Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Kardeşim
Bülent Kuşoğlu
YAZARLAR
6 Mart 2014 Perşembe

Kardeşim

Ben sanki Erdoğan’ı çok seviyorum…

Sanki iktidar olmak istemiyorum…

Sanki Recep Tayyip Erdoğan’ın suçlu ve psikolojik olarak normal olmadığına inanmıyorum…

Sanki Türkiye’de olan bitenin ne kadar anormal olduğunun farkında değilim…

Sanki Güneydoğu’nun beceriksiz bir Hükümetçe kaderine terke edildiğinin bilincinde değilim…

Ama bana sitem edenleriniz var. Sanki ben iktidardan kaçıyormuşum gibi… Sanki bu gün iktidar kapıları ardına dek açılmış da ben reddetmişim gibi konuşanlar var. Sanki yüzde 50’ye yakın oy almış iktidar parlamento çoğunluğunu veya halk desteğini kaybetmiş gibi… Sanki iktidarın meşruiyetini kaybetmediğini ben bilmiyormuşum gibi…

Baylar, bayanlar eğitim seviyesi çok düşük olan bir ülkede yaşıyoruz. Toplumun okumadığının farkında değil misiniz? İktidar meşruiyetini kaybetti ama henüz oy ve parlamento desteğini tümüyle kaybetmedi. Demokrasi kurallarına o uymuyor ise ben uymak zorundayım… 

Sizin, bizim için çok önemli olan, Hükümetin değişmesini gerektirecek kadar önemli gördüğümüz konuların toplumun önemli bir kesimi için çokta inandırıcı bulunmadığının farkında değil misiniz?

Belki de toplumun önemli bir bölümünün olayın farkında dahi olmadığı gerçeğini görmüyor musunuz? Demokrasi sabır ve tahammül rejimidir, neden bir az daha sabır etmiyorsunuz?

Peki, ben hemen bugün iktidar olmalıyım. Nasıl olacak bu? Bende mi meşru olmayan yollara baş vurayım? Parlamentoyu terk etmemi neden istiyorsunuz? Ben bu oyunu oynamıyorum demem neden avantajıma olsun? Fezlekelerin okunmasını temin etmem, bir aykırı kanun tasarısını 3 gün bekletmem, itirazlarımı dillendirmem dahi kazancım değil mi? Anayasa Uzlaşma Komisyonunda olmam ve mücadele etmem istedikleri gibi bir anayasa yapılmasına engel oldu. Fena mı oldu? Oysa her gün 3 öğün ayrıl demiş vatana ihanetle suçlamıştınız beni…

Bak değerli kardeşim; Demokrasi sabır ve tahammül rejimi ve bu iktidar da 2013 Mayıs’ından beri çok keskin bir şekilde düşüşte… Ekonomisi, siyaseti, algısı, her şeyiyle düşüşte… Görüyorsunuz bu düşüşü değil mi? Neden bu düşüşün tamamlanmasına müsaade etmiyorsunuz? Neden bu iktidarın ömrünü tamamlamasına izin vermiyorsunuz? Şunu söylüyorsanız anlarım; “Onların düşüşünü bekliyorsun ama ülke düşüyor, görmüyor musun?” Bunu anlıyorum da halk desteği olmadan, halk onları yeterli seviyeye kadar indirmeden ne yapmamı istiyorsunuz anlamıyorum…

Ben diyorum ki bu ay sonundaki seçimlerde çok önemli bir oy kaybına uğrayacaklar, erken seçime gitmek mecburiyetinde kalacaklar. Erken seçim olmasa da Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrası seneye zaten genel seçim var. Ekonomi ve diğer unsurlar zaten kötüye gidiyor, kaybedecekler… Bak daha düne kadar burnundan kıl aldırmayan mağrur Başbakan, 3 yıl kuralından da, Cumhurbaşkanlığı adaylığından da vazgeçmiş durumda… Tek derdi kendini kurtarmak… Daha beter olacak… Neden benim demokrasi dışına çıkmamı ve onun bitiş sürecini hızlandırmamı istiyorsunuz ki, bu onun için kurtuluş olur görmüyor musunuz?

Yalnız bir sorun var; Artık siyasi ömrünün dolduğunu gördüğü gibi kişisel ve ailevi prestijinin de yok olduğunu o da gayet iyi biliyor. Yalnız değil… Gitmemek için her şeyi, ülke, demokrasi ve toplum için tehlikeli olan her şeyi yapar. Yapabilir değil, yapar ve yapıyordur… Dikkatli olmalıyız, toplumla olmalıyız, Kardeşim… Bundan sonraki süreç çok sıkıntılı, çok zor, Kardeşim

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 hulya
 8 Mart 2014 Cumartesi 11:28
Gelin görün ki yılların kaşarlanmış tecrübelerine hakim olanlar Atatürk'ün nutuk da izah ettiği gibi "R.Orbay'a neden Cumhuriyeti istemediğini sorduğumda aldığım yanıt,bu millet,yönecilerin kimsenin erişemiyeceği yükseklikte olduğunda kontrol altına alınır dedi"diyor.İşte bu anlayıştır demokrasinin yerleşmesine asla izin vermeyen...
 hulya
 8 Mart 2014 Cumartesi 11:28
15:47'ye cvp: Türkiye'ye demokrasi 1923 yılında geldi.1938 yılına kadar dallarını ve kollarını oturtmaya çalıştı,İ.İnönü ile son rötuşları yapıldı ve yüce türk milletine teslim edildi.
 Misafir
 7 Mart 2014 Cuma 15:47
hulya hanım türkiyeye demokrasi ne zaman uğradı niye hiç haberimiz olmadı
 hulya
 7 Mart 2014 Cuma 12:56
Demokrasiyi linç edenler,demokrasiyi getirme bahanesi ile ülkeleri kan gölüne çevirenler kadar yaşanan her türlü ölümlerden sorumludur.Demokrasiyi linç eden liderlere baktığımızda sadece kendileri öldürülmüyorlar, kendileriyle birlikte binlerce halk da yaşanan kargaşada öldürülüyor,Irak,Libya,Mısır ve birçok ülke örneği gibi..
 hulya
 7 Mart 2014 Cuma 12:49
Başbakan HUZUR VE GÜVEN'den sorumludur.Bunu sağlayamıyorsa görevini yapamıyor demektir.Huzur ve Güven'i sağlamak için kendilerinin katiyetle şaibesiz olması gerekir.Aksi halde huzurdan bahsedilemez.Şaibelere fakru zaruret içindeki halk gözlerini kulaklarını kapamak mecburiyetinde olabilir.Bu şaibeleri ortadan kaldırmaz.
 hulya
 7 Mart 2014 Cuma 12:42
19:10'a cvp: Demokrasiyi kabul etmiş ülkelerde başbakanların görev tanımları bellidir.Demokrasiye geçmiş ülkenin başbakanı savaşarak fethettiği bir ülkeyi dizayn eden komutan gibi davranamaz.
 Misafir
 6 Mart 2014 Perşembe 19:10
halk derken fransız halkındanmı bahsediyonuz türk halkı hiç bir başbakana vermediği desteği veriyor görmüyormusunuz
 hulya
 6 Mart 2014 Perşembe 14:04
Erdoğan hükümeti her an için istifa edebilir.Onun başındakilerde insan sonuçta. Muhalefetin "Erdoğan hükümetinin gitmesi Türkiye'nin yararına olmaz" demesi neredeyse "oyunuzu Ak Partiye atın" demek anlamına gelir.Halk "sana ihtiyacım olduğunda neredeydin?" diye hesap sorar.
 Misafir
 6 Mart 2014 Perşembe 13:25
kafasına göre bir çeteyi oluşturabilse bir ŞİKE ASKERİ DARBEye bile razıdır bu muktedir. Hem ateşteki kestaneleri elini yakmadan toplamış olurdu hem de ilk seçimde MAĞDURUM DA MAĞDURUM şarkısını söyleyip bıraktığı yerden SÖVÜŞLEMEYE devam etmesine yarardı. Daha öncekileri kullandığı gibi bu defa daha büyük bir iştahla ülkenin kanını son damlasına kadar sömürmesine bir engel kalmazdı. Aceleye SIRF BU YÜZDEN gerek yok, BU ZİHNİYET ARTIK TOPRAĞA GÖMÜLMELİ, bir daha hiç kimsenin anamayacağı kadar.
 hulya
 6 Mart 2014 Perşembe 13:17
Örneğin Tv.deki haber sunucusu, sunduğu haberin heyacanını yaşamıyor ve bunu seyirciye aksettiremiyorsa hiç bir kuvvet bana o haberi izlettiremez.insanda biraz heyecan biraz istek olur.Görev yapmak aşkıyla yanıp tutuşan kadrolar görmek istiyor halk.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Turktime uygulamasını indirin, günün gelişmeleri cebinize gelsin.
Google Play
App Store
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Turktime