Her insanın kendisine ait duygu, düşünce ve davranışları yeni bir penceredir…
Pencereleri açtıkça, temiz hava artar ve alan aydınlanarak genişler.
Peki, pencereler nasıl açılır?..
Dinleyerek. Sahip olunan deneyimler, kazanılan tecrübeler, kurulan ilişkiler ve bulunulan ortamlar başkadır. Bunları öğrenmek isteyerek dinlemek, hem ilişkiye verilen değeri yükseltir hem de kişinin kendisini geliştirir.
İlişkide beraber daha ferah bir yaşam alanı oluşturmak, bireyselden daha kolaydır…
Çünkü artık farklı bir insanla yaşam alanı iki katına çıkar. Senin bilmediğin bir konuda o farkındalık sahibidir; zor durumda kaldığında sana nefes aldırır. Konu hakkındaki görüşü, senin daha önce aklına gelmemiştir ve bu görüşle hareket etmek sana bir fırsattır.
İlişkiye pencereleri nasıl açarız?..
Dinleyerek. Yorum yapmadan, tahminde bulunmadan, yargılamadan ve zandan uzak kalarak sadece dinleyerek. Böylece, iletişimde bulunulan kişi anlaşıldığını ve görüldüğünü hissederek rahatlar.
İnsan, odasının camını kendi elleriyle açabilir fakat ruhuna temiz hava başkasının elleriyle açılır…
Bir de bunu karşılıklı bir ilişkide yapabildiğini düşün. Tertemiz hava içeriyi huzurla doldurur.
Ruhu Dinlemek
Orada öylece durarak
Kendi içinde müdahalesiz
Cümlelerin anlamını duyarak
Zihin ve kalp sessiz
Söylenene merakla yaklaşarak
Kendi bildiklerin etkisiz
Söyleyene alan açarak
Kendi tarafın tesirsiz
“İletişim, insanların birbirleriyle kurdukları ilişkilerin can damarıdır.”
- Virginia Satir — Temel Aile Terapisi