Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Demokrasi ve popülizm
Bülent Kuşoğlu
YAZARLAR
11 Ağustos 2014 Pazartesi

Demokrasi ve popülizm

Hayırlı olsun. Sürpriz olmadı ve Erdoğan cumhurbaşkanı seçildi. Ancak “Balkon Konuşması”na bakıyorum, Erdoğan siyasetten vazgeçmeyecek ve tarafsız olmayacak. Enaniyeti daha da artmış göründü bana…  Söylenenlere, yalaka yorumlara bakmayın sistemin çok zorlanacağı farklı bir döneme giriyoruz… Daha sonraki yazılarda seçim sonuçlarını ayrıntılı olarak tartışacağız. Bugün demokrasimizde görünür hale gelen bazı aksamalara değineceğim.
Yaşlı, deneyimli bir matematik öğretmenine sormuşlar, “Hayat neye benzer, Hocam?”  Öğretmen yaşlı sesiyle duraksamadan cevaplamış, “Matematikteki dört işleme benzer” demiş. Sonrada da anlamayıp bekleyen karşısındakine devamını getirmiş, “Evlenmek, çocuk yapmak toplamadır, ölüm ise çıkarma… Aşk çarpmadır, miras ise bölme… Hayat bu dördünden ibarettir…
Bu fıkraya bu günlerde 5’inci olarak seçimi de ilave edebiliriz. Seçim de hayatın ve ülkenin umududur…
İyi ki seçimler var. İyi ki demokrasi var…
Peki, gerçekten demokrasi var mı?
Varsa ne kadar var?
Demokrasi umut mu?
Demokrasi, insan için ve demokrasinin kalitesi de insana bağlı. Toplumun gelişmişlik düzeyi, ekonomik yapısı, kültürü, bürokratik yapısı hemen her şeyi demokrasiyi etkileyen faktörlerden. Demokrasi sayesinde insanlık geçmişten gelen geleneksel, tanrısal, mutlaki, cahilliğe dayalı, akıl dışı yaşamından kurtulmuştur ve kurtulmaktadır. Örneğin Anadolu 1000 yıla yakın süren taassubunu, geri kalmışlığını demokrasi sayesinde atmış, kendini yönetir noktaya gelmiştir. “Arap Baharı” denen yönlendirilmiş toplumsal hareketler, Arap toplumları için sadece bireysel özgürlük anlamına gelmemiş aynı zamanda geçmişin taassubundan -sonradan olumsuz olsa da- toplumun kurtuluşu anlamında umut olmuştur.
Demokrasi toplumdan topluma değişir, ancak, aynı ülkelerde zaman değiştikçe de demokrasi değişir. İnşallah bizim demokrasimiz de bir Putin veya Mübarek demokrasisi gibi sandık demokrasisine dönüşmez…
Tabi tüm bunlar var ama benim asıl belirtmek istediğim başka; demokrasi ve demokrasiyi oluşturan güç unsurları tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de farklı bir şekilde çalışmaya başladı. Popüler demokrasi çok farklı ve olumsuz denebilecek bir şekilde oluşmaya başladı. Yani daha önce demokratik siyasetin etkilediği hatta önemli ölçüde belirlediği medya, reklam, halkla ilişkiler gibi kavramlar ve unsurlar artık demokratik siyaseti belirler hale geldi. Artık siyasetçi olarak ne kadar dürüst, çalışkan, bilgili haklı olursanız olun kendinizi anlatmakta zorluk çekiyor ve özellikle medyaya bağlı kalıyorsunuz. Daha doğrusu medya sizi ne kadar anlatıyorsa,  nasıl anlatıyorsa o kadar, o ölçüde haklı olabiliyorsunuz. Gerçek kişiliğiniz dışında farklı olabilen bir imajınız oluşuyor. Bu imaj neredeyse tümüyle bu unsurlara bağlı…
Medyaya sahip olabilmek, para sahibi olabilmek aynı zamanda gücü de getiriyor dolayısı ile. Yakın zamana kadar siyaset medyayı belirlerken şimdi medya, reklam dünyası, halkla ilişkiler uzmanları siyaseti belirliyor. Ne kadar dürüst, birikimli, iyi niyetli olursanız olun eğer medya sizinle ilgili olumlu şeyler yazmıyor ise asla kendinizi gösterme şansınız yok.
Artık seçimlerde siyasetçinin gerçek kişiliği veya partilerin programları yarışmıyor. Yarışan siyasetçilerin veya partilerin reklamcıları, halkla ilişkiler uzmanları, kampanya yöneticileri, basın danışmanları, sosyal medya uzmanları… Siyasetçi gün geçtikçe onların oyuncağı dolayısı ile paranın oyuncağı haline geliyor. Çünkü bunların hiç biri parasız adım atmıyorlar…
Seçimi Erdoğan kazandı ama eğer normal koşullarda adil bir seçim olsa sadece Erdoğan’ın kişiliği ve birikimi ile İhsanoğlu’nun kişiliği ve birikimi adil koşullarda yarışsa Erdoğan, İhsanoğlu’na rakip dahi olabilir miydi? Ama kabul edelim Erdoğan’ın iletişim danışmanları, seçim koordinatörleri, reklam uzmanları, sosyal medya uzmanları, NLP uzmanları, devlet olanakları yanısıra çok daha iyi çalıştı…
Popülizm demokratik siyaseti öldürüyor ve para odaklı yeni bir demokratik kültür oluşturuyor. Pek hayırlı görmüyorum, endişeleniyorum. Tartışmak istedim…   
 
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Misafir
 15 Ağustos 2014 Cuma 20:35
Siyaset yapmak kadar siyasetin kurallarinida iyi bilmek gerekir. Bilmem kac secim gecmis yine dedigim dedik gittigim hödük olmamalidir.Kaybedilen tabiki bir secimdir, dünyanin sonu degil fakat böyle iderse bir partinin sonu olacaktir. 404 yapistiricisi gibi millet nicin birine yapisiyorda digerlerine yapismiyor.Neyse bunlarin cevabi bende varda dinliyen yok burda. A.C
 Misafir
 15 Ağustos 2014 Cuma 17:49
Bülent Bey, Yandaş Sabah, sabah sabah müjdeyi vermiş:Yeni BB Davutoğlu...Kaza geliyorum demez derlerse de geliyorum diyor.Komşuları sıfırladık sıra ülkede....Egemen'e de kakaradan değil ciddi bir makam var....Bakalım aine-i devran kutuculara ne sürprizler hazırlamış.Bu sürprizleri algıları ve gözleri kutuları göremeyecek kadar bozuk olanlar da görecek.Hak sillesinin sadası Çin'den maçinden duyulacak...İzleyelim görelim...
 Misafir
 15 Ağustos 2014 Cuma 11:11
Bazı yorumcuların yazdıkları argo kelimeleri okuyunca onlara cevap yerine akla şu geliyor: "Nadanlar eder sohbeti nadanla telezzüz / Divanelerin hemdemi divane gerektir." Böylelerini kendi kaba saba ruh halleriyle baş başa bırakmak en güzel cevap.
 Misafir
 15 Ağustos 2014 Cuma 11:07
Kendin yaz kendin cevaplamacılar devrede.Hey 14.44' de yazan dostum :-) Ülkede YOLSUZLUK hırsızlık yokmuş.GÖZLER BOZUK OLUNCA ALGI DA...Rızaya AVUKAT ÇOK OLUR...
 Misafir
 15 Ağustos 2014 Cuma 11:02
08.01 İnsanlar dillerinin altında gizlidir.Ankara'dan yazdığın belli çünkü seviye 06...
 Misafir
 15 Ağustos 2014 Cuma 08:01
14 Ağustos 2014 Perşembe 20:21 de yazan dostum,CHP zihniyeti ülkenin önünde takozdur,engeldir,bariyerdir.Bunlar proje üretmezler,dedikodu ve iftira üretirler.Hırsızlık ve yolsuzluğun anası oldukları için,herkesi kendileri gibi sanırlar.Düşünmezler ki, yolsuzluğun olduğu bir Ülkede,enflasyon ve faiz nasıl %100 lerden %10 ların altına düştü,sorusunu Milletin sorup,cevabını Ekonomik tablolardan alırlar.Bunlar tam beyinsiz,sıfır zeka seviyesindeki yapılar.Kendilerine oy verenler de tabi.
 Misafir
 14 Ağustos 2014 Perşembe 20:21
Bulent bey, sizde demokrasi varmı kardeşim.?Var ise, sizin K.K hala neden o koltuğu işgal ediyor? Bu sorunun cevabını verebilirmisin.Hadi bakim istifa edip koltuğu boşaltsın.Avaraj takımını bile solladınız.Yüzünüzde astarda kalmamış,hala çıkıp, "%55 neden alamadım diye", öz eleştiri yapan bir ekibi başarısız bulup,Sn İncenin dediği gibi "14 parti ile %38 zi zor bulan muhalefeti başarılı bulacak" kadar pişkin oluyorsunuz.
 Misafir
 14 Ağustos 2014 Perşembe 16:18
Muharrem İnce, Kılıçdaroğlu'na 'cahil' dedi
 Misafir
 14 Ağustos 2014 Perşembe 15:40
14.38 A.GÜL kurduğu partiden içeri alınmıyor CHP'ye nasıl üye olsun.Adamdan korkuyor Hayırseverler aslında pek uyumlu olsa da belki HAYIRSEVERLERİN HAYRINI GÖRÜR YA DA KUTULARDA NE VARDI DİYE SORAR DİYE...
 Misafir
 14 Ağustos 2014 Perşembe 14:38
Sn Kuşoğlu, Sn Abdullah GÜL'Ü, CHP Genelbaşkanlığı koltuğuna oturtmak için bir çalışma var mı?
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Turktime uygulamasını indirin, günün gelişmeleri cebinize gelsin.
Google Play
App Store
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Turktime