Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Neden Tezkereye Ret Oyu Verdim?
Bülent Kuşoğlu
YAZARLAR
6 Ekim 2014 Pazartesi

Neden Tezkereye Ret Oyu Verdim?

2 Temmuz Perşembe günü Teskere görüşmeleri ve oylaması vardı. Sabah erken kalktım. Tedirgin, biraz heyecanlı gibi ve huzursuzdum. Nedeni ülkem için, ülkemin insanları için önemli bir karar günü olması ve benim bu kararı verecekler arasında olmamın verdiği sorumluluk duygusuydu. Gerçi grup başkan vekillerimiz Parti olarak “Hayır” oyu kullanacağımız açıklaması yapmışlardı ama özellikle bu kadar önemli bir konuda benim vicdani ve özgür kararımın oluşması şarttı.
Tezkere üzerinde çalıştım, uzun süre farklı değerlendirmeleri okudum. Milli gazeteden Aydınlık’a Özgür Gündem’den Yeni Şafak’a bütün gazete ve görüşleri gözden geçirdim. Kimi dini sebepler, kimi milli menfaatler, kimi İktidar yakınlığı gibi sebeplerle karşı çıkıyor veya destekliyordu. İlginç olan nerede ise tezkereye karşı çıkan ve destek olanların hepsinin karşı görüşte olanları “Tarih affetmez, millet affetmez, Allah affetmez” gibi ağır töhmet altında bırakmaya çalışmaları ve bazen doğrudan bazen dolaylı emperyalizm maşalığı veya vatana ihanetle suçlamalarıydı.
Ayrıca tecrübe ve bilgisine güvendiğim bazı kişilerle görüştüm değerlendirmelerinden yararlanmaya çalıştım.
Tezkere metnini ilk okuduğumda ise çok şaşırdım. Basında açıklandığının aksine uzun, 2 sayfalık bir metindi ve ağırlıklı olarak Suriye ve Esat’ın bize yönelik oluşturduğu tehditten bahsediyordu. Esat, “Esed” den sonra tekrar Esat olmuştu. İlginçti...
Tezkerede Suriye’nin toprak bütünlüğünden bahsedilmiyordu ve metne göre asıl hedef Suriye idi. Diğer yandan sadece yabancı devlet silahlı güçlerine değil, neden gerekiyor ise daha geniş bir kavramla yabancı silahlı güçlere topraklarımız açılıyordu.
2 Ekim Tezkeresini,  reddetmekle övündüğümüz 1 Mart Tezkeresi ile karşılaştırdım. Kapsam olarak pek fark yoktu ama bu tezkere Hükümete daha fazla yetki veriyordu. Koşullar ise pek farklı değildi. 1 Mart Tezkeresi için Batı ve İsrail bastırıyordu. Amaçları Ortadoğu’yu ve enerjiyi kontrol etmekti. Bahane güya kimyasal silahları olan Saddam’dı. Müdahale sonrası ise Saddam aranır oldu. 1.5 milyon Müslüman öldü. Şimdi de bahane İŞİD ama onu kontrol edende Batı. Bu müdahale sonrası acaba kaç milyon Müslüman ölecek, dedim kendi kendime…
Konuya bir de PKK sorunu açısından baktım. Bir taraftan PKK ile görüşülüyor bir taraftan mücadele ediliyordu. Ama tezkere sonrası PKK’yı yok etmek yerine en önemli kaynaklarından Suriye kolunu İŞİD’e karşı savunmak ve Rojava Kürt Devletini kurtarmak bize düşecekti… PKK’ya karşı uluslararası güçlerin bize fiili müdahale yaptırması ise mümkün değildi. Sonuçta PYD’liler Suriye vatandaşlarıydı ve terörist olarak niteleyip onlara karşı harekat yapmamız uluslararası kurallara aykırıydı.
Tezkere’de her kötülüğün sebebi olarak gösterilen Esat’a karşı ise askeri harekat yapmak Rusya ile kapışmak anlamına gelecekti.
Ben Tezkere ile ne amaçladığımızı, ne yapmak istediğimizi, ne planımız/oyunumuz veya menfaatimiz olduğunu anlamadım. Hükümette anlatamadı zaten. Çok açık ki talep üzerine tezkere çıkarılıyordu. Galiba 1 Mart ile koşullar aynı olmasına rağmen bu sefer Hükümet direnemiyordu. Siyaseten ve ekonomi olarak zayıf bir dönemdeydik. Kerry, koalisyona katılmamızı isteyince bahane olarak rehineleri öne sürdük ama hemen onları teslim ettirdiler ve direnme gücümüz ile bahanemiz kalmadı.    
Tezkere, inanın aslında tam bir skandal belgeydi. Gerekçesini kimse izah edemedi. Gerçekte koca bir devletin çaresizliğinin belgesiydi…
Başbakan’ın katılmadığı, özellikle iktidara mensup milletvekillerinin -ki 46’sı hacdaymış, pek takip etmediği, sanki sıradan bir günmüş gibi geçen bir Meclis oturumu yaşadık. Meclis ve Hükümet’teki sorumsuzluğa hayret ettim…
HDP’te bu arada alacağını almasını becererek en kazançlı parti oldu. Öcalan’ın istediği yapılar kuruldu…
Sonuçta;
1-Devletin başındakilere güvenmediğim için,
2-Geçmişte yaşadığımız 1 Mart örneği nedeniyle,
3-Herhangi bir amacımız ve oyun planımız olmadığı için,
4-Kürt meselesini daha da büyük sorun haline getirebileceği için.
5-Erdoğan-Davutoğlu ikilisi hala Suriye saçmalıklarını devam ettirdikleri için,
6-Başkalrının oyun planlarında figüran olmamak için, 2 Ekim Tezkeresine vicdanen rahat bir şekilde hayır dedim. 
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Misafir
 8 Ekim 2014 Çarşamba 19:39
18.36 Sende nükte kabiliyeti var.Yani demek istiyorsun ki ülkelere AVM'lere, markete girilir gibi girilmez.Rusya İran bizi seyretmez başımız çok büyük derde girer.Tersten anlatmış nükte yapmışsınız yoksa ... ölecekler de hep Müslüman fakir fukara çocuğu gülecekler de Simon ve Coniler demek istemişsiiiin. Nükteci :-)
 Misafir
 8 Ekim 2014 Çarşamba 10:10
Dünkü istenmeyen ölümlü tablolar barış sürecinin ne olduğunu gösteriyor.Yakın tablo iç acıcı değil: Allah ülkeye halkımıza kardeş kanlı günleri bir daha yaşatmasın fakat yapılan hatalar verilen tavizler de ortada.Troller de kahramanlık ötesi çizgi film uçmalarında demek bile az saçmalık ötesi absürtten absürt ölçüsüz,mizansız kasti cümleler.İçimizdeki BOP memurlarını görmez Hasan Mutlucan türküleri söyler,ülkende huzur yok adalet yok.Daha ülkene hâkim değilsin çalana sesin yok.Saçma bile denemez
 Misafir
 7 Ekim 2014 Salı 18:36
İsrail bilir ki,Türkiye Suriyeye girerse, suriye ile yetinmez, Filistine,Gazzeye kadar uzanır,KUDÜSU geri alır, Tel-aviv'in,Hayfanın kapısını çalıverir....İşte bu nedenlededir ki, içimizdeki İsrail ve İngiliz yandaşları tezkerenin çıkmasını engellemeye çalıştı....
 Misafir
 6 Ekim 2014 Pazartesi 14:48
Kanımız aksa da ZAFER BOP'un...
 Misafir
 6 Ekim 2014 Pazartesi 14:45
08.26 Balkanları 40 yıl önceki planlarıyla küçük küçük kuş başı yapanlar Bosna'yı Drina köprülerini yakıp yıkanlar Suriye ve Irak'ı da 4 ve 3 parçaya bölecek.BOP bunun için var.Sen masal anlat.Dün tırlarla silah gönderdiklerini bugün neden terörist ilan etti? Cevap dün dündür bugün kutuları koruma günüdür.Troller defansta:-) savaşa girsek kaybetsek yine kaside yazarlar...Alt tarafı da üst tarafı da BOP maşasıyız...
 Misafir
 6 Ekim 2014 Pazartesi 11:30
RTE,ABD'deyken daha bizim hükümet bismillah demeden RTE iveeeet teskere çıkacak dedi.Vatandaş burada Osmanlı destanı kesiyor.He canım Osmanlı da ABD isteyince hemen teskere çıkarırdı misal:1.Hami el Rıza:-)
 Misafir
 6 Ekim 2014 Pazartesi 08:26
Ortadoğuda,1920-1945 arası çizilen sınırların tamamı dayatma sınırlardır.Osmanlıyı ortadan kaldıran sınırlardır.Bu sınırlara bekçilik yapmaya çalışan zihniyetler,haçlı zihniyetlerine hizmet amacı gütmektedirler.Global Petrol tröstlerine uşaklık yapan maşalardır.
 Misafir
 6 Ekim 2014 Pazartesi 08:24
Çünkü, ESET Suriyede iktidarda kalsın diye.Zira Esed=Kılıçtar efendidir.İiside aynı merkeze bağlıdırlar,aynı merkezden yönetilirler.yazdıklarınızı,bu millet yemiyor.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Turktime uygulamasını indirin, günün gelişmeleri cebinize gelsin.
Google Play
App Store
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Turktime