MÜZİKTEKİ KORSAN ŞEKİL DEĞİŞTİRDİ; ARTIK DİJİTAL YAĞMA VAR!
Müzik sektörü bugün dijital dönüşümle olduğu gibi yeni bir emek hırsızlığı biçimiyle de karşı karşıya… Eskiden bir şarkının “çalınması” daha barizdi… Melodi alınırdı, söz benzetilirdi, düzenleme kopyalanırdı. Bugün ise hırsızlık daha “modern” bir kılıfla gerçekleşiyor; sanatçıların eserleri “remiks” adı altında, “yapay zekâ yorumu” veya “nostalji projesi” adı altında yeniden paketleniyor. Ve tüm bunlar yapılırken eser sahiplerinden izin alınmıyor!
Bugün birçok eski jenerasyon söz yazarı ve besteci, dijital sistemlere yeterince hâkim değil. Eserlerinin hangi platformlarda kullanıldığını, kimlerin bunlardan gelir elde ettiğini, hangi şarkılarının remikslerinin yapılıp yayınlandığını ya da eserlerinin hangi yapay zekâ versiyonlarının dolaşıma sokulduğunu takip etmek onlar için kolay değil. İşte tam da bu boşluktan yararlanan açıkgözler yıllar önce yazılan söz ve besteleri kendileri için ticari bir fırsata dönüştürüyor. Bir şarkıyı alıyorlar, üzerine elektronik bir altyapı koyuyorlar mesela… Ya da eseri yapay zekâya yeniden okutuyorlar. Bazen eski bir besteyi “yeni bir müzik türünde” sunuyorlar. Bazen de “nostalji” adı altında dinleyicinin hafızasında yer etmiş şarkıları yeniden dolaşıma sokuyorlar. Bu eserin bir sahibi olduğunu -bilinçli olarak veya cehaletlerinden- atlıyor; bu şarkının kullanılabilmesi için söz yazarı ve bestecisinden izin alınması gerektiğini göz ardı ediyorlar! Bu eserlerin söz yazarı ve bestecisinin emeğini dijital platformlarda kendi adlarına paraya çeviriyorlar… Dinlenme gelirleri, reklam gelirleri, platform kazançları, sosyal medya etkileşimleri… Hepsi bu emek hırsızlarının hanesine yazılıyor! Zira bu eserlerin üzerinde tahrifat yaptıkları için bunlar ses tanıma sistemlerince tanınamıyor ve eserlerin gelirleri bu sahtekarların hesabına yazılıyor… Bu hem hukuken hem de ahlaken büyük bir sorundur…
Yapay zekâya ürettirilen şarkıların çok büyük bir müzikal devrim yarattığına ilişkin yorumlar da ayrı bir yanılsama… Belki Eylülzade gibi bazı yapay zekâ ürünleri dikkat çekmiş olabilir. Fakat bugün radyolara, listelere, kalıcı dinleme alışkanlıklarına baktığımızda yapay zekâ şarkılarının hâlâ çok sınırlı bir yerde durduğunu görüyoruz. Yani birkaç örneğin konuşulması, yapay zekanın sıfırdan bir şarkıyı tutturmasının kolaylaştığı anlamına gelmiyor. Asıl tehlike başka yerde: Bazı uyanıklar başkalarına ait şarkıları yapay zekâya okutup şarkının gerçek sahiplerinin emeğine dijital kılıf geçiriyor…
Müzik sektörü bu konuyu hafife almamalı. Çünkü mesele yalnızca bugünün birkaç remiksi ya da birkaç yapay zekâ denemesi değil. Eğer bu alan denetimsiz bırakılırsa, piyasa hırsızların yanına kar kalacak… Oysa sistem tam tersi işlemelidir. Eser sahibi korunmalı, izin mekanizması güçlendirilmeli, dijital platformlar daha sıkı denetlenmeli ve hak sahiplerinin onayı olmadan yapılan yapay zekâ yorumları ile remikslerden gelir elde edilmesinin tüm yolları tıkanmalıdır! Bu noktada ülkemizdeki telif hakları meslek birlikleri olan MSG ve MESAM’ın da bu yeni ihlal alanını yakından takip edebilmek için yapay zekayı kendi lehlerine kullanarak bu sahte ürünleri tespit etmeleri ve onların yayınlanmalarını engellemeleri gerekir. Bu takiplerin bizzat söz yazarları, besteciler ve onların mirasçıları tarafından yapılması beklenmemelidir…
Müziğin geleceği elbette teknolojiyle birlikte şekillenecek. Ama bu gelecek, emeğin sahibini yok sayarak kurulursa, ortada ilerleme değil; yalnızca haksızlık kalır. Sanatın ve sanatçının her zaman yanında yer alan Cumhurbaşkanımız ve Kültür Bakanımız önderliğinde müzik sektörünün bu geçiş sürecinde yaşanan boşluğun en medeni ve hukuki şekilde doldurulacağına şüphe duymuyorum... Tespit edilen bu tür dijital telif gasplarının da bir hırsızlık fiili gibi değerlendirilmesi için gereken yasal düzenlemelerin yapılarak, caydırıcı para cezalarının ve hatta hapis cezası dahil ağır yaptırımların gündeme alınması gerektiğine inanıyorum.
Unutulmamalıdır ki; uyanıkların gasp ettiği bu şarkılar sanatçılarımızın ruhu, yüreği, kalemi, emeği ve ekmeğidir… Başkalarına peşkeş çekilmesine fırsat verilmemelidir…