Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
İtaat Et, Rahat Et
Bülent Kuşoğlu
YAZARLAR
16 Ocak 2017 Pazartesi

İtaat Et, Rahat Et

Geçen Pazar Gecesi Anayasa görüşmelerinin ilk turu tamamlandı. Kavgaların, gereksiz tartışmaların, rezaletler suçlamaların yanısıra az sayıda ama çok kaliteli konuşmalar da yapıldı. Genel olarak seviyenin çok düşük olduğu, konuştuğum milletvekili veya gazeteci herkesin şikayet ettiği, nerede ise kimsenin mutlu olmadığı bir süreçti. Konuşmaları en fazla merak edilen ve etki yaratan milletvekili Deniz Baykal’dı. Baykal Meclis’in en yaşlı üyesi olmasına rağmen performansı en yüksek milletvekilleri arasındaydı.
Başbakan dahil tasarıya imza atan hiçbir konuşmacı talep ettikleri bu değişikliklerin getirdiklerinin gerekçesini mantıklı bir şekilde izah edemedi. En fazla beklentim olan Yalçın Akdoğan ve Burhan Kuzu işin esasına girmeden, polemik konuşmaları yaptılar.
Başbakan Yıldırım’dan iyi bir konuşma beklemiyordum ama bazı ip uçları alacağımı tahmin ediyordum. Nitekim öyle oldu. Başbakan asıl gerekçeyi ağzından bir ara kaçırdı;
“Evet, zamanımız dolmak üzere. Şunu söylemek istiyorum: Türkiye bulunduğu bölgede çok büyük sorumluluğu olan bir ülkedir. Türkiye’nin bölgede güçlü olması lazım. Bölgemiz etrafında yapılan planlar açıktır. Ülkemize karşı çok boyutlu asimetrik bir savaş başlatılmıştır. Bu savaşı başarıyla kazanmanın yolu güçlü siyasi iktidarın daim olmasıdır, sürekli olmasıdır. İşte bu anayasayla hem bunu yapacağız hem de ülkemizin 2023 hedeflerini gerçekleştirmek için siyasetin daha da güçlü hale gelmesini sağlayacağız.”
Başbakan’ın sözlerini tekrar okuyun mevzuyu anlayacaksınız. Türkiye’nin güçlü ve daim olması için bu işi yapıyoruz diyor. Yani Türkiye’nin güçlü olması için Erdoğan’ın güçlü ve bu gücün de sürekli olması gerekiyormuş…
Klasik sorumu tekrar sorayım; Erdoğan 14 yıllık uzun ve kesintisiz başbakanlık ve cumhurbaşkanlığında hangi işi gücü yetmediği için yapamadı veya hangi istediği kanunu çıkaramadı ki daha da fazla güç istiyor?
Daha da fazla güçlü olduğunda yapacağım dediği ne?
Gücün esiri olmuş, dünyadan vaz geçemeyen, mutlak iktidarın getirdiği bir çürümüşlük bu…
Adam, ülkesini 14 yılda küresel güç mücadelesinin merkezi haline getiriyor, doğunun da batının da vurduğu, güvenmediği, endişeli ve ahlaken çürümüş insanların terör içinde yaşadığı ülke haline getiriyor, yolsuzluklara batıyor sonrada gücünü daim kılmaya çalışıyor…
Başbakan’ın yine konuşmasında ağzından kaçırdığı özellikle AKP’lilere yönelik çok önemli bir mesaj neydi biliyor musunuz?
“İtaat et, rahat et”
İşte demokrasi bu bizim ülkemiz de Mirim…
İlk günkü oylama sırasında bir ara Genel Kurul’da karşılaştığım Başbakan’a daha önce yazdığım konuyu söyledim. Anadolu’nun küçük vilayetlerinden gelen zeki ve kabiliyetli milletvekilleri bir daha bakan olamayacaklar, siyasette ön plana çıkamayacaklar bu iş gerçekleşirse dedim. Çünkü bakanlar İstanbul ve Saray çevresinden olacak bundan sonra diye izah ettim. “Haklısınız öyle bir tehlike veya gerçek var. Belki seçim ve siyasi partiler kanunları ile bunu giderebiliriz” dedi. Bu durumu gidermek bu değişiklik olursa imkansız… Başbakan’da biliyor ben de…
Türkiye’de siyaset, ekonomi ve devlet çöküş noktasına gelmiş durumda. Bu konuyla ilgili hiç tereddütüm yok zira yıllardır değerlerimizle o kadar çok oynandı ki… Sonucu da liyakatsiz kadrolar belirledi…
Gerçekten çok üzülüyorum…
Bu hafta beni sevindiren konu geçen yazıma “Hasan Tahsin“in yorum yapması oldu. Yeni okuyucularım bilmezler, bundan 6-7 yıl önce bu köşe her yazım rekor sayıda yorum alırdı. 150’nin üzerinde yorum alan yazılar hatırlıyorum. Yazar ve okuyucular iç içeydi. Tepkiler anlık gösterilebiliyordu. Rejim despotlaştıkca, korku ve menfaat ön plana çıktıkça yorumlar azaldı ve artık yok. Yorumlar olmadığı gibi insan da yok…
Ülke olarak hiç birimizin arzu etmediği bir noktadayız…
Bu hafta çarşambadan itibaren ikinci tur anayasa görüşmeleri devam edecek, bakalım devran ne gösterecek?
Ben AKP milletvekillerinin çoğunun itaat edip rahat edeceklerini hiç sanmıyorum. Zira ekonomi, güvenlik konuları ve siyasetin daha çok sarsılacağını biliyorlar…
Bu hafta itaat edecekler ama sonrası hep rahatsızlık olacak… 
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Misafir
 16 Ocak 2017 Pazartesi 22:12
Bu hamleyi yapmalıyız, yapmaz isek yanarız sn Kuşoğlu yanarız.Yapalım ki, bilimin ürettiği bilgi ile donatılmış aklın yolunu bulan kadrolara,yöneticilere,kavuşalım.Buna kavuşamazsak,şekil günümüzde görüldüğü gibi, kendilerini müslüman zanneden 15 milyarlık coğrafyanın yaşamta olduğu zülum deryasına bizde kendimizi kaptırmak zorunda kalacağız.Atatürk'ün rotasını çizdiği aydınlık yoldan,karanlığa doğru hızla kayacağız.Bu nedenle mutlaka bu adımı atmalıyız veya TBMM yi terk etmeliyiz.H.Tahsin
 Misafir
 16 Ocak 2017 Pazartesi 22:06
Böyle bir Anayasa yapmak için henüz geç değil.Bu hamle yapılmalı.Yapılmalı ki, Türkiyeyi Irak'a,Suriyeye çevirmek isteyen dış güçlerin ve onların yerli işbirlikçilerinin önünü kesebilelim.Dün akşam tv de,Musulun işidden kurtarılmış mahallerini izledim,içim yandı,korktum,oradaki halk cehalet denizinde yüzüyor,bizim doğu ve güneydoğu,oranın devamı,belki bir tık ileridir.Yanarız sn Kuşoğlu yanarız....H.Tahsin.
 Misafir
 16 Ocak 2017 Pazartesi 22:02
CHP, Anayasa çalışmalarına katılmış olsaydı,bugünkü tablonun bu hal almasına mutlaka engel olabilirdi.Hatta iş iştende geçmiş değil,Sn K.Kılıçtaroğlu temaslarını kurup,sn Baykalın başkanlığındaki bir heyet ile,duruma müdahale edebilir diye düşünüyorum.Böyle bir hamle belkide TBMM deki tüm 3 partiyi,hatta 4 cüyüde bünyesine katacak bir komisyon yeniden oluşturulup,geniş kapsamlı,evrensel hukuk normları ile çelişmeyen,birey hak ve özgürlüklerinden taviz vermeyen bir ANAYASA yapılabilir.H.Tahsin
 Misafir
 16 Ocak 2017 Pazartesi 21:57
Bugün ABD deki Başkanlık sistemi değilde, ordan,burdan,şurdan devşirme eklerden müteşekkil bir taslak ile TBMM ye gelip,bunu sn Bahçeli desteğinde halkın önüne getiriyorlar.Hangi hukuk hocalarının süzgecinden,hangi hukuk heyetlerinin süzgecinden geçirilerek bu halkın önüne çıkarılıyor.Burada,bu tablonun oluşmasında,iktidarın suçu kadar,bu nokta önceden belli iken,değişiklik çalışmalarına katılmayan sn Kemal bey de suçludur.CHP bu çalışmalara katılmalı idi.H.Tahsin
 Misafir
 16 Ocak 2017 Pazartesi 21:52
Teşekkürler sn Kuşoğlu,yaş ilerledi fakat dayanamayıp ulaşabildiğimiz vatansevdalılarına derdimizi iletmeye çalışıyoruz.Ülkede tabiki güzel işler de oluyor,fakat yine "başkanın" tabiri ile son yıllarda "at izi ile .. izi birbirine karışmış durumda".Başkanlık talep ediliyor,eyvallah....gelsin,gelsin ama,geleceksede şuan dünyada uygulamada olan en gelişmişi gelsin.erkler ayrılığına itina gösteren ve alanlarına müdahale edilemeyeni gelsin,başımızın üzerinde yeri var.....H.Tahsin
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Turktime uygulamasını indirin, günün gelişmeleri cebinize gelsin.
Google Play
App Store
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Turktime