Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
DEVLETİN TEPESİNDEN TOPLUMA
Bülent Kuşoğlu
YAZARLAR
26 Aralık 2013 Perşembe

DEVLETİN TEPESİNDEN TOPLUMA

Siyasi bir yazı yazmak istemiyorum ama sonuçta siyasi olacak ve sizde mutlaka öyle algılayacaksınız… Anlamışsınızdır, şu yolsuzluk ve rüşvet meselesinden bahsetmek istiyorum; O kadar garip şeyler oluyor, o kadar garip şeyler söyleniyor ki…

Başbakan dedi ki ”Yargıya sesleniyorum. Bizimde bildiklerimiz var” Şu söze bakar mısınız? Bir düşünün üstünde… Bu cümlenin her tarafı faul, rezalet, skandal, anormal, garabet, hukuksuz, günah…  Hele bir Başbakan’ın ağzında bu sıfatlar etkilerini kat kat artırıyorlar ve şantaj ilave ediyorlar…

İstifa eden Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, “Soruşturma dosyasında var olan ve onaylanan imar planlarının büyük bölümü Sayın Başbakan’ın talimatıyla yapıldı. Başbakan’ın istifa etmesi gerekir” demiş. İstifa eden Bakanı Başbakanı için istifa etmeli diyor. Devlet, Başbakanından başlayarak bakanlarından bürokratlarına önemli ölçüde yolsuzluklara bulaşmış görünümünde…  Ama bakanlar feda edilerek durum kurtarılmaya çalışılıyor, soruşturmalar engelleniyor.  Dış tezgahlar” söylemi ise işe yaramamış görünüyor…

Şimdi adını hatırlayamadığım bir yazar, ”Dürüst olmayanlar hatalarını başkalarından saklarlar, oysa dürüst olanlar hatalarını kabul edip ortaya koyarlar” demiş. Başbakan kendi ikbali için bakanını açık açık harcarken nasıl yorum yapmalı bu durumda?

Çok önemli bir garabette Başbakan ve oğlu Bilal Erdoğan ile ilgili soruşturma açmak isteyen savcılara başsavcı tarafından izin verilmemesi söylentisi ve savcılarla emniyet arasında yaşanan rezalet…

Ben sık sık Tayyip Bey, iyi bir siyasetçidir ama asla bir devlet adamı değildir derim, haksız mıyım?

Bunlar son günlerin devletin tepesinden örnekler. Bir de tabana bakalım… Biz eskiden de devlet ve yolsuzluklar konusunda böyle umursamaz, hatta yüzsüz ve garip bir tutum içerisinde miydik, hakikaten merak ediyorum.

Geçen gün televizyonda gördüm, Trabzon’lu gençler Başbakan’a destek için kefen giymişler, sunucu soruyor; “Başbakan’a bu desteğiniz nereye kadar? Yani bu yolsuzluklar kanıtlanır Başbakan’a uzanırsa yine de destekleyecek misiniz?” Gençlerin lideri ufak bir tereddüt sonrası “Evet” diyor “Her şekilde desteğimiz sürer” Bu cevabın ne tarafını düzelteceksiniz? Biz gerçekten böyle bir toplum muyuz?

Yine geçen akşam Ebru Gündeş televizyonda ki programında İranlı eşi Reza Zarrap için ağlamış bir şeyler söylemiş. Görenler, izleyenlerin “Türkiye seninle gurur duyuyor” sloganları attığını söylüyorlar. Bu sloganları atanlar ne dediklerinin kime dediklerinin farkındalar mıydı acaba?

Geçenlerde bir uzmanla görüşüyorum şu ilginç cümleleri söyledi; “Kadınların büyük çoğunluğu, yüzde 70’e yakını Ak Partiye oy verir ve Ak Partili kadınlar Tayyip Bey ve Nihat Hatipoğlu’na aşırı hayrandırlar ve eşlerinin yanında bu aşırı hayranlıklarını rahatça ifade ederler. Erkekleri  ise bu ikisi için onları kıskanmaz” Çok şaşırdım. Ne derece doğru bilemiyorum ama bir uzman sözü olduğuna göre belli bir seviyede haklılık payı vardır sanırım. Peki, biz böyle bir toplum muyuz, muhafazakarlığı dahi iki yüzlü olan?

Acaba bunca yıla ve deneyime rağmen ben toplumumu yeterince tanımıyor muyum diye düşünmekten alamıyorum kendimi… Konfiçyüs, “Eğer halkım beni tanımıyorsa üzülmem, ancak ben halkımı tanımıyorsam üzülürüm” demiş. Ne halk beni tanıyor ne de ben halkımı…

Dikkat ederseniz örneklerim arasına yolsuzluk ve rüşvetle suçlanan bakanları ve çocuklarını almadım. Her insan hata yapar diye düşündüm. Ancak beni gerçek anlamda üzen yolsuzluk ve rüşvet konusundaki tepkiler… Ben bu iddialar mutlaka gerçektir demiyorum ama soruşturmanın engellenmesi bu iddiayı doğal olarak getiriyor… Hatta bir komplo da olabilir ama bu durum yolsuzluk ve rüşvet gerçeğini değiştirmez ki…

Asıl sorunda burada. Bu noktadaki sorumluların ve toplumun tepkilerine hayret etmemek mümkün değil… Bir dakika! Hayret hafif kaçtı isyan etmemek mümkün değil…

Gördüğünüz gibi derli toplu veya siyasi olmaya çalışan değil, hayretimi, şaşkınlığımı ifade eden bir yazı…

Sanki siz şaşkın değil misiniz?

Kimse “Ben size şaşırdım. Geçmişte de şunlar çaldı-çırptı” beylik lafını kullanmasın… 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 CISS
 29 Aralık 2013 Pazar 21:13
Şunu da tarihe not olsun diye:) ilave edeyim: Yarın RTE’nin; yeniden yapılandırdıklarını(!) ve atadıkları yeni üyelerinin tamamının da siyasi ideolojileri bakımından sadece kendilerinden yana olduğunu sandığı yargıçlardan oluşan; Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay ile Yargıçları için de; verdikleri kararlar yanında, açıklamalarının ucu kendi çıkarlarına dokunduğunda - ki bu gidişle %100 dokunacak - fütursuzca ne olumsuz laflar edeceğini, tıpkı HSYK ya yaptığı gibi, devletin bu en üst yargı kurumları ile başkan ve üyeleri hakkında ne gibi hukuk dışı ithamlarla suçlamalarda bulunacağını hep birlikte göreceğiz. Tüm bu olan bitenler; RTE, AKEPE ve onun suyoluna gidenler ile yandaşlarının çoğu için bir ders olacak mı? Vallahi bu noktada emin değilim:)) CISS!
 CISS
 29 Aralık 2013 Pazar 20:35
2- 12 Eylül’de, evet diyerek, Anayasa Mahkemesi’nin, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun yapısını değiştireceğiz. Hukukta kapalı devre sisteme, kast sistemine siz son vereceksiniz… Üstünlerin hukuku sona erecek, hukukun üstünlüğü egemen olacak…” Peki Şimdi ne diyor muhterem? “Hata yapmışız(!!!)” O halde Referandumda bu değişikliğe evet diyenler de o hatanın suç ortakları demektir, di mi?. RTE’nin şahsi çıkarları söz konusu olduğunda nasıl 180 derece çark edip dönüverdiğini, böyle durumlarda milli ya da millet menfaatlerinin onun için hiçbir değer taşımadığını gösteren, onlarcası yanında çok basit bir örnek bu sadece! CISS!
 CISS
 29 Aralık 2013 Pazar 20:34
1- AKEPE Hükümeti Başbakanı Erdoğan’ın ağzına geleni ardına komadığı ve “yetkim olsa anında yargılayacağım” dediği HSYK için referandum öncesi bakın neler söylemişti hatırlayın: “Bizi yargıya müdahale etmekle, siyasallaştırmakla itham ediyorlar. Ama dert başka. Aslında onlar benim arka bahçeme dokunma diyorlar… Oysa kapalı devre dönemi bitiyor, bundan çekiniyorlar. Anadolu’daki hâkim ve savcıların bu işe karışmasını, HSYK’ya seçilmelerini istemiyorlar. Çünkü onlar bu işe karışırsa düzenleri bozulacak. Yargı artık birilerinin arka bahçesi olmayacak. Milletin olacak. İşte ondan korkuyorlar…
 Misafir
 28 Aralık 2013 Cumartesi 12:45
"Seninki zeka ise ben enayi kalmaya razıyım."...Hülya hanımdan bu cümleyi duydum ya,artık ölsem de gam yemem...Garanti ediyorum,asla enayi olmazsın.
 Misafir
 28 Aralık 2013 Cumartesi 12:43
"Hewrkes"...Tabi RTE W harfini serbest edince birisi kaçırır mı?Eee karşılığında maaş alıyor.Allah aşkına bir gün de hatasız bir şey yaz.İmlası bozuklar yayınlanmayacak diyorlar ama senin yazdıkların yayınlanıyor.Farkında mısınız dostlar bu insanların m-illeti günlerdir hırsızlar yakalandı diye zırıl zırıl ağlıyorlar?Vallahi tebrikler ey totem,frontal ve de benzeri 3Yler.Başarmışsınız...
 TOTEM
 27 Aralık 2013 Cuma 20:02
Hewrkes bu operasyonun yolsuzluk yada rüşvet operasyonu olmadığını biliyor ve herkes bu operasyonu emperyal çetenin Türkiyenin gelişip büyümesini durdurmak ve laf söz dinlemez haline bir ceza olduğunu biliyor ama işte o içlerdeki intikam,nefret ve şuursuz taraf güdüsü tüm bunlara rağmen Türkiyenin üzerinde oynanan bu kirli oyuna destek vermeye itiyor!Yolsuzluk mu? 4.5 milyon dolardan bahsediyorsunuz! Bu operasyon ile sadece dolardan ve borsadan kimler kaç yüz milyon doları indirdi biliyormusunuz
 Misafir
 27 Aralık 2013 Cuma 17:11
google amcaya sorun gizli kardinal kim diye. fazla lafa gerek yok, onu savunanlar düşünsün ötesini. kanser gibi bütün vücudu sarmış...
 Misafir
 27 Aralık 2013 Cuma 17:09
geminin kaptanı geminin pusulasının yanına bir mıknatıs gizlemiş, pusula hep o mıknatısı gösteriyor buradaki avukat da hep o pusulayı doğru yöndür diye yutturuyor. Kaptan sahtekar, sefil korsan ama bunu gel de avukata anlat.
 hulya
 27 Aralık 2013 Cuma 14:25
M.Güler'in oğlunun evinde çıkan para sayma makinaları haberi burnumun kemiğini sızlatmadı ama gezi eylemlerinde öne çıkan ve ana fikri laik hukuk devletinin işlemesini istiyoruz diye haykıran gençlerin üzerine sıkılan suya insanların derilerini ve gözlerini yaksın diye gaz karıştırdık demesi yemin ediyorum burnumun kemiğini sızlattı.Asla affedilmeyecek olan bunlardır işte..
 hulya
 27 Aralık 2013 Cuma 13:29
Çift yönlü yolda, gidiş yönünde giderken trafik sıkışır ve araçlar konvoy olur.O sırada aradan biri çıkar ve geliş yönündeki yola geçer,hızla ilerler konvoyda bekleyenleride enayilikle itham eder.Totem senin duruşunu işte buna benzetiyorum.Seninki zeka ise ben enayi kalmaya razıyım.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Turktime uygulamasını indirin, günün gelişmeleri cebinize gelsin.
Google Play
App Store
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Turktime