Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
İnşaata Girmek...
Bülent Kuşoğlu
YAZARLAR
10 Aralık 2012 Pazartesi

İnşaata Girmek...

Yurt dışına götürdüğüm, uçakta, otelde boş kalınca okurum dediğim kitaplardan biride Yasemin Çongar’ın “İnşaata Girmek Tehlikeli ve Mubahtır”-Everest Yayınları- adlı kitabıydı. Birbirinden farklı kısa yazılardan oluştuğu ve yolculukta kolay okunacağı için kütüphanemde henüz okuyamadıklarım arasında bir aydır duran bu kitabı seçmiştim. İsabet olmuş, hakikaten yolculukta kolaylıkla okudum ama ana sebep kısa yazılardan oluşması değil ilginç ve sürükleyici yazılardan oluşmasıydı. Özellikle edebiyattan, felsefeden, sinemadan hoşlanıyorsanız sizi sürekli –ağırlıklı Batılı olmak kaydıyla- bu alanlarda zevkli yolculuklara çıkarıyor. Geçmişten-güncele, güncelden-geçmişe yazarlar, roman kahramanları, sanatçılar, olayların arka planları ve hiç bilmediğimiz yönler nefis bir üslupla anlatılıyor. Bizim pek de bilmediğimiz bir alanı çok güzel işliyor. Çongar’ın Amerika birikimi hiç de hafife alınacak gibi değil. En azından benim beklentimin çok ötesinde idi. “Edebiyat iyileştirmez bizi, sadece yaralarımızın farkına vardırır “, ”Saf ışık kör eder, koyu karanlık kör eder. Bize hem ışık hem karanlık lazım”, “Evet sonlu, evet sınırlı, evet bir çemberin içinde sabit, ama aynı zamanda çapı her an değişebilen bir şey hayat; mükemmel bir daire değil nihayetinde, şaşırtmacası bol bir elips  türü cümlelerle, iddialı ama hiç garipsemediğim, hatta hoşuma dahi giden bir üslup oluşturmuş. Yazılarına fıkra, makale veya deneme diyemiyorum zira hepsini kapsıyor.

Beni en etkileyen yazılardan biri “Hakiki Din Bir Mücadeledir” başlıklı olanıydı. Burada ilahiyatçı Reinhold Niebuhr ile okuyucuyu tanıştırıyor. En azından ben yeni tanıdım ve “Amerikan düşüncesinin ve dolayısı ile Amerikan kimliğinin yapıtaşlarından biri sayılan” Niebuhr’la ilgili bir kitaptan (Why Niebuhr Now?” yola çıkarak kurduğu Obama Amerikası ile bağlantıyı ilginç buldum. Kitabı gezimin son günlerinde buldum aldım ama okumaya henüz vaktim olmadı. Niebuhr’u sizinle tanıştırayım:

Gerçekten yapmaya değer hiçbir şey bir insanın ömrü içinde tamamlanamaz; ümidin bizi kurtarması bu yüzden şart. ‘Hakiki’ olan ya da ‘güzel’ olan ya da ‘iyi’ olan hiçbir şey tarihin acil bağlamında tam bir mana taşımaz; inancın bizi kurtarması bu yüzden şart. Yaptığımız hiçbir şey, ne kadar erdemli olursa olsun tek başına başarılamaz; sevginin bizi kurtarması bu yüzden şart.” Niebuhr’dan alınma bu sözler beni ilk okuduğumda çarptı. Ömrünün önemli bir bölümünü tamamlamış ama hala anlam bulmaya, değerli bir şey yapmaya çalışan, hakikati arayan ben tekrar tekrar bu satırları okudum ve bir az olsun rahatladım. Niebuhr, hayatı özetlemiş, hayatı, ümidi, inancı ve sevgiyi… Sadece bu kadar değil tabi, şunları da dikkatle okur musunuz?

İnsanın adalet kapasitesi demokrasiyi mümkün kılar, insanın adaletsizlik eğilimi ise demokrasiyi gerekli kılar”mış. (Bunu tekrar tekrar okuyup üzerinde düşünmek lazım. İnanın bu söz üzerine kitaplar yazılabilir.)

Şer sadece reddedilmemelidir, aynı zamanda yüzleşilmelidir onunla. Ama şer olana gözlerini dikmekte, bedeli ne olursa olsun ona meydan okumakta olanlar, Tanrı’nın bütün kulları gibi, gururun da günahını taşırlar içlerinde” (Buda müthiş anlamlı, bu sözler içinde günlerce yazılabilir, tartışılabilir)

Evet, sonuçta Yasemin Çongar için şöyle-böyle demeden kitabını okumanızı tavsiye ediyorum. Biliyorum, bir çok yorumcu daha önce okuduğum kitapları tanıttığım bazı yazılarımda olduğu gibi yazarı reddedecekler, dolayısı ile beni de eleştirecekler ama bana göre kitap daima güzeldir…

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 FRONTAL
 11 Aralık 2012 Salı 22:41
Bülent, bey yazınızdan dolayı sizi tebrik ederim zevkle okudum.Niebuhr!un bu müthiş anlam taşıyan sözleri, gercekten benide çok etkiledi.Adalet kavramının olmadıgı bir hayatta yaşıyoruz,ve bu cümle gercekten ınsanı düşündürüyor.İnsan hayatı zaten mücadele ile geçiyor,insan onuru,gururu ve haysiyeti, şerefi için yaşar.Teyzem haklı gururu günah saymak neden? bunun için gercekten biraz kendimizi zorlamamız lazım.Ki şerden kaçmakta aciz insanlara mahsustur,mücadele her daim onurludur.
 teyze
 11 Aralık 2012 Salı 20:28
Bülent Bey sizin kitap önerileriniz iyi geliyor bana.Galiba bir tek KLUGE isimli olanı beğenmemiştim birine vermiştim.İki sene kadar geçti aradan o zaman çok gençtim dünya toz pembeydi artık grileşti,tekrar alacağım belki kaçırdığım bir şey vardır içinde.Adalet kapasitemde iki sene içinde büyük ilerleme var.ŞER olarak gördüğüm şeye kendi çapımda meydan okudum.Okudum amaa Niebuhr kafamı karıştırdı şimdi.Gururun günahını taşıdığımı hiç düşünmedim ben sadece saf bir sevgiyle Fenerbahçeli olmanın gururunu taşıdığımı düşünüyordum.ŞER görünen şeye meydan okuma nasıl neden GURUR kapsamına girer kafa yormam lazım.
 Misafir
 11 Aralık 2012 Salı 11:42
Sn Kuşoğlu,Lütfen Lideriniz olan K.K ya söyleyinde BORSANIN ve Borsadaki hisselerin ne anlama geldiğini öğrensin.yeter artık sabrın sonuna geldik.Ülkenin BORSASININ hisselerinin yükselmesi demek,Ülkenin ekonomisinin çok iyiye doğru gittiğinin en somut en bariz işaretidir.Bir muhalefet liderinin,"yabancılar borsaya para yatırıp ÇOK PARA KAZANIYORLAR" diye şikayetde bulunması,bizi umutsuzluğa sürüklüyor.Ayıptır,günahtır,yazıktır.CHP yi bu konuma düşürmeye hakkınız yok be kardeşim.
 Misafir
 10 Aralık 2012 Pazartesi 14:11
Adalet chp için küçük velilerin Silivrisi midir??? YA da mahkemelik ADAYI yargıdan kurtarmak için milletvekili seçtirip sonra hukuktan bahsetmek mi? Chp 13 aralıkta silivriye çağırıyor halkı.. Başka proje kaos PROJESİ yok mu?? HALKIN DERDİ SİLİVRİ DEĞİL. Size inanıyoruz sn Kuşoğlu fakat CHP değişimi ISKALIYOR. SİLİVRİNİN HALKLA DEĞİL BALYOZLA İLGİSİ VAR...CHP TOPLUMU ELLİ YIL GERİDEN İZLİYOR MAAALESEF...
 OWLEYE
 10 Aralık 2012 Pazartesi 11:27
Umarım bu abd gezisi bir uygarlık çarpması sonucuna zemin oluşturmaz..Yani aşağı uygarlıktan gelen şahsın bir üst uygarlıkla sosyal teması esnasında yakalandığı amansız bir hastalıktır bu çarpılma..Amerikan kültür derneklerinin şehirlerimizde pazarlamaya çalıştığı nedir diye sorarak başlar yargılama makamı esasında..Son cümledeki kitap daima güzeldir çok hoş bir mesaj olmuş..Bu arada insanın adalet kapasitesi bir çeviri hatası olabilir tahminimce...
 Misafir
 10 Aralık 2012 Pazartesi 11:14
Hımmmm şimdi daha iti anlıyoruz,Altan braderlerin yeni CHP ye doğru direksiyon kırmasını.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Turktime uygulamasını indirin, günün gelişmeleri cebinize gelsin.
Google Play
App Store
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Turktime