Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Ruhu Olmayan, Duygusu Ölmüş Bir Barış
Elif Hece Öztürk
YAZARLAR
17 Ocak 2013 Perşembe

Ruhu Olmayan, Duygusu Ölmüş Bir Barış

5 Ekim 2012 tarihinde Akrep Burcuna geçiş yapan Satürn etkisiyle Türkiye’nin gizli, derin, üzeri örtülü, bilinmeyenleri, gizemleri, güç savaşları, kontrol altında olduğu alanlar, yüzü soğuk olan gerçekler bir bir açığa çıkmaya başladı. Ülkemiz Akrep burcu karakteristiğinde kurulmuş. Matematiksel olarak ezelden tayin edilen kuruluşu üzerine, felek çemberinde, tetiklendiği alanlar kâh hastalık getirmeye mükellef, kâh safahat.  Bu işler böyle işler. Felek diğer adıyla sebepler dairesi, her ol’uş, başka bir ol’uşa sebep, sebeplere hayr-şer muhtaç olan bizler. Hakikat penceresinden bakınca şöyle bir âleme, idrak edince sebepleri ve neticeleri, gün döner devran döner, felek döner, çark döner, sebeplerle işlenen fiiller harman olur savrulur, sap döner, hesap döner, ayrılır saman ile dane, daneler insana, samanlar hayvan yemine döner. Her biri de kendince bir işe yarar, onun sebebi sana, benim sebebim ona, bu ömür, sebepleriyle, kulun kula zulmü, kulun kula uzanan eli, kulun kula vebali, kulun kula beşiği, mezarı böyle geçer gider…

 

Satürn diğer adıyla Zuhal,  en son 29 Kasım 1982’ de Akrep burcunda idi, 29 Mayıs 1983’ de yaptığı kısa bir geriye dönüş sonrası 24 Ağustos 1983’ de kendisine tayin edilmiş vaktini Akrep burcunda tamam edeceği 16 Kasım 1985 tarihine kadar, Türkiye’nin, yeni yapılanmasına, ihtilal sonrası kurulacak ilk hükümete, yeni düzen, yeni yasalar, ülkenin sahnesini yenilediği, yeni teatral sezonun açılışını yaptı.

 

Ülkemiz ilk ciddi Terör eylemiyle, Satürn Akrep geçişinde, 1984’de tanıştı. 15 Ağustos 1984 yılında, Şemdinli/ Eruh baskını ve ilk şehidimiz Süleyman Aydın  ve Memiş Arıbaş oldu. Öncesi ise 1974 yılına kadar dayanmakta ve o senelerde yine sahnede olan Satürn idi, İkizler Burcunda son derecelerde, Ülkemizin Ay’ı ile kavuşumda 12.ev alanımızda idi, 12.ev alanı ülkeler astrolojisinde, bir ülkenin gizli düşmanlarını, perde arkası faaliyetlerini, ülkenin yıkımına uğraşan karanlık güçleri simgeler.  Ay ise ülkenin nüfusunu, köklerini, alışkanlıklarını, 12.evdeki ay ise köklerle ilgili sorunları, halkalar arası sorunları, baskılanmış güdüleri, karanlık ve korkuyla örülü üzeri örtülü gerçeklerini simgeler.

 

PKK.(başka isimler almış uzantıları, öncesi ve sonrası olan örgütlerde dahil, legal illegal) gerçeğini yapılanmasını, ideolojisini burada uzun uzun yazacak değilim, herkesin kendi vizyonuyla bir bakışı vardır ve oldukça fazla bu konuda envanter mevcut.

 

Peki ya şimdi ne olacak?  Bu sorun nasıl çözülecek? Bir terör örgütü olarak tanınan bu örgüt ve isimler kendilerini Barışın hangi tarafında görmekteler, samimiler mi? Bir ülkenin İç sorunu diye adlandırılacak kadar basit mi? Peki ya destekleyen ülkelerin belli belirsiz manipülatif varlıklarını nereye koyacağız… Barış sürecini başlatan, Terör örgütüyle masaya oturan demokratik çerçevede sorunun çözümü adına görüşmelere devam den Hükümet’in bu çabası ne kadar samimi, pazarlık unsurları var mı? Var ise neler? Nasıl bir çözüm düşünmekteler?  Ülkemizdeki terör gerçeği, iç sorun olmayacak kadar köklü budaklı dış güçlerin etkisindedir, daha acısı şu tabloya göre, ben gibi aklı evvel dahi görmektedir ki, bu sorununun muhatabı olarak adı geçen isimler dahi, en üst yetkilisi olan, bildiğimiz isimler dahi, saf dışı bırakılabilir, adı değişir, başka bir yapılanmaya bürünür, yine başka bir grup oluşturulur ve dış güçlerin kumandası ile halkı halka kırdırmaya devam ederler, ta ki bu vatan bölününceye dek…

Suriye parçalanmaya doğru gidiyor, Irak parçalara ayrıldı, İsrail’in vaat edilmiş topraklarının önünde pek bir engel kalmadı, bu işin sonucu, endek olur, döndek olur, Güneydoğunun  parçalanması ile ve Başkanlık Sistemi adı altında yönetim şeklimizdeki değişimlerle, şehitlerin kanı ve incittiğimiz atalarımızın kemikleriyle, ruhlarıyla,  bir daha belimiz doğrulmaz.  İyi niyetli olduklarını düşünelim, iki tarafında samimice, kalıcı bir barış ve çözümden yana olduklarını düşünelim yine… Lakin hissedilen şu ki; ruhu olmayan, duygusunu yitirmiş, güven vermeyen bir BarışKürt-Türk vs. kazanan hiç biridir. Halk birbirine kırdırılmıştır, bir ideoloji doğmuştur, yapay bir ideoloji başka güçlerin vaat edilen toprakları adına içimizdeki İrlandalılar kandırılarak ortaya çıkmıştır, çoğu zaman geri dönmek istediklerinde, uyandıklarında infaz edilmişlerdir ve dahi içimizde olan ülkenin istihbaratı ve güvenliğinden mesul olan yetkilerinin de bir dönemler destek verdikleri bu yapılanmalar onların da kullanıldığını göstermektedir.

 

Daha cesur yazılabilir tüm bunlar da. Bekleyelim görelim… Samimiyet mi? Ticaret mi? Elmayı içindeki kurt çürütür, içimizdeki kurtlar Barışın iki tarafı içinde geçerli, elmaya zarar vermekten vazgeçerse, dışımızdaki kurtlar için önlem almak daha kolaydır.

 

“Harekette birlik olmazsa, fikirde birlik faydasızdır. “ Muhammed İkbâl

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Misafir
 9 Nisan 2013 Salı 21:34
Elif hanım iyi bir politikacısınız. İdealinizi, niyetinizi sunarken ortalama zihinleri iyi bulandırıyorsunuz. (benim merkürüm boğa unutmam) Hükümetin samimiliğini burada sorgulayan da, 4-5 yıl önceleri yeni rejimlerden ülkenin adının değişeceğinden halkın yeni isminden vs bahseden de sizsiniz. Sayın Başbakan gibi sizde mi gömlek değiştirdiniz? yoksa inandığınız şeylerin artık yanlış olduğuna mı karar verdiniz? maalesef tek gerçek geri dönülmez bir yola girilmeye çalışıldığıdır. bu yol yol değil.
 Misafir
 28 Şubat 2013 Perşembe 18:29
"Yurtta sulh, cihanda sulh." Mustafa Kemal Atatürk. Ama teröristle masaya oturarak, taviz vererek sulh olmaz. Bu ülkede halk bıkmadan usanmadan hep şu hatayı yapıyor; siyasilerin söylemlerine bakıyorlar, eylemlerine değil. Yalan siyasilerin parolası gibi. 1946'dan bu yana ve halen, ülkedeki bütün siyasi politikalar "vaat edilmiş topraklar"a, "dışa bağımlılık"a vb. çalışmaktadır. Çünkü bürokrat, diplomat, asker ve parlamenter hepsinin kişisel menfaati önde. Atatürk İlkeleri tek merhemdir.
 Misafir
 6 Şubat 2013 Çarşamba 13:56
1. dünya savaşı sonrasında, bu coğrafya şekillenirken, vaad edilen topraklar inancı, günü gelince filizlensin diye kürtleri dört parçaya ayırarak fitne tohumu ekenler ile bugün aynı coğrafyaya arap baharı diyerek fitne tohumu ekenler aynı mihraktır. iki taraf da oyuna gelmemelidir, hele hele daha güçlü taraf.. hakka saygı duyulmalı, eften püften sebeplerle insanlar ölmemelidir. insan toprakla beslenir ama toprak kanla beslenmez. arayıp da bulamadığımız şey barış(islam).
 Misafir
 24 Ocak 2013 Perşembe 16:28
Türkteim yazarlarinin elestirilere kaplmiz kapali mantigina bir türlü anlam veremiyorum.Masallah burunlarindan kil aldirmiyorlar.Her seyi onlar bilir hatta mükemmelin ötesini bile !...
 Misafir
 22 Ocak 2013 Salı 23:00
İsrail ile ilgiii yazinizin cok kucuk bir kismina katiliyorum.Anladigim kadariyla sizlerde iktidari anlamamak icin hislerinizin esiri olmayi tercih ediyorsunuz.Yuce yaratan biz kullarina bir takim duyu,gorme algilama ile ilgili Ayetler gonderdi.En onemliside vicdan hediye etti.lutfen parti taasubunu,koru korune bagliligi bir tarafa koyun ki yaptiginiz dualqrqda kabul olsun.kor olalim ama asla namkor olmayalim.syglr
 Misafir
 20 Ocak 2013 Pazar 18:47
Elif hamin tam zamanin da,gerekli olan yerde siirle müdahale ettiniz.Sizi cani gönülden kutluyorum.Iste Elif hanim budur..
 ElifHeceÖztürk
 20 Ocak 2013 Pazar 01:27
Ne yapalım demekle olmuyor dostum Artık çaresini bulmamız gerek Bizi bize düşman eden insanı İçimizden çıkarıp atmamız gerek Duygumuz aynıdır inanki dostum Katıla katıla gülmemiz gerek Bambaşka yarınlar kurmamız gerek Bize bizden başkası dost olmaz dostum Var olan gerçeği görmemiz gerek Sebeple kavgaya kimimiz kime Kanayan yarayı sarmamız gerek...
 Misafir
 19 Ocak 2013 Cumartesi 15:45
genelde biz müslümanlar ne yapiyoruz birbirimizi desdeklemek yerine köstekliyoruz ne kadar zevk aliyoruz bundan ya !!!nedir icimizdeki bu haset??? yaziklar olsun bizlereki bizi bu hale getirenler gülüyorlar bizlere ve biz bize gülenlere canak tutmaya devam ediyouz
 Misafir
 19 Ocak 2013 Cumartesi 15:33
Ya sabir yüce yaraetannmnyazari agir dille elestirdigimi nereden cikarsiniz..be yahu..? BENIM YAPTIGIM BIR ELESTIRI DEGIL DI SADECE MYAPICI BIR ELESTIRI. Hic meraklanmayin Bayburtlu gelinin babasina dedigi gibi"hem aglar hem giderim" Elif hanimi bir cok kez ele aldigi konularin hakkini tam anlamiyla verdigin den dolayi bir kac kez tesekkür etmismdir.Sunu da ifade edeyim ki benim gibi bir cok okuru da Elif der, be denmez:)
 Misafir
 19 Ocak 2013 Cumartesi 13:35
neden birbirinizi bu kadar karaliyorsunuz ..yazara da ayip etmissiniz insan kalbi kirmak büyük günah beyenmedigseniz bile bu kadar agir dille elestirmeyin üstelik bu meseleler ahiret meselesinden cok dünya meselesidir olacak olanin kimse önüne gecemez...bizler nasilsak ölede yönetiliyoruz maalesef basit bir örnek vereyim gerisini anlayin avrupada sobadan veya elektirikli battaniyeden ölen bir kisi varmi???? nasilmisiz sizce???
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Turktime uygulamasını indirin, günün gelişmeleri cebinize gelsin.
Google Play
App Store
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Turktime