcılsrına en son Masum Türker’de katılmış. Beni çok iyi bildiği halde bu durumu istismar etmesi, politikanın akıntısına insanlığını koyvermesi beni üzdü.

***

Politikanın akıntısına insanlığını koyveren biri de Kürşat Tüzmen oldu. Kemal Kılıçdaroğlu hakkında söylediği söz hayatı boyunca yaptığı ve iyi bildiği tüm şeyleri götürdü.

Bir nefis uğruna nelerimizi feda ediyoruz…         

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Misafir
 30 Mayıs 2011 Pazartesi 01:36
... tam bir müslüman ülke sayılmaz. Hele ki zina suç sayılmıyorsa kimin ne yaptığı kimseyi de ilgilendirmez. Ama ne yazık ki başbakan gibi şahıslar bu gibi olaylar üzerinden rant yapmaya çalışıyorlar. Sizinle çalışmak güzeldi başkanım. Başarılarınızın devamını diler ilerleyen zamanlarda sizinle tekrar çalışmayı ümit ederim (M. DEĞER)
 Misafir
 30 Mayıs 2011 Pazartesi 01:32
Sayın başkanım söylediklerinizde gerçekten çok haklısınız. Bende acizane görüşüm olarak şunu yazınıza eklemek istiyorum: Hani başbakan diyorya işte ne uçkursuz hayasızmışsınız? Eline, beline, diline sahip olacaksın diye kendi çapında ithamlarda bulunuyor. Bende şunu söylüyorum: Aceba başbakan zinayı suç olmaktan çıkarttığını ne çabuk unuttu da başkalarının başkalarıyla yaptığı ilişkiye suç gözüyle bakıp onları suçluyor? Eğer bu ülke şeriat kanunlarına göre yönetilmiyorsa
 Misafir
 27 Mayıs 2011 Cuma 19:33
chp ve mhp iktidarı gözüktü. akp gitti. 240dan aşağıda. sayın kuşoğlu ,sayın milletvekilimiz,ankaradan gideneler in hepsi geri gelsin
 Misafir
 25 Mayıs 2011 Çarşamba 23:00
Kusura bakma da "Kizil elma sevdalisi" Muhalefet nerede ve ne zaman halkin yararina calismalarda bulunduda bol kesen onlara 46 gibi yüksek bir rakami läik gördünüz.Siz gizliden her halde muhalefetin Kizil elmasisiniz ! Lütfen o verdigin rakamlarla biraz oyna da iktidar partisini 55 lere tasi.Kendi adima söylüyorum, eskiden arkadaslarimizin arasinda yaptigimiz tatli siyasi sohbetler kalkti,cünkü her kes ayni takimin formasini giyiyor.Kime sorarsam iktidar partisi diyor.Iste böyle Ülkenin durumu.
 Misafir
 25 Mayıs 2011 Çarşamba 19:24
%50 nin altındaki Rakkamları ben şahsen MAĞLUBİYET olarak kabul ederim.Benim kişisel görüşüm, %54 normal bir rakkamdır.Bakiye %46 yı da CHP+MHP+BDP+HAS+Saadet+BBP vs.vs partiler kendileri arasında paylaşsınlar...Kızılelma Sevdalısı.
 Misafir
 25 Mayıs 2011 Çarşamba 11:39
Yaklaşık son dörtyüz yıl içerisinde yaşanılan toplumsal hareketleri başlatan ve plana göre sonlandıran sermayedir. Bu doğrultuda sonucu, sermayeyi ilgilendiren oluşumların, sermayenin istediği doğrultuda olacağı düşünülmelidir. Ne denilmektedir? "paraya sormuşlar, böyle telaşla nereye gidiyorsun? Paranın yanına!" Özetle, para "esas oğlan!" diğerleri figürandır.
 Misafir
 25 Mayıs 2011 Çarşamba 11:14
başarılar sayın kusoglu...biz sizi eyi tanıyoruz.durusunuz vatanseverliğiniz ...n.dönmez
 Misafir
 24 Mayıs 2011 Salı 21:45
Owleye dostum, açıklamadan dolayı çok teşekkür. Orasını anladım ve mantıklıymış. Şimdi başka bi şeye takıldım, benden kurtulamayacan sanırsam: 37+26+14=77. Kaldı 23. Hadi 7 bağımsızlar olsun (sadece BDP değil hepsi), kalan 16. Bana sorarsan bu hesap tutmuyor. Ayrı ayrı bakınca partiler bazında haksızsın diyemeyebilirim ama bence hesap tutmuyor. Galiba bu yüzden bu seçim çok enteresan sonuçlara gebe olabilir diyorum. Ne dersin? GKA
 OWLEYE
 24 Mayıs 2011 Salı 19:36
Bir de siyasi eklemede bulunmak isterim..Nacizane tahminlerimi band aralığı güvencesiz aktarmak isterim..Bana göre akp 37,chp 26,mhp 14 sınırında bulunmaktadır..Tabii seçime doğru kaset,cingıl ve tahrik unsurlarında artışla oyların değişmesini de muhtemel görüyorum..Chp nin rasyonel düşünme yetisinde gerçekleşen artışın oy karşılığını tam olarak bulamaması da sizi yıldırmasın sayın yazar..Önyargıları yıkmak yolunda çalışmalarınız inşallah gelecek zamanda sayısal değerle taçlanır....
 OWLEYE
 24 Mayıs 2011 Salı 19:27
Sadeleştirmeye çalışırsak...; biyolojik anlamda insanın bilinçdışı kaydetme mekanizmasının ana rahminde başladığını bilmekteyiz..Ve insanın ölüm ,dağılma , yokolma ve nefessiz kalma korkularını asla yaşamadığı ve biyolojik bütünlük tehtidi altında olmadığı tek yerin ana rahmi olduğu bilgisinin insanda kayıtlı olduğunu kabul etmekteyiz..Hayatın biyopsikolojik tehtidlerinin bir çeşit bilinçdışı geri dönüş özlemini tetiklediğini freud ve halefleri hipotez niteliğinde kabullanmişlerdir...
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Turktime uygulamasını indirin, günün gelişmeleri cebinize gelsin.
Google Play
App Store
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2025 Turktime