Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Enaniyet ve Devlet Adamlığı
Bülent Kuşoğlu
YAZARLAR
24 Aralık 2012 Pazartesi

Enaniyet ve Devlet Adamlığı

 

Bankacı bir baba ve gardiyan bir annenin çocuğu. Yaşamı boyunca her girdiği sınavda birinci oluyor ve okullarını birincilikle bitiriyor. İkincilik yok. Dürüst, çalışkan zeki, sportmen ve sosyal. Harp okulunda sınavlar öncesi arkadaşlarına verdiği derslerde, konuları öğretmenlerinden daha iyi anlatması ve öğrenci arkadaşlarının sınıf geçmelerini sağlaması ile çevresinde ünleniyor. Kara Harp Okulu’nu da birincilikle bitirip teğmen oluyor. Bir gün imzasız bir ihbar mektubu ile Ergenekon sanığı olarak tutuklanıyor. 33 ay hapis yatıyor. Bu arada polis tarafından cep telefonuna 139 Hizbut Tahrir örgütünün telefonları yükleniyor.Hayatının en ümit dolu günlerinde 2,5-3 yıla yakın hapis yatıyor. Maddi, manevi işkence görüyor. Koşulları, durumu unutmayın, tahayyül edebilir misiniz başınıza böyle bir iş gelmesini?

Başınıza böyle bir iş gelse dağa çıkar mısınız? Dağa çıkmak, devlete topluma isyan etmek, insanları suçlu-suçsuz ayırt etmeden öldürebilmek anlamına geliyor. Yapar mısınız böyle bir şey? Böyle bir şey yapanı mazur görür müsünüz?

Teğmen Mehmet Ali Çelebi dağa çıkmadı. Devletine ve toplumuna isyan etmedi…

Geçen hafta siyasetin en ilginç söylemleri Bülent Arınç’tan geldi. Daha doğrusu söylemler çok ilginç değildi ama bir başbakan yardımcısından gelince ilginç oldular. İlki, “Diyarbakır Cezaevi’nde o işkencelere maruz kalsam bende dağa çıkardım” İkincisi ise, “Bir zamanlar Ankara’da Durmuş, Abdullah ve Yakup adlı 3 arkadaş vardı. Beş vakit namaz kılarlardı. Ne iyi insanlardı” türü söylem.

İlkinde dağa çıkma bir başbakan yardımcısı tarafından masum gösterilmeye çalışılmakla kalmıyor aynı zamanda devlette kötüleniyor. “İnsanları dağa çıkarıp, masum insanları öldürten, şehitlerin müsebbibi bu devlet” suçlamasını hissediyorsunuz. Bir öz eleştiri değil bu. Daha farklı bir şey. Cumhurbaşkanı olmak için dikkat çekmeye, farklı kesimlerin oylarını almaya çalışan bir kişilik mi bu acaba, diye düşünüyorsunuz. Saçma geliyor.  Daha birkaç gün önce bir kadın milletvekiline “Gözlerime bakma” ile başlayan Anadolu’nun kırsalında bir kadına söylendiğinde cinayet sebebi olacak sözleri mi unutturmaya çalışıyor, diye düşünüyorsunuz. O daha da saçma görünüyor.

Peki nedir bir Başbakan Yardımcısını böyle konuşturan?

Dağa çıkmak mazur görülüyor ise, bu ülkede dağa çıkabilecek o kadar çok insan var ki… Herkes bir çırpıda onlarca sayabilir… Hatta Bülent Arınç bile sayılabilir…

Kimse Bülent Arınç’ı mazur göstermeye çalışmasın, bir Başbakan yardımcısı o. Ne dediğini bilmesi gereken bir kişi. Kahvede okey oynarken konuşan biri değil. Pazar gecesi Habertürk’e yaptırılan özel programla tüm bunlar unutturulmaya çalışıldı ama nafile. Söyledikleri çoktan amaca ulaştı, beyinlerde yer etti bile.

Peki, Durmuş Yılmaz gibi makul, sevilen bir şahsiyetin ve bir sakallı Müslüman mühendisin arasına giren liseli 5 vakit namaz kılan Apo, sizde nasıl bir algı uyandırdı? “Bu adam aslında temiz, kader kurbanı, hatta devlet kurbanı, affedilmeli” algısı mı yoksa “O da bir insan, bizden biri, affedilebilir” algısı mı? Veyahut ta yeni kurulan Hizbullahçı partiye BDP oylarını akıtmak için Apo’nun dindar hatta nurcu olduğu mesajlarını halka verme yöntemi mi?

Hepsinde garabet var…

Diğer önemli siyasi söylem Recep Tayyip Erdoğan’ın ODTÜ olayları ile ilgili söyledikleri: Bir Başbakan ne olursa olsun öğrencilere, öğretmenlere ve akademik dünyaya böyle saldıramaz. Hatta onlar “Hunçak” olsa dahi sonuçta bu ülkenin yurttaşlarıdır. Yani Başbakan’ın yurttaşları… 12 Eylül Darbesi ile bir nesli devlet yok etti, ülke kaybetti… Asla unutmamak gerek. Her şeyin bir ölçüsü var. Sonuçta bir protestoya tahammül edemiyor muyuz?

Tüm bunların sebebi ne biliyor musunuz? Bana göre devlet adamı değiller. Artık enaniyetleri de fazla geliyor. Enaniyet nedir bilir misiniz?

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 CISS
 26 Aralık 2012 Çarşamba 19:29
2- KILIÇTAROĞLU’nun falan olumlu görülen yanlarını takdir ederken, olumsuz yönlerini eleştirmek HANGİ TARAFLI olmak anlamını taşıyor? Yoksa siz hak, hukuk, adalet, hakkaniyet ile demokratik ifade ve düşünce özgürlüğünden taraf olmayı mı yanlış buluyorsunuz, anlamadım. Ayrıca kendiniz besbelli AKEPE savunucusu ve taraftarı iken, benim tarafsız olmamı niye istiyorsunuz? Bu tutumunuz da bi bakıma bencillik ve hafifinden de olsa Enaniyet örneği değil mi? CISS!
 CISS
 26 Aralık 2012 Çarşamba 19:28
1- Ne desen bazılarının bi kulağından girip öbüründen çıkıyor, kanıt göstersen dahi görmüyor, göremiyor, duymuyor, duyamıyor, anlamıyor, anlayamıyor ya da anlamazlıktan geliyorlar. Ben Enaniyetin sözlük tanımını ve bu sapkınlığı olanların son aşamasının da kendini (haşa) Allah yerine koymaya başlamak olduğunu açıklıyorum; o da yorumumdaki Allah sanmaya taktığını söylüyor. Enaniyet denen hastalık böyle bi şey işte, ne edelim şimdi? Size göre AKEPE'nin, RTE’nin ya da diğer siyasi partiler ile liderleri BAHÇELİ veya
 Misafir
 26 Aralık 2012 Çarşamba 13:33
yorumunuzda ALLAH sanmaya başlar diyen cümleniz var. Ben bunu kast ediyorum.Teba kim seçimle gelemeyenler mi:)) kaç tane gazete var sözcünüz var gözcünüz var ülke batıyorsa bir sonraki seçim iktidarsınız:)) İyi ki taraflı değilsin.
 CISS
 26 Aralık 2012 Çarşamba 12:50
Misafir 10:51, sayın Çıray'ın makalesi altındaki 25.12.2012 SAAT 15:10 yorumumu da biz zahmet okursanız, hiç bi siyasi partinin borazanı olmadığımı ve partiler üstü bakışa sahip bulunup bulunmadığımı belki anlarsınız! CISS!
 Misafir
 26 Aralık 2012 Çarşamba 10:51
SAYGIDEĞER Cıss umarım bir gün partiler üstü bir bakış kazanırsınız.AKP Lİ olursunuz demedim.Partiler üstü bir bakış.umarım.
 Misafir
 25 Aralık 2012 Salı 23:31
Millet seçmeyince % 50 oy alan padişah olur.Başbakanı kedi şeklinde çiziyorsun. Her tür eleştiri serbest fakülteleri cehenneme çevir.Ve PADİŞAHLIK var de. Millet sizi seçmeyince padişahmış.SİZ ebedi muhalefet olacağınız için seçimle gelene PADİŞAH hadi ordan.
 Misafir
 25 Aralık 2012 Salı 23:22
Enaniyet bir bayan sanatçıya sırf farklı bir bakış serd etti diye yüzüne tükürürüm deme seviyesizliğidir.COSSSSSSS
 CISS
 25 Aralık 2012 Salı 21:52
2- Her zaman ve her durumda kendisini en ön planda, en üstün konumda görmeye ve göstermeye başlar. Günümüzde böyle sapkın düşüncedeki bi kimse, eğer Devletin tepesinde görev yapmakta ise, kendini önce padişah sonra da (haşa) Allah sanmaya falan başlar ki, işte o zaman zatı alileri de, tebası(!) da hapı yuttu demektir:) Bu “Enaniyet” tanım ve örnekleri; şimdilerde sizlere hangi üst düzey siyasetçi bi devlet adamımızın sergilemekte bulunduğu tutum ve davranışları çağrıştırıyor dersiniz? CISS!
 CISS
 25 Aralık 2012 Salı 21:52
1-“Enaniyet”, kişinin kendisine müstakil bir benlik vermesi, hem kendi varlığını hem de etrafındakilerin varlığını Allah'tan bağımsız görmesi, davranışlarını, bakış açısını bu zihniyete göre düzenlemesi anlamına gelir. “Enaniyet” terimi, Arapçada, "ben" anlamına gelen "ene" kelimesinden türemiştir. Bir insan kendisini dünyanın merkezi olarak görmeye başladığında, kısa sürede Allah'ın kendisine verdiği imkânlar ve özellikler doğrultusunda bir üstünlük, bencillik ve büyüklük psikolojisi içine girer.
 Misafir
 25 Aralık 2012 Salı 20:14
Bülent BEY chp 1930 da yaşanmış bugünün tertiplerini anımsatan menemende vecd içinde gösterilere katılır silivriyi aklar ve KIRCA çizgisini tutturursa seçimde alacağı oyu tahmine gerek var mı???
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Turktime uygulamasını indirin, günün gelişmeleri cebinize gelsin.
Google Play
App Store
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Turktime