Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Ahhh Ah!
Bülent Kuşoğlu
YAZARLAR
12 Mart 2015 Perşembe

Ahhh Ah!

İnsan garip bir varlıktır. Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür. Yani insanoğlu unutur, unutmak gibi bir arızası vardır. Daha dün çektiği derin acıları, yaşadığı anormallikleri, söylediği baştan aşağı yanlış sözleri unutur, bir de üstelik kendi işine geldiği gibi hatırlar. Hepimizin hayatında böyle bir deneyim vardır, eğer hatırlayabilir, kabul edebilirsek… Şahsımızla ilgili olan yine şahsiyet sorunumuz olarak kalır ama işi toplumun, ülkenin önemli konularında iddiaya bindirmiş, hayati yanlışlıklar yapmış ve çarçabuk unutmuşsak bu şahsi bir konu olmaktan çıkar…


Balyoz, Ergenekon, İzmir Casusluk, İnternet Andıçı, Arınç’a suikast davalarını ve bu davalar sırasında söylenenleri ve söylediklerinizi hatırlıyor musunuz?


Bu köşenin müdavimi iseniz girin eski yazılara yorumlara bir bakın neler söylemişiz. Ne ilginç yorumlar… En hafifi “Türkiye bağırsaklarını temizliyor” sözüydü. Düşünebiliyor musunuz rektörler, gazeteciler, bürokratlar, generaller, subaylar, iş adamları suçlanıyor ve içeri atılıyor ve biz pisliğimizi attığımız yorumunu yapıyoruz. Bir kuşak feda ettik nerede ise… Şimdi herkes unutmuştur tabi… Balyoz için ilk olarak AKP’nin Adalet Bakanı kumpas yorumunu yapmadı mı? Hafıza-i beşer…


Şimdi geldik kamu düzeni tehlikede diye “İç Güvenlik Paketi” adıyla bir garabet kanun çıkarmaya… Kuvvetler ayrılığı ilkesini bozuyor ve savcının yetkilerini mülki amirlere, mülki amirin yetkilerini polise veriyoruz…


Kamu düzeninin tesisi ne demektir? Çok geniş bir kavram, "Ahlak ve dürüstlük kurallarını, toplumun temel ilke ve algılarını, adaleti, ahlak anlayışını, Anayasada yer alan temel hakları ciddi şekilde sarsan ve aykırılık oluşturan olaylar kamu düzenini ihlal eden olgulardır” şeklinde bir tanımı da rahatlıkla yapabiliriz. Peki bu durumda sokaktaki düzen dışında toplumu ve devleti ilgilendiren çürümelere sebep olanlara ne diyeceğiz?  Sokakta, -o da Türkiye’nin her yerinde değil- gösteri yapana müdahale etmeye çok kararlıyız ama ahlak ve dürüstlük kurallarını, adaleti, toplumun temel ilke ve algılarını ne yapacağız?


Başörtülü bacımızı deri pantolonlu, üstü çıplak laikler taciz etti, camide içki içildi diyen kamu düzeni bozucularını ne yapacağız?


Faiz lobisi var diye kıyamet koparıp, Merkez Başkanı Başkanı ve Başbakan Yardımcısını vatana ihanetle suçlayıp, piyasayı alt-üst edenleri ne yapacağız?


Darbe yapılıyor diye evlerinde para bulunan istifa ettirilmiş bakanları milletin ar duygularını hiçe sayarak suçsuz saydıranları ne yapacağız?


Toplumun ve devletin geleneklerini alt-üst edip, inançlarını rencide eden, toplumun yüzde 99’unun dini olan İslamı siyasi bir ideoloji seviyesine getirenleri ne yapacağız?


Kamu düzeni sağlamak, sadece sokakta kendince hakkını aramaya çalışan, “gördüğü lüzum üzerine” bazı gereksizlikleri protesto edenleri derdest etmek, sokağa çıkamaz hale getirmek demek değildir. Asıl kamu düzeni sağlanması, o milyonların sokağa çıkmasına sebep olan saçmalıkların önlenmesidir. Son yaşadığımız örnek kamu düzeni bozulması; MİT’in başındaki “yoruldum istifa ettim siyasete giriyorum” diyen adamı bir ay sonra tekrar kurallara, etik değerlere, kendisine ve Başbakan’a rağmen tekrar MİT’in başına göndermek kamu düzeninin anasını ağlatmaktır.


Kamu düzeni sağlamak için Saray’ın talimatıyla gece yarılarına, sabahlara kadar Meclis’te haftalardır kavga, dövüş uğraşıyoruz. Gecelerimiz, gündüzlerimize karıştı… Bir de yapılan saçmalıklar, adaletsizlikler ve ahlaksızlıklar… Bazen içimden geliyor, Meclis’in en sessiz anında “Şu uzun gecenin gecesi olsam sılada bir evin bacası olsam” diye avazemi salmak ama sesim güzel değil ne çare…
 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Misafir
 14 Mart 2015 Cumartesi 13:05
Dinin irfanından uzak işin zahirinde bile olamayan dini düşünce ve duyguları siyasal çıkarlarına basamak gören anti demokratlarla her 10 yılda bir darbe yapanları destekleyen sözde vatansever ve ulusalcı VATANcılar birbirleriyle bir muhabbette ki sormayın.Gazetelerindeyse sözde bir düşmanlık uygulama farklı.AKP'nin İsrail düşmanlığı gibi OECD hediyeli uçak yakıtlı 65 milyon dolar lobilerine yardımlı düşmanlık.Vah Gazze ve vah milletim...Hep oyunlarla oyalandın ama bu filmlerin de sonu geliyor.
 Misafir
 13 Mart 2015 Cuma 22:09
Allah Ümmett-i Muhammeti ve ümmeti Turani Halk Partisinin iktidarindan ve kültüründen korusun.. Degisime bile acik olmayan bu parti iktidari su anda hayal bile edemektedir. Buda insanlarin isine asina ve maasina yansiyor.. Iste böyle Bülent Bey gercekleri sadece ben o Parti mensubu degilimle saklarsaniz bir gün karsiniza Molla Kasimin cikacagini bilmelkiydiniz.. Capanoglu. Yüksek saygilarimla
 Misafir
 13 Mart 2015 Cuma 19:36
Yavv Bulent bey,hani, "Fidan gizli Başbakan olacaktı"..K.Kıvırtaroğlu böyle bir iddiada bulunmuştu.Siz bu işe ne diyorsunuz.Hani RTE nin "gizli Başbakanı İsrail düşmanı sn Fidandı".Sizin K.K. böyle iddia ediyordu.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Turktime uygulamasını indirin, günün gelişmeleri cebinize gelsin.
Google Play
App Store
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Turktime