Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Borç-Gırtlak ve Bütçe
Bülent Kuşoğlu
YAZARLAR
31 Ekim 2016 Pazartesi

Borç-Gırtlak ve Bütçe

İki nişanlı dans ediyorlarmış. Genç kız nişanlısına sormuş; “Aşkım, dans etmeyi çok seviyorsun değil mi?”
“Çok sevdiğimi daha öncede söylemiştim ya canım! Neden sordun?” demiş genç erkek.
“Hiç” demiş kız “Madem bu kadar seviyorsun, neden öğrenmiyorsun?” diyecektim…
Bizde de siyaset çok sevilir, demokrasi lafları çok edilir ama siyasetin en önemli fırsatını ve gerekçesini sunan, demokrasiye temel oluşturan bütçe gibi konular bir türlü öğrenilmez, üzerinden etkili siyaset yapılmaz. Siyasetin hakikatini biz maalesef bütçe üzerinden ortaya koyamıyoruz. Demokrasiyi de bütçe üzerinden tartışamıyoruz. Hâlbuki bütçe iktidarın kimden ne kadar alıp, kime ne kadar vereceğini gösteren en önemli belgedir. O nedenle yukarıdaki fıkralı girişi yaptım… 
Geçen hafta Ekim’in 25’inde Maliye Bakanı Plan ve Bütçe Komisyonu’na 2015 Kesin Hesap Kanunu ile 2017 Bütçesini sundu. Sunuma göre 2017 Bütçesi 645 milyar lira. Öngörülen bütçe açığı ise bir önceki yıla göre anormal artmış durumda; 47 milyar. 2017’de ayrıca 57,5 milyar lirada faiz ödeyecekmişiz.
Eğer, kamuoyunun çok umurunda değilse, bütçeler üzerinde iktidarı ve muhalefetiyle tüm siyasiler rahatlıkla palavra sıkabilirler. İktidarda öyle yaptı, ‘Çok iyi bir bütçe hazırladık, Türkiye’nin sorunlarına deva olacak’ dedi. Bu hafta Bütçe üzerine görüşmeler başlayacak ve muhalefet ‘Bu ne kötü bütçe dar gelirlinin, çalışanın derdine derman olacak tek maddesi yok’ diyecek. Bunlar aslında yetersiz de olsa güzel şeyler… Bana göre TBMM olsun, bütçe olsun, muhalefet olsun yani demokrasi olsun da gerisini bir türlü hallederiz… Anlatabildim mi?
Maliye Bakanı bütçe sunumunda küresel ekonomik duruma değindi ve dünya ülkelerinde büyümenin azaldığını, borçlanmanın artığını anlattı. Genelde doğru tabi. Bu gelişmelere karşı ülkelerin aldığı bir yığın önlem var.  Sonuç olarak gelişmiş ekonomiler faizlerini ve kamu harcamalarını artıracak gibi görünüyor. Bu hafta Maliye Bakanına soracağım dünya ekonomisindeki ve özellikle gelişmiş ekonomilerdeki gelişmeler böyleyken siz ne yapıyorsunuz, nasıl önlem alıyorsunuz? Zira 2017 Bütçesinde bizim gördüğümüz bu gelişmelere karşı tek bir önlem yok…
Bütçe konusunda sorulması gereken çok soru var. Örneğin;
-Biz neden kamu harcamalarını artırıyoruz? (Çünkü enflasyon da artacak demektir)
-Neden aynı zamanda bazı vergi gelirlerini bu kadar anormal miktarda artırmaya çalışıyoruz? (Mesela KDV, Gümrük vergisi ve ÖTV)
-Biz neden mali disiplini daha da bozuyoruz? (Vergi denetim eksik, bütçe harcamaları bihakkın denetlenmiyor, ödenek üstü ve kural dışı çok harcama var)
-Biz neden özel sektöre ve yabancılara güven verip yatırım yapmalarını sağlamıyoruz? (Türk iş adamları son yıllarda yurt dışına yaptıkları yatırımları anormal tutarda artırmış durumda)
Yukarıda yazdıklarımı somutlaştırarak soracağım tabi ama sizin de ilginizi çekecek şu soruları da ilaveten soracağım Maliye Bakanı’na?
-Kayıtlarınıza göre dahilde alınan KDV 2016 Eylül’ü itibariyle 80,5 milyar lira olarak tahakkuk etmiş iken neden tahsilatınız 38,5 milyarda kalmış. Neden özellikle KDV tahsil edemiyorsunuz?
-Neden 2017’de istisna ve muafiyetler yoluyla 102 milyarlık bir verginin alımından vazgeçiyorsunuz? Bu meblağın yarısını tahsil etsek bütçe açığı kalmayacak, gerekçeniz nedir?
Siyasetle profesyonelce uğraşmayıp da buraya kadar okuma başarısı gösterenlere soruyorum; Sıkıldınız değil mi?
Son olarak sağlık, 1-Eğitim gibi temel kamu harcamalarımızın milli gelirimizle kıyasladığımızda kişi başına gösterge olarak OECD ülkelerinin hayli altında kaldığını, 2-Hem kamu hem de özel borçlanmamızın gittikçe artığını ama OECD ülkelerinden fazla taşıt aracımız olmasına rağmen, bu yıl geçen yıldan fazla taşıt aracı alacağımızı söyleyeyim.  Ve bir fıkra ile can sıkıntınızı gidermeye çalışayım.
İzmir’in 50 cm’lik cüce Şevki’si bir gün yolda 1.90’lık sırık Eşref’le karşılaşır. Sohbet sırasında bir ara Cüce Şevki galiba para koparma gayesiyle “Eşref Abi, durumum berbat, inan gırtlağıma kadar borç içindeyim” der.
Sırık Eşref, “Şevki” der “Sen yat-kalk haline şükret oğlum. Bak ben de gırtlağıma kadar borç içindeyim ve senin 4 misli boyundayım”
Evet, herkesin gırtlağı farklı yükseklikte ve çoğunluk gırtlağına kadar borç içerisinde yüzüyor. Ancak kimsenin korkudan tepki verdiği ve derdine derman aradığı da yok… 
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Abdi kılıç
 10 Haziran 2024 Pazartesi 02:44
Aklınıza sağlık. Değerli dost
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Turktime uygulamasını indirin, günün gelişmeleri cebinize gelsin.
Google Play
App Store
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Turktime