GÜNCEL
SİYASET
DÜNYA
MEDYA
MAGAZİN
SPOR
YAZARLAR
RÖPORTAJLAR
PORTRELER
ANKARA KULİSİ
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
KÜLTÜR
SAĞLIK
EKONOMİ
TEKNOLOJİ
ANALİZ
TEKZİP



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla hem yeni tesislerin açılışı yapılacak hem de SANCAR Silahlı İnsansız Deniz Aracı Türk Deniz Kuvvetleri envanterine resmen kazandırılıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamaları şu şekilde:
Sancar SİDA ile denizlerdeki insansız kabiliyetlerimizi güçlendiriyor, güvenliğimizi, etkinliğimizi ve gözetim kapasitemizi artırıyoruz.
Türkiye olarak savunma alanında dijital egemenliği milli güvenliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz.
Artık kendi teknolojisini tasarlayan, kendi yazılımını üreten ve ürettiklerini tüm dünyaya ihraç eden bir Türkiye var.
Artık 3T modelini yani tespit, teşhis ve taarruz süreçlerini yerli ve milli teknolojisiyle tatbik eden, dünyada yıldızı giderek yükselen bir Türkiye var.
Eğer bir ülkenin yazılımları milli değilse, o ülkede güvenli bir gelecekten söz edilemez. Tam bağımsızlık, teknolojik bağımsızlıktan ayrı düşünülemez.

Her alanda tam bağımsız Türkiye ülküsüyle ilerlerken 'bunlar başımıza iş açacak, bu yoldan dönün' diyen kifayetsizler oldu. Bunların hiçbirine aldırmadık.
Türk Silahlı Kuvvetlerimizin değerli mensupları, HAVELSAN'ımızın değerli yöneticileri ve çalışanları, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin değerli temsilcileri, kıymetli misafirler, sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle ve muhabbetle selamlıyorum. Öncelikle her birinizin Ramazan-ı Şerif'ini ayrı ayrı tebrik ediyorum. Bu mübarek günlerin ülkemiz, milletimiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Sizlerin şahsında HAVELSAN'ımızın, savunma sanayi sektörümüzün ve Türk Silahlı Kuvvetlerimizin tüm mensuplarına buradan selamlarımı ve sevgilerimi gönderiyorum.
Yıldızlı al bayrağımızın gökte gururla dalgalanması için devletimizin bekası, milletimizin yarınları ve vatanımızın bağımsızlığı uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Aynı şekilde bin yıldır kendimize yurt kıldığımız, etrafımıza barış ve güven yaydığımız bu topraklar için bedel ödeyen tüm gazilerimize şahsım ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum.
Son olarak savunma sanayinde gecesini gündüzüne katarak bugünlere gelmemizi sağlayan tüm mühendislerimizi, teknisyenlerimizi, yazılımcılarımızı, akademisyenlerimizi ve tabii ki sahada kahramanca görev yapan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin mensuplarını gönülden tebrik ediyorum. Bu çalışmaları etkin bir koordinasyon içinde yürüten Savunma Sanayii Başkanlığımızı ve sektördeki 3500’ü aşkın firmamızı başarılarından ötürü yürekten kutluyorum. Rabbim ayağınıza taş değdirmesin. Sizlerin bu emeğini ve bu gayretini daha güçlü bir geleceğin, daha müreffeh yarınların teminatı eylesin diyorum.
"SANCAR SİDA'YI HİZMETE ALIYORUZ"
Değerli arkadaşlar, bugün Türkiye’nin mühendislik aklına, savunma alanındaki imkân ve kabiliyetlerine, yerli ve millî teknolojiyle şekillenen istikbal yürüyüşüne bir kez daha şahitlik edeceğiz. Birazdan inşallah SANCAR silahlı insansız deniz aracımızı hizmete alacak, Simülatör Üretim ve Entegrasyon Tesisi’nin temellerini atacak, Kaan Teknoloji Tesisi ile Deniz Savaş Yönetim Sistem Merkezi’nin de açılışını yapacağız.
"DENİZLERDEKİ GÜVENLİĞİMİZ ARTIYOR"
Envanterimize katacağımız SANCAR SİDA ile denizlerdeki insansız kabiliyetlerimizi güçlendiriyor, güvenliğimizi, etkinliğimizi ve gözetim kapasitemizi artırıyoruz. Simülatör Üretim ve Entegrasyon Tesisi ile eğitim, hazırlık ve sürdürülebilir operasyon altyapımızı büyütüyor, insan kaynağımızı daha nitelikli hâle getiriyoruz. Bu kompleks tamamlandığında simülasyon teknolojilerinde Avrupa’nın en büyük üretim ve entegrasyon tesisi olacak. Kaan Teknoloji Tesisi ve Deniz Savaş Yönetim Sistem Merkezi ile hava ve deniz platformlarımızın kritik teknoloji omurgasını inşallah daha da sağlamlaştırıyoruz. Bu gurur verici sistem, tesis ve platformları bizlere kazandıran HAVELSAN'ımızı yürekten tebrik ediyor, kendilerine şahsım ve milletim adına şükranlarımı iletiyorum. Türkiye’nin hem gök vatanda hem de mavi vatandaki savunma gücünü, kapasitesini ve caydırıcılığını bir üst seviyeye taşıyacak bu eserlerin ülkemiz ve milletimiz için hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.
"TÜM DÜNYAYA PARMAK ISIRTAN BİR SEVİYEYE ERİŞTİK"
Kıymetli misafirler, değerli kardeşlerim, şunu evvel emirde açık açık ifade etmek isterim, caydırıcılık yalnızca sahip olduğumuz sistem ve platformların sayısıyla ölçülemez. Günümüzde caydırıcılığın belirleyici faktörleri, platformlara akıl veren yazılım, güvenli veri akışı, kesintisiz haberleşme ve siber dayanıklılıktır. Bunun için Türkiye olarak savunma alanında dijital egemenliği millî güvenliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Bugün hizmete alacağımız, açılışını gerçekleştireceğimiz ve temellerini atacağımız bu yatırımlar, savunma ekosistemimizin bütüncül kapasitesini ve tesirini artıracak stratejik hamlelerin devamıdır. Bu tesis ve platformlarla birlikte mühendislik süreçlerimiz daha da hızlanacak, test ve doğrulama disiplinimiz güçlenecek, eğitim ve simülasyon kabiliyetlerimiz genişleyecek, deniz ve hava unsurlarımızın yazılım temelli yetenekleri inşallah daha da yukarılara taşınacak. Şu hakikati en iyi sizler biliyorsunuz, güvenlik ve savunma asla tek boyutlu değildir. Güçlü bir savunma mimarisi, denizin derinliklerinden uzaya, karadan siber güvenliğe kadar her alanı kapsamak mecburiyetindedir. Biz hamdolsun özellikle insansız teknolojilerde son 23 yılda yaptığımız atılımla bugün artık tüm dünyaya parmak ısırtan bir seviyeye eriştik.
"DIŞA BAĞIMLILIK SEVİYESİNİ YÜZDE 20'YE İNDİRDİK"
Bu seviyeye dost ve müttefik bildiklerimizin önümüze çıkardığı engellere rağmen sabırla ulaştık. Azimle ulaştık. Her hamlemizi en ince ayrıntısına kadar titizlikle planlayarak ulaştık. Bir zamanlar yüzde seksen düzeyinde olan dışa bağımlılık seviyesini yüzde yirmiye indirdik. Mühendislerimiz, teknisyenlerimiz, firmalarımız, tersanelerimiz havada, karada ve denizde tarihi bir başarı hikâyesi yazdı. Cenab-ı Allah’a hamdolsun ki artık kendi teknolojisini tasarlayan, kendi yazılımını üreten ve ürettiklerini tüm dünyaya ihraç eden bir Türkiye var. Artık yalnızca kendi ordusunun değil, talep edilmesi hâlinde dost, kardeş ve müttefiklerinin de güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan bir Türkiye var.
"3T MODELİNİ TATBİK EDEN BİR TÜRKİYE VAR"
Artık 3T modelini yani tespit, teşhis ve taarruz süreçlerini yerli ve millî teknolojisiyle tatbik eden, dünyada yıldızı giderek yükselen bir Türkiye var. Büyük bir gururla ifade etmek isterim ki bugün Türkiye dünyada kendi savaş gemisini geliştirip denize indiren on ülkeden biridir. Savunma ve havacılık ihracatında her geçen yıl yeni rekorlar kırıyoruz. Bakınız sadece geçtiğimiz sene savunma ihracatımız bir önceki yıla kıyasla yüzde 48 oranında artarak 10 milyar doları geride bıraktı. Bu rakam dikkatinizi çekerim, 2002'de yalnızca 248 milyon dolardı. Hâlihazırda savunma ihracatında dünyanın en büyük 11. ülkesiyiz. 2028’de 11 milyar dolarlık ihracat hedefimize ulaşarak savunma ve havacılık ihracatında inşallah dünyada ilk 10 ülke arasına gireceğiz. 2025 sonu itibarıyla savunma sanayindeki proje hacmimiz 100 milyar doların, proje sayımız ise 1400'ün üzerine çıktı.
Değerli kardeşlerim, peki biz bu başarıları nasıl elde ettik? Her şeyden önce kendimize inandık. Aziz milletimize güvendik. Bu ülkenin gençlerine yatırım yaptık ve onların önünü açtık. Diğerleri yapabiliyorsa biz neden yapamayalım diyerek bu yola çıktık. Tam bağımsız Türkiye idealini savunma alanında kararlı bir devlet politikası olarak benimsedik ve uyguladık. Kritik teknolojiler başta olmak üzere sistemlerimizi, platformlarımızı ve altyapımızı sürekli gelişen, sürekli yenilenen bir teknoloji ekosistemine dönüştürdük. Bundan 22 sene önce HAVELSAN’a geldiğimde yabancı hava platformlarının simülatörlerini tecrübe ettiğimiz, dışa bağımlılığın sınırlarını her alanda hissettiğimiz o eski günleri çok iyi hatırlıyorum. Bugün ise yerli ve millî platformlarımızı kendimiz simüle edebiliyor, kritik süreçleri kendi yazılımımızla, kendi mühendisliğimizle yönetebiliyoruz. Bu büyük dönüşümde diğer kurumlarımız gibi HAVELSAN’ımızın da çok büyük bir payı ve emeği vardır. Şunu büyük bir kıvançla ve memnuniyetle ifade etmek isterim, yürüttüğü projeler ve gerçekleştirdiği çalışmalarla HAVELSAN; komuta kontrol, simülasyon, eğitim, siber güvenlik ve otonom kabiliyetler gibi alanlarda savunma gücümüzün dijital omurgasını teşkil eden yüz akı kurumlarımızdan biridir. Türkiye’nin savunma gücünü yazılımla büyüten, akılla derinleştiren, entegrasyonla hızlandıran stratejik bir kuvvet çarpanıdır HAVELSAN.
Bakın HAVELSAN’ımız şu anda çok önemli projeler yürütüyor, Türkiye’nin geleceği adına hayati bir misyonu icra ediyor. Bulut bilişim sistemi projesi bunlardan biridir. Bu proje nihayete erdiğinde Türk Silahlı Kuvvetlerimizin karargâhlarındaki operasyonlar, insanlı ve insansız sistemler, HAVELSAN’ımızın komuta kontrol yazılımlarıyla gerçek zamanlı olarak yönetilecek. Yine HAVELSAN’ımızın geliştireceği yerli siber kalkanla korunacak bu sistemle stratejik, operatif ve taktiksel kabiliyetlerimizi tahkim edeceğiz. Şurası da mühimdir, eğer bir ülkenin yazılımları millî değilse o ülkede güvenli bir gelecekten söz edilemez. Dolayısıyla tam bağımsızlık teknolojik bağımsızlıktan ayrı düşünülemez.
İşte bu anlayışla Türkiye’nin verileri Türkiye’de kalmalı diyerek millî teknoloji hamlemizi yazılım sektöründe de devreye aldık. Türkiye’nin en kritik verilerini HAVELSAN gibi millî ve güvenilir kurumlarımızın yazılımlarıyla kodladık. Kurumlarımızın altyapılarını HAVELSAN’ın millî mühendislik ürünü Kovan Yeni Nesil İş Yönetim Sistemi ile koruyor ve güçlendiriyoruz. Savunma ve bilişim sistemlerimize yaptıkları bu önemli katkılardan ötürü HAVELSAN ailesinin tüm mensuplarına bir kez daha şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum.
Sayfa başına git








