Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Kılıçdaroğlu’nun Mansur Yavaş Projesi
Bülent Kuşoğlu
YAZARLAR
30 Ocak 2014 Perşembe

Kılıçdaroğlu’nun Mansur Yavaş Projesi

Nüfusun çoğunluğu 12 Eylül öncesini, o dönemdeki siyaseti, aynı evden bir kardeşin sağcı diğerinin solcu oluşunu ve düşmanlıklarını, günde onlarca yurttaşımızın öldürülmesini hatırlamaz. Çok kötü bir dönemdi. Allah bir daha yaşatmasın. 12 Eylül dönemi belki bir cinnet dönemiydi ama o kuşağın insanları sağcı ve solcusuyla samimi vatansever, idealist insanlardı. İdealleri ve vatanları  için mücadele etmekte hatta can vermekte tereddüt etmediler.

12 Eylül Darbesi idealist bir kuşağı yok etti. 12 Eylül öncesi olaylarında perişan olmayanları da 12 Eylül yönetimi idamlarla, haksız yargılamalarla ve uygulamalarla psikolojik olarak ve fiziken ezdi. Devlet kendi evlatlarına kıydı…

12 Eylül sonrası siyaset ise askeri darbeye, bir kuşağın yok olmasına, halkın siyasetten korkması ve soğumasına ve şirazesinden çıkıp normalitesini yitirmesine bağlı olarak garip bir siyaset oldu. Siyaset bir türlü normalleşemedi. Partilerin geçmişte kurumsallaşma yönünde attığı adımlar silindi, birikimler yok oldu. İstikrar sağlanamadı.

Siyasi ve demokratik süreç kesintiye uğradığı için o döneme göre kaliteli siyasi kadrolar harcandı yerlerine gelenler siyaseti çok ve çabuk yozlaştıran kadrolar ve partiler oldu.

12 Eylül sonrası nerede ise tüm siyasi partiler iktidarı tattılar. Ancak siyaset güvenilir olmaktan çıktı ve hızla yozlaştı. Günümüzün siyaseti 12 Eylül siyasetidir, çözüm üretmez ve yozdur…

Türkiye’de bugün bile sağ-sol kavramları hala o günlerin yanlış algısını taşır. Siyasetin paradigmaları ve kavramları hala o günlerin sorunlu söylemlerinden kurtulamaz. O nedenle sosyal demokrasi, muhafazakarlık, liberallik kavramları bir türlü yerli yerlerine oturamazlar. Onun için oy pusulasında 26 parti, Meclis’te ise 4 parti vardır. Onun için siyaset kurumu sorun çözen değil sorun yaratan bir yapı ve anlayıştadır. Onun için devlet nosyonu, toplum duyarlığı olmayan birileri, birilerinin desteği ile birden bire başbakanlık, bakanlık koltuklarında oturabilmekte, kurucu düzeni alt-üst edebilmektedirler.

Diğer taraftan Türk toplumu bir çıkış aramakta, toplumsal, ekonomik ve siyasi gidişat konusunda endişe duymaktadır. Toplumun ve buna bağlı olarak siyasetin Alevi-sünni, Kürt-Türk, beyaz-zenci, dindar, dinsiz gibi yaftalarla ayrılmasını hazmedememektedir. Recep Tayyip Erdoğan’ın kutuplaşma ve karşıtlık siyasetinden yorulmuştur.

Toplum, güvenebileceği yeni, düzgün, ahlaklı, birleştirici, çağdaş, üreten, sorun çözen ve kendinden bir siyaset peşindedir. Halk demokrasi içerisinde kalınmasını ve çözüm üretilmesini beklemektedir. Halkın seçimlerde büyük baskılara rağmen parti ayrımı yapmaksızın iyi olduğunu düşündüğü adaylara oy verebilmesi, kutuplaştırma siyasetine rağmen siyasi partiler arasındaki geçişlilik bunun bariz örnekleridir.

Bu koşullar altında Kemal Kılıçdaroğlu’nun siyasetin üstüne çıkarak toplumsal talebi görmesi takdir edilmesi gereken bir olaydır. CHP’nin bu seçimlerde karşı partilerden adaylara yer verebilmesi büyük bir proje, risk ve cesaret örneğidir. Bu projelerin en başında geleni ise Mansur Yavaş’dır.

Mansur Yavaş, dürüst, çalışkan ve her kesimden oy alabilmiş ve alacak olan bir politikacı olarak 12 Eylül siyasetine, zihniyetine son verecek ve şeffaf, denetlenebilir, hesap verebilir çağdaş bir siyasetin önünü açacaktır.

Bu anlamda Mansur Yavaş Projesi ile sadece Ankaralılar iyi bir belediye başkanı kazanmayacaklar Türk toplumu da yeni ve birleştirici, çözüm üreten bir yeni siyaset ve zihniyete kavuşmuş olacaktır.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Misafir
 2 Şubat 2014 Pazar 12:39
Bülent Bey CHP seçim otobüslerinden şu sesleri duymak güzel olur :"Dur de Dur de Hırsıza arsıza dur de"....Benim için Son yüzyılın aldANmışlığı aldatılmışlığıdır Erdoğan.Hamdolsunlarla bizleri aldattı...Mal mülk villa sevgisi ideallerini bastırdı.Ya da baştan beri öyleydi de biz anlayamadık veya o ustaymış...iyi oynadı gerçekten..
 Misafir
 2 Şubat 2014 Pazar 05:41
Mansur Yavaş'ı Toplumcu Yurtsever Devrimci duruşumuz ile CHP'içinden önerdik ve destek olacağız...Normalleşme ve idalize edilen dileklere katılıyorum.Öte yandan bir model ve uygulanabilir gerçekçi bir proğram oluşturulup kadrolar tarafından içselleştirilmeden değişim sağlanamz...
 Misafir
 31 Ocak 2014 Cuma 22:54
Bülent beyi bu analizinden dolayı kutluyorum. Insanların düşünüpte anlatamadığı bu ana siyaset olgusunu fevkalade net ortaya koymuştur. Murtaza çağlar
 Misafir
 30 Ocak 2014 Perşembe 20:43
Kişilerin siyasi görüşleri değişebilir. Daha önce farklı anlayışla hareket de etmiş olabilir. Önemli olan bir görevi üstlendiğinde o görevin gereğini namusu ile,şerefini harç yaparak,adil ve vicdanlı biçimde ,ülkesini ve milletini hep düşünerek yapmasıdır.
 Misafir
 30 Ocak 2014 Perşembe 19:21
bide genel başkan tarafından kovulan sarıgül için makale alalım
 Misafir
 30 Ocak 2014 Perşembe 18:48
Genel seçimlere de MHP ile mutabakat halinde CHP çatısı altında birleşip girerek şu Akp nin defterini dürsenize!
 Misafir
 30 Ocak 2014 Perşembe 18:44
Yazınız çok güzel olmuş. Kutlarım. İnsanın önemini artıran şey, ona verilen değerdir. Bir insanın gönlünü alıp onun yüreğini feth edip kazanmak istiyorsan, Ona önem verip, değerini artır. Değeri artan insan her yer yerde kadir kıymet bilir. Saygıalr.
 Misafir
 30 Ocak 2014 Perşembe 15:22
Beypazarı Çankaya'dan sonra kişi başına düşen gelirde ikinci sıradadır. Oysaki Beypazarı Ankara'nın ücra bir ilçesiydi. Bunu yapan Mansur Yavaş'tır. Sayesinde ilk defa Chp'ye oy vereceğim.
 Misafir
 30 Ocak 2014 Perşembe 13:36
İnsanların EN BAŞTA anlaması gereken; Mahalli İdarelerde; 'Partizanca 'düşünceden ziyade 'Liyakat ' kimde ise kimin başarabileceğini düşünüyorsa onu tercih etmektir.Sonrasında Merkezi İdarenin yani Hükümetin,mahalli idarelere yapacağı denetimlerde kasıt varsa ,hakkaniyetten uzaksa ona göre değerlendirmesi gerekmektedir.Yerel yönetimde PARTİ 2.planda olmalı ,kişiler ve ekibinin kıymetine göre hareket edilmelidir.Bunu anlasak her ildeki yerel yönetim 'Arzulanan ' şekilde olur çözüm basit
 Misafir
 30 Ocak 2014 Perşembe 11:03
Guzel
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Turktime uygulamasını indirin, günün gelişmeleri cebinize gelsin.
Google Play
App Store
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Turktime