Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Bindik Bir Alamete...
Bülent Kuşoğlu
YAZARLAR
24 Mayıs 2016 Salı

Bindik Bir Alamete...

RTE bu ülkeye, demokratik gelişimimize, çağdaşlaşmamıza  ve çoğunluğumuzun dini olan İslamiyete çok zarar verdi. En son yaptığı iş ise Başbakanlığı, kahyalık gibi bir seviyeye, konuma düşürmek, misyona kavuşturmak oldu. Ben kişisel ve kendi konularında ağırlığı olan, devlet adamlığı gösteren, hak, hukuk konusunda direnen, örnek olan çok genel müdür, müsteşar, vali hatırlıyorum. Dolayısı ile onlarla birlikte manevi olarak devletin, bakanlar ve başbakanların da koltukları yükselir, ağırlık kazanırdı. Evet, her dönemde her kademede sorunlu, liyakatsiz kimseler oldu ama hedef daima liyakat ve seviyenin yükseltilmesiydi. Devlet, bürokrasinin en alt kademelerinden başlayarak yüceltilirdi. Adil ve halkçı olmak, halka hizmet etmek, devlet adamı olmak meziyet idi. 
Şimdi Başbakan’ın seviyesi düşürüldü, tüm devlet kademelerinin seviyesi düştü. Artık, kimlikli, kişilikli, hak-hukuktan yana olmak, devlet adamı olmak yok, sadece Saray’a tabi olmak var…  Artık, devletin ve Başbakandan başlayarak siyasi veya bürokratik kamu çalışanlarının hedefi halkı memnun etmek değil, Saray’ı memnun etmek olacak…
*** 
Dokunulmazlıklar konusundaki Anayasa değişikliği kabul edildi. Normal bir kanun gibi meclis çoğunluğuyla kabul edilebilecek, en fazla 276 ile yapılacak iş için kavga-dövüşle en az 367 arandı. En fazla 5-10 teröre bulaşmış milletvekili veya tüm milletvekillerinin kürsü dokunulmazlığı yerine 148 milletvekilinin dokunulmazlığını kalktı. Şimdi 148 milletvekili, 778 dosya için binlerce defa mahkemelere gidecekler. Meclis çalışmaları aksayacak. Bazıları gitmeyecek, nahoş olaylar olacak ve uluslararası toplum bizi sürekli kınayacak.
Tabi her şeyden olduğu gibi bu konudan da RTE siyasi rant elde etmeye çalışacak. Saçma-sapan, “Bir-beşten büyüktür” gibi laflarla dışarıda kimsenin ciddiye alıp cevap dahi vermediği ama içeride yağcıların destekleriyle siyasi ranta dönüşen seviyesizlikler yaşayacağız.
Ben dokunulmazlıklar konusunda her oylamada hayır dedim. İşin 330’un altına düşmeyeceği yani referanduma gittiği anlaşılınca bizden bir grup milletvekili Türk-Kürt çekişmesi yaşanmasın gerekçesi ile evet oyu vererek konunun referanduma gitmesini engelledi. Sonuç olarak devlet adamı gibi davrananlar yine CHP’liler oldu. Aksi halde düşünebiliyor musunuz bu yaz “Sen Kürtçüsün! PKK’ya destek veren vekillerin dokunulmazlıkların kalkmasını istemiyorsun” “Hayır, sen demokrasi ve Anayasa’ya aykırı iş yapıyorsun, faşistsin!” tartışmalarını en düzeysiz şekliyle yaşayacaktık.
Bu tartışmalar, halkın bir birine girmesi, kutuplaşması, Türk-Kürt ayrışması yaşanabilecek olması Saray’ın asla umurunda değil… Tüm derdi başkan olmak…
Görelim, bakalım dokunulmazlıkların kalkması terörü nasıl önleyecek?
*** 
Pazar günü güya bir parti kongresi vardı. İradesi olmayan partinin kongresi olur mu? Şekli olarak oldu. En rezil manzara RTE’nin mesajının tüm salon ayakta vecd içerisinde dinlenmesi… Eski Bakanlardan Gürcan Dağdaş, benzeri durumun Saddam’ın mesajıyla ilgili olarak Baas Partisi kongrelerinde de yaşandığını açıkladı. Gerçekten ağırıma gitti. Ezanı yatakta, Kur’an’ı oturarak dinleyen bu toplum bir faninin mesajını ayakta vecd içinde dinler oldu. Tepki yok. Nurettin Topçu’nun nefis bir değerlendirmesi var; “Bizim halkımızın belden yukarı bir namus anlayışı yoktur. Halbuki namus sözünde durmaktır. Hür ve kuvvetli olan insan yırtıcı olan değil yaratıcı olandır. Kin ve din birleşmez. Hukuk ahlakın asgarisidir.”
Rahmetli Nurettin Topçu şimdi olanları görse neler diyebileceğini tahmin ediyorum…
*** 
Bu hafta Hükümet kurulacak. Hükümet’in düşmesinde TBMM’in rolü yok. Kurulmasında da olmayacak. Artık Meclis’in dışlandığı, her şeyin Saray tarafından belirlendiği bir döneme girdik. Bu hayırlı bir işmiş gibi görünmüyor. Geçen hafta yazdığım gibi RTE, ne demokrasiye, ne çağdaş uygarlık seviyesine çıkmamıza, ne de İslama hizmet ediyor. Tek hizmet ettiği yer Saray, yani kendisi…
Bindik bir alamete…  
   
   
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Misafir
 27 Mayıs 2016 Cuma 20:45
Bulent beycim, sizde partinizdeki pkk yoldaşları gibi aym ye bireysel başvuru yapmayı düşünüyormusunuz. Bak dinle Tayyip'e küfür korosu ve o okoronun orkestra şefi Nazimiyeli yemuşun oğlu Kemal Karabulut olmasaydı Tayyip 2019 da son siyasi yılını yaşamış olurdu, Fakat kamer oğlu yemuştan doğma K.Karabulutun galya ağızlı orkestrası sayesinde Tayyip ölünceye kadar "saraydadır". Beni anlıyorsunuz dimi Bulentcim.
 Misafir
 24 Mayıs 2016 Salı 19:18
İstiklal marşımızda ayaga kalkmayanların Tayyibin mesajını ayakta dinlemelerini büyük bir utanç içinde izledim..Bu zavallıların hangi dinden hangi milliyetten olabileçeklerini düşünmek bile istemedim.vermek istedikleri mesaj açıkça Mustafa Kemal ATATÜRK döneminin bitişinin ilanıydı sanırım.Bu duruma tepki koyamayan Halkı sokaklarda protesto yürüyüşlerine davet edemeyen Başta siyasi partiler olmak üzere Sivil toplum örgütlerini sendikaları TÜSİAD.TOBB ve Meslek kuruluşullarını kınıyorum
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Turktime uygulamasını indirin, günün gelişmeleri cebinize gelsin.
Google Play
App Store
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Turktime