Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Barış Süreci
Bülent Kuşoğlu
YAZARLAR
4 Eylül 2014 Perşembe

Barış Süreci

Toplum olarak en hassas olduğumuz konulardan biri, belki de en başta geleni Kürt sorunu. Otuz küsur yıldır sürüyor, kimse kolay kolay makulü bulamıyor. Konunun siyasi boyutu, uluslararası boyutu, askeri yönü, terör boyutu vb. çok yönü var ama toplumsal boyutu da çok önemli… 
Milliyetçi/Ulusalcı hassasiyet taşıyan Türkler bölünmeyi ön plana çıkararak milliyetçi Kürtlerin ihanet içerisinde olduklarını düşünüyor, milliyetçi Kürtler ise benim anladığım kadarıyla en azından şu an toprak bölünmesi değil ama hem Doğu ve Güneydoğu’da özerk bir yapı kurulmasını hem de Türkiye’nin bir Türk ve Kürt ülkesi olarak kimlik, dil, ekonomi ve ruh olarak paylaşılmasını savunuyorlar.
Hükümetin PKK önderleriyle yürüttüğü “Barış Süreci” de esas olarak bu görüşlerden 2’incisi üzerine kurulmuş durumda… Milliyetçi Kürtlerin, daha doğrusu PKK’nın talepleri esas alınarak bir çözüme ulaşılmaya çalışılıyor… Çözüm ise deminde belirttiğim gibi hem bölgede özerk bir yapı kurulmasının hem de Tüm Türkiye’nin bir Türk-Kürt Ülkesi olmasının hukukileştirilmesinden geçiyor. Anayasa değişecek, bu yapıya uygun kanunlar çıkacak, uygulamalar dönüştürülecek…
Muhakkak ki bu şekilde de yaşanabilir, (Bu ayrı bir tartışma konusu) ancak sormak lazım; Türk toplumu kurumlarıyla ve psikolojik olarak buna hazır mı?
Milliyetçi Kürtler ve PKK’nın silahlı kadroları bu hukukileştirmeye hazır mı?
Geçen hafta sonu Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’in Zafer Bayramı Resepsiyonunda söylediği “Çözüm sürecine ilişkin yol haritasını bilmiyoruz, o çalışmanın içinde yokuz. Kırmızı çizgilerimiz aşılırsa gereğini yaparız.” sözleri aslında hem kurumsal hem de bir anlamda bireysel bir tepkiydi ama sürecin ne denli yanlış ve toplumun desteğini almadan yürütüldüğünü de gösteriyordu.
Arkasından HDP Grup Başkan Vekili Pervin Buldan,  “Sürecin muhataplarından bir tanesi de Genelkurmay’dır. Genelkurmay’ın da yol haritasını görmeye hakkı vardır. Biz de yol haritasını görmedik” dedi ve sürecin taraflar için gerçekten çok yüzeysel veya samimiyetsiz ve de irrasyonel yürütüldüğünü anlamış olduk. Meclis’e muhalefet partilerine bilgi verilmediğini biliyoruz ama iktidardan da konuyu bilen kişiler çok sınırlı. Devlet aklı, yani ilgili devlet kurumları bu işte ne derece var, anlamak zor…
Daha önce yazmıştım, siz de biliyorsunuz. Bu tür konular toplumlar için çok önemlidir. Politik psikoloji denen bir bilim dalı toplumların geçmişten gelen ve geleceğe taşınacak travmalarını hafifletmek için uğraşır. Yani işin psikolojik boyutu, hazmı çok önemlidir.
Gerçekten merak ediyorum; “Barış Süreci” Türk Toplumuna, Devlet kurumlarına ve silahla-ölümle yaşamayı doğal hale getirmiş PKK’lılara nasıl kabul ettirilecek?
62. Hükümet Programında bu konuda “Toplumsal Bütünleşme ve Çözüm Süreci” başlığı altında şu ilginç cümle var, özellikle psikolojik restorasyon ve yeni bir aidiyet bilinci kavramlarına dikkatinizi çekerim;
“Çözüm Süreci’yle, makbul vatandaşlık kurgusunu bozup eşit vatandaşlık ve ortak aidiyet anlayışını hayata geçirmeyi hedefledik. Bu süreç, toplumda psikolojik restorasyon yaparak, yeni bir aidiyet bilincini ortaya çıkaracak ve tahkim edecektir.”
Konu üzerinde çalışınca yılların birikimiyle toplum ve devlet için ne denli zor bir konuyla karşı karşıya olunduğunu anlıyorsunuz… Ancak, şimdiye değin bir Başbakan Yardımcısı, MİT Müsteşarı, birkaç kamu görevlisi, İmralı ve Kandil’le götürülen konunun psikolojik restorasyon ve yeni bir aidiyet bilinci ile topluma mal edilerek nasıl başarıya ulaştırılacağını anlayamıyorsunuz…  
Şimdiye kadar Başbakan Yardımcısı olarak işi götüren Beşir Atalay’ın dere geçerken değiştirilmesi de sürecin iyi gitmediği konusunda ki kaygılı düşüncelerimizi haklı çıkarıyor.
 
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Misafir
 7 Eylül 2014 Pazar 18:50
Bülent Bey, ben sizi eleştirirken sağdan mı yazıyordum soldan mı, unuttum da bayan mı oluyordum erkek mi? İmlası bozuk yazarken nickim var mıydı? Fikri Baki-ye.Adım bu muydu üffff ben bile unuttum nickleri mi:-)
 Misafir
 7 Eylül 2014 Pazar 17:31
07 Eylül 2014 Pazar 14:18 ,Sen kurban olasın SELÇUKLUYA ve OSMANLIYA.Şunu asla unutma, SONSUZA kadar Selçuklunun ve Osmanlının torunlarının yönettiği Ülkede ya severek yaşayacaksın,yada terkedeceksin.Sn İncenin dediği gibi,en az 250 yıl "Selçuklu-Osmanlı SENTEZİNİN" yönettiği bir Ülkede yaşayacaksın.Anladın sen onu.
 Misafir
 7 Eylül 2014 Pazar 16:25
Darbeciler yine CHP'de T.Özkan bu zat topluma ne verdi ne verecek??? Bence ulusalcı eki komüncülerle tam ayrışma olmadan değişim olmaz.Kılıçdaroğlu bunları ŞAK diye kesip atacaktı...28ŞUBATTA BANKA boşaltanlarla el ele OLAN Tuncaylardan yeni bir ufuk ÇIKMAZ BASKI VE RADİKALLİK ÇIKAR...YİNE DE ESKİSİNDEN HALLİCE.
 Misafir
 7 Eylül 2014 Pazar 14:18
Bülent Bey: 11.47 Yazdı ve rahatladı.Sayın yazar bu yorumcular rahatlamalı.Osmanlı uzmanı bunlar:-) Hayran oldukları şahıs da Ankara'yı Selçuklu başkenti bilen bir ilme sahip.Yorumcuyu varın siz düşünün:-)
 Misafir
 7 Eylül 2014 Pazar 11:47
Sn Kuşoğlu,umarım Ülkemize ve Chp ye hayırlı olur.temennimiz bu.hayırlı olmasını istiyorsanız, Osmanlının son 200-250 yılını, bağımsız kaynaklardan lütfen okuyun.Okuyabilme imkanı bulabilirseniz,günümüz Ortadoğu problemlerinin kaynağının neler olduğunu çok daha rahat bulup, mevcut manzarayı çok daha rahat analiz edersiniz.Bunu yapmazsanız, CHP nin "250 yıl sürecek olan iktidarsızlığına" sizde katkıda bulunmuş olursunuz. Sevgi ile kalın.
 Misafir
 6 Eylül 2014 Cumartesi 22:40
Hülya hanim biz senin kendi ideolojinizi degile gercekleri yazmanizdan tarafiz !.. Ne zaman yorumlarinizda degisim uygulamayi düsünüyorsunuz ?.. Allahül alem hic bir zaman öylemi..!
 Misafir
 6 Eylül 2014 Cumartesi 18:56
Söyledigi her sözü secerek ve bilerek söylemistir.. Uzun yillar bende cesitli Derneklerde yönetici oolarak hizmet ettim toplum pisikolojisini cok iyi bilirim. Bu noktada bir partinin ileri gitmesinde neler yapilabilecegini önlemlerini cekincelerini bilen bir liderin karsinda ASLANLAR bile duramaz.. 2014 ve 2015 yili Türkiyede KILICDAROGLUNU anlamak yili molacaktir AHA buraya yaziyorum onu... (3) Saygimla
 Misafir
 6 Eylül 2014 Cumartesi 18:52
Her ne kadar üzerimize vazife olmasa dedikse dahi haklinin ve istiyenin tarafinda olmam asaletimin geregidir. Kilicdar Beyin , hemen CB secimlerinden sonra abar topar kurultaya gitmesi elinde ve kafasinda bir cok projenin oldugunu göstermektedir.. Inanin konusmasina hayran kaldim bi taraf oldugum Recep Tayib Erdogandan bile vurgulu ve inandirici konustu. Kanaatim o durki böyle devam ederse milletin her kesimini partisine kazandirmakta pek hünerli olacaktir. (2)
 Misafir
 6 Eylül 2014 Cumartesi 18:45
Hic üzerime vazife olmamasina ragmen bazen vicdan denen kavram sahislari adimlar atmayi bir seyleri yazmayi mecbur kilar simdi benim yaptigim gibi..Evvela Bülent Beye böyle bir liderin arkasinda siyaset yaptigi icin tesekkür ediyorum. Hakikatten Kilicdar Bey dolu bir insan mis bunu Kurultayta yaptigi anlamli mesaj dolu konusmasindan bunu anliyabiliyoruz. Anlamak istemiyenler zaten gözü namazda olmadigi icin ezani dinlemeyi bile akillarina getirmezler.. (1)
 hulya
 6 Eylül 2014 Cumartesi 17:00
Sizler milletvekili olarak herşeyi tüm çıplaklığı ile biliyorsunuzdur eminim halk olarak anlayamdığımız iktidar ve muhalefetin kimden yana olduğudur..
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Turktime uygulamasını indirin, günün gelişmeleri cebinize gelsin.
Google Play
App Store
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Turktime