Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
30 Mart Neyi Değiştirir?
Bülent Kuşoğlu
YAZARLAR
17 Mart 2014 Pazartesi

30 Mart Neyi Değiştirir?

Diyelim ki AKP veya Tayyip Erdoğan Partisi olmaz ama 30 Mart’ta yüzde 60 hatta 80 oy aldı.
Ne değişir, ne olur, ne kadar önemli?
Başbakan’ın üzerindeki şaibe ortadan kalkar mı?
Bakanların üzerindeki şaibe ve bu fezlekeler varken Hükümet nasıl devam eder?
Başbakan ve çocukları hakkında soruşturma açılamıyorken, Yargı Yürütme’nin açıkça kontrolündeyken Hükümetin meşruiyeti kalır mı?
Belki bilirsiniz ama yeri gelmişken şu meşhur hikayeyi anlatayım: Muaviye’nin Şam’da vali olduğu ve halifelik iddiasında bulunduğu dönemde şöyle bir hadise yaşanır. Mekke’den gelen bir adamın devesini Şamlı bir zorba kişi bu benim devemdir, hem de erkektir iddiasıyla el koymak ister. Deve aslında dişidir ve Şamlı şahıs ile ilgisi yoktur. Durum valiye intikal eder. Vali Muaviye pazar yerinde yaklaşık 500 kişinin önünde “Evet” der “Bu dişi deve bu Şamlı’ya aittir. Siz de şahit misiniz?” Herkes şahitlik eder, kimseden itiraz gelmez. Deve Şamlıya verilir. Muaviye olaydan sonra Mekkeli asıl deve sahibini yanına çağırır ve “Ben de devenin dişi ve sana ait olduğunu biliyorum” der, “Ama özellikle böyle karar verdim. Şimdi git Mekke’de Ali’ye söyle Şam’da Muaviye erkek deveye dişi deve dediği zaman inanacak en az 500 kişi var, halifelik iddiasını ona göre bir daha düşünsün
Türkiye’de de Tayyip Bey “Kabataş’ta başörtülü bir anneye tecavüz edildi” dediği zaman tam tersi görüntülere rağmen inanacak belki bir yüzde 30 vardır. Diğer taraftan inanmayacak en az bir yüzde 50’de vardır. Umursamayanlarda çoktur. Bu örneği para meselesi, camide içki içtiler, Obama şöyle dedi gibi bir yığın yalan konusunda da tekrarlamak mümkün…
Ne demektir bu?
Bu demektir ki seçim sonuçları ne olursa olsun kutuplaşmış toplum mücadelesi siyaseten devam edecektir. İşin sıkıntılı, sorunlu ve tehlikeli tarafı da budur… Bir taraftan her türlü aleni yalana inanan asla sorgulamayan bir halk veya seçmen kitlesi, diğer taraftan yine asla Tayyip Beye inanmayacak olan bir başka büyük kitle… Kesin inançlılar ve kesin reddiyeciler… Geldiğimiz nokta budur.
Seçim tarihine kadar bu kesin inançlıları ve reddiyecileri aktive edecek, etkileyecek birkaç gelişme yaşayacağız… Bu gelişmeler büyük ihtimalle doğal olmayacak… Fakat ne fark eder ki? Toplum kesimlerinin tepkileri şimdiden belli… Ve dişi deve örneğinde ki Muaviye gibi adalet peşinde değil de siyaset peşinde olan bir iktidar var…
Peki, her şeye rağmen 30 Mart seçimlerinden kendine göre bu koşullarda iyi bir sonuçla çıkan bu iktidar meşruiyet kazanabilir mi?
Ben daha önceden de yazdığım gibi yüzde iktidar için 35’in üstünde bir oy alınacağını asla beklemiyorum ve her şey seçim değil, meşruiyet sadece sandıkta oluşmaz. Meşruiyetin kaynağı adalettir, toplum vicdanıdır. Toplum vicdanı ve uluslararası toplum nezdinde ise bu iktidar meşruiyetini yitirmiştir. “Çaldıysa bizimkiler çaldı” anlayışı belki seçim sandığında güç verir ama adalet terazisini ve vicdanları asla dengelemez…
 
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 FRONTAL
 19 Mart 2014 Çarşamba 16:00
Ben demiştim ak dediğime kara diyeceksiniz diye. Ama şunu unutmayın ki; " geçmişi unutan, geleceğine yön veremez". Siz yine bildik söylemlere devam edin, artık sesiniz sinek vızıltısı gibi geliyor zira .
 Misafir
 19 Mart 2014 Çarşamba 15:01
Adam tayfası ile beraber Ordunun canına okudu, Emniyetin canına okudu, Yargının canına okudu, Medyanın canına okudu, Devletin malını mülkünü sattı savdı, ihaleleri yandaşına dostuna peşkeş çekti, arada yetim hakkını götürüp ailece kalkınarak dünya zenginleri sıralamasına girdi ama olsun, yine de bize hizmet etti, beleş makarna, bulgur, kömür verdi ya, oyum inadına Akp ye:))
 Misafir
 19 Mart 2014 Çarşamba 14:41
Bu ülkenin yarısından fazlası Akp ye oy vermeyecek olmasına karşın, hala Akp yi milli iradenin temsilcisi yerine koyan Tayyip'in paçalarına tutunmuş sizler, "cevabınızı 30 Martta alacaksınız" diye böbürlenip kibirlenseniz de; sizin ak demenizle iktidarınızın alnına bulaşan kara leke asla temizlenmez!
 FRONTAL
 19 Mart 2014 Çarşamba 13:19
12:35 sayın kuşoğlunun partisindekiler dahi artık CHP nin bir Balta'ya sap olamayacağını anladığı için AKP ye geçiş yapıyor sayın atillanın bir önceki yazısında da bu konu ile ilgili bir haberi paylaşmıştım. Sizler gerçekten hangi gezegenden geldiniz bu ülkeye anlamıyorum. Hoş ne dersem diyeyim hep bizlerin ak dediğine sizler kara diyeceksiniz aslında cevabınızı 30 Mart'ta alacaksınız .
 Misafir
 19 Mart 2014 Çarşamba 12:35
Senin "Peki Erdoğan gitsin de kim gelsin" gibi abuk sabuk saçma sapan antidemokratik ve politika etiğine aykırı sorunun cevabını tüm Tayyip ve Akp muhalifi halkçı sosyal demokratlar adına, Sn Yazarımız her defasında ya açıkça veriyor ya da kibarca ima ediyor da, algılama sorunu olanlar için onun da bizim de yapabileceğimiz bir şey yok yazık ki, bu konuda sana daha fazla yardımcı olamayacağımız için üzgünüz:))
 FRONTAL
 19 Mart 2014 Çarşamba 10:32
Varsa yoksa ERDOĞAN gitsin! Neden? Bilmiyor. Peki Erdoğan gitsin de kim gelsin? Cevap yok! Fikri yok çünkü. Koskoca Türkiye'nin düşürülmek istendiği durum bu! Kaos, karışıklık, terör, sokak çatışmaları ve demokrasi dışı müdahale... Sandıkta gitmeyen Erdoğan belki böyle gider! Bizler sıradan vatandaşız sağduyulu olmamız lazım, bu ülke 11 yıldır çok güzel projelere imza attı, ve artık millet uyumuyor uyandı.
 FRONTAL
 19 Mart 2014 Çarşamba 10:28
sloganlar konuşuyor ama AKLIN sahne aldığı yer çok az.Neden böyleyiz bilemiyorum... Tartışıp ortayol bulmayı, birbirimizi anlamayı, empati yapmayı beceremiyoruz. Birbirimizi yok edemeyeceğimize göre geriye bir tek Türkiye'yi Türkler yönetsin artık! Diyorum buna dahi bir çok kişi itiraz ediyor.Sınırlar bile bizi birbirimize bağlamıyorsa, durum hiç de iç açıcı değil demektir! Özellikle bazıları durumu anlamak yerine ortalığı ateşe verme derdinde! Dertleri memleket falan değil.
 FRONTAL
 19 Mart 2014 Çarşamba 10:21
Gezi Parkı eylemleri nedeniyle üzülerek görüyorum ki çoğunluk muhakeme yeteneğini kaybetmiş durumda. Kalıpların dışına çıkıp düşünmek isteyen çok az insan var. Herkes mikrofonların önünde edilmiş iki cümlenin peşine takılmış gidiyor. Kimse sorgulamak istemiyor. Kamplara bağlılık artmış durumda. Tartışma öfkeye, dostluk kine, ideoloji düşmanlığa dönüşmek üzere.20 gündür biber gazları, coplar, taşlar, sopalar, tekmeler, TOMA'lar, maskeler, çadırlar, tweet'ler, SMS'ler, pankartlar, dövizler,
 CISS
 19 Mart 2014 Çarşamba 09:53
Benim de tahminim AKEPE 30 Marttaki yerel seçimlerde EN AZ % 10 luk bir oy kaybına karşın yine de birinci parti çıkabilecektir, bunun için ne yazık ki Misafir 21:33 ün öngördüğü gerekçelere de katılıyorum. Ancak toplam muhalefete göre açık ara azınlık kalacak bu partinin artık tek başına milli iradeyi temsil ettiği savı, kuyruklu bir yalandan ibaret olacak. Her şeye karşın hala adayların özelliklerinin etkili olduğu yerel seçimler tam bir gösterge değil. Dananın kuyruğu asıl Cumhurbaşkanlığı seçimi ile (öne alınması muhtemel) genel seçimde kopacak! CISS!
 Misafir
 18 Mart 2014 Salı 21:33
Belki artık Akp yi tercih etmeyecek Gülenciler yanında bir miktar dürüst Akp yandaşı da hayal kırıklığı ile sandıklara gitmeyecekler. Buna karşın 30 martta yine de pek fazla şey değişmeyecek görünüyor. Çünkü Chp ve Mhp nin geçmiş iktidarlarındaki başarısızlıkları ile bu günkü kadroları halkın çoğunluğu tarafından iş yapabilir görülmediğinden, yolsuzluk iddialarının ayyuka çıktığı şu dönemde bile Akp yine birinci parti çıkacak. Zira bu halk için hizmet vermek, dürüst olmaktan daha değerli..
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Turktime uygulamasını indirin, günün gelişmeleri cebinize gelsin.
Google Play
App Store
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Turktime