Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Ruhunu Kaybetmiş, Kimliğini Yitirmişler Toplumu!
Bülent Kuşoğlu
YAZARLAR
12 Mayıs 2014 Pazartesi

Ruhunu Kaybetmiş, Kimliğini Yitirmişler Toplumu!

Güçlü olmak herkes için, her zaman güzel bir şey… İnsan fıtratında var. Güçlü olmak için yaşamımızda çok şey feda ederiz; sağlığımızı, ideallerimizi, sevdiklerimizi, belki aşkımızı… Çünkü güçlü olmadan hedeflerimize ulaşamayız… Maddi hedeflerimiz ise koltuktur, paradır, koltuk için paradır veya para için koltuk… Bazen hedef sadece güçlü olmaktır, farkında olarak veya olmadan… İçgüdüsel olarak… Müthiş bir çekiciliği vardır gücün…  İşte burada insanlık veya insan olmak devreye girer…  Kontrolsüz güç güç değil sözü var ya hani ünlü reklam sözü… Bu söz aslında basit bir reklam cümlesi değildir, derin bir felsefeyi ifade eder… Gücü kontrol edebilecek yegane güç bireyin iradesidir. Dışsal olarak ise sistemdir. Toplumun irade ve mantığı…
Biz güce tapan bir toplum olduk. Bu kadar değildik, şimdi basbayağı güce ve güçlüye tapıyoruz… Gücü ve güçlüyü kontrol etmek yerine tamamen onun iradesine tabi oluyoruz. Nedir bu?
Rahmetli Nurettin Topçu’nun bir yazısını hatırladım ve sizinle bazı bölümlerini paylaşmak için buldum. Gerçi şimdiki sözde dindarlardan oluşan iktidar mensupları onu pek beğenmezler ama 64 yıl önce yazdığı makale sanki bugünü anlatıyor gibi… Makalenin adı, “Adam Olmak, Paşa Olmak
…“Yaptığımız her hamle, bütün kurtuluş hareketlerimiz, bizi adam olmanın sınırlarından biraz daha uzaklaştırdı; her adımda biraz daha kendimizi kaybettik. Öyle ki bugün herkes, kalb sahiplerinden ibaret bir avuç insan istisna edilirse, adam olmanın sade sırrını ve şuurunu değil, ideal ve sevgisini bile kaybetmiştir. Herkes paşa olmak istiyor. İçtimai yapıda ancak bu sonuncuyu isteyecek tarzda teşkilatlanmıştır. Her yerde yüksek ses, aşırı servet ihtirası, her tarafta şöhret iptilası alkışlanıyor
…“Etrafımızda zenginlikte paşa, şöhrette paşa, profesörlükte paşa, kudrette paşa nice yüzlerce insan peyda oldu. Neden bunların hiçbirinde “adam olmak” dininin bir müjdecisi, bir velisi veya bir havarisi olsun görülmüyor? Çünkü adamlığa götürecek olan yolu kaybettik. O yol kendi içimize doğru iniyordu.
Nurettin Topçu, makalesinde adam olmayı aramayışımızın sebebini şöyle açıklıyor;
…“Bunun sebebi iç dünyamızı kaybetmemizdir. İçgözlem terbiyesini bırakarak hep kendi dışımızdaki eşyaya çevrilmemizdir: Benliğimizden çıkıp eşyada barınmamızdır. Böylece ruhi varlık olmaktan çıkarak ekonomik varlık haline gelmek istememizdir
Evet, rahmetli 1950’de bunları yazıyordu ama sanki bugünü anlatıyordu…
Bunları durduk yerde yazmadım tabi. Geçen Cumartesi Danıştay toplantısında Başbakan Erdoğan’ın çıkardığı devlet skandalı sonrası yazdım. Üzüldüm… Gerçekten üzüldüm…
Bu hadise için, yani devlet skandalı için üzüldüm…
Bir devlet adamı tarafından yönetilmeyişimize üzüldüm…
Cumhurbaşkanımızın olmayışına üzüldüm… (Çocuk gibi çekiştirdi, memur gibi peşine takıldı, ekişiz eleman oldu)
Gazetecilerin, üniversite hocalarımızın, sivil toplum kuruluşlarımızın Başbakan’a yalakalıklarına ve eleştiri getiremeyişlerine üzüldüm…
Diyelim ki Baro Başkanı Feyzioğlu tümüyle yanlış bir konuşma yaptı. Bu tepki normal mi?  Bir Başbakan’ın tepkisi bu mu olmalı? Devlet rezaleti mi çıkarmalı? Bir Başbakan bu pervasız tahammülsüzlüğü gösterdiğinde basın, üniversite ve sivil toplum bu tepkiyi mi vermeli?
Herkes güçlünün yanında…
Ruhunu kaybetmiş bu toplum, ruhunu ve de kimliğini…
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Misafir
 15 Mayıs 2014 Perşembe 09:27
Okuyan bir halk değiliz. Okuyanımız, değerlerini besleyenleri okuyarak kendini zehirlemektedir. Ülkemizin gelişmesi: halkımızın bilgi temelinde meselelerini tartışmasına bağlıdır. Ancak, (iddialı olacak) Akademisyenler gelecek, medya reklam, yazarlar işsizlik (veya bilgisizlik)korkusu ile gerçeği yazamaktadır. Örnek; Ne Çanakkale Savaşı doğru anlatılmıştır, ne de Yunan İşgali (denize dökülmesi). Osmanlının 600 yıllık birikiminin kaldırılması karşılığında bir devlet kur/dur)ulmuştur. (vefa can)
 Misafir
 15 Mayıs 2014 Perşembe 02:29
Bir önceki yorumu ben yazdım fakat ismimi yazmayı unuttum. Ben çağatay ÇAĞLAR
 Misafir
 15 Mayıs 2014 Perşembe 02:28
Sayın KUŞOĞLU o kadar güzel anlatmışsınızki , hakaten ruhumuzu kaybetme durumuna gelmişiz. Yanlışa tepki koymaktan korkan , menfaatlerini ön planda tutan, yardımlaşmadan uzaklaşan ve değerlerini kaybetmiş bir topluma doğru gidiyoruz. Hepimizin düşünüpte anlatamadığımız bu konuyu yazıya döktüğünüz için sizi kutluyorum.
 Misafir
 14 Mayıs 2014 Çarşamba 21:08
BB 1800'lerden örnek verip KAZAYI AKLIYOR..NE ÖRNEK NE MANTIK AMA.....YAAA AK MANTIK BU AK..AK PAK...
 Misafir
 14 Mayıs 2014 Çarşamba 20:58
16.43 Çok konuşana bir ALOOOO FATİH çekeceksin değil mi...Balık baştan ALO der....Yazarı aynı yorumcusu aynı bakanı aynı bu KUTUCULARIN.SUSUN ÜLEENNN.TWİTTER MİWWTTER KAPATIRIM SADECE BİLAL VE RIZA gonuşcek..Konuş hayırsever rıza...
 Misafir
 14 Mayıs 2014 Çarşamba 16:43
15 dakika için verilen konuşma süresini, 4 katı olarak kullan, Misafir olduğun yerde, ilgisiz konuşmalarla ev sahibi kurumu sıkıntıya sok, birisi haddini bildirdiğinde " Bu ne be!" de. "Edep ya hu!"
 Misafir
 12 Mayıs 2014 Pazartesi 21:31
Nurettin Topçu fikir adamıdır ve adamdır.Sn Kuşoğlu 30 milyon Euro'm var nasıl SIFIRLAYABİLİRİM siz maliyecisiniz bir yol gösterseniz:-) Kuyumcuya mı gideyimkine.
 Misafir
 12 Mayıs 2014 Pazartesi 19:08
hulya hanım ne güzel cümleler bunlar.
 hulya
 12 Mayıs 2014 Pazartesi 13:12
Etrafınıza biraz yakından bakın; Dominant annelerin çocuklarının ne kadar embesil (başkasına muhtaç) olduklarını görürsünüz.Onlar kaç yaşında olurlarsa olsunlar annelerinden izinsiz adım dahi atamazlar.
 hulya
 12 Mayıs 2014 Pazartesi 12:54
Başbakan'ı hiç mi hiç yadırgamıyorum.O son derece uyanık bir anne gibi.Bebeklerini rahatsız eden kim olursa kartal gibi pençelerini çıkarıyor, gerekirse paramparça ediveriyor.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Turktime uygulamasını indirin, günün gelişmeleri cebinize gelsin.
Google Play
App Store
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Turktime