Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Özerklik
Bülent Kuşoğlu
YAZARLAR
1 Mayıs 2014 Perşembe

Özerklik

Tayyip Bey sayesinde seçim sonucunda çok net olarak gördüğümüz üzere 3 çok katı toplumsal bölünmeye uğradığımızı gördük. 1-Dindar, sünni muhafazakarlar, 2-Laik, kentliler, 3-Kürtçüler. Tabi bu kesimleri tanımlamak bu kadar basit değil. Kendileri başka sıfatlar ekleyebilirler, karşıtları veya akademisyenler farklı sıfatlarla tanımlayabilirler.
Neyse, asıl değinmek istediğim 3.kesimin durumu. Biliyorsunuz seçimden kendi istedikleri kadar olmasa da başarılı bir şekilde çıktılar. Kendi ajandalarına göre gündemlerinde iktidarın da kendilerine söz verdiğini iddia ettikleri özerklik vardı ve şimdi seçim sonrası özerklik konusunu kamuoyu gündemine taşıyorlar.
Cumhurbaşkanı tartışmaları ve iktidarın işine gelmemesi nedenleriyle pek gündeme oturmasa da çok somut talepleri var. Türkiye Partisi olmak için de stratejik hamleler yapıyor, yeniden organize oluyorlar. Başarılılar. Geçenlerde Yerel Yönetimlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Demir Çelik’in bazı gazetelerde çok ilginç bir röportajı vardı. Tümünü mutlaka okuyun. Ben buraya bazı bölümlerini aldım. Tartışmamıza dayanak olsun diye;
Demokratik özerkliğin siyasal boyutunda dört temel alan öngörüyoruz. 1- Bölgesel yönetimin sembolü olmalı; bayrak. Bugün devlet bunu kabul etmiyor. Uğraşmayacağız. Müzakere anına bırakacağız. 2- Bölgesel parlamento, onu da tartışmıyoruz. Ama bölgesel parlamento görevini yürütecek kongreyi şimdiden kurduk, DTK (Demokratik Toplum Kongresi). Bütün kimlikler, halklar orada kendini ifade ediyor. 3- Bölgesel yönetimin başkenti. Bunu da müzakere anına bırakıyoruz. Ama dördüncü alan...
Halkın kendi kendini yöneteceği öz yönetim organları. Köy, sokak komünleri, mahalle meclisleri, kent meclisleri... Bunları oluşturuyoruz. Halkın kendi bütçesini belirlemesinin yolunu açacağız. Ben, kimliğimle, kültürümle, dilimle varım. Bunları devletten istemek hakkım ama devlet ceberut, vermiyor. Ondan beklemeden, eğitim destek evlerinde anadilde eğitimi belediye üzerinden sağlamaya çalışıyorum. Anadilde, erişilebilir, parasız, nitelikli sağlık hizmetini devletten alamadım. Beklemiyorum. Belediye üzerinden sağlık destek evlerinde bunu sağlamaya çalışıyorum.
Öncelikle anadilde kreşler, anaokulları açacağız. Çocuklarımız üç yaşında, henüz annesinden doğru dürüst Kürtçe öğrenmemişken Türkçe öğrenmesin. İlköğretimde de anadilini kavratan bir çalışma yürüteceğiz. Ortaöğretimde Kürtçe’yle beraber Türkçe’yi vereceğiz. Çocuklarımızı hem üniversiteye hazırlayacağız hem de üniversiteye gittiğinde Kürtçe’ye hakim olduğu bir noktada tutacağız

Gördüğünüz gibi taleplerini detaylandırmışlar. Neyi ne zaman talep edeceklerini biliyorlar. Bayrağı, başkenti, parlamentoyu sonraya bırakarak konuyu görüşmeye başlamak istiyorlar. Tayyip Bey eminim yine kendilerine seçim sonrasını gösterecek, acele etmeyin diyerek kendilerini atlatmaya çalışacak ama BDP/HDP’liler de bile bile kendisini destekleyecekler ve gerçekte ilerlemeyi sağlayanlarda kendileri olacak. Bu güne kadar hep öyle oldu. Türkiye bu koşullarda birkaç yıl içerisinde özerkliği tartışmaya mecbur…
Demir Çelik, Türkiye’nin 25-26 özerk bölgeye ayrılması gerektiğini söylüyor ama kendi bölgelerinin dışındakilerin neden ve hangi kritere göre ayrılması konusunda net değil. Coğrafya, ekoloji ve kültür diyor ama netleştirememiş. Sanki bizim özerkliğimizi verin de gerisi nasıl olursa olsun diyor gibi…
Çelik’in özerklik tanımı en katısı ve bağımsız devlete en yakın olanı. İdari, mali özerklik dışında bir de siyasi özerlik içeriyor;
Belediye daha küçük ölçekte, hizmetin bireye en yakın birim tarafından karşılanmasının gereği olarak faaliyet gösterecek. İdari ve mali özerkliğe sahip olacak. Belediyelerin üstündeki bölgesel yönetimlerse, mesela Özgür Özerk Kürdistan siyasi özerkliğe sahip olacak. Eğitimini, sağlığını nasıl yapacağını, ekonomisini, ekolojisini nasıl koruyacağına kendisi karar vermeli. Ankara’daki yasamaya kendi meclisinden üyeler vermeli ve oraya sadece maliye, uluslararası diplomasi ve savunmada bağlı olmalı
Kimse okuduklarına tepki duyup hakaretamiz yorumlar yapmasın. Hükümetle yıllardır yapılan görüşmeler sonucu gelinen nokta bu… Bu konuyu tartışmasını becerebilmeliyiz. Özerk bölge veya bölgeler dışında daha fazla Kürt nüfus yaşıyor onların durumu ne olacak, onlar özerklik istiyorlar mı? Özerk bölgelerden diğer bölgelere geçişte bir kısıtlama olacak mı? Hatta Doğu ve Güneydoğu’da yaşayanlar isteyecek mi? Her şeyi konuşmalıyız…
İtiraz etmeyin, süreç içerisinde gelinen nokta bu…
 
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Dkapkiner
 5 Mayıs 2014 Pazartesi 12:36
Burada yorum yazmaya başladığımdan beri yazara hakaret etmeyelim diye elli defa yazmışımdır.Özellikle bir kaç kişi(3-4 ü geçmez)bunu meziyet sayarlar.Ancak;net yazmadığınız takdirde eleştirilirsiniz.Hele böyle fırsatçılar varsa...Geçen yazınızda düşünceleriniz ortaya atılmıştı.Kısaca tartışmaya çanak tutmuştunuz.Özerklikten yana hiçbir parti olmaz diyorsunuz.Hayır efendim,şu anda AKP başta olmak üzere CHP ve BDP hazır.Aponun İstanbul Belediyesinden 10.000 kişi kadro istediğini biliyor musunuz?
 Misafir
 4 Mayıs 2014 Pazar 13:20
Cari açığını İRANLI OĞLANLA kapatan ülke.Selda BAĞCAN rte'nin yaptıklarını ve paralel yalanlarını üzüntüyle karşıladığını söylüyor...Bu ülkede vicdanı kuyumcuda satın alınamayacak aklı selim sesler oldukça İRANSEVERLER bir halt edemez. Cumhurbaşkanı da olsa bir gün kutu kutu pense derler ona.Psikolojisi ondan böyle...
 Misafir
 2 Mayıs 2014 Cuma 22:14
görüşlerinizi yürekten destekliyorum çok doğru tespitler yapmışsınız.
 hulya
 2 Mayıs 2014 Cuma 14:51
Eminim Türkiye'den uzun adam diye değil hasta adam diye bahsediyorlardır.Görünen bu,kendisini iyileştirmeye dermanı olmayan bir hasta.Adalet sistemi ise şuan için "doktor ne yerse yesin" denir kıvamında.
 hulya
 2 Mayıs 2014 Cuma 14:35
Kürtler bağımsızlıklarını ilan ettikleri anda onları ilk tanıyan Batı'nın sömürgesi olacaktır.Kan kaybeden Türkiye ise bağımsızlığını ilan eden kürtlerden farkı kalmayacaktır aynı şekilde sömürge.
 hulya
 2 Mayıs 2014 Cuma 14:32
Hiç kimse elindeki tapusuna ve bankadaki parasına güvenmesin.İrade kimin elindeyse onun dediği olur.Basit bir örnek Uzan'lara ne oldu?
 hulya
 2 Mayıs 2014 Cuma 14:28
Yönetimi devralmadan önce bütün iradeler adaletten bahsederler ve pek kibardırlar.Ne zaman yönetim ellerine geçer işte ozaman gerçek yüzleri ile karşılaşırız.
 hulya
 2 Mayıs 2014 Cuma 14:19
"Su uyur,düşman uyumaz" diyen Anadolu insanı en derin elem ve kederi yaşayacaktır. Hakikaten en düşünmek bile istemiyorum.
 hulya
 2 Mayıs 2014 Cuma 14:16
Düşmanların ektiği kin tohumları artık hasat vermeye başlamıştır.Şimdi hasat zamanı.100 yıl gecikmelide olsa düşman çok sabırlı.
 hulya
 2 Mayıs 2014 Cuma 14:13
Türkiye, beceriksiz ve yeteneksizliği sayesinde binlerce şehit kanıyla kazanılmış, mükemmel bir yönetimi seçmiş ve dünyaya bunu kabul ettirdiği ülkeyi başarıya ulaştıramamıştır.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Turktime uygulamasını indirin, günün gelişmeleri cebinize gelsin.
Google Play
App Store
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Turktime