Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Firavun
Bülent Kuşoğlu
YAZARLAR
27 Mayıs 2013 Pazartesi

Firavun

Türkiye tarihinin en büyük terör olayı üzerine yazdığım yazıda Tayyip Beyin bu konuyu da atlatacağını sitemle yazdım. Geçen Cumartesi günü başarılı bir organizasyonla, toplama kalabalıkla, 1o bin polisle, devlet ve medya yardımı ile sonuçta hakikaten başarılı bir şekilde Tayyip Bey bu badireyi de atlattı. Helal olsun. Her zaman derim, “Çok iyi bir siyaset adamı ama çok kötü bir devlet adamıdır” diye yine bir örneğini verdi.

Geçen hafta başındaki yazımda Tayyip Beyin ABD’ye giderken “Ben gelene kadar çok şey değişecek” dediğini ve Reyhanlı’nın suçunu CHP’ye yıkmak isteyeceğini de yazdım. Çünkü, kendisini iyi tanıyorum artık, söylem ve davranışları bu yöndeydi. Öyle de oldu. Yalnız tahminimden daha kötü ve zayıf gerekçelerle ortaya çıkması beni şaşırttı.

Tayyip Beyle ilgili bir tahminde bulunayım; Başbakan panikte, ne yapacağını çok iyi bilmiyor. Çok sıkıntılı. Zorda…  Çünkü, tutkulu, ihtirasına mağlup… Enaniyet ve hırsla, neye mal olursa olsun başkan olmak istiyor, devleti yeniden kurmak ve “Yeni rejimin Atatürkü” olmak istiyor. Tabi ki isteyebilir, her gönülde bir aslan yatar ama unutmayın ki oyun kurucu kendi değil… Onun için büyük umutlarla gitti Okyanus ötesine…

 Ayrıca herkesin bir oyunu var fakat kararı Yaradan verir…

***

Geçen yazımda değişen rejim ve yaşam tarzı ile ilgili bir şeyler yazdım, bazı arkadaşlar yanlış anlamış. Bunu sadece bir siyasi yazı sanmışlar. Kendi siyasi görüşlerine göre karşı çıkmışlar. Halbuki ben şahsımın ve toplumun kaygılarını yazdım. Biraz daha açayım. Bu kaygılar aslında demokrasi ile ilgili. Bizler sonuçta ne kadar farklı düşünce ve yaşam tarzına sahip olursak olalım bir arada yaşamak zorundayız. Diğerlerini illa kendimize benzetmekten vazgeçmeliyiz. Sorun, sıkıntı buradan doğuyor. İstiyoruz ki diğerleri bizim gibi olsun, bizim istediğimiz gibi yaşasın, bizim doğrularımız onun doğruları olsun. Bu genel hastalığımız.

Ancak şu sıralarda iktidarda olan ve artık iktidarını 11 yılın sonunda pekiştirip kendi tercihlerini başkalarına dayatan Tayyip Bey iktidarıdır. Şimdiki, sorunu, sıkıntıyı da Tayyip Bey doğuruyor. Benim gibi olmak, en azından bana karşı çıkmamak zorundasınız diye kendi görüş ve yaşantısını dayatıyor.

Tayyip Beyin en güvendiği adamlarından İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşcu Nisan başında şöyle demedi mi, açık açık toplumu bölmedi mi, anti demokratik bir anlayış sergilemedi mi? ;

 10 yıllık iktidar dönemimizde bizimle şu ya da bu şekilde bizimle paydaş olanlar, gelecek 10 yılda bizimle paydaş olmayacaklar. Çünkü bu geçtiğimiz 10 yıl içinde, bir tasfiye süreci ve bir tanımlama özgürlük, hukuk, adalet söylemi etrafında yaptıklarımıza paydaşlar vardı. Onlar da şu ya da bu şekilde her ne kadar bizi hazmedemeseler de; diyelim ki liberal kesimler, şu ya da bu şekilde bu süreçte bir şekilde paydaş oldular ancak gelecek inşa dönemidir. İnşa dönemi onların arzu ettiği gibi olmayacak. Dolayısıyla o paydaşlar bizimle beraber olmayacaklar. Dün bizimle beraber şu ya da bu şekilde yürüyenler, yarın bizim karşımızda olan güçlerle bu sefer paydaş olacaklar. Çünkü inşa edilecek Türkiye ve ihya edilecek gelecek onların kabulleneceği bir gelecek ve bir dönem olmayacak. Onun için işimiz çok daha zor

Değerli okuyucu ve yorumcular, işte sorun bu, bu anlayış…  İlave olarak “Rejim Muhafızları”da oluşturuyorlar. Üstelik Tayyip Beyin İslamiyeti anlayış ve yaşayışı dahil her şeyi sakat. Diğerlerini bırakın İsrail’le bir olup Müslümanları vurdurması yeter…  Bir de dayatıyor. Kim Tayyip Beyi savunabilir? Bilin bakalım, kim…

***

Bu yazımda fıkra yazmayacağım. Fıkra yerine acıklımı yoksa komik olduğuna karar veremediğim bir olayı yazacağım: Ankara Ticaret Odası bilboardlara ve gazetelere tam sayfa ilan vererek ve milyonlar harcayarak, IMF’ye olan borcumuzu sıfırlayan Başbakan’a teşekkür etmiş…  Ankara esnafı haciz, çek, senet, borç rekorları kırıyor, ülke üretim yapamıyor, yeni seçilen yönetime bak. Aslında böyle insanlara demokrasi fazla, bir firavun yeter…        

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Misafir
 30 Mayıs 2013 Perşembe 01:29
16:08, "doğan görünümlü şahin" yorumcu, beni dkapkınerle karıştırıyorsun, sana o DÖRT tane seri yorumu yaptıran kapkıner değil, benim. AKPKKyı savunamadığında paranoyan azıyor, herkesi kapkıner sanmaya başlıyorsun, iyice cıvıtıyorsun, farkındayım. Millete laf yetiştirmede, mugalatada, en kolay argümanı yakalayıp sündürdükçe sündürüp ASIL ÇUVALLADIĞIN KONUYU UNUTTURMADA seninle kimse yarışamaz, şimdilik bu kadar. Daha uzatacaksan bir psikiyatrist adı verebilirim, o daha faydalı olur.
 teyze
 29 Mayıs 2013 Çarşamba 20:49
19:02 ve 19:06 yegenlerum, şair demiş ya,Sana yüklediğim anlamları/Senmişsin gibi düşünme /Aldanırsın/Sen o anlamlarla /Sadece bende varsın /Ben seviyorsam /Sen bahanesin...53 buçuk yaşımı tamamladım ergenler gibi bir taraftar istesemde olamam.FB benim için gençlikteki gibi sadece futbol takımı değil artık, ona yüklediğim anlamları,hayatımdaki rolünü ben biliyorum.Uzatmıyorum çünkü renkdaşlarım yeni teknik direktörümüz kim olsun muhabbeti için beni bekliyorlar,hoşçakalınız.
 Misafir
 29 Mayıs 2013 Çarşamba 19:06
TEYZE seçimle geldi ama bu kadar şaibeden sonra seçim bir şey ifade etmiyor.Seçim dediğiniz seyirci ve FB sevdalısı milyonlar seçmiyor başkanı PARAYI veren OY da veriyor.Futbol ticarileşti fazla zihin yormaya değmez.Amatör ruh hiç yok.ADAM son maçta forma öpüyor ertesi sezon başka takımda...Herkes (şartlar gereği artık) İŞİN PARASINDA. insan her işe gereğince değer vermeli...
 Misafir
 29 Mayıs 2013 Çarşamba 19:02
Saygıdeğer Teyze, Fenerbahçe ile Türkiyeyi karıştıracak kadar işin fanatik ve akıl dışı boyutunda değilim.Ben futbolun ticari bir sektör olmasından sonra futboldan biraz soğudum.Irkçı hiç değilim ama bir takımda 6 yabancı oyuncu bir anda sahada olunca bazıları da vatandaş oluyor bu da bana pek uzak bir takım anlayışı ve alınan galibiyetler kimin oluyor?Söylenildiği gibi futbol her şey değildir.Parti takım ve her tür radikalliğe karşıyım.Futbol seyretme zevkinden öteye geçmemeli.
 Misafir
 29 Mayıs 2013 Çarşamba 16:08
Sayın Bülent Kuşoğluda şimdi kesin 31 temmuz tarihli yazıya bakıp ana!!orada ne olmuş diye bakmıştır:)allahım ben ne zaman burada normal insanlarla muhatap olacağım? Vatandaşın mevzularla alakası yok arşiv tarayıp burada savaş veriyor bir AKPKK sloganı bellemiş gece demiyor gündüz demiyor millete laf yetiştiriyor bu arada kılıktan kılığa giriyor.Kendini bukadar yorma be gülüm ölümlü dünya sen bu dinyayı bırakta ahiter için çalış artık malum yaşın kemale ermiş ayak çukur denklemi bilirsin:)
 teyze
 29 Mayıs 2013 Çarşamba 16:06
12:57 Teşekkürler Fener denince denizin değilde bahçeninkini anlamışım.Uzun zamandır haberleri dikkatli takip etmiyorum kaçırmışım.Aziz Başkan seçimle geldi seçimle veya istifayla gider,sen bu ülkede yapılan darbeler sonrasında sivil veya askeri farketmez TÜRKİYEyi sonra seveceğim dedin mi ki Aziz gidince Fenere döneceksin?
 Misafir
 29 Mayıs 2013 Çarşamba 15:44
10:42, beni muhatap almasan(!) da bu yorumun tarihe geçecek nitelikte. Teşekkür ederim, ÜÇ argümandan en kolayını bulup onun yarısını savunmakla benim argümanlarımın her üçünü de doğruladığının İTİRAFI oldu, farkında değilsin. Fasulyeden muhalefetinden başka hangisine itirazın var? Güdümlü militansın, kayıtsızşartsız AKPKK savunmanısın, en hafif argümanı uzatıp ASIL ÇELİŞKİLERİNİ UNUTTURMADA UZMANsın, itiraf etmiş oldun, bundan sonrası için hayırlı başarılar dilerim.
 Misafir
 29 Mayıs 2013 Çarşamba 15:35
Sayın Bülent Kuşoğlu, bu makalenizi de Sayın Aytun Çıray'ın 31 Temmuz 2012 tarihli makalesi gibi, yorum içerikleri dolayısıyla bundan sonraki başka tartışmalarda referans vereceğim. Her iki makale de buralarda AKP-PKK terörüyle yurtsever demokrat yazar ve yorumculara göz açtırmamak ve onları yıldırmak için görevlendirilmiş "bilinen" yorumcunun itiraflarıyla referans olacaktır. Saygılarımla.
 Misafir
 29 Mayıs 2013 Çarşamba 12:57
12.09 Fener, Kamer Gençin elinde taşıdığı aydınlatma cihazı olan fenerdir.Teyzecim o meclise öyle geliyordu bir aralar protesto için anlaşılan sizin ONDAN DA HABERİNİZ YOK.Güzel boya çekmişsiniz ama yanlış DUVARA:) Ben de söyle sametçi AZiz Gidince Fenere dönecek bir Fenerliyim.
 teyze
 29 Mayıs 2013 Çarşamba 12:57
Dün Hocayı dinlemeye gelenler arasında ateistten her partiye mezhebe cemaate mensup insanlar vardı.Soru sorma kısmında kendilerini tanıtırken söyledikleri için biliyorum.Hocaya ve dinleyicilere hayran kaldım ülkemiz adına umudum arttı gene.Sonra MARİFETİN,bir sürü aptalca-provokasyon kokan sorulara verdiği cevaplarla herkesi kahkahaya boğan alkışlatan hocada olduğunu anladım.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Turktime uygulamasını indirin, günün gelişmeleri cebinize gelsin.
Google Play
App Store
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Turktime