Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Demokrasi Sorunumuz
Bülent Kuşoğlu
YAZARLAR
19 Ocak 2016 Salı

Demokrasi Sorunumuz

Fransız Devrimi özgürlük arayışıydı, özgürlük için yapıldı ama sonra kendisi halkın özgürlüğünü kısan bir diktatörlüğe dönüştü. Rus Devrimi de aynı şekilde özgürlük nidalarıyla başlayıp sonradan tam bir devlet terörüne dönüşerek özgürlük bırakmadı.
Neden böyle bir giriş yaptım? Çünkü özgürlük gerekçe kılınarak başlayan mücadeleler her zaman özgürlük getirmeyebiliyor.
Bizdeki de böyle oldu. AKP, devlet karşısında kişi hak ve özgürlüklerinden yola çıkarak iktidara geldi. Devlet değil, birey önemli, devletin hakları değil önce bireyin hakları dedi, başörtüsü, inanç hakkı, devletin öncelikleri, askeri vesayet gibi konuları ön plana çıkararak yanına liberalleri de almayı başardı. Bugün gelinen noktada ise AKP iktidarı bireyin, toplumun ve medyanın özgürlüklerini kısan, yok eden, yok sayan despot bir rejime dönüştü. Kendisini, iktidarını korumak ve “devlet” önemli artık, birey ve hakları değil. Hak ve özgürlükleri “devlet” adına istediği gibi kısıtlayabilmeyi bir hak olarak görüyor ve gösteriyor…
Aslında burada AKP demek bir anlamda da haksızlık yaratıyor, çünkü gerçek iktidar ve oluşan rejimin gerçek sahibi Erdoğan… Yargıya, yürütmeye ve yasamaya gerçek anlamda sahip olan, kontrol eden, yönlendiren ve yöneten gerçekte AKP değil herkesin kabul ettiği gibi Erdoğan. Türkiye rejimi demokrasi olma yolunda bir hedeften artık Erdoğan rejimine dönüşmüş ve demokrasi yolundan da oldukça sapmıştır.
Demokrasi çok hassas bir yönetim şekli. Kültür, ahlak, eğitim, gelir adaleti gibi bir çok unsurun bir arada olmasını gerektiriyor. Bu noktada Karl Popper’den alıntılar yapmak istiyorum, çünkü cuk oturuyor;
“Demokrasinin büyük problemleri olduğu görülüyor. Daha en başından beri vardı, hala da vardır. En önemli ve en ağır problemleri ise ahlaksal olanlardır.”
“Politik rakiplerini kötü, kendi partisini ise iyi görmek son derece ahlak dışıdır. Nefrete yol açar.”
“Demokrasiler halk yönetimleri değildir. Öncelikle diktatörlüğe karşı silahlanmış kurumlardır”
“Demokratik bir yönetim biçiminde en önemli şeyin, bir hükümeti kan dökmeden düşürerek yeni bir hükümetin dizginleri ele geçirmesini mümkün kılmasında yattığı görüşünü savunuyorum.
Türkiye ilginç bir noktaya geldi. Ya demokrasisini bu sıkıntılı durumdan kurtarmasını bir şekilde becerecek ve bir küme yukarı çıkacak yada demokrasi yolunda küme düşecek. Sorun muhakkak ki Recep Tayyip Erdoğan. Her şeye hükmediyor. Medya, yargı ve Meclis onun kontrolünde. İktidar partisi ise tümüyle kontrolünde olduğundan bürokrasiyi de tümüyle yönlendirebiliyor. Ancak, sorun Erdoğan olmasına rağmen çözüm bizde. Halk, medya, bürokrasi ve seçilmişlerde… Bu sorunu hep birlikte demokrasi sınırları içerisinde aşmak zorundayız.
Demokrasi yolunda bu Erdoğan sorunumuzu aşmak kolay değil. Önce sorunu kabul etmek, adını koymak zorundayız. Sorun olduğunu ve diğer temel nedenler yanı sıra bugün için Erdoğan’dan kaynaklandığını kabul edemiyorsak çözmemiz çok zor… Ayrıca, Hakk’ı hukuku bilip Hakk’a tapanların yalakalardan daha cesur olması da şart…
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Misafir
 24 Ocak 2016 Pazar 16:42
Bahçeli bir proje adamdır...Kılıçtaroğlu, değişim dedikçe proje adamlar her fikirden projeler statükocular feryat ediyor kimi atam elden gitti, kimi parti sağa kaydı yok Alevilerin eline geçti ...Halbuki eskiden ne güzeldi her seçimde tek başına gelirdi...HALK'a inançlarına düşman bir parti ne kadar HALK'tan oldu sonuç ortada....Banka cukkalayan paşaların tatlısu aydınlarının partisi olarak devam deniyorsa iş kötü...
 Misafir
 24 Ocak 2016 Pazar 16:30
Eski CHP denendi, zihni postallı statik kafalı zihnen fikri sabit yaşlı adamların ne dünyaya ne Türkiye'ye verecekleri bir şey yok...Dünya nerede onlar nerede...12 Eylüle zemin hazırlamak, asmak kesmek darbeci alkışlamak vatandaşa kendi pisliği yedirilirken susmak...Encümen-i Daniş masonlarının emriyle hareket eden eski CHP ve o zihniyet birilerince kumpas mağduru ilan edilse de bitmiştir...Rüyadan uyanmayanlar cam çerçeve bahanesiyle eski despotizme ağıt yakmaya devam edecekler kaderleri.
 Misafir
 24 Ocak 2016 Pazar 16:24
Atatürk, tabulara karşıydı ama birileri onun fikri hür irfanı hür nesiller ideali yerine camı çerçeveyi ve halkı sopayla dizaynı daha kolay buldu ve bu basitliği kabul etti...Baydınız artık ....Bilimsellik deyip erke cihazından enerji bekleyen darbe zengini emekliler ve lümpenler kulübü eski CHP.39 yıllık statik kafalı sekreterlerin moda masonlarının aklıyla yönetilen eski CHP..Değişin dendikçe ak pak birilerinin hakaretlerine laf edemeyen site yazarlarının riyarkârca...amaç belli..
 Misafir
 23 Ocak 2016 Cumartesi 17:22
Zeynep Altıokla aynı sandalyeleri paylaşmak sizi çok mu mutlu ediyor sn Kuşoğlu. Sizde "artık yeni şeyler söylemek lazım" diye cümleleri telafuz edip,ATAMIN portresinden rahatsız oluyormusunuz?
 Misafir
 22 Ocak 2016 Cuma 13:20
CHP Alevileşmiş GÜRSEL TEKİN alevi değil mi, o neden dışarda kaldı :-) Alevileşme su götürür bir mesele ve yanlış bir bakış sonuçta seçimle geliyorlar...Kaybedenlerin bir yaftasından ibaret.. Sanki Sünniler egemenken her seçimi alıyordu da CHP çok demokrattı da...Bu işler CHP'yi bölüp MHP ve HDP'yi baraj altına itme faaliyetidir sonra başka bir sisteme geçme amacı aşikâr..Sonra da klasik bir Ortadoğu ülkesine merhaba ya da G.Kore gibi olmaya maksat bu.Resim indirdiler bu filmin bahanesi..
 Misafir
 22 Ocak 2016 Cuma 08:57
PM nin %80 ni ALEVİ. Çok demokrat bir yapılanma dimi Bulent bey kardeşim.
 Misafir
 21 Ocak 2016 Perşembe 06:04
Asıl yapılması gereken ise, Erdoğan'ın üniversite diplomasının uluslararası bir bilirkişi heyeti tarafından tespitinin mahkemeden istenmesi. MHP Milletvekili Yusuf Halaçoğlu Erdoğan'ın 4 Yıllık bir üniversite mezunu olmadığını defalarca belgeledi. "Erdoğan bana dava açsın, bunu mahkemede kanıtlayacağım" dedi.Yusuf Halaçoğlu sadece milletvekili değil,yıllarca Türk Tarih Kurumu Başkanlığı yapmış bir bilim adamı. Bu durum mahkemede kanıtlanırsa, Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı düşmüş olur. Hodrimeydan
 Misafir
 19 Ocak 2016 Salı 18:38
Meselemizin özü yazının son cümlesinde : " Ayrıca, Hakk’ı hukuku bilip Hakk’a tapanların yalakalardan daha cesur olması da şart…" Hakkı bilmek her kişinin değil er kişilerin işidir, her Hak diyen de Hakla münasebetli, samimi olmuyor. Bu milletin çoğu inanç bakımından yüzeysel bir seviyede ve bilgi ve kültürel açıdan dini seviyesi çok düşük...Kıl beşi kurtar başı modunda bir seviye. İbadetinde bile bu bakış..çoğu derinlikten samimiyetten çok uzak...
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Turktime uygulamasını indirin, günün gelişmeleri cebinize gelsin.
Google Play
App Store
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Turktime