14 Mayıs'ta rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan ve 6 günlük yoğun bakım sürecinin ardından entübe edilen Kadir İnanır'dan acı haber geldi. 77 yaşındaki usta sanatçı zatürre nedeniyle tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

YOĞUN BAKIMDAYDI
Yeşilçam'ın efsane ismi, mayıs ayında rahatsızlanmasının ardından hastaneye kaldırılmış, yapılan tetkiklerin ardından zatürreye bağlı solunum sıkıntısı nedeniyle yoğun bakımda tedavi altına alınmıştı. Daha sonra sanatçının entübe edildiği açıklanmış, tedavi sürecinin kontrollü şekilde sürdürüldüğü bildirilmişti.
FATSA'DAN YEŞİLÇAM'A, BİR SİNEMA EFSANESİ
Kadir İnanır, 15 Nisan 1949’da Ordu’nun Fatsa ilçesinde, geniş bir ailenin son çocuğu olarak dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Fatsa'da tamamladıktan sonra İstanbul'a gelerek Haydarpaşa Lisesi'nde yatılı okudu. Eğitime verdiği önemle bilinen İnanır, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunudur.

Onun sinemayla tanışması doğrudan beyaz perdeyle olmadı. 1967 yılında Ses dergisinin düzenlediği sinema artisti yarışmasında finale kaldı, ancak asıl çıkışını 1968'de Saklambaç gazetesinin düzenlediği fotoroman artisti yarışmasında birinci olarak yaptı. Fotoromanlardaki başarısı, ona Yeşilçam'ın kapılarını araladı.
ALTIN ÇAĞI
Sinemaya 1968 yılında Yedi Adım Sonra filmindeki küçük bir rolle adım attı. İlk başrolünü ise 1969 yapımı Kanlı Dağ filminde oynadı. Ancak onu tüm Türkiye'nin tanıdığı bir yıldıza dönüştüren ve efsaneleştiren dönem 1970'ler oldu.
Kariyerinin ilk yıllarında daha çok romantik jön ve aksiyon filmlerinin cesur kahramanı olarak izleyici karşısına çıktı. Ancak zamanla çok daha derinlikli, toplumsal gerçekçi ve psikolojik katmanları olan karakterleri seçmeye başladı. Özellikle Türkan Şoray ile birlikte rol aldığı filmler, Türk sinema tarihinin en unutulmaz eserleri arasına girdi.

TÜRK SİNEMASINDAKİ YERİ
Kadir İnanır'ın Türk sinemasındaki yeri, yalnızca yakışıklılığı veya gişe başarısıyla ölçülemez; o, beyaz perdede sağlam ve sarsılmaz bir duruşu temsil ediyordu. Mert, haksızlığa boyun eğmeyen ama aynı zamanda zaafları olan, sevdiği zaman tam seven, öfkesi de sevgisi kadar büyük olan Anadolu insanını en gerçekçi şekilde perdeye taşıdı.
Sadece popüler aşk filmlerinde değil; ağa-maraba çatışmasını, kan davasını, feodaliteyi ve yoksulluğu eleştiren Yılanların Öcü, Katırcılar gibi filmlerde gösterdiği cesaretle sinemanın toplumsal bir mesaj vermesine öncülük etti. Sadece gözleriyle oynamayı bilen nadir aktörlerdendi. Tatar Ramazan serisindeki efsanevi "Ben bu oyunu bozarım!" repliği, yalnızca bir film sahnesi olmaktan çıkıp halkın haksızlığa karşı isyanının ortak bir sloganı haline gelmiştir.
UNUTULMAZ FİLMLERİ
Kariyeri boyunca 150'den fazla sinema filminde ve sayısız televizyon dizisinde rol alarak inanılması güç bir üretkenlik sergiledi. Onun adıyla özdeşleşen başyapıtların en başında, 1977 yapımı Selvi Boylum Al Yazmalım gelir. İlyas karakterine hayat verdiği bu yapım, Türk sinemasının en iyi aşk filmi kabul edilir ve "Sevgi neydi? Sevgi emekti" repliğiyle nesillerin hafızasına kazınmıştır. Aynı yıl çekilen Dila Hanım filminde Karadağlı Rıza rolüyle, imkansız bir aşkı ve feodal tabuları efsanevi bir uyumla seyirciye aktarmıştır.

Toplumsal gerçekçi yönüyle öne çıkan 1985 yapımı Yılanların Öcü filminde Kara Bayram karakterini canlandırarak köy hayatının, mülkiyet çatışmasının ve yoksulluğun en çarpıcı anlatımlarından birini sergilemiştir. Doksanlı yıllara gelindiğinde ise Tatar Ramazan ile adaletsizliğe başkaldıran, hapishane avlularında onurlu bir isyankârın destanını yazmıştır. Ayrıca Bodrum Hakimi'ndeki Ömer karakteriyle farklı dünyaların insanları arasındaki trajik aşkı; Kırık Bir Aşk Hikayesi'ndeki Fuat karakteriyle de taşra sıkıntısını ve yarım kalmışlık hissini ustalıkla perdeye yansıtmıştır.
Kadir İnanır, yalnızca canlandırdığı karakterlerle değil, memleket meselelerine duyarlılığı, tavizsiz duruşu ve sanatına duyduğu büyük saygıyla hatırlanacaktır. Onun Türk sinemasına bıraktığı miras, Yeşilçam'ın en değerli hazinelerinden biri olarak yaşamaya devam edecek.