Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
İtibar, Siyaset ve Toplum...
Bülent Kuşoğlu
YAZARLAR
13 Mart 2014 Perşembe

İtibar, Siyaset ve Toplum...

Düşünün, İsmet İnönü Cumhuriyetin kurucularındandır, Başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı yapmıştır ve seçim sonucu 1950’de Cumhurbaşkanlığından ayrılınca siyasete devam edebilmiş, daha sonra ki yıllar da genel başkanlık seçimlerini de kaybetmiştir. 2’inci Dünya Savaşı yıllarının Milli Şefi İnönü halktan biri gibi siyaset yapmayı içine sindirmiştir. İsmet İnönü için eleştirileriniz olabilir ama itibarsız diyemezsiniz, halk nezdinde itibarını asla  yitirmemiştir. Neden? Çünkü İnönü itibarını sadece oturduğu koltuktan almıyordu… İnsandı aynı zamanda… İnsan olmayı, demokrasiyi ve vatandaş olmayı içine sindirebilmişti… İnsan ve vatandaş olarak da itibar sahibiydi…
Recep Tayyip Erdoğan ise daha başbakanlığında itibarını yitirmiş, itibar üstü bir konuma sahip olmuştur. Kabataş’ta arkadaşımın başörtülü gelinine bilmem ne yaptılar, camiye ayakkabı ile girdiler ve Kılıçdaroğlu Rahşan affından yararlandı gibi yalanlar ve de 4 bakanı ve oğlu ile ilgili soruşturmaları engellemeye çalışması nedeniyle hem oturduğu koltuktan aldığı itibarı, hem de bir insan ve vatandaş olarak itibarını yitirmiştir.
Bazıları diyecektir ki tam tersine Erdoğan’ın itibarı büyük bir kitle nezdinde çok yüksek. Ben de onu ifade etmeye çalışıyorum, AKP’ye oy verenler nezdinde müthiş bir itibarı varmış gibi görünüyor, ama bence Tayyip Bey’in partilileri nezdindeki başka bir şey, normal itibar değil. Tayyip Beye oy verenler için ona hayranlar, ona inanıyorlar, ondan korkuyorlar hatta ona aşırı bağlılar denebilir ama onun insanlığına veya sade vatandaşlığına itibar ediyorlar demek yanlış olur. Burada bir aşkın itibar var, bu konu dışı… Normal olmayan, insani olmayan bir durum var orada… Bahsettiğimiz kitle nezdinde Tayyip Beyin saygınlığından bahsetmek çok hafif kalıyor…. İtibarı insani bir kavram olarak kullanıyorum, Recep Tayyip Erdoğan’ın bazıları nezdindeki itibarı ise insan üstü bir kavram, milli şeflere mahsus…
Milli Şef, insan olmasını, siyasette mücadele etmeyi bildi. Mendereslerle, Demirellerle, Ecevitlerle siyaset yaptı. İnsan olarak ta itibara sahip oldu. Recep Tayyip Erdoğan ise burnundan kıl aldırmayan yapısı ile Milli Şef olmaya uğraşıyor. İnsan olarak itibar aramıyor, insan üstü olma gayretinde ve belli bir kesim için de bu amacına ulaşmış vaziyette…
Türkiye’de milli şef olsun isteyen de, demokrasi isteyen de kitleler var. Bakalım kim kazanacak?     
***
Hızla Recep Tayyip Erdoğan’ın istediği noktaya yani kaos ortamına doğru gidiyoruz. Provoke edilen kitleler biri birine girmeye başladı. Arkasından Allah korusun suikastler, yağmalamalar, toplumsal karmaşa başlarsa aylar önce yazdığım gibi şaşırmayacağım ama çok üzüleceğim…
***
Süleyman Şah Türbesi yakınlarında çatışmalar başlamış. Yakında oraya girilip birkaç askerimiz şehit edilirse şaşırmayacağım… Arkasından Ordumuz güvenlik gerekçesi ile Suriye’ye girecek ve savaş ortamı dolayısı ile sıkıyönetim ve dolayısı ile seçimlerin ertelenmesi gündeme gelebilecek…
***
Salı günü Berkin Elvan’ı 9 aylık bir yaşam mücadelesi sonucu kaybettik. Başbakan’ın emriyle “Destan yazan” polisin kaza kapsülü 15 yaşındaki Berkin’i aramızdan aldı. Devlet ailesi ile hiç ilgilenmedi. Son gün yani 9 ay sonra Cumhurbaşkanı aradığında iş işten geçmişti. En kötüsü toplumun diğer yarısı hiç umursamadı hatta sevinenler dahi oldu… Nasıl bir toplum olduk?
***
Yazdıklarımı saçma bulanlar olacaktır. Belki saçmadırlar. Fakat bu toplumu, yazarı-çizeri, köylüsü, emeklisi, genci, milletvekili ile saçmalayacak duruma getiren de Recep Tayyip Erdoğan’dır. Bu tansiyon düşmediği sürece, toplum ayrıştığı, gerginlik devam ettiği sürece toplum ve devlet normal hale gelemez. 30 Mart seçimlerinde bu toplum siyasilere normal itibar verecek yolun başlangıcını göstermelidir…
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Misafir
 17 Mart 2014 Pazartesi 03:56
12:55, bence en sonucu ihtimal, zaten parti hırsızlıkla meşhur, adam orda HIRSIZVAAARR diye bağırsaydı diğerleri onu LİNÇ EDERLERDİ, hırsız da bu arada KUMPASVAR-PARALELVAR diye bağırıp durumu kurtarırdı, zaten hepsi de aynı tornadan, niye kaçsın ki?
 Misafir
 16 Mart 2014 Pazar 13:19
15.30 Bu parti Esed dostu Hamaney'in önünde diz çöken kendi milletiniyse haşhaşi ve çapulcu diye nefretle öteleyen ülkeyi kaosa anarşiye kana bulaştıracak kadar gözü dönmüşlerin ilkesiz omurgasız rüşvetçilerin partisi.
 Misafir
 16 Mart 2014 Pazar 13:16
15.30 Bu parti rüşvete "Rıza"sıyla bağış diyenlerin İran altını koleksiyonu sevenlerin eskiden savcıyken şimdi avukat olanların testereyle insan boğazlayanları salıp insanlıktan bahseden içi ayrı dışı ayrıların partisi.4 bakanı rüşvetten gitmiş ilk TC hükümetinin partisi, parti de denmez ya! Karaman'dan fetvalı bağış şirketi...
 Misafir
 16 Mart 2014 Pazar 12:55
15:30 a; Senin sorunu ele alırsak, üç ihtimal var; ya o mitinge katılanların hepsi de hırsız adam ondan tırsmış veya adamın kendi de hırsız olduğundan sessiz kalmış ya da katıldığı mitingi yapan parti hırsızlardan oluştuğu için utanıp korkmuş. Belkide bunların hepsi de söz konusu, kim bilir. Her neyse, ben senin bu sorunun yanıtını bir türlü bulamıyorum, içime dert oldu arkadaş, şu siyasi parti hangisiymiş söylesen de rahatlasam:)
 Misafir
 15 Mart 2014 Cumartesi 15:30
Bülent Beye kısa bir soru: Bir partinin mitinginde adamın birinin cüzdanı çalınıyor çalanı fark eden vatandaş "Hırsız vaaaarrr" diye bağıramıyor. Bu miting hangi partiye ait olabilir?
 Misafir
 14 Mart 2014 Cuma 00:31
30 martta bu siyasilere gereken mesajlar kesinlikle verilecegi kanaati ve inancindayim.ayristirmanin, , Hertürlü hirsizlik larin hesabinin sorgulandigi ve emegin karsiliginin sandiklardan cikacagina inancim tamdir.siyasi muhasebesi 1 nisan sonrasina insallah
 FRONTAL
 13 Mart 2014 Perşembe 20:36
13:21 Bu köşede yazmış olduğum yorumlar bana aittir yani alıntı değildir. Bazı sitelerde okuduğum ve bana hitap eden yazıları bu sitede paylaştığımda ise yazanın ismini belirtiyorum. Ayrıca bu ülkede rüşvet AKP döneminde başlamadı. Ben kendimi bildim bileli rüşvet heryerde var vede korkarım ki olmayada devam edecek. Hayat acımasız, insanlarımız çıkarcı ve ne yazikki gerçekler çok acı.
 Misafir
 13 Mart 2014 Perşembe 13:31
12.44 Neyse kısa yazmışsınız.Manas Destanı gibi alıntı yorumlarınızdan iyidir.Ben cinsiyeti kastetmedim olaylara bakışınız kadınca değil dedim.14 yaşında çocuğun ölümüne kumpas ve Türkiye bunlara alıştı diyen yürütmenin başı var ülkede sizin yazdıklarınız gayet normal.Rüşvete bağış diyen kafadan ne hayır gelecek bu ülkeye.
 FRONTAL
 13 Mart 2014 Perşembe 12:44
Sayın 11:09, olaylar karşısında sakinliğimi koruyamıyorum. Burda size kadın ve ya erkek olduğumu ispatlamaya girişmem, emin olun ahmaklıktır. Yazdıklarımı nasıl algıladığınıza bağlıdır. Esen kalın.
 Misafir
 13 Mart 2014 Perşembe 11:52
Sn.Yazarım.25 Mart'ta gelecek ses kaydı (önce ve sonra da olabilir.)TWİTTER fenomeni FUAT AVNİ'nin de yazdığı gibi büyük bir ihtimalle M.YAZICIOĞLU'nun öldürülmesinden baştakinin de haberinin olması ses kayıtlarında bunlar var.Fetva da aldılar KARASINDAN..Bakalım hangi ülkeye abbas yolcu...
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Turktime uygulamasını indirin, günün gelişmeleri cebinize gelsin.
Google Play
App Store
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Turktime