Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, enflasyon ve faiz oranlarının düşüş eğilimine girdiğini belirterek, 2026 yılının reel sektör için finansal şartlar bakımından daha elverişli bir dönem olacağını açıkladı.
MÜSİAD Ankara İftar Programı'nda konuşan Yılmaz, makro finansal istikrarı güçlendirmenin öncelikli hedefleri olduğunu vurguladı.
ENFLASYONDA 45 PUANLIK DÜŞÜŞ
Cevdet Yılmaz, Ankara'da düzenlenen MÜSİAD programında ekonomi politikalarının temel önceliklerini paylaştı. Enflasyonun 2024 yılı Mayıs ayında %75,5 ile zirve yaptığını hatırlatan Yılmaz, o tarihten bu yana yaklaşık 45 puanlık bir düşüş kaydedildiğini belirtti.
Geçtiğimiz yılın %30’un biraz üzerinde bir enflasyon oranıyla kapatıldığını ifade eden Yılmaz, 2026 yılı başındaki verilerin beklentilerin üzerinde gelmesini "mevsimsel ve geçici" bir durum olarak nitelendirdi.

KİRA VE KONUT FİYATLARINDA DENGELENME SÜRECİ
Enflasyonun alt kalemlerine değinen Yılmaz, temel mallarda enflasyon oranının %17 seviyelerine kadar gerilediğini aktardı. Hizmet sektörü kaynaklı kira ve eğitim gibi kalemlerdeki iyileşmenin geriden geldiğini ancak bu alanlarda da sağlıklı bir patikaya girildiğini savundu.
Kira ve konut fiyatları arasındaki dengelenmenin başladığını belirten Yılmaz, önümüzdeki dönemde bu kalemlerde daha istikrarlı bir seyir beklediklerini ifade etti.
Cevdet Yılmaz'ın açıklamaları şu şekilde:
"2024’ün Mayıs ayında 75,5’a kadar yükseldi enflasyonun zirve noktası. O günden bugüne 45 puan civarında enflasyon oranında bir düşüş var. 30’un biraz üstünde kapattık geçen yılı. Bu sene ocak, şubat yine beklentilerin bir miktar üstünde. Ama biz bunu mevsimsel, geçici bir etki olarak görüyoruz."
"Enflasyonda temel mallarda 17 küsurlara kadar inmiş durumda oran. Asıl geriden gelen hizmet tarafı, özellikle kira, eğitim gibi kalemler; o kalemlerde de giderek bir iyileşme görüyoruz."
"Kira ve konut fiyatları arasındaki dengelenmenin oluştuğu daha sağlıklı bir patikaya girmiş durumdayız. Önümüzdeki dönemde kiralarda da ev fiyatlarında da daha sağlıklı bir patika bekliyoruz. Genel istikametimiz daha düşük enflasyona doğrudur. Daha istikrarlı bir finansal ortama doğrudur."
"Özel sektörümüz için de şunu rahatlıkla ifade edebiliriz. 2026 yılı finansa erişim açısından, finansal şartlar açısından daha olumlu bir yıl olacak. Biz bir taraftan genel makro istikrarı sağlayarak bu olumluluğu desteklemeye çalışıyoruz."
"Enflasyon ve faizlerde düşüş seyrine girmiş durumda Türkiye. Ama bir taraftan da bunu beklemeden, bu makro iyileşmeyi beklemeden selektif dediğimiz, seçici dediğimiz politikalarla da reel sektörümüzü destekliyoruz."