Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Sağlıkta Kamu-Özel İşbirliği
Bülent Kuşoğlu
YAZARLAR
14 Şubat 2013 Perşembe

Sağlıkta Kamu-Özel İşbirliği

Sağlık Bakanlığı, görevden alınan Bakan Akdağ döneminde bir tasarı hazırlayarak Sağlıkta Kamu-Özel ortaklığı yöntemi ile hastane yapımı konusunda bir düzenleme amaçladı. Bakanlık aslında bu yöntemle hastane yapımı konusunda uygulamayı çok önceden başlatmıştı, Danıştay’ın yönetmelik yeterli değil kanun gerekir kararı ile bazı ihalelerin iptali üzerine bu tasarıyı hazırladılar. Sağlık Bakanlığı şimdiye kadarki uygulamalarında mevcut bir hastaneyi yıktırıyor, üst hakkı tesis ediliyor, yeni bir hastaneyi anahtar teslimi olarak tüm teçhizatı ile yeniden yaptırıyor, 25 yıl yapan şirkete kira ödüyor ve yine hastanenin kafeterya, restaurant, tıbbi görüntüleme merkezi, otomasyon, güvenlik, temizlik, bahçe bakımı gibi işlevlerini de kiralayarak işlettiriyor. Kayseri Hastanesi bu örnekle yapılmış. 650 milyon liraya ihale edilen hastane için 25 yıl süresince her yıl 54 milyon lira kira ödenecek, 83 milyon lira ise yıllık işletme gideri ile toplam 137 milyon lira ödeme yapılacakmış. Ankara Etlik Hastanesi’nin ihale bedeli ise 2.2 milyar lirayı bulmuş.

Kamu-Özel İşbirliği yöntemi dünyada bilinen ve uygulanan bir yöntem. Daha çok enerji, ulaştırma yatırımlarında uygulanıyor. Biz bunlara ilave olarak Milli Eğitimde okul yapımını, sağlıkta ise hastane yapımını ilave ediyoruz.

Kamu-Özel İşbirliği modeli dünyada bilinen ve uygulanan bir model ama istisnai bir yöntem. Devletler bu yöntemi mecbur kalmadıkça, teknolojik ve acil durumlar dışında kullanmıyorlar. Çünkü, normal yönteme göre çok pahalı, mali disiplini yok eden, bütçe prensiplerine aykırı, denetimi zor vb sakıncaları var. Biz ise bu yöntemi yaygınlaştırmış ve şimdiden bir-iki yıl içersinde37 hastane yapımını planlamış vaziyetteyiz. Aynı dönemde enerji, ulaştırma, eğitim alanında da yapılana ve yapılacak yatırımlarla istisnai bu yöntem devleti ne duruma düşürecek tasavvur edebiliyor musunuz? Bir rakam vereyim yıl sonu itibariyle kamunun borcu 532 milyar lira ama kamu-özel işbirliği ile yapılan borç hariç. Birkaç yıl içersinde bu yöntemle enerji, ulaştırma, eğitim ve sağlık alanlarında 100 milyarlık yatırım yapılabilir.

Bana göre yöntemin hastane uygulamasında en önemli sakıncası mecburen dışarıdan alınacak olan tıbbi cihaz, donanım ve sarf malzemeleri ile yerli üretimi tamamen öldürmesi. İnşallah kanun çıkmadan bu konuya bir çözüm bulur ve iktidara kabul ettiririz…

Yine diğer bir sakınca da proje finansmanı konusunda hazine garantisi veriliyor oluşu. Üstelik ‘Koşullu Yükümlülük’ denen bu garanti finansmanın türev ürünlerini de kapsıyor. Düşünebiliyor musunuz bir devlet kuruluşuna yani Sağlık Bakanlığı’na güvenilmiyor, hazine garantisi isteniyor, bu garanti ilave olarak türev ürünleri de kapsıyor. Tam bir imtiyaz veya kapitülasyon sözleşmesi. Skandal… Gerçekten skandal fakat iktidarın gerekçesi daha da kötü; Tayyip Bey bir an önce şehir hastanelerinin kurulmasını istiyormuş…

Tabi, yasa tasarısı yine vergi muafiyeti ve Kamu İhale Kanunu’ndan muaflık getiriyor.

Sağlık konusundan anlayanlar, sadece pahalı bir yöntemle lüks hastane yapımı getiren (Hasta yatak sayısı yıkılıp yapıldığı için artmıyor) bu yöntemin aslında sistemi ve mantaliteyi daha da karmaşık hale getirdiğini de bileceklerdir. Çağdaş anlayışta 200-400 yataklı hastaneler rantabl oldukları için teşvik edilirken bu yöntemle yapılan ve yapılacak kompleks hastanelerle nereye varılacağını çok iyi anlayacaklardır.

Bu konuyla ilgili bir rezervimde sağlıkta sorunun hastane eksikliği değil sağlık yatırımlarının ve sağlık kadrosunun adaletsiz dağılımı olması. Yatak doluluk oranımız yüzde 65 ile OECD ortalamasının altında.

Biz bu riski, bu koşullarda neden alıyoruz?

Tüm yukarıdaki itirazlarımı çok daha ayrıntılı bir şekilde defalarca yaptım. Cevap alamadım. Bir de sizin yorumlarınıza müracaat edeyim dedim…

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Misafir
 18 Şubat 2013 Pazartesi 00:34
anladığım kadarıyla editoryal masa yorumları önce yayınlayıp sonra da kaldırmayı seçmiş, mühür kimdeyse süleyman odur derim. Bu sayfaların cılkını çıkartan da bizleriz, bu sayfaları ŞNORKEL gibi kullananlar da biz, biraz temiz hava almak için. Tümden kadırılması ancak bu KARANLIKLARdan çıkarı olanlar sevinir. Gerçi oraya doğru bir gidiş de var. KARANLIKlardan memnun talancı güruh elbette buradaki eleştirileri susturmak için maşaları eliyle CILKINI çıkartmak ister, boşuna mı bu kadar karartma?
 Misafir
 18 Şubat 2013 Pazartesi 00:26
22:04,-3- Bunca açık adaletsiz-hukusuz-talan-yalan-iftira düzenine rağmen böylesine savunmacı olman, üstelik olanların farkında olarak, ki bunu o DÖRT yorumundan anladım, üstelik hiçbir eleştiriye bile girişmeden savunman bana iki olasılığı düşündürür. Ya daha önce de değindiğim ciddi tinsel sağlık sorunların var, ya da bütün bunlardan sonra bu güruhun yaptıklarından zevk alan çok aşağılık biri olman gerek. Bir üçüncü şık yok.
 Misafir
 18 Şubat 2013 Pazartesi 00:21
22:04,-sürüyor2-İnsanların sağlık sorunlarını onları aşağılamanın ayıbını biliyorum, yaşamımın bir kaç yılında bu işin uzmanıyla yaşamımı paylaştım. İki satır vikipedi ile sekiz cilt Coğan Cüceloğlu okuyarak bir insan hakkında hüküm verilemez elbet, olsa olsa insanları daha az hata ile anlamaya yarar. Uzmanları "psikiyatride hasta yoktur hastalık vardır" derler. Aynı insanda birden çok hastalığın belirtileri görülebilirmiş, benim alanım değil ama senin için iki olasılık düşünebilirim.-sürecek
 Misafir
 17 Şubat 2013 Pazar 15:10
Dillerine doladıklarına bakmayın bunlar bu ülkeye ve halkına hınç duyan ucuz maşalar.Aslında bu vatandaşlar hakkında çok şey biliyorum ancak bu güne kadar olayları kişiselleştirmek istemedim.Ancak benim halkımı kandırmalarına ve istedikleri gibi halkıma ve değerlerime hakaret etmelerine izin veremem hele bu iğrenç emellerine Atatürk ü alet etmelerine hiç izin veremem.Ülkemizin dirliğini ve düzenini bozup halkımı birbirine kırdırmayı amaçlayan yapının ucuz militanlarına artık tahammül yok.
 Misafir
 17 Şubat 2013 Pazar 15:05
Bu köşelerin artık temiz olmasını istiyorum! Sayın Doğan kapkiner hani ben bu tarzı senden öğrendim demiştin ya;Senin birçok sitede ve blogta yorumlarını gördüm tıpkı burada olduğu gibi insanlara saldırmışsın ve iftiralar atmışsın yine orada da uslubun çok seviyesiz hatta bir vatandaş eğer adamsan sorularıma cevap verirsin demiş sen yine tüymüşsün bu tarzın ve saldırganlığın sana gerçekten yakışmıyor yaşını başını almış bir insansın.Buralar sıradan vatandaşların fikirlerini beyan etme alanı-
 Misafir
 17 Şubat 2013 Pazar 12:22
Bülent BEY chpli vekilmeclise sman getirmiş.VE KARSTA saman bulamayıp inekleri ıslak makarna yerken(vatandaşa da gönderme var)fotoğraflamış MEHDİ EKER çıkıp bunun vekilin oyunu olduğunu ve o çiftçinin 3 ton saman stoku olduğunu söyledi.SÖZCÜ bir kapıya Atatürk resimli küçük halıyı serip "BUNU da yaptılar" DİYE başlık atmış.CHP niye böyle???? PROJELER BUNLAR MI???CİHANER'in de DURSUN Çiçekle PROJELERİ VARDI.SON ANDA VEKİL YAPTIRDI serinler...
 Misafir
 16 Şubat 2013 Cumartesi 19:24
ARKADAŞLar kültür hayatımıza bu "analarını SATARLAR" üslubunu getirenleri bu medyayı anlamak isterseniz...1911 'de KuDÜS'te TÜRK kültür hayatının altını ÜSTÜNE getirmenin Planlarını yapan "ITHAMAR BEN AVİ'" yi tanımak lazım...Onu tanımadan bugünler anlaşılmaz...
 Misafir
 16 Şubat 2013 Cumartesi 17:36
OKtay eKŞİ "Bunlar ....satarlar demişti.İŞTE YAŞ VE KÜLTÜR...Bin yıllık ANADOLUYU kendi FOTOKOPİ hayat tazlarına uyduramayınca sermaye küfür kaldı...Başyazar böyle olunca yorumcuya şaşmamak lazım.HÜRRİYETİN ENTEL YAZARI BÖYLE ÖBÜRÜ SEMİNER PLANINDA TEPEYE ÇÖKME DERDİNDE...."AYDINLARIMIZ Batının yeniçerileri"
 Misafir
 16 Şubat 2013 Cumartesi 17:05
yorumculardan kimlik bilgileri ve ruh sağlığı raporu istenmesinin zorunlu olacağı günler uzak değil, gerçi AKP kendi maaşlı maşalarına mutlaka bir kolaylık yapar ama olsun. Adam uyku dışında klavye başında haber-yorum avında. Kendisinin tedavisine belki katkısı oluyor ama bizlerin aklı sağlığı tehlikede. Ne mantık var ne adalet, ne hukuk var ne de insaf. Okuduğunu anlamaktan bile aciz, paranoyasının esiri olmuş. Ciddiye alsan kendine yontar, ciddiye almasan gönül razı değil.
 Misafir
 16 Şubat 2013 Cumartesi 16:56
"mayası yalan-dolan-talan-iftira-tokat olan bir güruh" AKPden başkası olabilir mi? O alıntıyı yapmamdan anlaşılmasını beklerdim. Kendisi biz muhaliflerin okuduğunu anlamadan daldığımızı yazar ama asıl muhterem avukat tam bir aynalı sazan. Anlayamamış oradaki ironiyi. Başlangıçtaki birkaç vicdanlı adamı ilk seçimde eleyenlerin partisi AKPyi ve onun başını destekleyenlerin ne mal olduğunu artık anlamayan kalmamıştır. Zaten adamın tedavisi olanaksız bir sorunu var, bu da onun tezahürü.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Turktime uygulamasını indirin, günün gelişmeleri cebinize gelsin.
Google Play
App Store
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Turktime