Turktime

Çiçek'ten Turktime'a Tekzip Var AYNEN YAYINLIYORUZ

Dün Yeni Şafak'ın manşetten duyurduğu ve bizim de alıntı yaparak yayınladığımız "Yılan hikayesinde yeni iddia: Islak imzada fotokopi hilesi mi" başlıklı haberimize Albay Dursun Çiçek'in avukatından tekzip geldi. Aynen yayınlıyoruz...
ABONE OL
Abone Ol
Çiçek'ten Turktime'a Tekzip Var  AYNEN YAYINLIYORUZ
Haberler / Tekzip
22 Mart 2010 Pazartesi 11:49
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

  “Yılan hikayesinde yeni iddia: Islak imzada fotokopi hilesi mi?" başlıklı habere düzeltme ve cevap

www.turktime.com“ adlı İnternet sitesinde bugün (21.03.2010) yayımlanan  haberde ve aynı siteyi kaynak gösteren diğer bazı İnternet sitelerinde müvekkilim Kurmay Albay Dursun ÇİÇEK hakkında gerçek dışı bir haber yayınlanmıştır. Bahse konu haberde müvekkilim hakkında gerçek dışı idalarda bulunduğunuz ve soruşturmanının gizliliğini ihlal ederek yargısız infazı amaçladığınız tespit edilmiştir. Haberde;”müvekkilimin imzasını değiştirerek sahtekarlık yaptığını, gizli olması gereken arama tutanaklarını gerekçe göstererek iddia etmeniz” gerçek dışı olup okuyucuyu bilgilendirmeyi değil, onlarda müvekkilim aleyhinde duygu ve düşünce yaratmayı hedeflemektedir. Yazıdaki iddialara göre, tutanağın altına elle atılan imzaları nereden öğrendiniz ve nasıl ulaştınız? Bunlar halen soruşturması devam eden gizli soruşturma dosyasında değil mi? Müvekkilimin bile bilmediği yalan ve iftira kokan bilgileri içeren ifadelerle müvekkilimi bazı fanatik kişi ve örgütlere açıkca hedef gösterdiğiniz tespit edilmiştir. Söz konusu açıklamalarınız müvekkilimi peşinen suçlu kabul etme, yargısız infaz ve bazı aşırı ideolojik görüşe sahip kişi ve örgütlere hedef gösterme anlamına gelmiyor mu? Dursun Çiçek, kendisi suçsuz olduğu, üzerine atılı suçu işlemediği ve bu konuda gerçek dışı iddiaları destekleyen yasal delil olmadığı için görevinin başında, çok sevdiği ve her şeyini borçlu olduğu ülkesine ve milletine sadakatle hizmet etmeye devam etmektedir. Muhabirim bu gerçek dışı ifadelerle okuyucuları yanlı ve gerçek dışı bilgilerlerle müvekkilim aleyhinde kışkırttığı belirlenmiştir.


 

Halen devam eden soruşturma sürecini ve kamuoyunu müvekkilim aleyhinde etkilemeye yönelik değerlendirmeler, okuyucuya bilgi verme değil, müvekkilimi yargısız infaza ve yargıyı baskı altına almaya yönelik bir üslup içermektedir. Açıklamalarınızda, sanki sözde  plan hazırlanırken ve imzalalanırken müvekkilimin yanındaymış gibi, kesin ifadeler ve yorumlarda bulunulmaktadır. Müvekkilime yönelik bahse konu kin ve nefretin nedenini anlamak mümkün değildir. Anadoluda çiftcilik yapan bir ailenin çocuğu olarak, 10 yıl devletin sağladığı imkanlarla yatılı okulda okuduktan sonra alnının akı ile bugünkü eğitim ve hayat seviyesine ulaşan müvekkilimle daha önce hiç karşılaştınız mı? Ona bu kadar kin ve nefret duyan açıklamalarda bulunmanızın nedeni ne olabilir? Henüz hakkında hiçbir kesinleşmiş yargı kararı olmayan, üzerine atılı suçları işlediği yargı kararı ile kesinleşmeden masum olduğu her insan tarafından kabul edilmesi gereken müvekkilime yönelik bu saldırılar ne anlama geliyor?

 

Müvekkilimin müdürlüğünü yaptığı şubenin görevleri arasında olmayan, irtica ile mücadele konusunda görevli başka bir şube varken aynı konuda, yazmadığı ve imzalamadığı bir planı, bazı odaklar istedi diye kabullenmeyerek hakkını araması, insanlık dışı yargısız infaza baş kaldırması, pes etmeyerek gerçeklerin ortaya çıkması ve adaletin tecellisi için mücadele etmesi onun en doğal hakkıdır. Müvekkilimin kutsal bilinen bütün değerler üzerine yemin ederek böyle bir plan hazırlamadığını, zaten sorumluluk alanları kesin kurallarla belirlenmiş bir kurumda kendi şubesinin görev alanına girmeyen bir konuda söz konusu planı hazırlamasının mümkün olmadığını, yani yazılan ve söylenenlerin iftira ve komplo olduğunu haykırması neden birilerini rahatsız ediyor? Her fırsatta inançlı olduğunu ve kul hakkından çekindiğini iddia eden, insanlıktan ve haktan dem vuran kişilerin, haklı davasında müvekkilimi peşin suçlu gibi göstermesi demokrasi ve insan hakları ile bağdaşır mı? 

 

Yasal delile dayanmayan haksız suçlamalarla nöbetçi bir hakim tarafından iki kez tutuklanan, üzerine atılı suçları işlediğine yönelik hiçbir yasal delil olmaması nedeniyle mahkeme heyeti kararı ile her iki seferde de kısa sürede serbest bırakılan müvekkilimin, ilahi adaletin peşinde koşan ve yılmadan mücadele eden bir insan olduğunu; demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olan anayasal düzene sadık kalacağı konusunda namusu ve şerefi üzerine ettiği yemine bağlı kaldığını; ne darbeci ve ne de cuntacı olmadığını defalarca ifade etmesine rağmen, ona yönelik iftira ve yargısız infazların sürdürülmesi inanç ve insanlık değerlerinin ayaklar altına alınması anlamına gelmez mi?  Muvekkilim Dursun ÇİÇEK'in böylesi suç unsuru içeren bir plan hazırlamasını ve onu amirlerine sunmasını kabul etmek, olsa olsa ona yapılabilecek en alçakça iftira olur. 

 

Gerçeklerin ve hakkın peşinde olduğunu iddia edenler, ısrarla gündemde tutulan  plan üzerinde; neden sadece imza incelemesinin yapılmasında israr edildiğini sorgulamıyor, imzanın nasıl taklit edildiği, parmak izi, kağıt ve mürekkep gibi diğer alanlarda teknik analizlerin yapılması gerektiğini okuyucularına iletme ihtiyacı duymuyor ?  Haksız yere bir insanın suçlanmasını ve yargısız infazla mahkum edilmesini savunanlar, bunun her iki cihandaki hesabını nasıl vereceğini düşünüyor mu? 03 Haziran'da bir aramada sahte planı ele geçirdiğini idda edenler, derhal yasal işlem yapmak yerine, 12 Haziran'da bir gazeteye  sızdırılarak niçin hazırlık soruşturmasının gizliliğini ihlal suçunu işlediğinden ve suçların hiç sorgulama konusu olmamasından  hiç şüphe duymadınız mı? Aynı odakların bu kez dört ay sonra aslını bulduk diye ortaya çıkmalarını araştırmacı bir kurumun başkanı olarak akılcı buluyor musunuz? Sahte ıslak imzalı planın ele geçirilişini, dört ay saklanmasını ve posta ile savcılığa gönderilmesini yetişkin bir ilim adamı olarak mantıklı buluyor musunuz? Yoksa sizin doğrularınız kişlere ve zamana göre değişiyor mu?  Yoksa siz, gerçeklerin değil de bazı odaklara hizmetin peşinde misiniz? Eğer bütün bu sorulara vicdanınızın ve temsil ettiğiniz ilim adamı kimliğinizin sesini dinleyerek evet diyorsanız, o zaman  siz yakıştıracak  hiçbir sıfat bulamıyoruz.

 

Müvekkilimin aylardır mesnetsiz ve peşin hükümlü yorumlarla suçlu ilan edilmesi, yargısız infazla birilerinin üzerine attığı suçu kabul etmeye zorlanması, insanlık ve hukuk dışıdır. 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkındaki Kanunun 9. Maddesi ve aynı kapsamdaki diğer yasal düzenlemelere istinaden, söz konusu haberin yayından kaldırılmasını, bu düzeltme cevabının aynı İnternet sitesinde yayımlanmasını, kanuni haklarımız saklı kalmak suretiyle rica ederiz.

 

Dursun ÇİÇEK'in Avukatı Stj. Av. İrem ÇİÇEK


  Haberin Videosu

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR

 Rıza
 22 Mart 2010 Pazartesi 18:11
iyi hoşda bu tekzibi bence yeni şafak gazetesine göndermesi gerekirdi stj avukatın.
 Gerçek Vatandaş
 22 Mart 2010 Pazartesi 17:15
Emin olmadan bi insana suçlu damgası yapıştırmak, bırakın Anayasanın masumiyet ilkesinin ihlalini, vicdansızlık ve imansızlıktır! kriminal inceleme raporlarının hiç biri kesin olarak imza Dursun Çiçek'indir diyemez. Sadece kuvvetli ihtimalden söz edebilir. Hadi şu üç mü dört mü oldu neyse, kriminal raporların da kopyasını bi yayınlasalar ya? Başta Taraf olmak üzere yandaş basın (ellerinde olduğu halde) asla bunu yapmaz. Sadece bu davranışları bile onların art niyetlerini açıklamaya yeter!
 Recep Dursun
 22 Mart 2010 Pazartesi 14:54
Yeni Şafak'ın Patronu Ahmet Albayrak nerede neden bulunamıyor? Gazetesi niye basılıp aranmıyor? Kum çetesi kurmaktan suç üstü yapılmış, telefon kayıtları ile rakiplerini tehdit ettiği belirlenmiş. Nerede bu adam oğlu akrabaları hepsi bu gazetede çalışıyor, hangisi alınıp yerinin tespiti için sorgulanmış.
 Recep Dursun
 22 Mart 2010 Pazartesi 14:52
Avukatın yazdıkları yerden göğe haklıdır. Turktime bu işleri sistemli bir şekilde yapmaktadır. En çok yorum yapan takipçileri de(Hasan Tahsin ve Totem) onlardan aşağı kalmamaktadır. Adam herkes biliyor diye başlarken bizleri açıkça aptal yerine koyuyor. Islak İmza Makinesi incelemesi yapacak bir tek uzman yoktur ve hiç bir raporda bu yönde inceleme yapıldığına dair ibare bulunmamaktadır.
 Recep Dursun
 22 Mart 2010 Pazartesi 14:52
Islak İmza makineleri bilgisayara bağlı olarak çalışır elin her titremesinden kağıda baskısından tutun tüm Değişik detayları kağıda yansıtabilmektedir. Gelişmiş ülklerde bir imzanın sahibi DNA testiyle bile anlaşılmaktayken bunlardan ısrarla kaçınılması, parmak izi aranmaması suç üstüdür.Belgeyi alelacele kaçırdığını söyleyen kişinin bu yolla tespiti bile çok kolaydır. Hele bir muvazzafsa anında tesbit edilip mahkeme heyetinin karşısında ifade vermesi sağlanır.
 TOTEM
 22 Mart 2010 Pazartesi 14:30
BU İŞLERDEN ANLAYAN TÜM HERKES!!bahsi geçen makinenin kriminal incelemeyi kandırmasının mümkün olmadığını biliyorlar ama kamuoyunu ve konu hakkında yeterli bilgisi olmayan insanları kandırmak için bu ahlaksız ve komik iddiayı sürekli tekrarlıyorlar.kriminal inceleme birçok noktada inceleme yaparak imzayı denetler bir makine elin titremelerini ve elin yaptığı baskı ve noktalamaları yapamaz.bu iddiayı atanlarda aslında bunu pekala biliyorlar ama ahlak sorunu olan insanların ahlakı sorgulanamaz.
 hulya
 22 Mart 2010 Pazartesi 14:22
Bu imzanın D.Çiçek'e ait olduğunu kanıtlamak DEVLETİN işidir.Adamı tehtid ederek "imza benim " dedirtmek istiyorlarsa farklı bir yol denesinler.Basında da görmekten bıktık usandık yani...
 
 22 Mart 2010 Pazartesi 11:59
Yeni şafak değil o gazete yeni yalan olması gerekir. hakkında hüküm verilmeden insan bu kadar da hayvanlaşır. kendinizi şöyle 5 dakikalığına o subayın yerine koyun ona göre hareket edin. insafsızlık etmeyin gerçekler ortaya bir çıksın ondan sonra ne yazıyrsanız yazın.
 halk
 22 Mart 2010 Pazartesi 11:58
ıslak imza atan makinayı gördükten sonra hiçbir şeye inanmıyoruz... Bu f tipi yapılanmada allah korkusu olmadığı için heryolü mübah görüyorlar... Herşeyi yaparlar her iftirayı atarlar... Dursun çiçeğin de asimetrik psikolojik dairesinde çalıştığı düşünülürse neden bu kadar üzerine gidildiği ortaya çıkıyor..

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2021 Turktime