İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Havacılık ve Uzay Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Seyid Macid Musevi, Hürmüz Boğazı’ndaki krizin çözülmemesi durumunda Babülmendeb Boğazı’nın da yeni bir deniz krizine sahne olabileceğini duyurdu.
Tasnim Haber Ajansı’na konuşan askeri kaynaklar, İran’a yönelik olası bir kara veya deniz operasyonuna karşılık yeni cephelerin açılacağı uyarısında bulundu.
"HÜRMÜZ’Ü ÇÖZERKEN BABÜLMENDEB’İ KAYBEDEBİLİRSİNİZ"
İranlı askeri kaynaklar, ABD’nin Hürmüz Boğazı’nı zorla açma girişimlerinin ters tepebileceğini belirtti. Tahran’ın gerilimi tırmandırmaya tam hazırlıklı olduğu vurgulanırken, Washington’a yönelik "Hürmüz’ü çözmeye çalışırken kendinizi Babülmendeb’de başka bir krizin içinde bulabilirsiniz" uyarısı yapıldı. Kızıldeniz’in giriş kapısı olan Babülmendeb’in de hedef alınabileceğine dair bu sinyal, küresel ticaret yollarının tamamen felç olma riskini beraberinde getirdi.

TÜMGENERAL MUSEVİ: "HER TEHDİT BİR SAVAŞ İLANIDIR"
DMO Havacılık ve Uzay Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Seyid Macid Musevi, Donald Trump’ın 48 saatlik ültimatomunu doğrudan "savaş ilanı" olarak nitelendirdi. Musevi, İran’a yönelik her türlü askeri tehdidin sahada karşılık bulacağını ifade ederek, Trump yönetiminin Tahran’ın kararlılığını hafife almaması gerektiğini savundu.
DİMONA VE ARAD SALDIRILARI "MESAJ" NİTELİĞİNDE
İsrail’in Dimona ve Arad kentlerine düzenlenen son füze saldırılarının sadece askeri bir strateji olmadığını belirten Tümgeneral Musevi, bu eylemlerin ABD’nin uyarılarına verilmiş "net bir cevap" olduğunu söyledi. Musevi, İran’ın vuruş kabiliyetinin kısıtlandığı yönündeki iddiaları yalanlayarak, stratejik hedeflerin vurulmasının İran’ın caydırıcılık gücünü kanıtladığını ve ABD’nin bölgedeki müttefiklerini koruma kapasitesinin sorgulanmasına yol açtığını öne sürdü.


YENİ CEPHE TEDİRGİNLİĞİ
İran’ın Babülmendeb Boğazı’nı gündeme getirmesi, savaşın coğrafi sınırlarının genişleyeceğine dair bir işaret olarak görülüyor. Yemen’deki Husiler üzerinden bu bölgede etkin olan Tahran’ın, küresel enerji sevkiyatını çift taraflı bir abluka altına alma tehdidi, uluslararası piyasalarda alarm seviyesini artırdı. Uzmanlar, bu açıklamanın ardından Kızıldeniz ve Umman Denizi'ndeki donanma hareketliliğinin yeni bir evreye geçebileceğini öngörüyor.