Turktime

TÜRKİYE - ABD İLİŞKİLERİNİ BELİRLEYECEK DÖRT KRİTİK NOKTA

Dünya çapında Batı Bloğu ile Rusya - Çin arasında büyük bir güç rekabeti yaşanırken, Türkiye-ABD ilişkilerinin geleceği, Ortadoğu'daki gelişmelerden daha çok Ankara'nın Rusya ve Çin ile olan bağları belirleyecek.
ABONE OL
Abone Ol
TÜRKİYE - ABD İLİŞKİLERİNİ BELİRLEYECEK DÖRT KRİTİK NOKTA
Haberler / Analiz
23 Şubat 2021 Salı 00:49
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

TURKTIME / ABD, Türkiye gibi NATO üyesi ve müttefiğine hangi tarafta yer alacağının seçimini yapmasını talep ediyor - esasen talep etmiyor zorluyor-. Ancak Türkiye, ABD'nin aksine farklı güç merkezleri arasında dengeleyici bir politika kenın kendi çıkarlarına daha iyi hizmet edileceğini düşünüyor ki, Türkiye'nin S-400 satın alması, Türkiye'nin yeni jeopolitik kimliğini ve yeni politik anlayışını, Batı'dan uzakta, Rusya'ya daha yakın olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

Soğuk Savaş dönemindeki süper güç rekabeti sırasında Türkiye, büyük ölçüde Sovyetler Birliği'nin jeopolitik hesaplamalarından kaynaklanan tehdit algılaması nedeniyle Batı Bloku içerisinde yer almayı kendi çıkarlarına daha uygun bulmuştu.

Türkiye, Soğuk Savaş dönemi sonrası mevcut jeopolitik durumdan kaynaklanan benzer bir tehdit algısına sahip olmadığından kaynaklı Batı Bloku dışındaki ülkeler ile yapacağı anlaşmalarda daha fazla fırsat görüyor. 

Ancak güç rekabeti hızlandıkça, uluslararası ilişkilerde sistem düzeyindeki gelişmeler, özellikle Türkiye-ABD ilişkileri ve daha geniş anlamda Türkiye-Batı ilişkileri için temel sınavı durumunda seyrediyor.

Tüm bu olumsuzluklara rağmen ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin Ortadoğu politikası Türkiye'nin çıkarlarına ters düşmüyor. Joe Biden'in Suudi Arabistan ve Mısır'a yönelik daha eleştirel duruşu ve Trump rejiminin İran'a karşı maksimum baskı politikasını tersine çevirme planı, Türkiye'nin çıkarlarıyla aynı çizgide. Yine de Türkiye, ABD'nin İran'ın bölgesel nüfuzunu azaltma çabalarını muhtemelen destekleyecektir. 

Dört konu Türk-ABD ilişkilerininin geleceğini belirleyecek durumda: 

- Türkiye'nin Rus S-400 füze sistemlerini satın alması ve ardından ABD'nin Türkiye'ye yaptırımları
- Suriye'nin kuzey doğusundaki YPG varlığı
- Doğu Akdeniz krizi
- ABD'nin İran'a uyguladığı yaptırımlarla ilgili Türkiye'nin devlet mülkiyetindeki Halkbank aleyhine açılan dava ve Türkiye'deki yerel gelişmeler, insan hakları meseleleri

S-400 FÜZE KRİZİ

Bu beş maddeden S-400 krizi diğer sorunları gölgede bırakıyor gibi. S-400 satın alınması sonrası Rusya ile Türkiye arasında gittikçe artan yakın ilişkiler Türk-ABD ilişkilerindeki çatlağı derinleştirmiş durumda.

Bu gerilimin artması ve Türkiye'nin geri atmaması sonucunda ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'dan ayrılmadan önce, S-400 satın alınmasından dolayı Türkiye'ye yönelik belirli yaptırımları imzalamak zorunda kalmıştı. Yine de bu yaptırımlar, ilişkilerdeki en son gelişen rahatsızlıktır. Türkiye için bu yaptırımların kaldırılması ve yenilerinin uygulanmasının engellenmesi ikili görüşmelerde gündeme gelecektir.

Milli  Savunma Bakanı Hulusi Akar, S-400 nedeniyle iki ülke arasındaki ilişkilerin yeniden eski haline gelebilmesi için Yunanistan'ın Rus yapımı S-300'leri Girit'te konuşlandırmasına ve bunları çok sınırlı bir şekilde kullanmasına atıfta bulunarak, S-400 krizini çözmenin bir yolu olarak “Girit Modelini” önerdi. Ama ABD'nin bu tarz bir çözümü kabul edip etmeyeceğine dair şu anlık bir gelişme yaşanmadı.

YPG

Türkiye’nin aksine YPG’yi terör örgütü olarak tanımayan ABD ile yaşanan derin görüş ayrılığı, Gara Oparasyonu'nun ardından Ankara-Washington hattında yeniden su yüzüne çıktı. Türkiye, ABD'nin YPG'ye verdiği desteğini çekmesini ve YPG'nin bölgedeki etkinliğini sonlandırmasını isterken ABD'de Suriye'de kalıcı hale gelmek ve bölgedeki çıkarlarını karumak için yaklaşık 70 yıllık mütefiğininin isteğini redediyor. Bu sorun ABD-Türkiye ilişkilerinde S-400 krizinden sonra gelen en önemli sorun olarak öne çıkıyor. Sorunun Türkiye'nin istediği doğrultuda çözülmesi bundan sonraki süreçte gelişecek ABD - Türkiye ilişkilerine bağlı olacak.

DOĞU AKDENİZ KRİZİ

İki NATO üyesi Türkiye ve Yunanistan arasında Doğu Akdeniz üzerinde yaşanan gerilimi ABD yönetimi çok yakından takip ediyor. Eski Başkan Donald Trump döneminde Türkiye-Yunanistan arasındaki gerginliği azalmaya yönelik girişimler daha çok iki ülkenin kendi arasındaki uzlaşmayla sonuçlanması yönünde olmuştu. Yeni Başkan Joe Biden'ın da Trump döneminde ortaya konulan tavrın dışında bir tavır geliştirmesi öngörülmüyor. Türkiye ile Yunanistan arasında hali hazırda yapılan görüşmeler sonrası çıkacak olası bir uzlaşmayı ABD'nin destekleyeceği düşünülüyor.

ABD - İRAN İLİŞKİLERİ

Washington ile Tahran’ın arasında Donald Trump döneminde iyice gerilen ilişkiler ABD'nin yeni başkanı Joe Biden ve kurmaylarının yaptığı açıklamalar sonrası yumuşama eğiliminde. Ancak bu yumuşama sadece Nükleer Anlaşma kapsamında. İran'ın Ortadoğu'daki yayılmacı politikaları hala ABD'nin kırmızı çizgileri arasında.

ABD yönetimi İran'ın Ortadoğu'daki yayılmacı politikalarını engellemek için Türkiye'yle yakından çalışacaktır. Bu durum üstte belirtiğimiz S-400 krizi ve YPG sorunun çözümünde Türkiye'nin elini güçlendirecek tek seçenekmiş gibi görünüyor.

HALKBANK ALEYHİNE AÇILAN DAVA 

İran'a yönelik uygulanan yaptırımların delinmesine ilişkin ABD'de hala devam eden Halkbank Davası'nda önemli bir gelişmenin yaşanacağı düşünülmezken, davanın devam etmesinin tek nedeni gerektiği zaman Türkiye'ye baskı yapmak.

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2021 Turktime