Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
İsrail  Bir Yanlışın Bin İzinde...
Elif Hece Öztürk
YAZARLAR
20 Kasım 2011 Pazar

İsrail Bir Yanlışın Bin İzinde...

Bu zamana değin İsrail hakkında edindiğim, bildiğim ve gördüğüm çarpıcı bilgilerin ve gerçeklerin ışığında, elimden geldiğince mümkün mertebe objektif olmaya çalışarak! Galeyana getirmeden ve kimseyi ürkütmeden (pek sanmamakla beraber)tarihsel yapısıyla ASTROLOJİ ilmi çerçevesinde, ,ilüzyonlarla, bir ütopyanın peşine düşen, İsrail’i analiz etmeye çalışacağız.

Artık öyle bir hal aldı ki, kavramlarla birbirimizi öyle bir kategorize etmişiz ki, gerçekleri dile getirmekten, bir kavramın fişlenmesine tabi tutulmak ve negatif olayları çekmek korkusundan sus pus olmuş ağzımızı açmaya korkar olmuşuz. Antisemitizm diye bir yaftanın esiri olmuşuz. Adil olma gereğinde, din ve ırk gözetilmez. Biz Osmanlı torunları tarihimizden bunu gördük , öğrendik. Osmanlı, toprağına kattığı ülkelerin, halklarını yerinden etmediği gibi, onların kendi kültürel ve özel inançlarına asla müdahalede bulunmamıştır. Tarihi yapılarına sahip çıktığı koruduğu gibi herkesin özgürce barış içinde eşit adil haklardan yararlanmasına önem vermiştir. Oysa bugün baktığımızda Türkiye sınırları dışında kalan pek çok Osmanlı Eseri yok edilmiştir.

Macaristan Cumhurbaşkanı Pal Schmitt, "Türkler tarafından 150 yıl boyunca idare edilmemizi şans olarak tanımlıyorum. Ülkemiz Türkler değil de başka bir millet tarafından alınsaydı, dilimizi ve dinimizi değiştirmemizi isteyeceklerdi, biz de asimile olacaktık.” Ocak 2011

Tepkimiz Musevilere değil, tepkimiz Siyonizm’e dir. Hakiki inanan Musevileri bile çileden çıkartan, adı sözde İsrail, geri planda ise her türlü insanlık dışı eylemin mubah olduğu bir avuç kandırılmışın bir ütopyanın peşine düştüğü ve bu yolda legalleştirmeye çalıştığı işgalci, SİYONİZM örgütünedir.

Kur’an-ı Ker’im de Bakara suresi İsrail Oğullarını anlatır, Bakara buzağı (öküz-boğa-sığır) anlamına gelir ve Dünya sevgisi işlenir surede. Dünyaya tapmak, ölüm gerçeğini inkâr etmek, tamamen mal-mülk sevgisi gibi konular ele alınır. İsrail oğullarına verilen vaat ve onların inkârlarına, Tevhid inancı adına bile pazarlığa girmelerine değinilir, yaptıkları bozgunculuktan, inkârlarından kendi kutsallarına dahi olan ihanetlerinden söz edilir. İkinci kez yükseltileceklerini ve ikincisinde de aynı bozgunculuğu, inkârı, yaratılmışı değiştireceklerinden bahseder. Bakara suresinin mealinin okursanız çoğu şeyi anlarsınız, Kur’an-ı Ker ’im ve anlamı kimsenin tekelinde değildir, korkmayın elinizi sürmekten, okumaktan, açın ve anlamaya çalışın.

14 Mayıs 1948 yılında saat 16.37 de kurulan geçmişi, politik oluşumu şaibelerle dolu suni devlet İsrail.

İsrail’in kuruluşunda Güneş Boğa Burcunda tesadüf olmayacağına göre tevafuk, Boğa sevgisi değişmeceli manada Dünyaya tapınmayı anlatıyordu. Bir ülkenin kuruluşunda güneş hangi burçta ise o ülkenin öncelikleri burcun temsili olan alanlardır. Boğa tabiatı gereği, inatçı, rahatına düşkün ve hedonizmin sınırlarını zorlayacak derecede haz peşinde koşan dünyevi her doyuma öncelik veren bir işarettir. Sahip olmak ne pahasına olursa olsun sahip olmak öncelikli hedeflerindendir, kendi rahatı için diğerlerinin rahatını hiçe alabilir, Dünyanın sonu hiç gelmeyecek gibi çalışır sürekli ve tüm yaşamı somut olan madde üzerine odaklıdır, sevgisinin ölçüsü, değerinin ölçüsü maddedir.” Kişi ne iş için yaratılmışsa o iş ona sevdirilir (kolaylaştırılır)“

Dış kimliği ise Akrep etkisinde, dayanıklı, ketum, gizli amaçları olan, her konuda derinleşmiş, güce odaklı, ortası olmayan, ya siyah ya beyaz, net bir duruşu olan, geçmişi bugünlere taşıyan, kinci ve ne pahasına olursa olsun mutlaka hedefine ulaşan. Günümüze dönersek şayet bugün gücü elinde bulunduran dünya liderlerinin hepsi bu dış kimlikten beslenen köklere ait ve şaşılacak bir durum değil, Rahim sıfatıyla, Allah inansın inanmasın, çalışana ve aklını çalıştırana verir.

İsrail’in yol haritasından çarpıcı olan belirtilere baktığımızda, kraliyet yıldızı olarak geçen ve Arş’ın dört direğini tutan, Hamel’e-i arş olarak bilinen Kuzey kapısının temsilcisi, İsrafil’i simgeleyen Regulus sabit yıldızının, bir ülkenin prestijini, gücünü gösteren 10.ev alanında yer alan savaşçı, mücadeleyi seven, kan ve şiddetin temsilcisi Mars ile kavuşumda olduğunu görüyoruz, Bu etki askeri alanda büyük bir güce işaret etmekte. Kralların ve hükümdarlık gücünün işaretidir. Kraliyet yıldızlarının bunca başarı vermesine karşın bir de ters etkisi vardır ki, bu etkiye sahip olan ülke, adil bir şekilde davranamaz ve kibire yenik düşerse tepetaklak olur.

Aslan, Akrep ve Boğa figürleri Siyonizm’in vazgeçemediği sembolleridir.

Dünyanın Kıyameti, İslami kaynaklara göre İsrafil’in sura üflemesi ile başlar, burada kastedilen sur nedir, o ses nedir, dünya kavramına göre bildiğimiz bir boru olmayacağına göre! Her şeyin bir sebebi vardır İsrail yani Siyonizm dünyanın sonunu hazırlayacak sebeplerin hepsini bir bir dünya sahnesinde sergilemekte.

10.evde önemli bir stelyuma sahip, Ay, Satürn, Pluto, Mars bu alanda yer alarak, siyasi, ekonomik, askeri ve köklü bir geçmişe işaret ediyor. Sadece kendi sahip olduğu toprak üzerinde değil evet Dünya üzerinde hâkimiyeti olan büyük bir güce sahipler üstelik her alanda.

Komşularıyla olan ilişkilerine baktığımızda, şuanda büyük yıkıcı Pluto’nun 3.evde olduğunu görmekteyiz ve 9.evde yer alan Venüs’e karşıt durmakta. Venüs, ekonomiyi yönetir ve savaşların müsebbibidir,9.ev uzak ülkelerle olan ilişkilerini kapsar ve sonuç, ekonomik alanda zayıflatılacak ülkeler, birbirine düşmesi sağlanacak ülkeler, savaşın içinde yer alan tarafları ayrı ayrı besleyen, yıllardır aynı politika, aynı strateji ile ağızlarına bir kaşık bal çalınan, ağzı açık ayran delisi yönetimleri köleleştiren bir örgütün yeni sahnesi, eski rolüyle.

Önümüzdeki süreçte devlet idaresinde birkaç yıllık plan dahilinde, Satürn’ün Akrep burcuna geçişi ve Güneş’e yapacağı karşı açı ile Netanyahu için pek parlak şeylerin geleceğini söylemek mümkün görülmemekte, İsrail için yönetimde değişim çat kapı her an cereyan edebilir, trajik bir tablo ile Netanyahu için , doğal süs verilmiş bir ölüm, ya da bizzat suikast oldukça yakınında durmakta.

Kuruluş haritasındaki Mars ve Transit Neptün zıt açıyla, denizden gelecek tehlikeleri, anlaşmazlığı simgelemekte ve ilk olarak 2010 Mayıs sonunda bu etkiyi yapmıştı, mavi Marmara ve hala bu etki üzerinde, denizde savaş yakında.

12.ev alanındaki Neptün ise Siyonizm’i tüm gerçeğiyle destekler nitelikte, gizli amaçlarını, mistik idealarını, kurban ve kurtarıcı simgesinde, dünyayı kendilerine kurban etmelerini kendilerini seçilmiş ırk ilan ederek, geri kalanını köleleştirme çalışmalarının izinde bugünlere kadar gelmişler.

Siyonizm bu dünyaya hakim olacaktır, olmuştur da, bundan sonrasında geriye kalan tek şey ise, bu sisteme dahil olup köle mi olmayı tercih edeceksiniz, yoksa bu sisteme karşı gelip insanlığın bu en ağır imtihanında benim saffım” LA İLAHE İLLALLAH” mı diyeceksiniz…?

Sağlıcakla kalın emi

E-mail: [email protected]

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Misafir
 30 Kasım 2011 Çarşamba 09:26
Sayin yazarim sizinde duyumlardan haberdainiz vardir sanirim, biliyorsunuzki Basabakanin hasta olma durumu söz konusu.Bununla ilgili sizinde söyliyeceginiz bize aktaracaginiz bir seyler vardir.Bizim yapabilecegimiz ve söyliyecegimiz dualarimizdir.Allah acil sifalar versin.
 Misafir
 27 Kasım 2011 Pazar 23:30
Yüce Rabbimiz bu topraklardan Ezani ve Ümmeti Muhammeti eksik eylemesin..inanan insanlar tarihte hic kimseye zülüm yapmamistir,inanmiyan insanlarin serrinden nefretinden ülkemi ve inananlari koru.Siyonizim belasindan, masonik kafalardan ve idarecileri bizden uzak, Allah´a yakin olsunlar.Son nefesimizde Sahadet getirmeyi bize nasip eyle.Güzel ve cesur yaziyi biz okurlarina sunup uyanik olmamizi saglayan Hece kardesimize bütün güzellikleri nasip eyle Rabbim.Ayla
 ElifHece
 26 Kasım 2011 Cumartesi 17:52
1 Muharrem 1433 Hicri Yılbaşı-Dini inancı ne olursa olsun, hiçbir dinin kutsalına saygı kalmadığı için ,insan kendine ihanet ettiğinden bu yana sadece bu hatırlatmalar paylaştığımız duvar süsümüz olmuştur ki yine her dinin kutsalına sahip çıkan samimiyetle o huşu içinde günün anlamını yaşayanlar var ki, Dünya hala direklerin üstünde durmakta ki ,bir direği çatlamış olsa da tutan direkler var hala...
 Misafir
 26 Kasım 2011 Cumartesi 00:43
Elif hanim, ilk önce sizin ve okuyucularinizin Hicri yilbasinizi kutlarim.Hicri yilbasi ile ilgili düsüncülerinizi duymak isterdim.Sizin tabirinizle astrolojik baglantilarini.Slm
 Misafir
 24 Kasım 2011 Perşembe 00:31
Elif Hece, hep böyle kaliniz bu cizginiz cok güzel..ben deryayim ben dagim diyenlerimn sizin yazilarinizi okumalarinda fayda görüyorum.Bu dünyada olmadiginza katilmiyorum.Siz, bu dünyayi "sadece asmissiniz".
 Misafir
 23 Kasım 2011 Çarşamba 20:48
Bir kus geldi Türk teim sitesine kondu,sevimlimi sevimli..cok da güzel yazim dili var.Yanliz dikkat edin bagimlilik yapabilir diyede okuyucu yorumlari var.Inanmiyorsan bir kere okudunmu Elif kolik oldun bile..sobe.Eyi günler
 ElifHece
 23 Kasım 2011 Çarşamba 18:22
Selam, 13:01 yüzümde tatlı bir tebessüm oluşturdunuz çok teşekkür ediyorum bu tebessüm için.benimle ilgili tesbitiniz hangi manada olur ise olsun,evet tam isabettir,çok uğraştım yalan yok olayım diye,karışayım diye dünyaya,olamadım e iyi ki olmamışım (hani istesem ki hakkını verirdim yalan yok nasıl dünyalı olunur gösterirdim o potansiyeli görüyorum kendimde-istemedim),ne şu cu, ne bu cu ,sadace HAKÇI.Sevgimle
 Misafir
 23 Kasım 2011 Çarşamba 13:01
turktime iyice ilginç bir hal aldı. ben yazarları tasnif edeyim siz işin içinden çıkın bakalım. patron talat atilla: light muhafazakar, light ulusalcı hard vatansever... başyazar rahmi turan: ulusalcı, atartürkçü... yayın yönetmeni ersin tokgöz: solcu, vicdani retçi, vatan milletle işi olmayan entel... aytun çıray: aslen dp'li, sonradan chp'li... bülent kuşoğlu: aslen o da merkez sağcı ama sonradan chp'li. biraz daha muhafazakar gibi. nuran yıldız: ulusalcı, atatürkçü... abdullah abdülkadiroğlu: cemaatçi... gönül saray: tipik sağcı... nesrin yanık: pek anlayamadım. romantik... eli hece: o bu dünyadan değil zaten. safile usul: ulusalcı. rana elik: orta yolcu... murat muratoğlu: henüz yeterli veri yok. şimdilik ekonomist diyelim... seçin beğenin alın.
 Misafir
 21 Kasım 2011 Pazartesi 23:24
minik aşık.Acaba suriye ye denizden bir müdahele mi yapılacak?baktılar Türkiye yi Suriye nin üzerine çekemiyorlar kendileri müdahaleye mecbur kalacaklar.
 Misafir
 21 Kasım 2011 Pazartesi 19:58
2-güclü olmasi icin ekonomisininde güclü olma zorunlugu vardir.Her irkin dünyada bir misyonu vardir,Türkün misyonuda zalimin hakkini vermek,zaliminde haddini bildirmektir.Ne yapalimki bu coografyada yillardir at izi, it izine karismis.Artik tarih bundan sonra bazi süpercik ülkelere sunu göstermistir artik bu " Cografyada Türkün ayak izleri" olmalidir...
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Turktime uygulamasını indirin, günün gelişmeleri cebinize gelsin.
Google Play
App Store
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Turktime