Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Bıktım
Bülent Kuşoğlu
YAZARLAR
28 Ocak 2015 Çarşamba

Bıktım

Dört yıl önceydi, ilginç bir olay yaşadım. Zaman Gazetesi muhabiri röportaj yapmak için büroma gelmişti. Henüz milletvekili değil ama CHP parti meclisi üyesi idim. Hatırımda kalan röportaj sırasında “CHP din konusunda hassasiyet göstermeli, başkalarının istismar edeceği boşluk bırakmamalı. Tekke ve zaviyeler geçmişte önemli işlevleri olan kurumlardı ama kapatılmaları gerekiyordu, kapatıldılar. Bu gün yine varlar, CHP bunlar karşısında daha realist olmalı, görmemezlikten gelmek doğru değil” anlamında cümleler kurduğum. Birkaç gün sonra röportaj yayınlandığında ise başlık “CHP PM Üyesi Kuşoğlu, ‘Tekke ve zaviyeler açılsın’ dedi” şeklindeydi.

Tabi kıyamet koptu. Bu başlık nedeniyle hem ben hem de Genel Başkanım Kılıçdaroğlu nerede ise linç edilecektik. Ağırlıklı olarak kullanan istismar eden bizim cenah oldu tabi. Tekzip etmek, söylemedim demek, yalanlamak kar etmedi hala kullanıyorlar. Röportajı yapan muhabir “Başlık bana ait değil, istismar etmişler” dediyse de çok geçti.
Ben gerçek anlamda bir Cumhuriyet çocuğuyum. Küçük bir taşra memurunun 3 oğlundan biriyim. Ailemiz bizi zor koşullarda okuttu. Kardeşlerimin biri albaylıktan diğeri öğretmenlikten emekli oldu. Ben devlet olanakları ile okudum. Eğitim yaşamım Erzurum, Ağrı, Malazgirt ve Polatlı’da geçti.  Mülkiye’yi 1979’da bitirdim. Maliye, Milli Savunma bakanlıkları, SSK ve AB Brüksel gibi yerlerde çalıştıktan sonra daha fazla dayanamayarak DYP-Refah Koalisyonunda görevden alınınca devlet memuriyetinden istifa ederek özel sektörde yıllarca çalıştım. Eşim halen devlet memuru. Kızım ve oğlum ile Cumhuriyetin istediği gibi Atatürk devrimlerini benimsemiş, sade, ortalama insanlarız.
Hayatım nerede ise hep Ankara’da geçti. Çevresinde bilinen bir insanım. Ne olduğumu daha fazla anlatmama gerek yok, zira çok zorlanıyorum. Devletten ayrıldıktan sonra siyasetle uğraştım. Yıllardır yazıyorum ve CHP’ne katılmadan önce ve sonra binlerce yazım var. Ne yaşantım ne de yazdıklarım ne de çizgim asla değişmedi.

Benim çektiklerimin önemi yok ama eşim ve çocuklarım “Kuşoğlu, tekke ve zaviyeler açılsın dedi” başlığı atıldıktan sonra gece 01 veya 02’ler de gelen “Falan televizyonda senden bahsediyorlar” telefonlarıyla çok göz yaşı döktüler. Hiç unutamıyorum. Özellikle rakip olarak görenler çok kullandılar ve istismar ettiler bu başlığı… Başlangıçta partililerin de çok sorduğu bu konu sonraları beni tanıdıkça hiç sorulmaz oldu. Epey zamandır unutulmuştu…

Bu başlığa rağmen seçildim ve milletvekili olarak hayatımda her zamankinden daha çok çalıştım. Medyaya karşı bir korku olduğundan mıdır bilemem, kamuoyuna çalışmalarımı pek yansıtmadım. Hesap uzman yardımcılığı veya özel sektör dönemimden daha çok çalıştım. Eğer, 4 yıl içerisinde 500 Meclis çalışma günü varsa bir Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi olarak abartmasız gece 12.00 ve sabaha kadar olan sürede Meclis’ten evime 200 kere gitmişimdir. Vatandaşa da kapım hep açık olmuş, tatil günleri de asla boş durmadan çalışmışımdır.

Bu hafta Salı sabahı her zamanki gibi kalkıp basını taramakla güne başlarken Sözcü’de Yılmaz Özdil’in yazısını gördüm. Kısaca o kıvrak üslubuyla “Yunanistan’da Syrıza gibi bir sol parti kazandı çünkü Kılıçdaroğlu gibi sağdan adam getirmedi. Kılıçdaroğlu, Bülent Kuşoğlu gibi tekke ve zaviyeler  açılsın diyen adamları getirerek Cumhuriyete ihanet etti”  diye yazmıştı. Çok üzüldüm. Eski yaramız açıldı tekrar, ailece günümüz zehir oldu…

Bıkmıştım bu saçmalıktan… Yılmaz Özdil’i aradım. Gazeteye pek gelmiyormuş, ulaşamadım. Salı günü Grup toplantılarının dolayısı ile gelen gidenin çok yoğun olduğu, ilave olarak da AKP’nin Plan ve Bütçe Komisyonu’na yeni bir torba kanun teklifi getirdiği bir gündü. Komisyon çalışmamız ertesi sabah başlamak üzere akşam 20.30 gibi bitti. Meclis çıkışı yemekte bir kıdemli partili ile sohbet ederken doğal olarak bu konu açıldı.

Canını sıkma! Sen kendini bizde seni biliyoruz” dedi Parti büyüğüm, hemen arkasından “Yılmaz Özdil Syrız’a gibi bir sol partinin Türkiye’de iktidara gelmesini gerçekten ister mi?” diye sordu. Bilmiyordum, Yılmaz Beyi yazıları dışında tanımıyordum, cevap veremedim. “Asla istemez” dedi “Yılmaz Özdil yakın zamana kadar Hürriyet’te yazan biriydi. Yazısında geçen Beykoz Konakları için yani İstanbul sermayesi için yazan bir adamdı. Onların borazanıydı. Solu asla istemez ve solcu falanda değildir. Sözcü’ye geçince Cumhuriyetçi oldu.  Aslında aşırı milliyetçi biridir ve çıkarını bilir. CHP’yi ve Kılıçdaroğlu’nu yıpratmak için yazmıştır. Yazmaya mecbur olduğu yazılardan birini yazmıştır

Yazmaya mecbur olduğu yazı” cümlesi kafama takıldı. Sordum “Bak, Bülent’ciğim” dedi  “Yılmaz Özdil Türkiye’nin bir Yunanistan ve Avrupa ülkesi olmadığını, Ortadoğu cumhuriyetine dönüştürülmekte olduğunu gayet iyi bilir. Burada Avrupai anlamda sağ-sol, liberal, muhafazakar, sosyal demokrat, sosyalist gibi siyaset kavramlarıyla siyaset yapılmaz, bu dönem hiç yapılmıyor. Kimlik siyaseti ve çıkarlar ön planda. Siyasetin asıl belirleyicisi, Türk-Kürt, Alevi-Sünni olmak ve çıkarlar… Kutuplaşmayı görüyorsun. Bu koşullarda Türkiye’de hiçbir parti programı, projesi ve söylemi dolayısı ile iktidar olmaz. Güç odaklı siyaset yapılıyor ve siyaset manipüle ediliyor

Hemen, nasıl manipüle edildiğini sordum tabi…

Sen de biliyorsun, nerede ise tüm medya kontrol altında. Tartışma programlarının konusu, kimlerin katılacağı veya katılmayacağı hep devlet tarafından, büyük ihtimalle MİT tarafından belirleniyor. Geçenlerde Kılıçdaroğlu MİT’in CHP’yi bölmek için uğraştığını açıklamıştı, unuttun mu? CHP’nin bölünme işi seçim yaklaştığı için hızlandırıldı. Son günlerde milletvekili ayrılmaları arttı ve artacak. CHP dışında CHP’ye rakip bir partinin grup kurmasına çalışıyorlar. CHP ve Kılıçdaroğlu’nu alevici, Kürtçü göstermeye çalıştılar başaramadılar ama Atatürk karşıtı, sağa kaymış, solcu olmayan fakat din karşıtı, ne olduğu belli olamayan bir parti olarak gösterip güven  duyulmasını önlemek istiyorlar

Peki” dedim “Yılmaz Özdil’le ne ilgisi var bu durumun? Özdil, AKP karşıtı değil mi yani? Neden böyle bir yazı yazıp Erdoğan’a hizmet etsin?” diye sordum merakla…
Muhakkak karşıdır. Fakat, Yılmaz Özdil Recep Tayyip Erdoğan için yeni bir rejim, başkanlık sistemi kurulmasına ramak kaldığı, çağdaş dünyadan dışlandığımız  bu günlerde sağcısı ve solcusu ile tüm Cumhuriyet değerlerine inanmış güçlerin bir araya gelmesi ve Erdoğan ile mücadele etmesinin şart olduğunu iyi bilir. Tutupta buna rağmen böyle yazıyor, senin gibi bir gerçek cumhuriyet insanını, milletvekilini, Kılıçdaroğlu’nu, CHP’yi harcamaya çalışıyor ise bir yerler bir nedenle kendisini kontrol ediyor demektir. Yazmaya mecbur bırakılmıştır. Bunun başka yorumu var mı?

Canım sıkıldı. Bana yapılan haksızlığı dahi unutacak kadar…
 
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Misafir
 1 Şubat 2015 Pazar 10:07
Yılmaz Özdil denilen kişi,yıllarca Cem UZANIN tetikçiliğini yapmadı mı? Yaptı.Pekala,RTE ye hakaret ediyor diye CHP tabanı özdili bağrına basmıyormuydu.Özdil şimdi CHP ye çakmaya başlayınca mı kötü oldu.Gazeteci Milletine parayı kim verirse onun düdüğünü çalar.
 Misafir
 31 Ocak 2015 Cumartesi 18:43
Bülent Bey birileri çalıp çırptığı halde son derece RAHAT siz neden böyle hassassınız.Bence ÖZDİLLERİ takmaya değmez.
 Misafir
 30 Ocak 2015 Cuma 15:31
ÖZDİL çok bilge ve mahirse PARTİ KURSUN solu iktidara taşısın da nasıl iktidar olunuyormuş görelim.CHP ÖZDİL kafasıyla ÖNDER SAV kafasıyla 65 yıldır iktidar olamadı ve o zihniyet bırakılmadıkça da olamaz.BENCE İŞİ GÜCÜ laf olan İNSANLARI FAZLA KALE ALMAYIN SAYIN YAZAR...İP VE AKP İŞBİRLİĞİ VAR DERİN DEVLET DÜŞMANLARINI AKP iktidarıyla TASFİYE azminde hedef de sadece cemaat yok DARBE karşıtı demokrat SOL da var.VESAYET DEĞİŞİM İZTEMEZ YILMAZ DA ONLARIN eski sistemin kalemi. Ciddiye almaya....
 Misafir
 30 Ocak 2015 Cuma 08:49
Güneş balçıkla sıvanmaz sayın vekilim,ben CHP li değilim ama sizi iyi tanıyorum.Sizin gibi insanlar pes ederse bu memleketin halinin ne olacağını herkesten çok siz bilirsiniz.Memleketin birliği,kalkınması ve bazılarının susması için çok çalışmak gerek. Bunu siz ve sizin gibi milletini memleketini seven vekiller yapacaksınız.Size saldırmaya başladılarsa iyi yoldasınız demektir. İT ÜRÜR KERVAN YÜRÜR,mücadeleye devam, ALLAH yar ve yardımcınız olsun.SELAMLAR.M.A.
 Misafir
 29 Ocak 2015 Perşembe 19:58
TARİHE PUAN: önce:PYD TERÖRİSTTİR,sonra PYD geçecek GEEEEÇ. önce:Türkçeyle felsefe yapılmaz diyenin aklına şaşarım. sonra:Türkçeyle felsefe yapılmaz.2006 BAYRAMPAŞA:BOP'da bize de bir görev verildi.Sonra böyle bir şey demedim.önce KOBANİ Düştü düşecek sonra Barış süreci falan...Dün dündür MAKARNAYA alışan RIZALARI seven halk...Bir sağdan bir soldan ERGENESOL solu ama her renkte. Yazar yorumcu MİKSERLER karıştırır...Y.ÖZDİL PARTİ KURSUN SOLU İKTİDARA TAŞISIN:-) UMUDUMUZ yılmaz VE pirinçek-mek.
 Misafir
 29 Ocak 2015 Perşembe 19:40
12. 21 Seninle hemfikirim % 48 garanti.Bu halk hırsızlığı kanıksadı. Bedava makarna din de makara daha ne ala ne ala.
 Misafir
 29 Ocak 2015 Perşembe 19:39
ÖZDİL PATİ KURSUN:-) 12. 21'i okuyunca coştum varolsun Suriye'ye silah gönderenler varolsun PYD geçecek deyince sınırları açanlar.BOP'da görev alanlar, İPle anlaşıp vekil ayartanlar.Varolsun BANYO lifine İHL parası saklayan mütedeyyin MAKARACILAR. Afrikaya Türk okulu kapatma safarisi düzenleyip APO'ya gerdan kıranlar.Bir Nijerya gazetesi okulları kapatmak isteyene "Bizi MORON sanıyor AVRUPADA kapatsın okulları demiş." Merkeller dinler FISSSSS.Bir sağdan bir soldan ERGENESOL OLMAYAN chpLİLERE VUR
 hulya
 29 Ocak 2015 Perşembe 14:25
Sanıyorsunuz ki diğer partiler onlara destek olduğu için kazanıyor.Oysa gerçek;tartışmasız şekilde,insanlığın tek huzurunu sağlayacak laik ilacına inanmayan ve bu işten çıkarı olan yöneticilerin çok,çok fazla ve yılların tecrübesi ile çalışmalarıdır.İnsanlar çaresiz çalışana yönelmektedir.
 hulya
 29 Ocak 2015 Perşembe 14:19
Laik genç Türkiye Cumhuriyeti,hatta dünya bile yılların tecrübesi din argümanlarını elbette kolayca yenemez.Sizler,gerçeği görmeliyiz derken ´onlar çoğalmak için bir okul yapıyorsa biz iki okul yapmalıyız´ demiyorsunuz şunu diyorsunuz ´onların bize katılması için onlara daha çok okul açmalıyız´ diye düşünüyorsunuz..
 hulya
 29 Ocak 2015 Perşembe 14:00
Sn.Kuşoğlu tabiri caizse,insanlığın huzuru için laiklik ilacına inanmıyorsanız o ilacın firmasında bulunmayacaksınız.Bulunuyorsanız da sadece kendi ilacınızın tanıtımıyla ilgileneceksiniz.Hiç darılıp gücenmeyin sizler neredeyse laiklik ilacına inanları püskürmek için oradaymışsınız gibi duruyorsunuz.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Turktime uygulamasını indirin, günün gelişmeleri cebinize gelsin.
Google Play
App Store
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Turktime