ABD Başkanı Donald Trump, CBS televizyonunda yayınlanan "60 Dakika" programına verdiği röportajda, Beyaz Saray Muhabirleri Derneği yemeğinde kendisi ve yönetimine karşı saldırı düzenleyen zanlının ithamlarını okuyan sunucuya tepki gösterdi
"HEDEF BEN GİBİ GÖRÜNÜYORUM"
Trump şöyle dedi:
"Hedef ben miydim bilmiyorum. Ama öyle görünüyor. Bir manifesto okudum, anlaşılan o ki saldırgan radikalleşmiş. Hristiyanmış, inançlı biriymiş, sonrasında Hristiyanlık karşıtı olmuş ve çok fazla değişim geçirmiş. Yazdıklarına bakılırsa epey zor şeyler yaşamış. Erkek kardeşi ondan şikayetçi olmuş ve sanırım onu polise ihbar etmiş. Ve kız kardeşi de aynı şekilde ondan şikayetçi olmuş. Ailesi çok endişeliymiş. O, muhtemelen oldukça hasta biriydi"

"BEN BİR PEDOFİLİ DEĞİLİM"
Sunucunun, Allen tarafından yazılan, "tecavüzcü, pedofili" gibi ithamların yer aldığı notları okuması üzerine ABD Başkanı Trump???????, "Ben tecavüzcü değilim, kimseye tecavüz etmedim, ben bir pedofili değilim." dedi.
Trump, zanlının kendisi hakkındaki söz konusu ifadeleri "hasta bir insanın saçmalıkları" olarak değerlendirirken, sunucuya bu ifadeleri okuduğu için "utanması gerektiğini" belirtti.
"BEN BU KONULARDAN TAMAMEN AKLANDIM"
Röportajın devamında sunucuya, "O bölümü okumanızı bekliyordum, çünkü okuyacağınızı biliyordum. Çünkü siz korkunç insanlarsınız." diyen Trump, söz konusu iddiaların kendisiyle "uzaktan yakından ilgisi olmadığını" vurguladı.
Trump, "Ben bu konulardan tamamen aklandım. O işlere, Epstein olayına veya diğerlerine bulaşmış olanlar, masanın diğer tarafında oturan sizin arkadaşlarınızdır." ifadelerini kullandı.
Program sunucusu, röportajın bir bölümünde zanlı Allen'in notlarında yer alan "Artık bir pedofilin, tecavüzcünün ve hainin işlediği suçlarla ellerimi kirletmesine izin vermeyeceğim." ifadelerine yer vermişti.
"HEP ETKİLİ OLAN BAŞKANLARIN PEŞİNE DÜŞÜYORLAR"
Neden birden fazla saldırı ve saldırı girişimine hedef olduğu sorulan Trump şöyle konuştu:
"Hep etkili olan başkanların peşine düşüyorlar. Bir şeyler başaran başkanların peşine düşüyorlar. Benim yaptıklarıma bakarsanız, bu ülkenin gidişatını tamamen tersine çevirdik. Aslında ölü olan, can çekişen bir ülkeyi devraldık ve onu dünyanın en gözde ülkesi haline getirdik. Venezuela ile bir mücadele, bir savaş, adına her ne derseniz deyin, öyle bir şey yaşadık.Bunu çok kesin bir zaferle kazandık ve şu an Venezuela ile harika bir ilişkimiz var. Çok kârlı bir ilişki oldu. Ve şu an İran'dayız. Diğer başkanların da bunu yapması gerekirdi ama yapmamayı tercih ettiler. Yapmalılardı. Bunu yapmayarak çok feci bir hata yaptılar"
İran’a yönelik son operasyonların yanı sıra, İran Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin kendisinin ilk görev döneminde öldürülmesini "büyük bir olay" olarak nitelendiren Trump, "Abraham Lincoln suikasta uğradı. McKinley suikasta uğradı. McKinley ülkeyi çok zengin yaptı. İnsanlar bunun farkında değil. Sonra Teddy Roosevelt geldi ve McKinley'nin kazandırdığı parayı harcadı, gerçi o da aslında çok etkili biriydi, ama o da suikasta uğradı" hatırlatmasında bulundu.
"TAHLİYENİN YAVAŞLAMASINA SEBEP OLDUM"
Saldırının ardından neler olup bittiğini merak ettiğini ve bunun da tahliye süresini uzattığını belirten Trump şu cümleleri kurdu:
"Aslında biraz benden kaynaklandı. Ne olup bittiğini görmek istedim ve işlerini pek de kolaylaştırmıyordum. Neler döndüğünü görmek istedim. Ve o an itibariyle bunun belki de ciddi bir sorun olduğunu fark etmeye başlamıştık. Bir balo salonunda sürekli duyduğunuz normal bir gürültüden daha farklıydı. Etrafım harika insanlarla çevriliydi. Ancak muhtemelen onların biraz daha yavaş hareket etmelerine sebep oldum. Dedim ki: Bir dakika, bir dakika. Bir bakayım. Bir dakika"
"BANA SÖYLENENLERE KULAK VERDİM"
Tahliye sırasında önce ayakta durduğunu, ancak görevlilerin uyarısı üzerine daha sonra yere eğildiğini kaydeden Trump şöyle dedi:
"Açıkçası, şöyle düşündüm: ‘Biliyorsunuz, ben bunu daha önce birkaç kez atlattım’ Ve eşim bu boyutta bir şey yaşamamıştı. Durumu harika idare etti. O çok güçlü, zeki biridir. Olayı kavradı. Ne olup bittiğinin farkındaydı. Söyleneni dinledi. Bu arada ben de öyle yaptım. ‘Yere yatın’ dediklerinde, bu bir sorun var demekti. Ve açıkçası ben başkanım ve bana söylenenlere kulak verdim. Son aşamada kendimi yere bıraktım. Sonra ayağa kalktım, bir süreliğine bir bekleme odasına gittik ve eğer mümkünse etkinliğe devam etmelerini sağlamaya çalıştım"